Gökhan BACIK
24 Haziran 2018 seçimlerinin iki önemli sonucunun altını hemen çizmek gerekiyor:
Birincisi, Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin ilk tam yürütme yetkisi olan Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir.
İkincisi, Erdoğan siyasi zaferini MHP’nin desteği ile sağlamıştır.
AKP ülke genelinde %42.5 oy almıştır ve bu bir önceki Kasım 2015 seçimlerine göre yaklaşık 7 puanlık düşüş anlamına geliyor.
Dolayısıyla, MHP’nin sayesinde kazanılan bu zaferin sonucu MHP’nin “küçük ortak değil” neredeyse “eşit ortak” muamelesi talep edeceği bir politik aritmetiktir.
Bu koalisyon bozulmadığı sürece Türkiye’de politik kültürü şekillendirecek yeni bir dinamiğin var olduğunu kabul etmek gerekiyor: Popülist İslamcılık ile Ülkücülük gibi iki güçlü ideolojik bakış başta devleti sonra toplumu etkileyecek.
Tarihsel süreç açısından bu durum şaşırtıcı değildir. Geleneksel sol Kemalist milliyetçiliğin başından beri en büyük iki alternatifi İslamcılık ve Ülkücülüktü. Nihayet bu iki ideolojik kamp, tamamen iktidarı eline aldı.
Erdoğan’ın MHP ile kurduğu seçim ittifakı beklenenin üstünde başarılı sonuç vermiştir. Burada anahtar şu olmuştur: Erdoğan kendi seçmenine adeta “benim partimden memnun değilseniz MHP’ye oy vererek tepkinizi belli edebilirsiniz” demiştir.
Başka bir ifade ile MHP ile girilen ortaklık, oy değişimini aynı blok içinde tutmakta başarılı olmuştur.
Nitekim, artık politik tercihleri AKP ile MHP arasında gidip gelen bir seçmen kitlesi oluşmuş durumdadır. Bu kitlenin içindeki pek çok seçmen MHP’yi partisi Erdoğan’ı ülkenin lideri olarak görmektedir.
AKP-MHP koalisyonunun yumuşak karnı AKP’nin Kürt sorununda atacağı adımlardır. Ancak AKP’nin burada elini kolaylaştıran bir nokta da Kürt seçmenin tavrıdır. Kürt seçmen HDP’yi gümbür gümbür desteklememiş, bu parti barajı CHP’den gelen seçmenlerle geçmiştir.
HDP neredeyse devlet ablukası altında bir seçime girmiştir ve bu şartlarda barajı geçmesi de başarı olarak görülebilir. Ancak, Kürt seçmeninin ortaya koyduğu tercihler, Erdoğan’a MHP’nin de razı olabileceği yeni bir sürece HDP’yi zorlayabileceğini gösteriyor.
Eğer bozulmaz ise, Erdoğan liderliğinde ve MHP ile parlamentoda bir koalisyona dayanan yeni iktidar kompozisyonu, Türkiye’yi sadece yönetmeyecek kaçınılmaz biçimde kültürel ve ideolojik olarak yeniden tanımlayacaktır.
Başka türlü yazarsak karşımızda hegemonyacı bir iktidar bloğu var artık.
Bu blok, ülkeyi eğitimden günlük hayatın geçtiği mahalleye kadar kendi ideolojik bakışına göre yeninden kurgulamak isteyecektir. Aynı iktidar bloğu patates fiyatını düşürmek ülkeye yollar yapmak ile yetinmeyecek ülkede yeni bir kültürel ve ideolojik rejim inşa etmeyi deneyecektir.
Şunu açıkça yazmak gerekiyor: Erdoğan isterse Atatürk gibi yeni bir politik rejim kurgulamak ve bunun doğal sonuçlarına göre bir toplum projesi meydana getirmek imkanına sahiptir.
Açıkçası toplumun yarısından fazlası ülkenin geleneksel seküler-Kemalist politik ve sosyal kodlardan çıkmasını istiyor. Bunun yerine daha İslami ve popülist Anadolu kültürünü yansıtan politik ve sosyal kod talebinde bulunuyor.
Hal böyle olunca, iki yüz yıldır Batıcı aydınlanmacı seçkinler üzerinden tasarlanan Türkiye projesi dün itibari ile bitmiş görünüyor. Bundan sonra İslamcı seçkinlerin ortaya koyacağı tasarıyı hep beraber izleyip neye benzediğini göreceğiz.
Benim jenerasyonumun gördüğü standart öğretmen, hakim, subay tiplemesinin yerini daha İslami karakterleri yansıtan tiplemeleri alacak.
Beş yıl sonra parti ile devletin birbirine karıştığı otoriter bir İslamcı rejim görebiliriz. Öte yandan, kendisine yönelik politik risklerin azaldığını görerek İslamcı elitler, daha makul bir rejim de tasarlayabilir. Bütün bunları görmek için beklemek gerekiyor.
Ancak şunu unutmamak lazım Türkiye’nin artık kurucu felsefesi Kemalizm değil İslam’dır.
İlginç biçimde bu İslamileşme trendini dengelemek imkanına sahip parti artık MHP’dir. Eğer koalisyon bozulmasa genel stratejiyi AKP belirleyecek bazı ince ayarları MHP yapacaktır. Bu ince ayar AB ile ilişkiler, Kürt sorunu, eğitimin İslamileşmesi gibi pek çok konuda artık fevkalade önemli bir faktördür.
Zaten artık Türkiye yoğun bir milliyetçi etki altındadır. Ancak bu seküler milliyetçilik değil Anadolucu ve dini motiflere yakın bir milliyetçiliktir.
16 yıldır iktidarda olan AKP’nin aldığı %42.5 oy bir önceki seçime göre azalmış olmakla birlikte önemli bir başarıdır. Burada şunu sormak gerekiyor: Bu kitle neden AKP’den vazgeçmiyor? Bu sorunun maddi ve manevi nedenlere dayalı açıklamaları olduğunu düşünmek gerekiyor.
İlk olarak, bu kitle AKP’nin genel siyasetinden içine ekonomik sonuçları da alacak biçimde memnun görünüyor. Yine aynı bağlamda, bu kitle AKP’nin bazı sorunları çözemediğini kabul etse de hiç bir partinin ondan daha başarılı olacağına ikna olmuyor.
İkincisi, bu kitle artık ideolojik olarak büyük ölçüde konsolide olmuş İslami bir grubu içinde barındırıyor. Bu çekirdek grup, AKP’den ne olursa olsun vaz geçmiyor çünkü bu partiden başka İslami siyaseti temsil eden bir parti olamayacağını kabul ediyor.
Seçim sonuçlarından sonra anlaşılan odur ki AKP’nin artık rakibi politik partiler değil Türkiye’nin reel sorunlarıdır. Ancak burada şöyle bir temel konu daha var: AKP inşa etmeye çalıştığı yeni rejim ile birlikte bu sorunları çözmek durumundadır.
AKP’nin doğal olarak temel açmazı Türkiye’nin sorunlarını çözmek ile yeni rejimi kurmak için uğraşırken karşısında bulacağı sorunlar arasında kalmak olacaktır.
Büyük olasılıkla AKP ilk hedef olarak yeni bir düzen kurmayı belirleyecek ancak bazı reel ekonomik ve diğer sorunları çözmek için bu ajandadan zaman zaman sapmak zorunda kalacaktır.
Kısacası 2018 seçimlerinin ürettiği düzenin özeti şudur: MHP ve Türkiye’nin reel sorunlarının türlü politik ve sosyolojik sonuçlarından başka AKP’yi dengeleyecek hiç bir karşı güç artık ülkede yoktur.
Siyasette seçim sonuçları fizik kurallarına benzer. Beğensek de beğenmesek de bizi bağlar hayatımızı etkiler. Sanırım bunu en iyi anlayacak kişi de kendisi bir fizik öğretmeni olan Muharrem İnce’dir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları













































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2026
25.01.2026
20.01.2026
13.01.2026
7.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
21.12.2025
7.12.2025
16.11.2025