Leyla İPEKCİ
Adalet şeylerin yerli yerinde olması demek. Marifet gerektiren bir bakışla hakikati gören için her şey her an yerli yerincedir ve bizim haksızlık (gayrı Hak) olarak gördüğümüz her şeyde kesintisiz olarak Hak tecelli etmektedir. Hikmeti gönülde doğar durur.
Lakin nefsin daha kısıtlı görüş alanından bakabilen bizler için henüz bu tarz bir kamil bakış söz konusu olmadığından adalet dendiğinde onu dağıtmakla yükümlü kurum / kişi / topluluk gibi mercilerin tavrını esas alıyoruz. Ve bunun kurala / vicdana uyup uymamaklığı üzerinden bir kıstas oluşturabiliyoruz ancak.
Kainatta her şeyin her şeyle olan bağını kuramadığımız gibi, bu bağın asıl olarak her canlının birbiriyle olan alışverişiyle /vereceği ve alacağıyla kurulduğunu tahayyül etmiyoruz çoğunlukla. Dışımızda olan içimizdekinin yansımasıysa, adalet önce insanın nefsinde sağlanmalı. Kibrin tevazu ile dengelenmesi gibi. Bu durumda kişiyi adalet duygusuna sevk edecek olan tevhid. Tevhidi gerçekleştirmiş vücuddaki dengeye adalet deriz. Azalarımız Hakkın gören gözü, işiten kulağı, konuşan dili olduğunda...
***
Altı yıl önceydi, Arafat’ta herkes ile her şey ile bir olduğumu hissetmeye başladığım o inanılmaz yoğun anlardan birinde gönlüme adalet duygusu geldi. Orada, milyonlarca hacı bir arada, bir yandan nefsimizin putlarını kırmaya çalışıyorduk, bir yandan da bir arada aynı vücudun azaları gibi oluşumuzun mecazlarında tevhid egzersizi yapıyorduk. Ah dedim, ah!
Yıllarım haksızlıklara karşı yazarak çizerek, konuşarak, sokakta derneklerde, toplantılarda geçmişti. Türkiye gibi saat başı adalet ve zulüm ekseninde bir o yana bir bu yana kaykılan bir ülkede, kendi nefsime dair pek az, ama mazlum ve mağdurlar için pek fazla uğraşmış terlemiş, dert çekmiştim.
Orada, Hac farizasının en meşakkatli anlarından birinde, ansızın bir doğuş oldu gönlümde. Müzdelife’de toprak altından toplayacağım, sanki tenimi eşeler gibi toprağın karanlıklarından çıkaracağım taşların hangi zaaflarıma tekabül ettiğini düşünüyordum.
Ümmetin dertleriyle dertlendiğimiz kadar nefsimizin zaaflarını gidermekle dertlenmediğimiz ölçüde tevhidi ispat edemeyeceğimizi, vicdanımızda gerçekleştiremeyeceğimizi o vakitler düşünüyor muydum sanmıyorum ama adaletin külli bir manası olduğuna varmıştım. Milyonlarca kişinin içinde, birbirini hata yapmamak için kollayan bunca gayretli ve niyetli arasında hepsinin dertlerini acılarını vücudumda hisseder olmuştum. Onlar da benimkini...
En fazla hassas olduğum dürüstlük adalet ve vicdan kavramlarıydı. Tabii en çok da sınavı buradan yediğime bakılırsa (durmadan iftiralara uğramak, olmadık haksızlıklara maruz kalmak gibi) başkalarının başına gelen haksızlıklarla uğraşmak dışında bir başka direniş biçimi daha olmalıydı diye düşündüm.
Bizim gibi adaletsizliklerle mücadele edenlerin kendini dürüst ve vicdanlı zannetmesinin gizli gizli putları dikilmemiş miydi hiç? Adalet talep eden her kim, bir süre sonra hakkı kendi tekeline almıyor muydu? Hakkı kendi nefsine izafe edenin Hakla alıp vermesi ne kadar mümkündü peki? İşte ah ettiğim an!
***
Kendini en haklı, en dürüst, en mazlum sandığın an da pekala çakıyordun sınavdan. Yıllarca dişinle tırnağınla kazıyarak yaptığın ve kendine mal ettiğin bütün hasletleri terk etmeden, hakkıyla hakkı tanımak mümkün müydü? Hakka karışmak?
Sadece taşlara yüklediğin kötü huyların değildi senin benliğinin günahı, iyi huyların da dahildi! Hiçbirinin sana ait olmadığını anlaman için kaç belaya maruz kalacaksın daha kim bilir demiştim! Kan ter ve gözyaşıyla?
Benim dediğin hiçbir şey sende kalmayana dek vermen gerektiğinde Yarabbi Sensin diyemeden, celalinde cemalinde Hakkı birleyemeyen nasıl razı olacaktı rızkına? Payına düşenin hakkı olduğuna nasıl kanaat getirecekti? Allah’ın adaleti gereği değil miydi birine bir tepsiyle sunduğunu bazen sana bir avuçla vermek? Nasibindeki sırrın hikmetine nasıl vakıf olacaktın?
***
Hazreti Musa’ya atfedilerek anlatılan bir kıssa vardır. “Yarabbi bana cemalini göster” der ya. Git şu dağ başına, bekle, ben geleceğim demiş. Musa bütün gün aç susuz beklemiş. Kimse gelip gitmemiş. Bir ara dilenci kılıklı biri geçip su istemiş. “Ya çekil git başımdan şimdi çok meşgulüm” demiş ona. Akşam olunca “neden gelmedin Yarabbi” diye sitem ettiğinde şu cevabı almış: “Geldim ya Musa, senden bir bardak su istedim ya!”
Yegane mevcudiyetin Hak olduğunu vicdanında bilmenin merhaleleri var, Hakkı, ödediğin onca bedele rağmen adalet talep etmeye devam ederek bilmek yeterli değil yakinen bilmeye! Bu, sen / ben davacılarının işi büyük ölçüde. Ama vecd ile idrak edebilirsek bize sır olan nasibimizi ‘oku’maya başlayabiliriz.
Kendini okuyan alemi okur. İlahi sırları kendinde cem edebilen varlığın sırlarını okumaya başlayacaktır. Adalet, böylesine bir tevhidi bakışla içeriden dışarıya, enfüsten afaka yansırken, işte, ah ede ede, her şeyin yerli yerince olduğunu görecek bir gönül büyüyor içten dışa, içe.
***
Adaleti kendi nefsinde gerçekleştirip tevhidi ispat edemeden sloganlarla mazlumiyet naraları atan ey herkes, hepimiz! Ruh yürümektir. Nefsin ruha yolculuğu gece yürüyüşünde kanatlanabilmektir bir bakıma. Yürüye yürüye kavuşacağın kendinsin. Ama yol meşakkatli. Kameraların, sloganların, pankartların gerisinde, söylenmemiş bir kelime gibi adalet. Anlamına kavuşmayı bekliyor senin dilinde, elinde, belinde. Tüm azalarını ümmet kılmanı bekliyor.
Varlıkla hemhal olduğunda, her şey ile her şey arasındaki bağı kurduğunda tastamam bir sarılma ile kavuşmuş olacaksın. Kavuşulmamış bir zerre boşluk bile kalmayacak. Her şey yerli yerinde olduğunu idrak ettiğinde ola ki ah dersin. Ahını aldığın kim varsa, tamamlanır alış / verişin.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları

















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.09.2018
4.02.2018
1.02.2018
28.08.2018
25.08.2018
21.08.2018
7.02.2018
4.02.2018
31.07.2018
28.07.2018