Hakan TAHMAZ
31 Mart seçimleriyle Türkiye siyasetinde taşlar yerinden oynadı. Son beş yıldır yaşanan bölgesel gelişmelerin ve 15 Temmuz darbe girişiminin uzantısı siyasal krize eşlik eden ekonomik krizin yarattığı depremin de etkisiyle Türkiye yönetilemez bir hâl aldı.
Süreci Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kobani düştü, düşecek” sözlerini sarf ettiği ve Kürt siyasetinin çözüm sürecinin sonlandırılmasının arifesinde Kobani direnişi çağrısı yaptığı 2014 sonbaharından başlatmak isabetli olur.
Çözüm sürecinin sonlandırılması ve 15 Temmuz darbe girişimi, AK Parti’nin ipinin bir ucunun MHP lideri Devlet Bahçeli’nin eline geçmesini getirdi. Süreç içinde AK Parti, MHP ile stratejik ortaklık kurma yoluna girdi. Kendi beka sorununu böyle aşabileceğini sandı.
Hiç de öyle olmadı. Son iki seçimdir, partisine ders vermek isteyen seçmeninin oyu AK Parti’den MHP'ye kaydı. İttifaktan MHP daha kârlı çıktı. Bu, sandık sonuçlarından çok daha derin sonuçlara yol açtı. AK Parti, MHP’nin Türk milliyetçisi tezlerine, görüşlerine her gün biraz daha yaklaştı. MHP, AK Parti’yi kemirdi. Zamanla bu MHP’lileşme eğilimi, AK Parti seçmeninde huzursuzluk yarattı, tepkilere yol açtı.
Cumhurbaşkanı hükümet sistemi tartışmalarında ve 24 Haziran 2018 seçimlerinde, Türkiye’nin salt iktidar partisi kaynaklı sorunla karşı karşıya olmadığı, bir yönüyle de muhalefet sorunuyla karşı karşıya olunduğu görüldü.
Yeni tür Türk milliyetçisi parti kaybetti
31 Mart seçimlerini AK Parti kaybetti. Rant paylaşımının, nüfusun yoğunlaştığı Ankara, İstanbul gibi üretim ve şehirleşme merkezlerinin büyükşehir belediye başkanlıklarını muhalefetin kazanması, iktidar partisi seçmeninin bir kısmının sandığa gitmemiş olması ve iktidar bloğunun oy kaybetmesi, muhalefetin başarısından daha çok iktidar bloğunun başarısızlığı belirledi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine yapılan “olağanüstü itiraz” AK Parti’nin lehine sonuçlansa da, seçimler yenilense de bu değişmeyecektir. Hatta yenilenen seçimleri kazansa bile değişmeyecektir. AK Parti adım adım büyük yenilgiye yaklaşıyor. Çözülme süreci hız aldı.
AK Parti’nin seçim sürecini yönetecek performansı gösterememesi bile bunun işaretidir. Türkiye’de, belki de dünyada ilk kez bir iktidar partisi bu kadar yaygın ve çok yönlü seçim sonuçlarına itiraz etti ve sonucu değiştiremedi. Hem de dünyanın gözleri önünde seçimleri yöneten il, ilçe ve yüksek seçim kurullarını baskı altına aldığı koşullarda.
AK Parti, MHP ile kurduğu iş birliği ile “yeni tür Türk milliyetçisi” partiye dönüştürülüyor. Siyasetin merkezi Türk milliyetçiliği ve klasik ceberrut, kanunsuz devlet uygulamalarıyla tahkim ediliyor.
Otoriter ve tek adam rejimi inşa etmeyle sınırlı olmayan bir toplumsal dönüşüm çabası içine girildi. Çubuk’ta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırıyı, linç girişimini meşrulaştırıcı tutumları, adeta saldırıdan “kahramanlık hikayesi” çıkarma gayreti; HDP Eş Başkanı Pervin Buldan’a karşı 23 Nisan töreninde TBMM’de yapılan saygısızlık; hatta ve hatta HDP’li Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’e yüksek rütbeli bir askeri bürokratin el uzatmama cüretkârlığı, inşa etmeye çalıştıkları bu yeni ayrımcı rejimlerinin uygulamaları olarak görebiliniz.
AK Parti sürdürülebilir krizle ayakta kalmaya çalışacak
31 Mart seçimlerinde başarısız olan, seçmen desteği azalan AK Parti, yenilmemek için siyasal krizi sürdürülebilir bir mertebede tutarak kendini tahkim yoluna gidecek. Cumhurbaşkanının “gaz sıkışması ve Türkiye ittifakı” gibi yaklaşımları bunun işareti.
Ankara’da ve İstanbul’da elde ettiği ilçe belediye başkanı ve belediye meclis üyesi çoğunluğu ve yerel yönetimler yasasında yapacağı değişiklikle muhalefeti zorlamayı deneyecek. Merkezi yönetim yetkisini kullanarak sıkıştırma ve etkisizleştirme stratejisi izleyecek.
Bütün bunların geri tepme ve AK Parti’yi vurma olasılığı da hiç de az değil. Özellikle İstanbul’da seçim gecesi ve sonrasında Ekrem İmamoğlu’nun gösterdiği performans ve kriz yönetme becerisi dikkate alındığında, AK Parti’nin başarısızlığının tavan yapması, yenilgiye uğraması sürpriz olmaz.
AK Parti'nin bu süreçte YSK’yı baskılayarak İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi kararı aldırması bu süreci hızlandıracak. Yenileme kararı ilçe belediye başkanlarını da kapsarsa, seçim sonuçları AK Parti aleyhine daha fazla değişebilir. Büyük bir yenilgiye dönüşebilir.
Tabanındaki rahatsızlık
Bu nedenle, tabanda partinin eski ayarlarına hızla dönmesi isteği daha yüksek sesle dillendiriliyor. Bu doğrultudaki gazete köşe yazıları, seçimlerden sonra hızla arttı.
Bir süredir ismi yeni parti kurma çalışmalarıyla anılan eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu, hafta başında 15 sayfalık bir yazı yayınladı. Anayasa Mahkemesi eski başkanlarından Haşim Kılıç iki gün önce bir ödül törenindeki konuşmasında ağır eleştirilerde bulundu. Anlaşılan AK Parti içinden yeni parti çıkarma çalışması hızlanacak.
Esasında sorun, AK Parti’nin eski ayarlarına dönmesiyle veya Türkiye ittifakı ya da muhaliflerin uzun bir süredir izlemiş oldukları RTE karşıtlığıyla sınırlı siyasetle aşılabilecek bir sorunun çok daha ötesinde ve çok daha büyük bir problem ile yüz yüze olunduğunun hâlâ yeterince kavranamamış olunmasında.
Türkiye’de siyasetinin köklü bir muhasebe ihtiyacı var. Bundan hiç kimse ve hiçbir kesim muaf değildir. Bu nedenle bu sınırlılıktaki arayışlardan bir sonuç çıkma olasılığı oldukça düşük. Kaldı ki, son dönemde girdiği yoldan geri dönüş imkânsız değil ama oldukça zor, büyük bir cesaret, çok radikal dönüşüm gerekli.
Türkiye 31 Mart sonrası yeni bir döneme girdi. Bir iki yıl içinde yönünü netleştirecek. Bu geçiş dönemini kavramak ve etkili, dönüştürücü siyaset için ilk adımlardan biri, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27 04.2019 cumartesi günü partisinin 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı tarihi açılış konuşmasının analiziyle başlanabilir. Hâlâ siyasetin belirleyici aktörü.
Her şeyden önce Davutoğlu ve Kılıç gibi kendi sorumluluklarıyla ilgili tek bir cümle kurmadan yüksek perdeden açıklamalar yapmak hiç kimseye yol aldırmayacaktır. Her şey bir tarafa sadece Saadet Partisi’nin iki seçimdir yaşadıkları, neyin çözüm olmadığını göstermeye yetecek kadar deney sunuyor.
Demokratik odak/ittifak
Son seçimlerde HDP’nin izlediği ittifak siyasetinden çıkarılması gereken çok ders var. AK Parti’ye batıda kaybettirmek olarak tanımladıkları/indirgendikleri seçim stratejisi, AK Parti’ye kaybettirdi ama kendisinin de demokratik siyaset dışına itelenmesine çanak tutan bir politikaya dönüştü. Bir anlamda kendi geleceğini büyük ölçüde tehlikeye attı. Kendisi de siyasetin kaybedeni oldu. 24 Haziran seçimlerinde oy veren Kürt seçmenin 31 Mart seçimlerinde ciddi oranda sandığa gitmemesi iyi analiz edilmeden, İstanbul, Adana, Mersin, Antalya ve Ankara gibi kentlerde CHP’nin seçim kazanmasındaki yüksek katkısıyla sınırlı başarı hikayesi anlatılması pek gerçekçi değildir.
HDP’nin zor koşullarda 60’a yakın belediyeyi kayyımdan geri alması hiç de küçümsenecek bir şey değil. Geri alamadığı -bazı önemli yerler dahil- 40’tan fazla belediyenin olduğunu ve birçok yerde ciddi oy kaybı yaşadığını da unutmamak koşuluyla.
CHP, son iki seçimi doğru analiz ettiğinde görecektir ki, seçmen alışılagelen tarz, yöntem ve bildik çözüm önerilerinin dışında yeni, özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik, barışçıl çağrı ve katılımcı çözüm önerilerine kulak kabartıyor. CHP seçmeni de büyük ölçüde statükocu arayışlardan ve tarzlarda uzak durma eğilimi gösteriyor. Son seçim sonuçları, Türkiye’nin hak, adalet, hukuk ve barış yolunda sağlıklı ve sağlam ilerleyebilmesinin, CHP’nin kendi sağından medet uman yaklaşımlarından ve arayışlardan geri durmasıyla mümkün olacağını bir kez daha gösterdi.
AK Parti’nin 17 yıllık siyasal serüveni, hatta son üç yıl çok net ve açık bir biçimde gösteriyor ki, Türkiye’de demokratik, evrensel değer ve kriterler çerçevesinde tereddütsüz tutarlı, bütüncül bir programa sahip siyasal odak inşa etmeden bu sürecin sağlıklı aşılmasının imkanı yoktur. Bölgesel, küresel ve iç dinamikler bakımından Türkiye'ye yol aldırabilecek olan böylesine bir siyasal iradeyle yapay kutuplaşmayı ve yanlış temellerde gelişen saflaştırmayı ortadan kaldırmayı dayatıyor.
Muhalefet hareketi gönül eğlendirmekten uzak durarak, Yenikapı ittifakına benzer Türkiye ittifakı gibi önerilerden, AK Parti artıklarından bir şey çıkabilir beklentisinden uzak durarak, demokratik ittifak/odak yaratmaya yönelmelidir. Aksi hâlde krizi derinleştirici bir rol oynamaktan bir adım ileri gidilemez. Ankara, İstanbul’da seçim sonuçlarıyla sağlanan moral üstünlük bir anda yok olur.
Sonunda kazanmanın yolunun rehavete ve öfkenin çaresizliğine kapılmadan, akılla öfkeyi yönetmekten geçtiğini unutmamak gerekiyor.
Hakan Tahmaz
(www.hakantahmaz.com)
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
20.01.2026
14.01.2026
6.01.2026
2.01.2026
30.12.2025
28.12.2025