Akın ÖZÇER
Fransa’da geçen Pazar günü Ulusal Cephe’nin (FN/ Front National) yaklaşık yüzde 28 oyla birinci parti çıktığı bölgesel seçimlerin ikinci turu 13 Aralık günü yapılacak. İlk turda alınan bu sonuç, 1972’de neo-faşist Yeni Düzen (Ordre Nouveau) hareketinin siyasal vitrini olarak kurulan FN için rekor niteliğinde. Marine Le Pen’in partisi, 2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de yüzde 25’lik oy oranına ulaşarak yükselişinin devam etmekte olduğu sinyalini vermişti.
Bununla birlikte, bu sonuçları Fransa’da aşrı Sağ’ın yakında iktidara gelebileceği şeklinde yorumlamanın da abartılı bir yaklaşım olduğunu kabul etmek gerekir. Bir kere, iki turlu seçimlerin, özellikle bölgesel/yerel nitelikli olanların ilk turunda katılım hep düşük kalır ve sandığa gitmeyenlerin çoğunluğunu iktidar partisinin izlediği politikalardan rahatsızlık duyan kendi seçmeni oluşturur. Seçmenin bu çekimserliğini, iktidara tepkilerin ortaya çıkmasını sağlamaya yönelik bir uyarı ihtiyacının sonucu olarak değerlendirmekte yarar var.
İlk turda Fransa genelinde katılımın yüzde 50’nin altında gerçekleşmesi, sosyalist seçmende bu oranın çok daha düşük olması ve nihayet iktidardaki Sosyalist Parti (PS) listelerinin, FN ile ılımlı Sağ/merkez birlikteliğinin (yüzde 26,9) ardından üçüncü sırada (yüzde 23,4) gelmesi bu değerlendirmeye haklılık kazandırıyor. Unutmamak gerekir ki PS’in solunda/dışında yer alan ve seçmeni ikinci turda genelde sosyalistleri yeğleyen Avrupa Ekoloji/Yeşiller ’in (EELV) yüzde 6,8,Sol Cephe’nin de (FDG/Front de Gauche) yüzde 4 dolayında oyu bulunuyor. Bu iki bloğun oylarını, 2010’a oranla önemli oranda düşüş gösteriyorsa da, ikinci turda hesaba katmakta yarar var.
İlk turda göz önüne alınması gereken bir başka gerçek, ılımlı sağ seçmenin bir bölümünün de iktidara tepkiyi vurgulamak amacıyla FN’e destek vermiş olması. İlk tur ertesinde yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, bu yönde oy kullanmış ılımlı sağ seçmenler var. Bunlardan bir bölümü ikinci turda yine FN’e oy verebileceğini, ama 2017 başkanlık seçimlerinde kesinlikle FN adayının karşısındaki adaya destek olacağını itiraf ediyor.
Özet olarak belirtmek gerekirse, Fransız seçmeni ilk tur seçimleri, özellikle bölgesel/yerel düzeyde ise, iktidara bazı mesajlar vermek üzere kullanabiliyor. Sandığa hiç gitmeme, ikinci turda vereceği oyu saklayarak başka partileri destekleme vb. gibi. Siyasi partiler de ilk turda alınan sonuçlar çerçevesinde seçim bölgelerinde –ki bölgesel seçimler olduğu için toplam 13 seçim bölge var- izleyeceği politikaları belirliyor.
İkinci tura ilişkin politikalar
İlk turun galibi FN, toplam 13 bölgeden 6’sında ilk sırada gelerek büyük bir başarının altına imza attı. Bölgesel/yerel seçimlerde ikinci tura katılmanın koşulu yüzde 10 barajının üstünde oy almak. İlk turda barajı geçen üç liste “triangulaire” adı verilen üçlü seçime girme hakkına sahip ama kazanma şanslarını doğal olarak ilk turun sonuçlarının ışığında değerlendirmek gerekiyor.
V. Cumhuriyet döneminde Fransız siyaset arenasında ayrıca Cumhuriyet değerlerine karşı olduğu düşünülen FN gibi aşırı sağcı partilerin kazanmaması için merkez Sağ ile Sol arasında işbirliği yapılmasını öngören “Cumhuriyetçi cephe” (Front républicain) olarak adlandırılan bir uygulama var. Buna göre, FN’in güçlü olduğu seçim çevrelerinde 3. sıradaki merkez Sağ ya da Sol partiler ikinci tura katılmayarak seçmenini FN karşısında yer alan parti listesine oy vermeye çağırıyor. Ama uygulamada daha çok sosyalistlerin bu yola gittiği, Sağ partilerin ise cephe fikrine biraz daha soğuk baktığı, hatta bazen FN ile yerel düzeyde ittifaka bile girdiği görülüyor. Seçmen davranışları bakımından bunu doğal karşılamak gerekir, zira aşırı Sağ’a, Sol’dan çok, Sağ’dan kaymalar oluyor.
Cumhuriyetçi cephe uygulaması çerçevesinde, FN karşısında ikinci sırayı alan siyasi partiler bazen kendi lehine ikinci tura katılmaktan çekilen partinin birkaç adayını listelerine almak suretiyle o partinin seçmenini kendisine oy vermeye cesaretlendiriyor. Buna da listelerin birleştirilmesi(fusion des listes) deniliyor. Ama bu uygulamaya da merkez Sağ partilerin pek sıcak bakmadığı gözlemleniyor. Liste birleştirmeleri daha çok PS ile dışında/solundaki siyasi partiler arasında gerçekleştiriliyor.
Fransa bölgesel seçimlerinin 6 Aralıktaki ilk turunda da benzeri bir durumla karşı karşıya bulunuyoruz. Başbakan Manuel Valls, PS listelerinin kazanma şansı olmadığını düşündüğü üç bölgede ana muhalefet Cumhuriyetçiler ’in (LR/ Les Républicains) ılımlı Sağ/merkez listesi (LR/UDİ/MoDem) lehine ikinci tura katılmama çağrısı yaptı ama bu bölgelerden birinde (Alsace-Lorraine-Champagne-Ardenne) PS adayı Jean Pierre Masseret bu çağrıya uymayacağını açıkladı. Buradaki üçlü seçim FN’in güçlü adamı Florian Philippot’nun şansını arttırıyor.
PS, sadece iki bölgede ılımlı Sağ lehine ikinci turdan çekilmekle kalmadı ayrıca yedi bölgede de, dışında/solundaki EELV ve Sol Cephe ile liste birleştirmesine gitti. Bu konuda varılan anlaşmaların en görkemlisi Milli Meclis Başkanı Claude Bartalone’un liste başı olduğu Paris çevresindeki departmanları içeren Île-de-France’da oldu. Bu bölgede Sol listenin mücadelesi üçüncü sıradaki FN ile değil yüzde 30’un üzerinde oyla ilk sırayı almış olan LR/UDİ/MoDem ile olacak. Bartolone’un açıkladığı gibi Sol’un birleşik listesi şimdiden yüzde 40’lık desteğe ulaşmış bulunuyor.
Eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin başında olduğu LR’nin ikinci tur politikasını ise “ne birleştirme, ne çekilme” (ni fusion, ni retrait) olarak özetlemek mümkün. Bu politikaya 67 üyeli parti meclisinde sadece iki partili – partinin 2 numarası Nathalie Kosciusko-Morizet ile eski başbakanlardan Jean Pierre Raffarin) karşı çıktı. Bu ikili PS’in ikinci olarak FN ile mücadele ettiği İspanyol sınırındaki “Languedoc-Roussillon-Midi-Pyrénées” bölgesinde PS lehine ikinci tura katılmamayı önerdi.
Kendini FN’i durdurabilen tek politikacı olarak lanse eden Sarkozy, LR’in bu politikasının da mimarı olarak biliniyor. Ama parti içinde, 2007’de FN’i, tezlerini benimseyerek, dolayısıyla seçmeninin bir bölümünü alarak durdurmuş olan ve bugün de aynı söylemi sürdüren eski Cumhurbaşkanı ile hemfikir olmayan Alain Juppé gibi güçlü siyasetçiler var. Alain Juppé, 6 Aralıktan sonra yaptığı açıklamalarda LR’in FN’in arkasında kalmasını bir “siyaset çizgisi sorunu” olarak görüyor ve ikinci turun ardından bu konunun partide tartışılması gerektiğini vurguluyor.
Hedef 2017 başkanlık seçimleri
Bölgesel seçimler 2017’de yapılacak başkanlık seçimleri ve genel seçimler için son sınav. O bakımdan Marine le Pen’in Cumhurbaşkanı seçilmesini en kötü senaryo olarak değerlendiren siyasi partilerin ince hesapları bir bakıma bu “felaketi” önlemeye yönelik taktikler içeriyor.
Cumhurbaşkanı Hollande’ın kurmayları, bu açıdan değerlendirdiklerinde, ilk tur sonuçlarını ve Sarkozy’nin “ne birleşme, ne çekilme” taktiğini PS açısından çok da kötü görmüyor. 13 bölgeden üçünü ilk sırada bitiren sosyalistler bu sonuçların en kötü senaryo olmadığı kanısını taşıyor. Bu üç bölgeye ilave olarak Île-de-France başta olmak üzere 2 ya da 3 bölgede daha yarışı önde bitirme şansları bulunduğunu düşünüyor. Bu Pazar PS, 3 ila 7 arasında bölgede ilk sırayı alırsa, parti merkezinin bulunduğu Solférino Sokağı’nda seçim sonuçları “tatminkâr” olarak değerlendirilecek.
PS’in aşırı Sağ’ın kalesi PACA (Provence-Alpes-Côte d’Azur) ile kendi kalesi sayılan “Nord-Pas-de-Calais-Picardie” bölgelerinden çekilmesi ise taktiksel açıdan anlam taşıyor. PS’in bu “fedakârlığı”, bu iki bölgede FN’in ağır topları Marion Maréchal ve teyzesi Marine Le Pen’in devrilmeleri halinde doğrudan ödüllendirilmiş olacak ki TNS/Sofres/One Point’in son anketine göre tahminler bu yönde. İkinci turda Le Pen’ler sırasıyla yüzde 54’e karşı 46 ve 53’e karşı 47 oyla seçimi kaybediyor. BöyleceHollande’ın 18 ay sonra FN’in başkan adayı Marine Le Pen’in karşısına tek “Cumhuriyetçi kale”olarak dikilmesi, zayıflamış Sol’un güçlü başkan adayı olarak ortaya çıkması şaşırtıcı olmayacak.
Bu oyunun farkında olan Cumhuriyetçiler, Sarkozy’nin “ne o, ne bu” (ni, ni) politikasından rahatsız. Sarkozy’nin yakınında yer alan bir politikacı, Le Monde’a yaptığı açıklamada, PS’in iki bölgeden çekilme kararının ardında “biz Sağ’dan daha Cumhuriyetçiyiz” düşüncesinin yattığını, bu yoldan da “sol seçmeni yeniden bir araya getirmeyi planladığını” açıklayarak, bundan kaygı duyulduğunu bir bakıma itiraf etti.
Sarkozy ise, France 2 ekranına çıkarak, FN’in hep sosyalist iktidarda yükseldiğini, bunun PS’in izlediği politikalara duyulan “öfkeden” kaynaklandığını savundu. Kendisinin FN’i frenleyecek tek lider olduğunu yineledi. Ama bunu eskiden olduğu gibi, FN’in yaklaşımlarını sahiplenerek ve seçmenlerinden bir bölümünü kendisine çekerek yapacağı mesajını da verdi. Bu mesajı verirken, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu satır arasına sıkıştırmayı da ihmal etmedi.
Sonuç olarak, bölgesel seçimlerin ikinci turunda sonuçlar nasıl olursa olsun, PS’in 2017 seçimlerine giderken izleyeceği stratejinin belli olduğunu, ana muhalefetin ise bu sonuçlara göre kendi içinde kapsamlı bir tartışmaya hazırlandığını söylemek mümkün.
Konuya Türkiye açısından bakıldığında, ana muhalefet LR içinde Sarkozy’nin politikalarının geçerliliğini sürdürmesi halinde, ikili ilişkilerimizin geleceği açısından PS’in iktidarda olduğu bir Fransa’yı tercih etmemizin doğal olduğu görülüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025