DOĞAN ÖZGÜDEN
KCK Yürütme Konseyi üyesi Sabri Ok ve YJA-Star komutanlarından Vejin Dersim'in pazar günü Kandil'de Türkiye'yi terk eden 25 gerillacının varlığında yaptıkları açıklama ile Kürt direnişinin "Barış ve Demokratik Toplum", AKP-MHP iktidarının ise "Terörsüz Türkiye" diye adlandırdığı süreçte yeni bir aşamaya girilmiş bulunuyor.
5-7 Mayıs 2025 tarihleri arasında toplanan PKK Kongresi'nin örgütsel varlığını ve silahlı mücadele stratejisini sona erdirme kararı alması, iki ay sonra 11 Temmuz 2025'de de KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat yönetimindeki 30 kişilik gerilla grubunun silahlarını yakmasından sonra nerdeyse üç aydır devletin yönetimi tarafından barışın ve demokratik toplumun gerçekleştirilmesi yönünde hiçbir somut adım atılmadı.
Tam aksine başta Öcalan ve Demirtaş olmak üzere Kürt muhalefetinin, yine başta Kavala ve İmamoğlu olmak üzere Türk muhalefetinin liderleri de dahil binlerce siyasal mahkum ve tutuklu zindanlarda çile çekmeye devam ederken yeni tutuklamaların ve komploların da ardı arkası kesilmedi.
Avrupa'nın en büyük metropolü İstanbul'un üç kez üst üste seçim kazanmış olan belediye başkanı İmamoğlu hakkında, Silivri Cezaevi'ndeyken, bu kez de "casusluk" suçlamasıyla dava açılması tam bir skandaldı.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST)'nin 22 Ekim'de yaptığı açıklamaya göre, Türkiye’deki cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü toplam mahpus sayısı 420 bin 904’e ulaşmış bulunuyor.
Aynı açıklamaya göre, AKP’nin iktidara geldiği 2002’den bu yana mahpus sayısında 7 kat artış gözlemleniyor. 23 yıl önce 59 bin 429 olan mahpus sayısı, bugün 420 bin 904’e ulaşmış bulunuyor.
Dahası, Türkiye'de ve Ortadoğu'da barışın sağlanması konusunda yüksek dozajlı nutukların ardı arkası kesilmezken, "Terörsüz Türkiye" sürecinin başlatıcısı MHP lideri Devlet Bahçeli'nin KKTC'deki son cumhurbaşkan seçimini muhalefet adayının kazanması üzerine, faşizan ve müstevli bir çıkışla Kuzey Kıbrıs'ı Türkiye'ye ilhak etme çağrısında bulunması barış sürecine vurulan yeni bir darbeydi.
Türkiye'den ayrılarak Kandil'e geçen 25 HPG ve YJA-Star üyesi silahlı bir grubun eşliğinde pazar günü KCK ve YJA-Star adına yapılan açıklama bu bunalım ve kararsızlık ortamında barışa ve demokratikleşmeye yönelik yeni bir kapı açar mı?
Açıklamada haklı olarak "Biz 12. Kongre kararlarına bağlıyız ve uygulamakta kararlıyız. Ama bunların pratikleşmesi için de yine PKK 12. Kongresinin aldığı kararlar doğrultusunda sürecin gerektirdiği hukuki ve siyasi yaklaşımlar gecikmeden gösterilmelidir. Bu çerçevede PKK’ye özgü Geçiş Hukuku esas alınmalı, demokratik siyasete katılabilmek için gerekli özgürlük ve demokratik entegrasyon yasaları gecikmeden çıkarılmalıdır" deniyor.
Hemen ardından DEM Parti adına yapılan açıklamada da şu gereksinimler dile getiriliyor: "Gelinen noktada, sürecin birinci aşaması kapanmıştır. Kongre kararları ve silahların yakılmasının ardından, çekilmenin de tamamlanmasıyla yeni bir sayfa açılmıştır. Çok daha kritik ve hayati olan ikinci aşamaya, yani ‘hukuki ve siyasi’ adımlarla toplumsal barışa geçiş zamanıdır. Bu aşama zorlu olduğu kadar anlamlıdır da. Süreç yasalarla, haklarla, özgürlüklerle gelişmeli, siyaset ve demokrasi dili güçlendirilmelidir."
Bu gelişmeleri izlerken İnfo-Türk'ün arşivinde 90'lı yıllara kadar giderek "barış ve demokratikleşme" için başlatılmış, ama kısa zamanda AKP-MHP iktidarının faşizan ve emperyalist uygulamaları nedeniyle hüsranla sonuçlanmış çeşitli girişimleri gözden geçirdim.
Bunların ilki, daha önceki yazılarımda da anımsattığım gibi, bundan tam 27 yıl önce, 1998'de, PKK lideri Öcalan'ın, Med TV'de benim de katıldığım bir programda yaptığı barış çağrısıydı. Ama Türk Devletinin buna yanıtı, Suriye rejimine baskı yapıp Öcalan'ı o ülkeden uzaklaştırıp uzun bir sürgün sürecine zorlaması, ardından da ABD'nin desteğiyle Kenya'da tutuklayıp önce idama, ardından da İmralı adasında ömürboyu zindana mahkum etmesiydi.
Türk Ordusu'nun gerek Türkiye'de, gerekse Suriye ve Irak'ta yoğunluğu ve yok ediciliği giderek daha da artan operasyonlarına rağmen kitlesel katılımlar ve destekler sayesinde daha da güçlenen Kürt gerillası sadece kendi ulusal kurtuluş mücadelesinin değil, aynı zamanda bölgenin tüm İslam ağırlıklı ülkelerini tehdit eden DAİŞ'e karşı mücadelenin de en önemli vurucu gücü oldu.
Bu zorlu süreçte, 2009 yerel seçimlerinin Kürt adayların başarısıyla sonuçlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "Kürt sorununun acil bir şekilde çözülmesi gerektiğini" söylemesi üzerinedir ki PKK 13 Nisan 2009 tarihinde tek taraflı ateş kestiği gibi, Öcalan'ın çağrısı üzerine 34 Kürt gerillacısı "barış elçileri" olarak Habur sınır kapısından Türkiye'ye girmiş, gittikleri her yerde barış elçileri olarak coşkuyla ağırlanmıştı. Ekteki fotoğraflardan birinde görüldüğü gibi gerillacıları karşılama etkinlikleri sırasında "Önder Apo ve KCK samimiyetini gösterdi - Şimdi sıra hükümet ve devlette" yazıyordu. Ne var ki devletin buna yanıtı 34 gerillacının mahkemeye sevkedilmesi, Kürt seçmenlerin desteklediği Demokratik Toplum Partisi (DTP)'nin kapatılması oldu.
Kürt direnişinin geçmişteki bir diğer özveri örneği, 2013 Newrozu'nda Öcalan'ın yaptığı bir çağrı üzerine bazı gerilla gruplarının, günümüzde olduğu gibi, günlerce yürüdükten sonra Türkiye'den ayrılarak Irak Federal Kürdistan Bölgesi'nde PKK denetiminde bulunan Medya Savunma Alanları'nda törenlerle karşılanmalarıydı.
Ancak 2013’te başlayan ve nüfusun farklı kesimlerinin aktif katılımda bulunduğu, gerçekten umut bağladığı süreç Erdoğan'ın 2015'te barış masasını devirmesinden ve 2016 çakma darbesini bahane ederek misli görülmemiş bir devlet terörü başlatmasından sonra tamamen kış uykusuna yatırılmıştı.
Bugün iktidarın "Terörsüz Türkiye" adıyla başlattığı, hem İmralı'daki Öcalan'ın, hem de DEM Parti'nin içinde aktif olarak yer aldıkları süreç gerçekten bir barış ve demokratikleşmeyle sonuçlanacak mıdır?
Türkiye Cumhuriyeti siyasal tarihinin en utanç verici sayfalarından biri, hiç kuşku yok, başta HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, insan hakları savunucusu Osman Kavala olmak üzere yüzlerce siyasal liderin ve belediye yöneticisinin zindanlarda tutulmakta olmasıdır.
2016’dan bu yana 159’u HDP/DBP/DEM mensubu olmak üzere 164 belediyeye kayyım atanmış, kayyım atanmayan birçok belediyede ise yöneticiler partilerinden istifaya zorlanmış bulunuyor.
Bu uygulama geçen seneki yerel seçimlerden sonra da hız kesmedi…. 31 Mart 2024’den bu yana Mardin ve Van Büyükşehir Belediyeleri ile Hakkari, Batman, Tunceli, Siirt, Esenyurt, Halfeti, Ovacık, Bahçesaray, Akdeniz, Kağızman ve Şişli belediyelerine kayyım atanmış bulunuyor.
Türkiye’deki muhaliflere karşı baskı ve tehditler, mahkumiyetler nasıl ardı arkası kesilmeden devam ettiyse, yurt dışındaki muhaliflere, sürgünlere karşı tehdit ve baskılar da asla son bulmadı…
Kırmızı bültenler çıkartılarak, jurnalcilik misyonu taşıyan SETA’nın raporlarıyla hedef gösterilerek, Türk diplomatik misyonlarının ve Diyanet’in güdümündeki Türk dernekleri aracılığıyla provokasyon ve saldırılar düzenlenerek aynen devam ediyor.
Evet, pazar günü gerillanın Türkiye Devleti'ni tamamen terkettiğine dair Kandil'den gelen açıklama ve görüntüler Türk'ü, Kürd'ü, Ermeni'si, Asuri'si, Rum'u, Musevi'si ile ülkemizin barışa ve demokrasiye susamış tüm halkları için ve o halkların dünyanın dört bir yanındaki diasporaları için umut vericidir.
Ancak 2009'da ve 2013'te gerillanın gösterdiği örnek özverinin nasıl bir hüsranla sonuçlandığını unutmayanların, Kuzey Kıbrıs'ı Türkiye'ye ilhak etme çağrısı yapan bir Devlet Bahçeli'nin, Ortadoğu'da Türk, Kürt ve Arap halklarına İslam bayrağı altında hükmetme hesapları yapan Tayyip Erdoğan'ın yeni sürprizlerini görmeden kıvanca kapılmalarını kimse beklememelidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024