Lale KEMAL
Türk askerlerinin, uzunca süredir IŞİD örgütünün işgal altında tuttuğu anlaşılan Suriye içindeki Süleyman Şah türbesi ve bu türbeyi koruyan askerleri, bir gece yarısı operasyonuyla Türkiye’ye getirmiş olmaları, pek çok soruyu da beraberinde getirdi.
Şah Fırat kod adlı bu operasyon, ne hükümetin ilan ettiği gibi bir zafer ne de muhalefetin, ülke dışındaki tek Türk toprağının kaybedildiği iddiasına dayanan bir yenilgi. Şayet hükümet, uyguladığı bir hayli isabetsiz politikalarla komşu Suriye’deki iç savaşın bir parçası haline gelmemiş olsaydı da, bu ülkede 4 yılı aşan kaosun dikte etmesi sonucu belki de yine türbeyi, kaçınılmaz saldırılardan korumak için bulunduğu yerden taşımak zorunda kalacaktı.
Suriye’de artarak devam eden kaos ortamı, türbenin korunmasını ve askerlere gıda ve diğer lojistik desteğin verilmesini uzunca süredir imkansız hale getirmiş, burayı koruyan askerlerin IŞİD tarafından rehin alınması ve belki de katledilmesi gibi bir tehlikeyi artırmıştı. IŞİD’in, işgal altında tuttuğu diğer bölgelerde tarihi eserleri ve türbeleri nasıl yakıp yıktığı göz önüne alındığında Süleyman Şah’ın da aynı akıbete uğramayacağının garantisi artık yoktu.
IŞİD’in, hem türbeye zarar vererek hem de askerleri katlederek Türkiye’nin onurunu zedeleme ve sıcak çatışmaya çekme ihtimali giderek yükseliyordu.
Türk ordusunun, IŞİD ile çatışma ihtimali neredeyse kaçınılmaz hale geliyordu.
Dolayısıyla, türbeyi, onuru korumak adına ısrarla bulunduğu bölgede tutmak yerine mantıklı bir yol seçildi, her ne kadar Suriye politikası tam bir hezimet olsa da. Ve hafta sonu operasyonu, IŞİD ya da Suriye birlikleri ile potansiyel bir çatışma olmadan gerçekleşti.
Belki de IŞİD, artık, kendi içindeki kimi grupların türbeye saldırısını önleyemeyeceğini Türkiye’ye bildirdi.
Türk askerleri ve tanklarının, Süleyman Şah türbesine ulaşmak için gerek PYD’li Suriyeli Kürtlerin kontrolü altına geçen Kobani gerekse IŞİD’in elindeki toprakları güzergah olarak kullanmış olmaları, Ankara’nın, konvoya bir saldırı olasılığını ortadan kaldırmak için yalnızca PYD ile değil IŞİD ile de temasa geçtiğini ve hatta bu örgüt ile ileri düzeyde bir koordinasyon sağladığını düşündürüyor.
Diğer yandan, Türkiye’nin, Şah Fırat operasyonundan iki gün önce yani, 19 Şubat Perşembe günü, geçen yazdan beri sürüncemede tuttuğu ABD ile Suriye muhalefetinin IŞİD’e karşı eğitilmesi ve donatılması anlaşmasını imzaladığını da hatırlatalım. Türbe operasyonunun gerçekleşmesinde ABD’nin de desteği önemliydi. Ve zaten bölgede, Amerikan önderliğinde IŞİD’e karşı operasyonlar sürdüğünden dolayı Türk askerleri ve tankları geçerken bu koalisyonun hava saldırılarını durdurması gerekiyordu.
Eğit, donat anlaşması ile artık Türkiye, IŞİD karşıtı koalisyonun resmen bir parçası haline geldi.
Bir yandan IŞİD’e karşı koalisyonun parçası haline gelen Türkiye diğer yandan IŞİD ile operasyon sırasında koordinasyon sağlamak zorunda kaldığı çelişkili gibi görünen bir durumla karşı karşıya. IŞİD’in, bugüne kadar türbeye saldırmamış olması da bir vakıa.
Sonuç olarak, hükümet, siyaseten riskli, askeri açıdan da son derece tehlikeli olan Şah Fırat operasyonunu gerçekleştirerek, Suriye çatışmasının içine daha fazla çekilmesini önlemiş oldu.
Operasyondan birkaç saat önce, Türk ve Suriye savaş uçaklarının havada restleşmiş olmaları ise taraflar arasındaki sıcak çatışma riskini muhafaza ediyor.
NOT: Süleyman Şah türbesinin nakledildiği Suriye Eşmesi’ndeki arazinin sahibi olduğu doğruysa Kobanili Bozan Osman’a, devletin, arsanın gerçek değeri üzerinden tazminat ödemesi elzem. Yoksa gaspçı durumuna düşer. [email protected]
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016