Zekeriya Kurşun
Neredeyse bir asırdır Hilafet hakkında konuşuyoruz. Sadece biz değil, 3 Mart 1924’ten itibaren, İslam dünyasının geri kalanı ve esasında bütün dünya konuşuyor. Kimi Hilafetin lüzumu, tarihçesi, kimi ilgasının gerekçeleri veya yeniden ihyasını konuşuyor. 94 yıl boyunca konuşulanlarda ve yazılanlarda ortak bir fikre ulaşılamamış ama konunun konuşulması gerektiğinde de hemfikir kalınmıştır.
HİLAFETİ ANLAMAK
Hz. Peygamber'den sonra Müslümanların idarî geleneğine girmiş olan bu kavram neden diğer dini konularda olduğu gibi sabit bir tanıma kavuşmamış ve daima tartışmaya açık olmuştur? İslam’da bir şeyin meşruiyeti veya hukuki olması dört kaynağa dayandırılır. Kur’an, Sünnet, alimlerin bir fikir etrafında birleşmesi olan İcma ve bir hukuk usulü olan Kıyas. Ayrıca bu dört kaynak ile çelişmemesi şartıyla, Müslüman toplumun kabul ettiği, hoş gördüğü, teamül haline gelmiş örfi kurallar da reddedilmemekte ve meşruiyet kaynağı kabul edilmektedir.
Peki Hilafet bunun neresinde durmaktadır?
Mesele o kadar kolay değildir. Nitekim bugüne kadar 94 yıl önce kaldırılan ve gerekçesi hala zihinlerde oluşmayan -travma- boyutu tartışılagelmiştir. Oysa kaldırılırken bile kısmen de olsa tartışılan ‘mahiyeti’ unutulmuştur. Bu yüzden İslam tarihinin en eski kavramı asıl manasından uzaklaşmış ve el Kaide, DAEŞ veya Boko Haram gibi söylemini İslam’a dayandırıp, İslam dışı eylemleri ile şöhret bulmuş grupların dilinde pelesenk olmuştur. Oysa Hilafet meselesinin bunlardan bağımsız olarak; kavramsal, tarihsel, hukukî ve siyasî boyutları ile İslam topluluklarındaki algısının yeniden tartışılmasının önemi büyüktür.
Erken İslam tarihinden itibaren ilk mezhep ayrılıkları da bu konudan çıkmıştır. Hz. Ali taraftarları meselenin tamamen dini bir husus olduğu ve kaynağını Kur’an ve Sünnetten aldığı iddiasıyla Halifelik hakkının Hz. Ali’de olduğunu iddia etmişlerdir. Daha sonra İmamiye Şiası olarak bilinen bu anlayış, Hz. Ali’nin Halifelik/İmamlık (Emirü’l-Mü’minîn) olma hakkını iman esasları arasına yerleştirecektir. Onları ümmetin “ötekisi” olmaya iten bu iddia bir dizi ayrılıkların ve bugüne gelen çatışmaların da kaynağı olacaktır. Ama madalyonun öteki yüzüne bakıldığında bu iddianın karşısında yer alan ve çoğunluğu teşkil eden Müslümanlar da Halifelik meselesini siyasî bir mesele olarak niteleyerek bu kavramı Kur’an ve Sünnete dayandırmayı ihmal etmemişlerdir.
‘Halife’ kelimesi ve türevleri Kur’an’da kavramsal anlamının dışında birkaç kere geçmekle birlikte bu konuda temel referans olarak alınmamıştır. Daha ziyade bir devlet modeli önermese de “adalet”i merkeze oturtan sosyal bir düzeni doğrudan emreden ayetlerin varlığının ve Kur’an’ın bizzat bütüncül yaklaşımının, genel olarak toplumsal düzene ve devlete, dolayısıyla devletin başındakine yani ‘Halife’ye işaret ettiğine hükmedilmiştir. İslam dünyasında çoğunluğun görüşünü temsil eden bu anlayış, meseleyi “lüzumlu/vacip” fakat “inanç meselesi” dışında tarihsellik bağlamında ele almaktadır.
İslam Tarihi boyunca, azınlık istisna edilirse, ilk dört Halife hem kavramsal ve hem de tarihsel bağlamda kabul görmüştür. Onlara Kur’an’da başka bağlamda zikredilen “Raşid” (olgun, doğru yolda olan; kavramsal bir yaklaşımla, yetkin, yetkili) ismi verilerek, meşruiyetleri tartışmasız kılınmıştır. Buna karşılık zaman içinde Müslümanların algısı bu kavramı “adalet” ile özdeşleştirmiştir. Bu yüzden bazı devlet başkanları için kullanılırken, bazıları için de kullanılmamıştır.
Burada ilk dört halifeden sonraki tartışmalara -Hilafetin saltanata dönüşmesi veya kime ait olması gerektiği (Kureyşiliği), vasıfları, sayısı gibi- girmiyorum. Zaten İslam tarihi boyunca bu konuda pek çok tartışma yapılmış, kitap ve risaleler kaleme alınmıştır.
HİLAFET VE OSMANLILAR
Bunlardan bağımsız olarak, Hilafetin Osmanoğulları’na intikali meselesi başlı başına Müslümanların kabul ve algısının ve siyasî boyutunun anlaşılması bakımından çok anlamlıdır. 1517 yılından itibaren Osmanlı Sultanlarının aynı zamanda Halife kabul edilmeleri hilafetin ‘güç ve siyaset’ ilişkisini çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Kaynaklarda Yavuz Sultan Selim’in Suriye-Mısır seferine çıktığında veya sefer sırasında ya da sonrasında Halifeliği üstlenme, devralma gibi bir niyetinin olduğunu gösteren bir kelime bile yoktur. Ancak İslam dünyasının dağınıklığı, özellikle dış dünyadan aldığı tehdit ve Haremeyn’in muhafazası gibi temel argümanları vardır. Bu yaklaşımın, aynı zamanda Müslümanların nazarında Halifenin vasıflarını da belirleyen siyasî bir yaklaşımı işaret ettiğinden kuşku yoktur.
Nitekim dağınık olan İslam dünyasını bir araya getiren, dış tehditleri ortadan kaldıran ve Müslümanların siyasi/dünyevî işlerini düzenlemekte referans olarak kabul edilen güçlü devletin, yani Osmanlıların aynı zamanda Hilafeti de temsil ettiğinde ittifak oluşmuştur. Böyle bir devletin başındaki kişi de Halife olarak benimsenmiştir.
HİLAFETİN İLGASI
Can alıcı soru burada yatmaktadır: Müslümanların bu ittifakı şahıslara mı yoksa şahısların temsil ettiği güce mi olmuştur? Birincisinin olması muhaldir. Zira daha erken devirden itibaren “İmamiye”nin bu tavrı zaten reddedilmiştir. Tabii olarak mesele ‘güç’te ve ‘Müslümanların himayesinde’ düğümlenmektedir.
Pekala 3 Mart 1924 ilgasını nasıl yorumlamak gerekecektir. Fiilen hilafet mi ilga edilmiş, yoksa hilafetin vasıflarını haiz olunmaması mı ilan edilmiştir? Burada “seküler devlet yapısına doğru gitme arzusu” ve fiilen Halifeliğin ilgasından sonra bunun hayata geçirilmesi meseleyi açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Üstüne ilgası için 3 Mart’ta çıkarılan ve 6 Mart’ta yürürlüğe giren kanun metnindeki ifadeler ise bambaşka bir görüntü vermektedir: “Halife hal’edilmiştir. Hilafet, hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan Hilafet makamı mülgadır”.
Dönemin dil ve anlatımı bakımından uzun bir yazıyı gerektirse de bu maddede açıkça sözü edilenin “Halifelik” değil, Halifenin kendisinin, yani Abdülmecid ve onun makamı olduğundan hiç kuşku yoktur. Bu bir çelişki değilse, inkılapçıların algısının tarihsellikten kopuk olmadığını göstermektedir.
Peki halifelik ilga edildi mi?
Öneri: Bu konuda zihinsel bir deneyim yaşamak istiyorsanız, Salman Sayyid’in Hilafeti Hatırlamak (Vadi Yayınları, 2017) kitabını öneriyorum.
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları



































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018