Ömer F. Gergerlioğlu
Ayşe Hür, Radikal'deki son yazısında Abdullah Öcalan'ın barış süreci için önerdiği islami şura ilkelerinin ele alınarak Medine vesikasının gündeme gelmesi ve demokratik İslam kongre önerisinin ne kadar gerçekçi olabileceğini sorguluyor.
Medine vesikası bugünün problemlerine kuşbakışı bir bakışı sağlayabilecek 1400 yıl öncesinin önemli bir toplumsal sözleşmesiydi. Bugün dini ve etnik gerginliklerin yaşandığı toplumlara bunun anlamsız ve geçici bir anlaşma olduğunu söylemek toplumsal barışa hizmet etmez. Sırf toplumsal barışa hizmet etsin diye "vitrindeki süslü görüntüleri muhafaza edelim" demiyoruz ama birlikte yaşam pratiği için Hür'ün şüphelendiği gibi sırf müslümanların gücünün azlığından dolayı oluşturulmuş bir anlaşma değildi Medine vesikası.
Medine vesikasının hükümleri incelendiğinde Müslüman toplum dominant bir anlaşmanın izlerini görüyoruz. Günün kabileler arası siyasi sosyal şartları ve 120 yıl süren Buas iç savaşları sonrası Hz. Muhammed'in Medine'ye gelişi ve olgun bir tavırla savaşları durdurmasının diğer kesimlerce de büyük saygı gördüğünü anlıyoruz.
Demokrasinin ilk çıktığı şeklini bugün ne kadar antidemokratik bulduğumuzu saklamadan şimdilerde birlikte yaşama konusunda batıdan, doğudan, her dinden ve çevreden insanın modern pratikleri nasıl gerçekleştirebileceği üzerinde durmamız çoğulculuğa, barışa daha iyi hizmet eder.
Öcalan'ın İslam'da olmayan olamayacak bir öneri getirdiğini söyleyerek hayali bir proje teklif ettiğini ilan etmek hayra, toplumsal barışa hizmet etmez. Ayşe Hür cari demokrasi uygulamalarını referans göstermekten rahatsız oluyor ama İslam tarihindeki uygulamaları antidemokratik gösterme konusunda da oldukça istekli olduğu gözden kaçmıyor.İslam ülkelerinde demokrasiye sempatik bakışın batı ülkelerinden geri kalmadığını söyleyerek bir özlemin olduğunu ama İslamın ve müslümanların böyle bir yöneliş içinde olamayacağını söylemeye çalışıyor.
"Ebu Bekir’in halife seçildikten sonra yaptığı konuşmada “Allah’a ve peygamberine itaat ettiğim sürece bana itaat edin. Allah’ın ve peygamberinin kanunlarını ihmal ettiğim takdirde itaatinize hakkım yok” diyerek kendisine gösterilecek itaatin sınırlarını çizmesi ileriki tarihlerde patlak veren bir dizi kanlı isyan üzerine duruma Gazali (ö.1111) el koymuş ve ‘diktatör bile olsalar yönetenlere itaat etmenin savaş ve anarşiye yol açacak bir direnişten daha iyi olduğu’ fikrini tüm İslam dünyasında egemen kılmıştır." diyor Ayşe Hür. İslamın geldiği toplum 1400 yıl öncesi kabile toplumunun şartlarını taşıyan bir toplumdu. Allah peygamberine o toplumdaki kötülükleri zamanla, anlayışla ve tedrici bir metodla yok etmeye çalışmasını emrediyordu . Peygamber de çevresindeki müşrik müslüman insanların önce şaşırdıkları sonrasında bazen Hz. Ömer gibi sert tabiatlı yakın arkadaşlarının zaman zaman açıkça itiraz ettiği sulhü tercih eden, konuşmayı, affetmeyi esas alan bir anlayış içindeydi.
Peygamber sonrası siyasi kavgalardan, sosyal şartlardan dolayı ilk planda savaşı ve karşıtlığı esas alan ayetler derinlemesine anlaşılamamıştır. Ancak konuyu ayrıntılı araştıranlar ruhun barışa yönelik olduğunu aşağıdaki ayet örneğinde görebilir. "Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever.
Allah, ancak din konusunda sizinle savaşanları, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkaranları ve sürülüp-çıkarılmanız için arka çıkanları dost edinmenizden sakındırır. Kim onları dost edinirse, artık onlar zalimlerin ta kendileridir. (Mümtehine Suresi, 8-9)"
Hz. Peygamber Kur'an'ın emrettiği istişareye yumuşak tabiatıyla büyük uyum göstermiş ve Uhud savaşı öncesi savaşı tercih etmemesine rağmen heyecanlı genç sahabelerin zorlamasıyla istemeden savaşa "evet" demişti. Sonra hata ettiklerini hisseden ve "Ey Muhammed, senin dediğin olsun" diyen sahabeye çoğunluğun kararına uyacağını söylemişti. Toplumsal ilişkilerin feodal düzeyde seyrettiği ataerkil bir toplumda Hz. Peygamber güçsüzleri kolluyor, kendisine inanılmaz zalimlik edenlerin öldürülmesi veya cezalandırılmasından çok Müslüman olmalarını özlüyordu. Hatta onun bu necip karakterinden dolayı hemen herkesin affedildiği Mekke fethinde bile düşmanlık yaparak kaçan Ebu Cehilin oğlu İkrime Mekke'den kaçıp kurtulduktan sonra vicdani hislerinin kendisine yanlış yaptığını hatırlatması üzerine arzusuyla Mekke'ye dönüp Müslüman oluyordu. İslam'ın ve Peygamberin uygulamaları toplumsal beraberlik ve birlikte yaşamı sağlayabilecek azami uzlaşma yönündeydi. Sonraki yıllarda siyasi ve sosyal meselelerden dolayı yaşanan baskıcı uygulamaları öne çıkarmak günümüzde Müslüman teologların tartışmaya devam etmesi gereken bir arada yaşamanın gereği ve şartlarını gündemden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz.
Medine vesikasının yine de müslüman dominant bir anlaşma olduğu bu yüzden vesikayı gündeme getirerek toplumsal barış aramanın anlamsız olduğunu söylemeye çalışmak çok anlamlı bir yaklaşım değildir. Müslüman dominant olması aslında birlikte yaşam pratiklerinin sağlanması için örnek alınması gereken Hz. Peygamber dönemi uygulamaları için önemlidir.
Tabiiki siyasi ve sosyal özellikleriyle kabileler ortamında gerçekleştirilmiş bir anlaşmanın motomot alınması gerektiğini söylemiyoruz. Ancak vesikada ruhunu gösteren toplumsal sözleşme isteğinin ilişkilerin karmaşıklaştığı 21. yüzyılda yeniden ele alınarak tartışılması gerektiği ve tartışılabileceği üzerinde durmak gerekir.
Vesikayla olumlu ilişkilerin ancak Ensar ve Muhacir arasında o da Hendek'te açığa çıkan ayrışmalar göz önünde tutulursa çok sağlam olmadığını söylüyor Ayşe Hür. Bulaç'ın dediği gibi o günün hicret eden muhaciri de onları karşılayan Ensar'ı da gerçekten devrimci ve fedakar bir ruha sahipti. Ama bu kabile duygularını aşarak kardeşlik duygularını zamanla kalıcı kökleştirecek kuvvette değildi. Bu duyguların zaman zaman ortaya çıktığı ve hatta Peygamberin vefatından dakikalar sonra bile Ensar ve Muhacir arasında yönetim konusunda sorunların ortaya çıktığı bir vakıadır. Ama bu Müslüman olmasa bile herkesin hayranlıkla incelemesi gereken o günün cahili Arap toplumundaki kardeşlik ve fedakarlık yönündeki büyük toplumsal değişimi gözden uzak tutulmasını haklı göstermez.
Tarihi konjonktür, siyasi sosyal şartlar dolayısıyla bu ruh, geliştirilmesi gerekirken bastırılan ama yok edilemeyen milliyetçi duyguların alevlenmesi, istişarenin ortadan kalkması, iktidar kavgalarında islami anlayışın kaybolması, egoizmin ve nesepçiliğin galibiyetiyle sonuçlandı. Baskıcı zalim sultanların yönetiminde ise geliştirilmesi gereken çok hukukluluk, başkasının hakkı hukuku gibi unsurlar zaten unutuldu.
Ayşe Hür Öcalan'a adeta "dindarlara uzattığın bu el yanlıştır, bu yönelişten vazgeç"çağrısı gönderiyor. Medine vesikası o günün toplumsal şartlarında barış içinde bir arada yaşamak için atılmış bir adımdı. Aynısını kopyalayarak onu eleştiriye tabi tutmak, atılan barış süreci adımlarını baltalamaktan başka bir işe yaramaz. Zira iktidardaki Ak Parti ve Türkiye toplumunun büyük bölümü islami etiketli adımları olumlu karşılar ve bu barış için bir şanstır.
İtaat ve biat kültürü dinin değişmez buyrukları için tabii ki vardır. Ancak düşüncenin gelişmesi ve yeni durumlarda içtihad denilen kabul edilmiş verilerle tekrar düşünme geleneğinin olduğunu kimse görmezden gelmemelidir. Zalim sultanların çoğunlukla özgür düşünen cesur alimleri cadı avına tuttuğunu biliyoruz. Sultanlar halifeye biat ile icraatlerini kılıfına uydurmuşsa da özgür düşünceyi ve adaleti eksen alan bakış açısı sayısı az da olsa varlığını korumuştur.
Ayşe Hür'ün günümüz demokrasileri için elzem gördüğü üç şartın özeti yönetimi eleştirebilen bir toplumu meydana getirme ve sürdürebilme meselesidir. Bu da empatiyi, karşısındakini sevmeyi, sorunları barışçı bir dille çözmeyi hedefleyen bir dilin yeniden inşa edilmesinde yatmaktadır. Bu da dindar, dinsiz tüm kesimlerin her kesim için kurulmasını ve korunmasını lk şart gördükleri bir özelliktir.
"İslam dünyasında demokrasi kültürünün kökleşmediğini herkes kabul eder" diyor Ayşe Hür. Elbette Peygamberin ölümünden 30 yıl sonra çok kanlı iç savaşların ve akabinde sultanlıkların hakimiyetiyle devam eden zaman dilimlerinden ortak yaşama kültürü ve eleştirel düşünme becerilerinin yeterince gelişmesini bekleyemeyiz. Ancak bunu tarihi bir takım sorunları ve halen üzerinde durulması gereken kavramları yeterince irdelemeden söylemek sadece kutuplaşma duygularını güçlendirir.
www.omerfarukgergerlioglu.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları




























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018