Cemil ERTEM
Sanıyorum artık ekonomide de siyasette de ‘gelişine vuralım’ aşamasına geldik. Küresel sermayenin vanasını elinde bulunduran ‘güçler’ krizi gelişmekte olan ülkelere yıkmak konusunda çok kararlı. Başta enerji olmak üzere, finans, teknoloji ve diğer temel alanlarda yeni bir dengeye, Batı üstünlüğünü kaybetmeden ulaşmak istiyor... Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) parasal genişlemeyi tartışmaya başlatması ile dünyanın sıcak bölgelerindeki çatışmaların artması, Ortadoğu’da hızla eski diktatörlük rejimlerine doğru bir konsolidasyonun zorlanması tabii ki tesadüf değil. Türkiye’ye yatırım yapma konusunda çok kararlı olan uluslararası yatırımcılarda bile şu sıralar bir ‘sonbahar sendromu’ gözlemleniyor. Aslında bu ‘korku’ yalnız Türkiye ile ilgili de değil... Fitch’in son raporu bu konuda çok açık. Fitch, parasal genişlemenin sonlandırılması halinde, gelişmekte olan ülkelerdeki ‘endişe’ birikiminin had safhaya geleceğini söylüyor. Fitch, bir de anket yapmış; bu ankette, gelişmekte olan ülkelere sermaye girişlerinin azalmasının önemli bir belirsizlik kaynağı olacağı baskın görüş olarak ortaya çıkmış. Tabii burada Türkiye... Macaristan, Lübnan, Jamaika gibi ülkelerle birlikte en ‘gergin’ ülke grubuna sokulmuş.
Biliyorsunuz, son sanayi üretimi ve ihracat verileri buna bağlı büyüme temposu ve bütçe performansı Türkiye için geçen yıla göre oldukça iyi. Yani Fitch, geçen sene ekonomi yönetimi gereksiz bir şekilde büyümeyi frenlerken, sanayi üretimi, işsizlik, bütçe verileri şimdikinden çok daha kötüyken, Türkiye’nin notunu yükseltmiş ve yatırım yapılabilir seviyeye çıkarmıştı. Şimdi ise Lübnan ve Jamaika ile aynı ‘gerginliği’ yaşayabilir diyor.
Fitch, Türkiye’nin Medicileri ve ‘sanatçıları’
Fitch, tek başına rapor yayınlayan, not dağıtan bir kurum değil. Fed’in ‘parasal genişleme’ tartışmasını ortaya atması, Mısır darbesi, Türkiye gibi ülkelerin siyasi istikrarı ile ilgili Başbakan’ın sağlığına uzanan bir yığın belden aşağı spekülasyon tabii ki Fitch gibi kurumlara da uğrayacaktı. Batı medyası ve onun bizdeki uzantıları belli ki yeni bir ‘soğuk savaş’ başlattılar. Biz bunun üç temel cephede sürmekte olduğunu söylemiştik. 1) Siber saldırı (kısmen ve en alt düzeyde devrede) 2) Finansal operasyon (devrede) 3) Toplumsal kalkışma (kısmen devrede) Tabii ki, bu üç temel alandaki ‘soğuk savaşı’ çok geniş bir geleneksel ve sosyal medya ağı destekliyor ve lojistik destek sağlıyor. Buradaki medya ağı, bu soğuk savaşın ideolojik-kültürel altyapısını da üretmeye çalışıyor. Örneğin Kutluğ Ataman’ın söyledikleri bu ideolojik-kültürel altyapı oluşturma çabasına çok somut ve güzel bir örnek. Belli ki, Türkiye’de birileri, Rönesans’a giden yolda burjuvazinin sanatını ortaya çıkarmak için soygunlardan elde ettikleri altınları sağa-sola saçan o zamanın gangster-tüccar ailesi olan Mediciler’in rolünü üstlenmiş. Ama bu ‘rol’ üstlenme yalnız ‘sanatsal’ ve kültürel alanlarda olmuyor.
Samir Amin, Yön ve ‘bizim liberaller’
Mesela Mısırlı ‘solcu düşünür’ Samir Amin şu sıralar bizim ulusalcı medyada çok revaçta. Çünkü Amin, Mısır darbesini destekliyor ve Mursi’nin düşürülmesi gerektiğini söylüyor. Samir Amin, tipik bir azgelişmiş ülke ulusalcısıdır; bir üçüncü dünyacıdır. (Bizim eski darbeci Yön Çetesi’nin ideolojik babalarından birisidir) Yani şimdilerde Ergenekon Terör Örgütü davasında faşistlikten mahkûm olmuş ulusalcı-sol (azgelişmiş ülke nasyonel-sosyalistleri) kesimlerin Mısır versiyonudur. Şu sıralar ABD’nin Mursi’yi aslında desteklediğini, Mısır ordusunun millici bir yöne doğru gittiğini, eskisi gibi Batı’dan icazet almadığını söyleyecek kadar beyni sulanmıştır ama bugün diyelim ki Mısır’da olan Türkiye’de oldu, kerinçekgiller hapisten çıktığı gün Samir Amin gibi konuşmazlar mı? Ama tabii ki, yukarıda bahsettiğim, yeni soğuk savaş çerçevesinde kerinçekgillerin hapisten çıkmasına gerek yok. Onların yapacağından çok daha fazlasını yapacak odaklar dışarıda zaten. Ama işin daha da ilginci, bugün Amin’in söylediklerini bizim ‘liberaller de’ söylüyor. Kerinçekgillere pek gerek de yok aslında...
Avrupa, Ortadoğu ve Türkiye
Peki, ne isteniyor tam olarak, amaçlanan ne? İlk önce bu sürecin üç temel dinamiği olduğunu söyleyelim; işte bu üç temel dinamik bize başlatılan bu savaşta kimlerin ne istediğini de söylüyor: Birincisi bu savaş, yeni Avrupa ile eski Avrupa arasındaki savaştır. Yeni Avrupa, Almanya ve Fransa gibi egemen-merkez ülkelerin hakim olmadığı, Türkiye’nin de eşit ve gücü oranında yer aldığı demokratik Avrupa’dır. Eski Avrupa bitmiştir; Türkiye’de bu Avrupa’ya üye olmayacaktır. İkincisi, yeni Ortadoğu ile eski Ortadoğu arasındaki mücadeledir bu... Eski Ortadoğu, Baas diktatörlükleri, bunları tamamlayan İran molla diktası ve İsrail terörü idi. Şimdi Türkiye üzerinden yeni bir demokrasinin ve sınırlarının çizildiği başta Kürtler olmak üzere halkların özgür iradesinin geçerli olduğu bir Ortadoğu ortaya çıkıyor. Üçüncüsü, Türkiye ve Mısır gibi bölgelerini belirleyecek ülkelerin, kendilerine dünya savaşları sonrası çizilen sınırları aşması ve yeni bir egemenlik çemberini kendi halklarının iradesi ile oluşturma aşamasına gelmiş olmalarıdır. Şimdi düşünün, bu üç temel değişimi kim neden istemez... Önümüzdeki dönem saflar daha da belirginleşecek... Dostluk baki, ama bu ülkenin geleceği daha önemli...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları











































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018