Yıldıray OĞUR
DEVA Partisi’nin kurucular kurulu ile ilgili genelde yorumlar listenin beklentileri karşılayamadığı yönünde.
Bunda Babacan’ın uzun süren çalışmaları sırasında ortaya atılan çok sayıda ismin, böyle bir partiye yakıştırılan isimlerin beklentileri çok yükselmesinin etkisi var.
Ama haksızlık etmemek gerek; Türkiye’nin bu şartlarında AK Parti’den kopmuş isimlerin öncülüğündeki yeni bir muhalefet partisine kurucu olmak başlı başına risk almak demek.
Gelebilecek maddi ve manevi basıncı ve muhtemel kayıpları karşılayabileceklerin cesaret edebileceği bir risk bu.
Babacan, parti kuruluş çalışmaları için 25 farklı başlıkta çalışma grupları kurduklarını, 400’ün üstünde uzman ismin bu gruplara katkı verdiğini açıklamıştı. Bu partinin kurucular dışında daha geniş bir katkı yapanlar ve yapabilecekler kadrosu olduğunu gösteriyor. Yani 90 kişilik kurucu listesinde gözetilmesi gereken çeşitli demografik dengeler, kadın, genç kotaları nedeniyle listeye girmemiş ya da girememiş ama ileride parti çalışmalarında aktif olarak görebileceğimiz isimler olabilir.
DEVA Partisi için önemli bir kriter de yeni bir parti olarak ortaya çıkmak, eski AK Partililerin partisi olarak görünmemekti başından beri. Bunun da listeye yansıdığı söylenebilir.
Tabii böyle bir listenin zayıf ya da güçlü olduğuna tanınan, bilinen, referans isimlere bakarak karar veriliyor.
Daha az duyulmuş ya da bilinmeyen isimler kadronun zayıflığına yoruluyor.
Halbuki 2002’de AK Parti kurulurken Ali Babacan da, çok dar bir çevrede tanınan 35 yaşında ODTÜ mezunu Ankaralı bir işadamıydı.
Bugün DEVA Partisi’nin en önde gelen isimleri olan eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin, o günlerde AK Parti’nin Hatay Kurucu İl Başkanı, eski Sanayi Bakanı Nihat Ergün de İzmit kurucu İl başkanıydı ve partinin kurucular listesinde bile yer almamışlardı.
Sinema oyuncusu Tamer Yiğit ve “Bin ban bon” şarkısıyla 70’lerde meşhur olmuş pop şarkıcısı Yasemin Kumral’ın AK Parti kurucusu olduğunu ise bugün çok az kişi hatırlıyordur.
Aslında partinin 90 kişilik kurucu listesi biraz daha yakından bakınca hem DEVA Partisi’nin siyaseten nerede duracağı, nereye hitap edeceği, hangi ihtiyaca karşılık geldiği hem de Türkiye’nin değişen sosyal profili hakkında çok şey söylüyor.
Kurucuların bir kısmının hikayesi ise partinin kuruluş motivasyonunu oluşturan adalet, ehliyet, liyakat sorunlarının bizzat sonucu.
Örneğin listedeki en ilginç ve en beklenmedik isim olan emekli Korgeneral Mehmet Şanver.
Hava Kuvvetleri’nin iki numaralı koltuğu olan Eskişehir Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı’na kadar yükselmiş, eğer darbe olmasaydı Hava Kuvvetleri Komutanı olmasına kesin gözüyle bakılan bir isimdi.
Darbe akşamı Moda Deniz Kulübü’nde kızını evlendiriyordu. Üst düzey komutanların katıldığı düğünü darbeci özel kuvvetler askeri basmış ve Şanver dahil olmak komutanlar gözaltına alınıp, Akıncı Üssü’ne götürülmüştü. Ama iddianamelerden öğrendiğimize göre o baskına kadar Şanver, düğünü bir acil durum merkezine çevirmiş darbeye karşı ilk emirler onun tarafından Eskişehir’e verilmişti. Bu sayede kontrolü ele geçirilen Eskişehir’deki Hava Harekat Merkezi, darbenin bastırılmasında etkin bir rol oynadı. Dalaman’dan kalkan Cumhurbaşkanı’nın uçağını darbecilerin F-16’ları, Eskişehir’deki kıdemli bir kontrolörün uçağın izini askeri radar görüntülerinden sildirmesi sayesinde göremedi.
Ama darbecilerin gözaltına aldığı Şanver, darbe bastırıldıktan sonraki kaotik günlerde iki kere de polis tarafından gözaltına alınıp, bırakıldı. Beklenen terfi yapılmayıp atandığı Harp Akademileri Komutanlığı’dan da “Bazen insanlar, bazı makamları terk etmesini de bilmeli. Bunun bir örneği olsun istedim” diyerek istifa etmişti. Sonra bir kitap yazdı, FETÖ’nün ordudaki örgütlenmesi, Rus uçağının düşürülmesi, Uludere katliamı hakkında oldukça açık eleştiriler yaptı.
Parti kurucularından eski Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı, AK Parti iktidarında 12 yıl kendi arabasıyla işe gelip, hafta sonları dahi çalışarak başarılı bir Hazine Müsteşarlığı yaptıktan sonra, 2014 yılında isimsiz troll hesaplar ve şimdi pelikan olarak bilinen yapının ilk nüvesi olan bazı sahipsiz internet sitelerinin hakkında yaptığı “paralel, Bilderbergçi, Aydın Doğan’ın adamı” gibi karalama kampanyaları sonrasında görevden alınmıştı. Uzun yıllar hizmet ettiği iktidardan böyle muamele gören Çanakçı, IMF icra kurulu üyeliğine getirilmişti.
Partinin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na veren eski AK Parti milletvekili İdris Şahin ise MİT tırlarını durdurulmasından sonra MİT kanununda yapılan değişikliklerle ilgili düzenlemeyi Meclis’e getiren milletvekili iken, darbenin ardından bir anda kendini bir FETÖ davasında sanık olarak bulmuş, tutuksuz yargılandığı davada beraat etmişti.
Kuruculardan Ahmet Edip Uğur, AK Parti’nin de kurucularından biriydi. Varlıklı bir işadamı olarak partinin kasası olarak biliniyordu, uzun yıllar genel başkan yardımcılığı, parti yöneticiliği, üç dönem milletvekilliği yaptıktan sonra seçildiği Balıkesir Belediye Başkanlığı’ndan yine sebebi belirsiz biçimde istifa ettirilmiş, istifa kararını açıklarken ailesinin tehdit edildiğini ağlayarak açıklamıştı.
İsmi daha az bilinen kuruculardan bankacı Ömer Rıfat Gencal’ın de daha yakın dönemlerde yaşanmış benzer bir Türkiye hikayesi var. Geçen yılın ekim ayına kadar özel bir bankanın genel müdür yardımcılığını yapan Gencal, yıllık raporlarını yazmak için bakanlar, bürokratlar, siyasetçiler ve finans çevreleriyle görüşen IMF heyetiyle yaptığı görüşmede ekonominin durumuyla ilgili anlattıkları Ankara’nın hoşuna gitmeyince, baskıyla görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı.
Gencal, aynı zamanda Türkiye’nin sayılı Ironman’lerinden biri. Yani triatlonda 3.8 km yüzme, 180 km bisiklet ve 42.2 km koşuyu 16 saat altında yapabilen bir demir adam.
Diğer kuruculardan öğretim üyesi Bahar Ekşi de yine milli triatloncu.
Essum Saatçi Aslan, Urfa’da kolej ve otel sahibi olan genç bir kadın girişimci. En son yerel seçimlerde Urfa’da AK Parti’nin çok güçlü olduğu bir ilçesinde Saadet Partisi’nden aday olmuş ve yüzde 40’a yakın oy almayı başarmıştı.
Mehmet Avcı ve Evrim Rızvanoğlu da yurtdışında eğitim almış Vanlı genç girişimciler. Van Platformu’nun da yöneticileri.
Elif Esen, muhafazakar kesimden genç bir kadın girişimci, çocuk eğitimi üzerine çalışan bir sivil toplumcu.
Ali Rıza Babaoğlan, Linkedin Türkiye’nin yöneticiliğini yapmış bilişim alanında girişimleri olan bir genç işadamı.
Helün Fırat, her ne kadar rahmetli Dengir Mir Mehmet Fırat’ın kızı olarak haberlere konu olsa da aynı zamanda Ankara kültür sanat hayatının merkezi durumundaki Cer Modern’in kurucusu.
Prof. Ahmet Burçin Yereli, Hacettepe İİBF’de dekanlık yapmış önemli bir vergi uzmanı. Google’da adını taradığınızda karşınıza Gezi olayları sırasındaki mezuniyet töreninde öğrencileri dekan olarak Gezi’deki mücadelelerinden dolayı tebrik eden bir konuşması çıkıyor.
Prof. Mustafa Ergen bilişim alanında pek çok şirkete danışmanlık veren önemli bir uzman.
Doç. Dr. Cennet Uslu, son dönemin en parlak siyaset bilimcilerinden biri. Liberal Düşünce Topluluğu çevresinden bir isim.
Prof. İbrahim Gezer, köklü bir İslami hareket olan Malatyalılar grubu kökenli, Malatya’nın entelektüel merkezi, BİLSAM’ın yöneticisi.
Dr. Yasemin Bilgel Duke Üniversitesi’nde lisans, Yale Üniversitesi’nde yüksek lisans ve Chicago Üniversitesi’nde doktora yapmış parlak bir genç uluslararası ilişkiler hocası.
Doç. Kerem Yavaşça, İletişim Yayınları’ndan çıkan ve epey popüler olan 1950’li, 60’lı yıllar kitaplarının yazarı bir siyasi tarihçi.
Sanem Oktar, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) uzun süre başkanlığını yapmıştı.
Ali Ufuk Yaşar, Türkiye’nin en büyük sendikalarından Petrol-İş Sendikası’nın başkanıydı.
Cem Avşar, Cem Vakfı’nın genel başkanlık yardımcısı.
Gülçin Avşar, Kürt dilbilimci Feqi Hüseyin Sağnıç’ın torunu, 12 Eylül’de ailesi Bitlis’ten Konya’ya sürgün edilmiş bir ailenin mensubu bir avukat. Taş Atan Çocuklar, Slikozis Hastası İşçiler için düzenlediği kampanyalarla biliniyor.
Meltem Gürler, 25 yıllık bir reklamcı, reklam şirketi sahibi ama aynı zamanda Yeni Anayasa Platformu ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nde yöneticilik yapmış bir isim.
Kurucular listesinde 4 eski bakan ve 14 eski milletvekili bulunuyor. Siyasetin son dönemdeki en dikkat çekici ismi Mustafa Yeneroğlu partiyi Meclis’te temsil edecek.
Erdoğan’ın memleketi Rize’de AK Parti’nin kurucu il başkanlığını yapmış ve uzun süre Rize milletvekili olmuş Hasan Karal ve yine kalelerden Konya’da AK Parti’nin kurucularından işadamı Mahmut Sami Topbaş’ın DEVA Partisi’ni seçmesi ilginç işaretler.
Kurucular heyetindeki dikkat çekici isimlerden Abdurrahman Bilgiç, Tokyo ve Londra Büyükelçiliği dışında, demokratik açılım, çözüm süreci döneminde MİT’in müsteşar yardımcısıydı.
Türkeş’in vefatının ardından 1997’de MHP’nin kongresinde Devlet Bahçeli’yi en zorlayan genel başkan adaylarından Ramiz Ongun ve BBP’nin Muhsin Yazıcıoğlu hayattayken genel sekreterliğini yapmış Musa Malik Yıldırım’la, çözüm süreçlerinde önde gelen aktörlerden biri olmuş Mehmet Emin Ekmen’i, 2007’deki Anayasa taslağını hazırlayan isimlerden, Diyarbakırlı ve bölgeyi çok iyi bilen Prof. Fazıl Hüsnü Erdem’i, Korgeneral Mehmet Şanver’le, Türkiye’de liberal düşüncenin en önde gelen entelektüellerinden Gülay Göktürk’ü aynı çatı altında bir araya getirebilmiş bir partiyle karşı karşıyayız.
Partinin adı duyulduğunda herkesin ilk aklına gelen slogan olan “her derde deva” bir siyasi parti için epey iddialı olsa da ve bir siyasi partinin her derde devam olması mümkün olmasa da DEVA Partisi’nin en azından kurulurken ülkenin en temel dertlerinden biri olan kutuplaşma derdine deva olmaya başladığı söylenebilir.
Bu farklı fikirlerden, menşelerden gelen insanları bir araya getiren programı bugün okuyabileceğiz.
Ama kurucular listesindeki bu çeşitlilik ve renklilik, DEVA Partisi’nin siyaseten temsil edilmediğini düşünen şehirli eğitimli muhafazakar veya laik orta sınıflara hitap eden merkez bir parti olma iddiasını gösteriyor.
Orta sınıfların ortaklaşan talepleri DEVA Partisi’ni kitlesel bir merkez parti yapmaya yeter mi? Ekonomide herkesi birleştiren hayati sorunlar, Babacan’ın ekonomideki başarı hikayesiyle bu partiye farklı kesimlerden seçmenlerin önyargısız ilgi göstermesini sağlar mı, zaman gösterecek.
Tabii ki bu çeşitliliğin vitrinden ibaret kalmayıp, partinin güdeceği siyasetlerde de bir karşılığı olup olmayacağını, kurucu kadrodaki isimlerin ne kadarının partide aktif görevler üstleneceğini de...
Biraz aceleye gelmiş gibi duran partinin logosu, Babacan’ın toplumla kuracağı iletişimin profesyonelce yönetilip yönetilemeyeceği konusunda soru işaretlerine neden olsa da Gelecek Partisi’nin ardından DEVA Partisi’nin de kurulmasının, nefes boruları tıkanmış demokrasiye temiz hava aldıracağı, yüksek sesle konuşan, itiraz eden insan sayısını artmasının toplumu da cesaretlendireceği kesin...
Yazarlar
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları













































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025