Murat AKSOY
İlişkilerin yeterince arapsaçı olduğu Ortadoğu’da, IŞİD var olan durumu daha da çetrefilli hale getirdi. Irak’ın güneyindeki hakimiyetini Musul’dan sonra Erbil’e doğru genişletmek isteyen IŞİD, ABD’nin hedefi oldu.
ABD’nin saldırısı, Peşmerge ve PKK’nın savunma hattına rağmen IŞİD, İslam adına katliamlar yapmaya, şeriat adına kafa kesmeye devam ediyor. Batı dünyası IŞİD’e karşı harekete geçerken, Müslüman kimliği açık olan AK Parti, IŞİD’in katliamları karşısında “hassasiyetler” gerekçesiyle sessiz kalmayı tercih ediyor. IŞİD’in neredeyse Ezedilere karşı soykırıma dönen saldırıları karşısında hangi “insani hassasiyet”, sessizlik nedeni olabilir ki?
Oyun bozan unsur: IŞİD
IŞİD’in özellikle Sincar’da Ezidilere karşı soykırıma dönen saldırıları ABD’nin müdahalesinin nedenlerinden biri olarak görülse de; kuşkusuz esas neden, terör örgütü olarak IŞİD’den duyulan rahatsızlıktır. Özellikle ateş çemberine dönüşen Ortadoğu’da kontrol dışı her risk faktörü sadece Batı için değil dünya için de bir tehdittir.
Bu açıdan Batı’nın önceliği IŞID’in ilerleyişini kontrol etmek olsa da, Irak’ın normalleşmesi toplumsal kesimler arasındaki müzakere ile olacaktır.
Irak uzunca bir süredir de facto olarak ikiye bölünmüş durumda. Kuzey’de Kürdistan, Güney’de ise Sünnilerin bastırıldığı Şii mezhepçiliğine dayanan merkezi iktidar.
Kürdistan dışında Maliki’nin başında olduğu merkezi iktidarın, Irak’ın parçası olan Sünnilere karşı izlediği ayrımcı politikaların IŞİD’ın güçlenmesinde en önemli neden olmuştur.
IŞİD’e müdahale çözüm değil
ABD’nin müdahalesi tek başına IŞİD’i durdurmaya yeter mi?
Kabul edelim ki, bu müdahale IŞİD’ın ilerlemesini geriletebilir ama orta vadede durdurmaya yetmez. IŞİD’ın terör örgütü olarak devreden çıkarılmasının yolu, bölgede yaşayan Sünnilerin Irak yönetime etkili biçimde katılmasına ve eşit vatandaşlık haklarından yararlanmalarına bağlıdır.
Sünnilerin ülke yönetimine etkili biçimde katılmadıkları bir sistemde, yapılacak her müdahale IŞİD’i bölgeden ancak kısa bir süreliğine temizleyebilir o kadar.
Bir süre sonra IŞİD ya da başka gruplar tekrar ortaya çıkabilir.
Unutulmamalı ki, IŞİD’ı büyüten koşulların sorumlusu Maliki iktidarının mezhepçi, ayrımcı, kutuplaştırıcı politikalarıdır. Maliki’nin gidişi bu açıdan olumlu bir ilk adımdır.
IŞİD AKP’nin neyi olur?
Peki Türkiye’nin IŞİD’e bakışı nedir?
Türkiye’nin IŞİD karşısındaki sessizliğinin tek nedeni ellerinde tuttukları 49 rehineden kaynaklanan hassasiyet midir?
Şunu ifade edelim ki, IŞİD, AK Parti’nin bir tür ideolojik akrabasıdır. Bilindiği üzere AK Parti, Suriye’de uluslararası toplumun meşru kabul ettiği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) dışında, El Kaide temsilcisi olduğunu ifade eden El Nusra’ya –ve o dönem birlikte olduğu IŞİD- da çeşitli yollarla çeşitli yardımlarda bulunmuştur.
Bu yardımların temelinde Suriye politikasının; Suriyelilerin demokratik bir sistem içinde özgür olmalarından çok “Esad/rejim mutlaka gitmeli” noktasına kilitlenilmiş olması vardır. Onun için meşru kabul edilen muhalefet dışındaki örgütlere de çeşitli yollarla yardımlar yapılmıştır. Başka bir ifadeyle bu yardımlar, o gruplarla kurulan mezhepçilik temelinde ideolojik bağdan kaynaklanmaktadır.
Türkiye’nin Suriye politikası başarısız olması ve El Nusra ile girilen iktidar çatışması IŞİD, Suriye’den Irak’a yönelmiştir.
IŞİD, iki ay önce Musul’da rehin aldığı Musul başkonsolosu ve orada çalışan 48 kişiyi hala rehin tutmaktadır. Bu açıdan IŞİD’ın elinde esas rehine Türkiye’dir.
IŞİD, batıya meydan okuyan islam IŞİD, elinde silahla Batıya ve dünyaya İslam adına meydan okurken; AK Parti bunu sandıktan elde ettiği plebisiter çoğunlukla tüm Türkiye’ye yapma arzusundadır.
AK Parti’nin uluslararası ilişkilerde gücünü aşan bir iddia ile oyun kurucu olmaya soyunması, dünya sistemine -temelde haklı- eleştiriler yapması hep bu güçten dolayıdır.
AK Parti’nin birkaç yıl öncesine kadar bunu yapması göreli olarak daha meşru iken, bugün o meşruiyet artık yoktur. İçerde toplumu kimlikler üzerinden ayrıştıran, kendi kimliği dışında herkesi öteki, hain, düşman gören bir iktidarın dünyadaki eşitsizliklere söyleyecek sözü olamaz. Çünkü o eşitsizlikleri bizatihi kendi toplumuna uygulamaktadır.
Başarısızlık ve iflasın terfisi
Türkiye hem dış politikada hem de iç politikada aynı dönemde bir iflas yaşadıysa bunun nedeni; dışarda Arap dünyası ve Ortadoğu’ya, içerde de diğer toplumsal kesimlere üstenci bakışı ve kutuplaştırıcı siyasetidir.
Bugün AK Parti’nin Batı’ya meydan okuyuşu geniş bir toplumsal meşruiyet üzerinden değil inşa etmeye soyunduğu AK Partililik kimliğine dayanmaktadır.
AK Parti, yaşanan bunca ağır travmaya rağmen dış politikada; din olarak İslam, mezhep olarak Sünni, kültürel olarak Osmanlı geçmişini yeniden ihya ve inşa etme hayalinden kurtulamamıştır.
Bu politikaların sorumlularından Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Başbakan olma, MİT Müsteşarı Fidan’ın da
Dışişleri Bakanı olma olasılığı söz konusu.
Eğer gerçekleşirse böylesine bir değişim, içerde kutuplaşma ve ayrışmanın; dışarda yalnızlaşmanın devamından başka bir sonuç verir mi emin değilim.
@murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları














































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018