DOĞAN ÖZGÜDEN
Tayyip devrinin ikinci kayyım dalgası Kürt belediyelerini vurmaya başladığından beri HDP dışındaki muhalefet partilerinin, bittabi özellikle de “ana muhalefet” olma ayrıcalığı taşıyan CHP’nin tepkilerini dikkatle izliyorum.
İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu twitter hesabından yaptığı “Belediye Başkanlarının görevlerinden alınarak yerlerine kayyum atanması demokrasiyle ve demokratik teamüllerle izah edilemez. Milletin iradesini yok saymak kabul edilemez” açıklamasıyla hemen tavır koydu. Ama galiba orada da kaldı.
Tıpkı İmamoğlu gibi, Ankara Belediye Başkanı seçilmesini HDP seçmenlerinin desteğine borçlu olan Mansur Yavaş’tan ise bu satırların yazıldığı ana kadar ne bir ses ne bir nefes!
Ya partisinin Batı metropollerindeki seçim zaferini HDP’ye muhtaç olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu?
Sadece yasak savma kabilinden kınama demeçleriyle yetinip “sokaksız feraset solculuğu”nun peygamberliğini yapmakta.
Sanki tank palet fabrikasının satışına karşı Sakarya Meydanı'nda sokak gösterisi yapanlar kendi partisi CHP’nin üyeleri değilmiş gibi, Kılıçdaroğlu, belediyesi gaspedilen Diyarbakır’ın çilekeş halkı polis zorbalığına direnerek bu kanunsuzluğu meydanlarda ve sokaklarda protesto edince, görülmemiş bir ikiyüzlülükle ahkam kesiyor: “Bu tür olaylar yaşanınca sokağa çıkmak, protesto etmek gibi durumları doğru bulmuyoruz. Biz milletin ferasetine güveniyoruz. İstanbul'da da aynı şeyi YSK eliyle bize yaptılar. ‘Ya sokağa çıkın ya boykot edin' dediler. İkisini de yapmadık. Halkın ferasetine güvendik ve gördük."
Ana muhalefet partisi lideri, Diyarbakır sokaklarında vatandaşlarla birlikte polis terörüne direnerek darbe alan HDP milletvekillerinden Ahmet Şık’ın son derece haklı olarak söylediği şu sözleri hiçe sayıyor: "Kınama açıklaması yapmakla yetinmek yerine yerel seçimlerde faşizmi gerileten ittifakın tüm gücüyle sahada olması elzem. Seçimlerde kullanılan stratejik oylar nedeniyle hiçbir partinin hiçbir partiye, kimsenin kimseye borcu yok ama hepimizin demokrasiye borcu var ve ödemek zorunda…"
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın şu haklı çağrısını da: “Karanlık günler elbette ki bizleri bekliyor olacak. Bugün çağrım özellikle Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP başta olmak üzere TBMM’de grubu olan partiler, Meclis dışında olan siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, demokrasi savunucuları herkese… Bu sınavı birlikte geçmek zorundayız. Bugün bize yapılan yarın elbette size yapılır. Bugün bu gidişatı durduramazsak yarın bu çemberin içine herkes girer. CHP ve Kılıçdaroğlu başta olmak üzere herkese çağrı yapıyoruz: Sessizliğinizi bozun. Bu çağrımızı özellikle Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve bütün siyasi partilere yapıyoruz, sessizliğinizi bozun. Söyleyecek sözünüz mutlaka vardır. Bu sözünüzle Türkiye’nin geleceğini yarınlarını çocuklarımızın, evlatlarımızın geleceğini güzel günlere dönüştürebiliriz.”
Sokaksız feraset solculuğunun peygamberliğine soyunmuş olan Kılıçdaroğlu uyarıları ve çağrıları kös dinleye dursun, ya CHP’nin gerek yasama seçimlerinde, gerekse yerel seçimlerde “Millet Müttefiki” olan İyi Parti?
İki yıl önce “Kürt’süz siyasetin yeni madonnası” diye nitelediğimiz ülkücü Meral Akşener, tıpkı ülkücü Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş gibi sus pus…
Şu satırları yazdığım sırada Akşener’in değil, İyi Parti sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu’nun açıklaması geliyor.
Olayın özüne girmeden önce partinin “terörle mücadeledeki kararlılığı”nı vurgulayarak bir şişinme: “Devletimizin nasıl ve hangi bedeller ödenerek kurulduğunu bilen, hangi bedelleri ödeyerek milletimizi, devletimizi bir ve beraber ayakta tuttuğumuzun idrakinde olan bir parti olarak, terörden medet uman, öven, seven, metheden, birliğimizi, dirliğimizi bozan hiçbir eyleme bu aziz vatanda müsamaha gösterilmemesi gerektiğine inanıyoruz.“
Bir adım daha… İktidarı Kürt ulusal direnişine karşı mücadelede yeterince kararlı olmamakla itham: “23 Haziran seçimlerinde terörist başı Öcalan ve kardeşini bizzat Cumhur İttifakı’nın bir parçası olarak kullanma teşebbüsü bugün yaptığınız işi anlamsızlaştırmaktadır. Öcalan kardeşleri son seçimde meşru bir aktör olarak kullanma teşebbüsü, 1984’ten beri PKK ile yürütülen terör mücadelesinde bizzat yöneticiler tarafından oluşturulan en büyük zafiyet ve kırılmadır.”
Orada da kalmıyorlar… Fırat’ın ötesi fütuhatçılığına Tayyip’ten daha kararlı ve azimli sahip çıkış: “Suriye’nin kuzeyinin, ‘Kuzey Suriye’ olma tehlikesinin vatanımızın bütünlüğünü, milletimizin birliğini tehdit edecek önemli bir merhalede olduğunu gözlemlemekte ve bu gelişmelerin sonuçlarını hassasiyetle takip etmekteyiz. Kaygımız, güney sınırlarımızın ötesindeki oyuncuların tanımlanmış stratejik hedefleri doğrultusunda hareket etmeye devam etmekte oluşları ve iktidarın da beyanlarının aksine maalesef Fırat’ın doğusunu hedef alan malum bir senaryonun figüranı durumuna düşmüş bulunmasıdır.”
Aslında “Millet İttifakı”nın büyük ortağı CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu da oldum olası Kürt ulusal direnişinin Kürdistan’ın bütün parçalarındaki varlığını, Türkiye’nin güneydoğusu da dahil, Türk ulusuna karşı bir tehdit ve tehlike olarak görmüyor mu?
Uzağa gitmeye gerek yok. Yasama seçimlerinde ve de yerel seçimlerde HDP ile bırakın ittifak kurmayı, ön görüşmeler yapmayı dahi reddederek, varsa yoksa ülkücü Meral’le can ciğer kuzu sarması olan, ülkücü Yavaş’ı Ankara belediye başkanı gösteren Kılıçdaroğlu, çok değil, iki hafta önce yaptığı açıklamada da bu hasmane tavrını bir daha teyid etmedi mi? CHP’nin sonbaharda Cenevre Konferansı’na benzer bir Suriye konferansı düzenleyeceğini, uluslararası tüm önemli aktörleri bu toplantıya davet edeceğini açıkladıktan sonra bir istisna koymadı mı: “Terör örgütleri ile ilişkili olanlar hariç tabii…” Bu istisna ne İşid, ne Türkiye’nin desteği sayesinde İdlib’de hâlâ direnen El Kaide ya da El Nusra falan değildi… Gazeteci soruyordu: “YPG/PYD olmayacak mı?” İftiharla yanıtlıyordu: “Onlar hariç… Onların dışında…”
Günümüze dönelim… Son seçimlerden önemli bir başarıyla çıkmış, Batı metropollerinde ve Kürt illerinde mutlak çoğunluk sağlamış bulunan muhalefet güçleri Tayyip iktidarının iyiden iyiye azgınlaşan devlet terörü karşısında, özellikle de son kayyım operasyonlarından sonra ve de olası yeni operasyonlar kapıdayken ne yapacak, 2023’e kadar uzanan önümüzdeki dört yıllık yasama döneminde demokrasi ve barış için ortak mücadeleyi nasıl yürütecek?
Önce sayısal gerçekleri anımsayalım…
Toplam seçmenin yüzde 84,67’sinin oy kullandığı 2019 il genel meclisi seçimlerinde partilerin oy oranları şöyleydi: AKP %41,61, MHP %18,81, CHP %17,43, İYİP %8,12, HDP %7,93, SP % 2,47, BBP %1,82, DP %0,65, BTP %0,26, DSP %0,20, VP %0,14, TKP %0,09.
Bu tabloya göre AKP ve MHP’nin oy potansiyeli %60,42’yi buluyor.
Toplam seçmenin yüzde 85.18’inin oy kullandığı Kasım 2015 yasama seçimlerinde de AKP ve MHP’nin toplam oyu %61.20 idi
Dört yıl sonraki seçimlerden özgürlüklere, temel demokratik haklara gerçekten saygılı bir iktidar kompozisyonunun çıkması ancak Cumhur İttifakı’nın bu %60 üzerindeki oy potansiyelini eritecek bir tercih kaymasıyla mümkün. Bu da ancak özgürlükleri ve temel demokratik hakları savunmakta iddialı partilerin dört yıl sonrasına bugünden hazırlanmasını gerektiriyor.
Metropollerde HDP seçmeninin desteği sayesinde belediye başkanlıklarını kazanmış olan CHP bu “zafer”in rehaveti içinde Kürt gerçeğini inkara devam ettiği, gelecek seçimler için stratejisini sadece ülkücü Akşener’in partisiyle “Millet İttifakı” üzerine kurma hesapları yaptığı ve de partinin yükselen yıldızı Ekrem İmamoğlu da dahil CHP’nin yöneticileri Yenikapı Ruhu’na uygun ziyaretlerle zigzaglar sürdürdüğü sürece dört yıl sonraki ya da olası bir erken seçimde bu müstebit iktidarın yıkılmasını beklemek hayal olur.
Unutmamak gerekir ki, bugün üç Kürt kentinin belediye yönetimlerini gasp eden gözü dönmüş iktidar, her an diğer Kürt belediyelerine de, dahası, ne denli suskun kalmış olurlarsa olsun, metropollerdeki CHP ağırlıklı belediyelere de el koyabilir.
Bugün kayyım operasyonlarına, gerektiğinde sokağa da inerek, karşı çıkan HDP seçilmişlerinin mücadelesi her bakımdan saygıdeğerdir.
İçinde muhakkak ki çok sayıda gerçekten demokrat, barışsever üye ya da taraftar barındıran CHP’nin sorumluluk duygusuna sahip yöneticileri Kılıçdaroğlu’nun bu “sokaksız feraset solculuğu”nu hiçe sayıp, tank palet fabrikasının satışına karşı sokağa döküldükleri gibi, bugün sokakta, meydanlarda kayyım kıyımına karşı mücadele veren Kürtlerin saflarında yer almalıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024