Namık ÇINAR
Siz duyarlılık göstermeyip, oralı olmadıkça; yineleme tekdüzeliğine düşme pahasına, sürdüreceğim ben de söylemeyi, aynı şeyleri inatla.
Hoş, “Eski askerlerin lâflarına kulak asmam ben”, demişti Başbakan, bir keresinde. “Bekârların karı boşama kolaycılıklarıyla, ağızlarına geleni söylerler çünkü”, demeye getirmişti.
Lâkin, gene de kulak kabartmasını öneririm kendisine, şimdi şu söyleyeceklerim için. Dönüp dolaşıp, eğer kafalarımızı aynı taşlara vurmaktan bıkıp usandıysa elbet de, her seferinde.
Zira görevdeki generallerin birçoğu, varolan yapıların ve uygulamaların sakıncalarını, daima halı altlarına süpüregeldiler bu güne kadar, “Bana mı kaldı dertsiz başıma dert açmak”, diyerek.
Ömrüm boyunca gördüm ki, hiç kimse “Şu konuda da yanılmışız meğer”, demedi, bir gün olsun. Gerçek bir denetimin olmadığı, özeleştirinin de gelişmediği bir otoriterizmin dünyasıdır, çünkü orası.
Övgülerin ve böbürlenmelerin havalarda uçuştuğu, eleştirilere fırsatların tanınmadığı o ortamlarda, sadece işbaşındaki generallere yaslanarak, asla reform yapamazsınız, bilmiş olun.
En önce, bir kongre mi toplar, bir bilim ve araştırma kurulu mu oluşturur, ne yaparsınız bilemem; ama ilkin, geleceğin Türkiye’sinin “İç ve Dış Güvenlik Konsepti”ni oluşturmalı ve buna bağlı olarak, yurdumuzun “Askerî Savunma Doktrini“ni bütün boyutlarıyla yeniden tanımlamalı ve tasarlamalısınız.
Bu ise, ordu teşkilatının, harp silah ve araçlarının ve erinden en tepedeki generaline kadar tüm personelin, yaratılmış olan yeni konsept ve doktrine göre, A’dan Z’ye kadar her şeyiyle en baştan ele alınmaları demektir.
Askerlikte sadece profesyonellikten bahsetmek, yanlışa düşmenin ta kendisidir. Teşkilatlanmanın ve donanımların yeniden ele alınmadıkları eski yapılar çerçevesinde profesyonelleşmek, mevcut sistemin yozluklarına daha bir direnç kazandıracaktır üstelik. Yani profesyonellik, böylesi geniş ve köklü bir reformun, ancak “Personel İstihdamı” bahsindeki bir paragrafa başlık olabilecek kadarlık bir enstrümandır.
Türkiye 2023 dünyasının ilk on ülkesinden biri olacaksa, bunu, soğuk savaş döneminin askerlik anlayışlarından sıyrılamamış bir Silahlı Kuvvetler’le başaramaz.
Meselâ, donanması demir attığı koylarda çürüyen ve “Gölcük Karargâhları”nın yer döşemelerinde arşivledikleri “Darbe Planları“yla, işsizliklerinin ne düzeylerde olduğunu tescilleyen bir “Deniz Kuvvetleri” olamaz artık onun.
Son kırk yıldır, koca ordu öylece dururken, neredeyse her halükârda tüm cephelere sadece onları sürmekten başka bir şey yapmadıkları “Bolu Komando” ve “Kayseri Hava İndirme Tugayları” gibi birlikler ihdas edecekleri yerde, ülkenin tüm il ve ilçelerini “garnizon” olarak algılayıp ve bütün satha çağın gerisinde kalmış bir “kışlak” anlayışıyla yerleştirdikleri, sekiz yüz bin kişilik hantal ve sıradan bir ordusu da olamaz, gene onun.
Bu ordunun bağrı, bir zamanların KİT’leri gibi, gerekli olmayanlarca tıka basa doldurularak bürokratik insan fazlalıklarına çevrilince, bu terfi, tayin ve istihdam politikalarıyla nerelere varıldığı görülebilmiş midir, nihayet? Türkiye’de yüz binin üstünde subay astsubay vardır, ama ölen ve yaralanan yirmi mehmetçiğin başında bir tanesine bile rastlanamamaktadır. Bu nasıl bir iştir?
Büyük kentlerdeki koca koca karargâhlar neyin nesidirler? Meselâ, Ankara’daki bir Anıtkabir töreninde, o devasa avluyu silme dolduran binlerce üst subay ve astsubay, o uçsuz bucaksız karargâhlarda hangi mühim işleri yapmaktadırlar?
Aynı Anıtkabir’de, mozoleye çelenk taşıyan üç kişilik tim personeli, neredeyse ikişer metre boylarındaki dalyan gibi iki üsteğmenle bir yüzbaşıdan oluşuyorsa, bu törensellikler Atatürk’ün dahi hatırâsına saygısızlık değil midirler?
Bir ordu teşkilatının asıl özen gösterilecek unsurları, genç insanlarla çatılmış “savaşan birlikler”idir. O yüzden de, en önemli askerî birimler “Bölükler”dir. Eğer bölükler iyi iseler, gerisi teferruattır. Böyle bir ordunun en güzide unsurları, örneğin o ordunun yaşlıları olan yarbayları, albayları, generalleri değil, o ordunun erleri, erbaşları, genç astsubayları, teğmenleri ve yüzbaşılarıdır.
Alkışlanacak, ödüllendirilecek, el üstünde tutulacak gözdeler bunlar olmalıdırlar. Üniformalarında bile, en görkemli, en albenili, en asortili görsellikler, yaşlı generallerinkilerde değil, ruhlarını yüceltmesi bakımından, sükselerini bu genç insanların giysilerinde göstermelidirler.
Oysa tam tersine, bizdeki generaller, bir zamanların İstanbul Belediyesi’nde Zabıta Müdürlüğü yapmış olan “Süslü Tevfik” gibi dolaşmaktadırlar ortalıklarda. Her yanları sarı yaldızlar, sırmalar ve şeritlerle bezenmiş, Rus aristokrasisinin rüküş generalleri olan Kutuzovlar, Bolkonskiler, Denisovlar gibi, âdeta Tolstoy’un Harp ve Sulh‘undan fırlamışlarcasına izlenimler vermektedirler.
Silahlı Kuvvetler demek, aynı zamanda “plânlama” demektir. Vereceğim örneği lütfen hoşgörünüz; ama kafalara iyice girebilsin diye ifade etmeliyim ki, bırakınız operasyonlardaki yaşamsal sorunları, bir erin dışkısının bile plânlanması ve öngörülecek tedbirlerin de alınmasıdır, askerlik.
Ve bu, Karpuzkaldıran ya da Bodrum kamplarını plânlamaya benzemez. Savsaklandığı takdirde, ucunda ölüm vardır.
Nispi olarak ilkel koşullarda terör estiren ve otuz senedir de sürdürebilen PKK’nın karşısında, hâlâ zayıflıklar gösteren bu yüce ordunun generalleri, mutlaka mercek altına alınmalı; sadece darbe girişimleri nedenleriyle değil, bu tür ihmalleri bakımlarından da soruşturulmalıdırlar.
Son olarak... bilinmesini istediğim bir şey daha var:
Ben milliyetçiliklere oldum olası karşıyımdır. Bu anlamda bir Türk olarak, Türk Milliyetçilikleri’ne de karşıyımdır. O nedenle, Kürt Milliyetçiliği’ne gelince mi kıvıracağım?
Ben TSK’nın köhnemiş yapısını ve onu iyi yönetmek yerine darbeciliklere kalkışmış generallerini eleştirip duracağım da, elleri kanlı katillerin yuvası olan PKK’ya gelince mi susacağım?
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016