Mehmet AKBACAK
Türkiye köylü toplumundan kentli topluma hızla geçiş sürecini yaşıyor.Batı ülkelerindeki yaşananlar yüzlerce yıl sürerken bizde 50-60 yıla sığdırılmaya çalışılıyor.Doğal olarak bu hızlı geçişin yarattığı bir takım olumsuzluklar ve olumluluklar iç içe geçmiş durumda.Bir yönüyle bakarsan çok kötü, (Genelde eskiden daha iyiydi denilir.) bir yönüyle bakarsan çok iyi görünüyor.Bilhassa insanda meydana getirdiği bozulma ve yozlaşma çok önemli.Teknolojideki gelişmeler üretime hızla yansırken,insan davranışlarına yani kültürel, siyasi ve sosyolojik yapıdaki yarattığı değişimin sonuçlarına baktığımız zaman bir çok fotoğrafla karşılaşıyoruz.
Yukarda belirttiğim fotoğraflardan birine internet haber sitelerinde dolaşırken rastladım.Düzce’de uzun yıllar sendikacılık yapan bir arkadaşın değerlendirmelerini okuduğumda; işte dedim bu hızlı değişimin yarattığı insanın kendine yabancılaşmasının tipik örneği.Peki ne diyor derseniz; 1980 öncesi örgütlü işçi sayısı 2,5 milyon, bugünlerde ise 600 bin.Olaya rakamsal açıdan bakarsak çok doğru,önemli bir gerileme söz konusu.Aslında fotoğraf görüldüğü gibi değil.Türkiye’de devlet kapitalizmi uygulandığı için; 1952 yılında da devletin sendikası olarak Türk-İş tüm kamu işletmelerinde örgütlenmiştir.Yoksa batıda olduğu gibi sendikal mücadele aynı seyri göstermemiştir. (Yalnız sendikal mücadelede ömrünü ve hayatını vermiş olanları da saygıyla anmadan geçemem).Bu nedenle bizde egemen olan sendikal anlayış devletin yan kuruluşu olarak işlev görmüştür.Örnek mi istersiniz; tüm askeri darbeleri desteklemiş, (Hatta bakan bile vermiştir) işçi hakları geri alınırken, sendikacılar işkence görürken,yıllarca zindanlarda hapis yatarken seslerini çıkartmadıkları gibi, cuntacıların korusuna katılıp,ağalıklarını sürdürmüşlerdir.Bırakın geçmişi,daha yakın zamanda 5li çete olarak işverenlerle bir olup şeriat geliyor diye(Evelden de kominizm geliyor diye elele veriyorlardı) halkı manipüle ederek soyguna ortak oldular.Söyleyin bakalım bunun sendikacılıkla ne ilgisi var.
Bütün bunları bir tarafa bırakıp; insanların örgütlenmeye yanaşmadıklarını, hatta hatta “asgari ücretle çalışan işçi niye hükümeti destekler, anlamak mümkün değil!”sözlerini okuyunca bir yıl işçilik yapıp,26 yıl sendika başkanlığı yapan kişinin kendisine (İşçilere) ne kadar yabancılaştığını görmek gerçekten trajik bir durum.
Sözü fazla uzatmadan; herkes kendi görevini yapacak, işçiyse işçiliğini, memursa memurluğunu,askerse askerliğini.Bizde maalesef daha bu yerine oturmadı. Evvelden iş arayana sorarlardı; ne iş yaparsın diye; cevabı şu olurdu; her işi yaparım abi.(Aslında hiçbir işi bilmez) Bizdeki sendikacılar da sendikacılık yapmadılar, rejim bekçiliği yaptılar.( Türbana karşı olan,Tekstildeki türbanlı kadınları nasıl örgütleyecek ki?)
Gelelim politikacılara; biz sana şunun için oy verdik; verdiğimiz vergileri adam gibi kullan, adaleti ve güvenliği sağla o kadar. Adam büfeden içkisini 10 da mı alır, 9 da mı alır ona karışma be arkadaş.Suç işleyen varsa cezalandır, milleti sıra dayağına çeker gibi ilkel yöntemler kullanma.Bugüne kadar kullananlar tarihin çöplüğüne gittiler, gidiyorlar.İşin en kötüsü herkesi kendine benzetme hastalığı.Maalesef, bizim bir kesim insanımızın vazgeçilmez hastalığı.Bunun sonucu insanın insana yabancılaşmasıdır.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019