• Anasayfa
  • Yazarlar
  • Videolu Haberler
  • Günün Haberleri
  • Haberler
    • Gündem
    • Kültür Sanat
    • Marmara Kütüphanesi
    • Her Taraf
    • Ekonomi
    • Sözlü Tarih
    • Siyaset
    • Dünyadan
    • Spor
    • Çevre - Ekoloji
    • Sağlık
    • 3. Sayfa
    • Eğitim
    • Röportajlar
    • Turizm
    • Teknoloji
    • Medya
    • Vefat Edenler
  • Bölgesel
    • Balıkesir
    • Bolu
    • Bursa
    • Düzce
    • Kocaeli & İzmit
    • Sakarya
    • Yalova
    • Zonguldak
  • Partiler
    • AK Parti
    • CHP
    • MHP
    • İyi Parti
    • Deva Partisi
    • Gelecek Partisi
    • HDP
  • Servisler
    • Ulusal Gazeteler
    • Okuyucu Yorumları
    • Arşiv
  • Kurumsal
    • Reklam
    • Künye
    • İletişim
  • Sosyal Medyada Biz
    • Facebook
  • Bilgilendirme
    • Kullanım Sözleşmesi
    • Mobil Uygulama Gizlilik Bildirimi
    • Gizlilik Politikası
© Copyright 2026. Marmara Yerel Haber
Tüm hakları saklıdır.
Yazılım: Kod8 | Haber8 Sistemi Versiyon 1.12.17

MarmaraYerelHaber

Halil BERKTAY

Halil BERKTAY
Halil BERKTAY
Serbestiyet.com Tüm Yazıları
Sosyal bilimlerde “Türkiye” problemi
6.02.2023
460
Bir zamanlar bir komünist fıkrası vardı. Kim hatırlar bilemem. Eski Tüfekçiler neslinden kalma. Babamdan dinlemiştim (dört gün sonra öleli 47 yıl olacak, 9 Şubat’ta). Nazizm yenilirken, Müttefik liderleri Yalta’da toplanıyor (4-11 Şubat 1945; o da 78 yıl önce dün başladı, haftaya son bulacak). Ünlü Churchill anekdotuna göre paylaşıyorlar Avrupa’yı: batısı Batının, doğusu Sovyetlerin, arada Yunanistan da fifty-fifty. Yalnız Türkiye’ye dokunmayacaklar. Bir kenarda dursun -- tuhaf, benzersiz, görü

[4-5 Şubat 2023] İlk dinlediğimde pek anlamadığımı, hattâ içten içe tepki duyduğumu da itiraf etmeliyim, gençliğimin dogmatizmi ve arrogansıyla. Bir kere, ne demekti, herhangi bir toplumun tarihsel materyalizmin genel kanuniyetleri dışında sayılması? Böyle bir garabet olur muydu? Sosyal sınıflar yok muydu Türkiye’de? İşçi sınıfı yok muydu? Burjuvazi yok muydu? Tamam, Türkiye gelişmiş kapitalist değil geri kalmış (geri bıraktırılmış) yarı-sömürge, yarı-feodal bir ülkeydi; ama işbirlikçi burjuvazisi ve toprak ağaları da mı yoktu alt tarafı? Esasen bu nedenle, er geç devrim (tabii Millî Demokratik Devrim) olmayacak mıydı?

İkincisi, doğru muydu yani, gerçek miydi, Churchill’in küçük bir kağıda bunları yazıp Stalin’e verdiği, Stalin’in de üzerine bir tik atıp geri verdiği, her şeyin iki dakikada olup bittiği, ülkelerin bağımsız iradesi yokmuşçasına böyle bir Büyük Devlet oyunu oynandığı? Henüz Maocu değildim, Sovyetlere toz kondurmamaya fazlasıyla yatkındım (daha sonra Çin’e toz kondurmayacağım gibi). Dolayısıyla biraz hayretle bakıyordum, babamın Stalin’in soğuk amansızlığına nasıl gülebildiğine. Başka bir vesileyle susup, karamsarlaşıp, evet, gizli diplomasi diye bir şey gerçekten var galiba diye hayıflandığını da hatırlıyorum. Bugün bütün bunlar bana sosyalizm tarihinden trajik sayfalar sunuyor; çok karmaşık, çok acılı şeyler imâ ediyor, o nesillerin (belki sadece en iyilerinin) nasıl bir iç dünyası olduğu; hem neleri görüp bildiği, hem de nasıl ideolojiye ve parti çizgisine sadık kalabildiği hakkında.

Bir yanda, çok şey yaşamış bir adamın vakur, bastırılmış kederi. Diğer yanda, henüz hayatı ve dünyayı tanımayan ukalâ bir çocuğun duygusuz Doğrucu Davutluğu. Hiç açığa vurmadım gerçi. Ama yarım yamalak düşünmüş olmam da yeter. İçimi hüzün kaplıyor, hoyratlığımı (hoyratlıklarımı) anımsadıkça.

Ve üstelik, son yıllarda gitgide daha fazla hissediyorum, bu fıkradaki gerçek payını. Türkiye çok anlaşılır bir ülke mi, eninde sonunda? Bari ben de bir espri yapayım. Fazla uzağa gitmeye gerek yok; işte Süleyman Soylu, bütün bir tuhaflıklar yumağını somutluyor. Bir düzeyde, bir kişilik sorunu (gibi). Gelgelelim, bir seçen/ler var. Nasıl seçiliyor? Nasıl bir “doğal seleksiyon”dan geçerek öne çıkıyor? Üst düzeyde bir siyasetçi, bir bakan, İçişleri Bakanı. Kamu görevlisi. Güvenlikten, kanun ve nizamdan, öncelikle şiddeti önlemekten sorumlu. Toplumun (ve dünyanın) meşru siyasî bileşenlerine karşı az çok eşit mesafede durması lâzım. Pratik pek öyle değil. Son derece sert, öfkeli. İktidar kanadında olmayan herkesi, kendisinden farklı değil, muhalif değil, düşman sayıyor. Benzersiz bir dil kullanıyor. Son derece ideolojik. Nefret ve tehdit dolu. Bağırıp çağırıyor, horluyor, aşağılıyor. Yakın zamanda bir diğer siyasetçiyle, Zafer Partisi genel başkanı Ümit Özdağ ile karşılıklı hakaret yağdırdılar. Kabadayılık gösterilerinde bulundular. Gel dövüşelim demeye getirdiler. İkisinin de davranış kültürünü hayret ve dehşetle izledik. İkide bir, emniyetin muazzam başarılarına imza atıyor. Kâh bir casusluk şebekesi, kâh başka bir suç örgütü açığa çıkarılıyor. Çok sayıda insan tutuklanıyor. Benzersiz bir iş yaptık, bellerini kırdık diyor. Derken hepsi birer birer serbest bırakılıyor. Susuyor, hiçbir yorumda bulunmuyor. Belki hiç aldırmıyor. Belki unutulacağını umuyor.

Öte yandan, bazı çıkışları daha da büyük. Katastrofik denebilir. Hemen bütün kötülüklerden hep dış güçleri sorumlu tutuyor. Denebilir ki, bu zaten iktidarın genel çizgisi. Fakat Soylu, bütün diplomatik kuralları da yok sayıp, işi doğrudan ABD’yi suçlamaya kadar vardırıyor. 13 Kasım Pazar günü Taksim’de, İstiklâl Caddesinde meydana gelen bombalı saldırıyı salt PKK’ya değil, özel bir vurgu (iltisak?) ekleyip “Amerika’ya bağlı PYD/PKK terör örgütü”ne izafe etti. İsveç’teki Kuran yakma eyleminin ardından, El Kaide, IŞİD veya Taliban gibi örgütlerin karşı-teröre başvurabileceğinden endişelenen bazı ülkeler, Türkiye’deki konsolosluklarını geçici olarak kapattı. İktidar bunu Türkiye karşıtı bir tavır olarak gördü. Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu eleştirdi. Olabilir. Ama gene Süleyman Soylu çok daha ileri gitti. 3 Şubat’ta Antalya’da yaptığı konuşmada, bir, ABD’nin Türkiye’de sürekli darbe peşinde koştuğunu öne sürdü: “Türkiye’nin şöyle bir talihsizliği var, Türkiye’ye gelen her Amerikan büyükelçisi, ‘Ben Türkiye’de nasıl darbe yaparım, yaptırırım’ telaşı içerisindedir. Bu, Türkiye’nin temel bir talihsizliğidir. Her Amerikan büyükelçisinin ‘Türkiye’de acaba ben ne yaparım, ne yaptırırım ve Türkiye’ye nasıl zarar veririm, babalarıma nasıl yaranırım’ dertleri budur. Türkiye’nin yıllardan beri en önemli talihsizliklerinden bir tanesi budur, hep de bu olmuştur.” Bununla da kalmadı; iki, doğrudan ve benzersiz sözcüklerle ABD elçisine saldırdı: “Amerikan Büyükelçisi’ne buradan söylüyorum, hangi gazetecilere yazı yazdırdığını biliyorum, pis ellerini Türkiye’nin üzerinden çek, çok net söylüyorum, pis ellerini Türkiye’nin üzerinden çek. Neleri yaptırdığınızı, hangi adımları attırdığınızı, Türkiye’yi nasıl karıştırmak istediğinizi net bir şekilde biliyorum. O pis ellerinizi, o maskeli, sırıtan yüzlerinizi Türkiye’nin üzerinden çekiniz. Bu kadar açık.”

İşte sırf bunun için diyebilirim ki o eski komünist fıkrasında Türkiye’ye yakıştırılan laboratuvar rolünde, herhalde var bir gerçeklik payı. Çünkü böyle bir üslûbun, bu hitap tarzının diplomaside, uluslararası ilişkilerde hiçbir yeri yok. O kadar yok ki, rasyonel açıklama çabalarına zerrece sığmıyor. Hakikaten, başlı başına bir inceleme ve araştırma konusu olmaya lâyık. Kimileri gene daha kişisel sebep-sonuç ilişkilerine başvuruyor. Sağda solda deniyor ki, Sinan Ateş cinayeti sonrasında İçişleri Bakanı çok zor durumda kaldı. Emri altındaki polis teşkilâtına, özellikle de özel harekâtçılara MHP veya Ülkücü sızmasının ürkütücü boyutları gözler önüne serildi. O yüzden haftalardır susuyor. Düşük profil veriyor. Sadece, bu örnekte olduğu gibi, dış korkusu ve Batı düşmanlığı fırsatlarının üzerine atlıyor. Amerika’ya karşı sözlü kahramanlık demarşlarında bulunarak, “anti-emperyalist” kimliği ve konumunu sağlamlaştırmaya çalışıyor.

Olabilir. Kısa vâdede mantıklı da geliyor. Ama geriye, bütün bir çerçeve ve arkaplan sorusu kalıyor. Bu kadar ölçüsüzlüğün, bu kadar kuralsızlığın, herhangi bir ülkede, herhangi bir toplumda, herhangi bir kültürde nasıl mümkün olabileceği sorusu kalıyor.

Madalyonun diğer yüzünde, tümüyle bilinemezci değilim kuşkusuz. Var bir izahı. Fakat çok zor. Çok karmaşık. Payitaht Abdülhamit’te sultanın (güya) İngiliz sefirine tokat atmasını seyredip özeniyor diyebiliriz, kestirmeden. Ama o zaman da Payitaht Abdülhamit’i açıklamak lâzım. Daha doğrusu, II. Abdülhamit’in nasıl böyle kendisine çok aykırı bir rol modeli haline gelebildiğini. Getirildiğini.


Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarın Diğer Yazıları

  • PKK ve Türk solcuları (3) Silâh, savaş, “Önderlik
    10.03.2025
  • Yarısı biten sürecin kalan yarısına dair
    8.03.2025
  • PKK ve Türk solcuları (2) “Adam öldürmeyi oyun mu sandın?”
    8.03.2025
  • PKK ve Türk solcuları (1) Silâh ve şiddet fetişizmiyle dolu otuz yıl
    6.03.2025
  • Trump’ın, yeni tip Hitler ve bilinçsiz Leninist olarak portresi
    10.02.2025
  • Bir demokrasi ve mücadele alanı olarak “ahlâklı denetim”
    29.01.2025
  • Eksik ve kaygılı bir devrimperestlik: Amerikan Devrimi
    25.01.2025
  • Marksizmden önce devrim, terör, diktatörlük
    16.01.2025
  • “Bir günde giriverdik demektir Şamı Şerif şehrine”
    24.12.2024
  • Kültür Bakanına birkaç soru
    20.11.2024
Halil BERKTAY Tüm Yazıları

Yazarlar

  • Nevzat CİNGİRT
    Nevzat CİNGİRT
    “Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
  • Murat YETKİN
    Murat YETKİN
    Erdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
  • Ahmet TAŞGETİREN
    Ahmet TAŞGETİREN
    Gözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
  • Ali BAYRAMOĞLU
    Ali BAYRAMOĞLU
    İrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
  • Fehmi KORU
    Fehmi KORU
    Yeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mustafa Karaalioğlu
    Mustafa Karaalioğlu
    Bu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
  • Akın ÖZÇER
    Akın ÖZÇER
    Mala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • Hasan CEMAL
    Hasan CEMAL
    Kürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • İlker DEMİR
    İlker DEMİR
    AYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • Taha Akyol
    Taha Akyol
    Yine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mehmet Ocaktan
    Mehmet Ocaktan
    Milletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mensur Akgün
    Mensur Akgün
    Tarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • Yıldız ÖNEN
    Yıldız ÖNEN
    Yönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • Hakan TAHMAZ
    Hakan TAHMAZ
    Güvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mehmet Ali ALÇINKAYA
    Mehmet Ali ALÇINKAYA
    Özgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • Elif ÇAKIR
    Elif ÇAKIR
    Ve siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mahfi Egilmez
    Mahfi Egilmez
    Ortaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
  • İlhami IŞIK
    İlhami IŞIK
    Kırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
  • Yıldıray OĞUR
    Yıldıray OĞUR
    Son anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
  • Selami GÜREL
    Selami GÜREL
    Başlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
  • Akif BEKİ
    Akif BEKİ
    Özgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
  • İbrahim Kahveci
    İbrahim Kahveci
    Nüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
  • İsmet Berkan
    İsmet Berkan
    Evrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mehmet TIRAŞ
    Mehmet TIRAŞ
    EDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mehmet TEZKAN
    Mehmet TEZKAN
    Demirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
  • Bekir AĞIRDIR
    Bekir AĞIRDIR
    Yakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
  • Yetvart DANZİKYAN
    Yetvart DANZİKYAN
    Suriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
  • Hikmet MUTİ
    Hikmet MUTİ
    CHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
  • Ümit Akçay
    Ümit Akçay
    Uluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
  • Şeyhmus DİKEN
    Şeyhmus DİKEN
    Naum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
  • Gökhan BACIK
    Gökhan BACIK
    AKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
  • Cengiz AKTAR
    Cengiz AKTAR
    Ermeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mehmet AKAY
    Mehmet AKAY
    ABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
  • Berat ÖZİPEK
    Berat ÖZİPEK
    Yargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mücahit BİLİCİ
    Mücahit BİLİCİ
    Deccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
  • Ahmet TAKAN
    Ahmet TAKAN
    Ortadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
  • Figen Çalıkuşu
    Figen Çalıkuşu
    Bir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
  • Tanıl Bora
    Tanıl Bora
    Entegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
  • Selva Demiralp
    Selva Demiralp
    Fed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
  • Ümit KARDAŞ
    Ümit KARDAŞ
    Tekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
  • Seyfettin Gürsel
    Seyfettin Gürsel
    En düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
  • Murat Sevinç
    Murat Sevinç
    CHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
  • Fehim TAŞTEKİN
    Fehim TAŞTEKİN
    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
  • Ali Türer
    Ali Türer
    HEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
  • Cafer Solgun
    Cafer Solgun
    CHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
  • İbrahim Kiras
    İbrahim Kiras
    Amerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
  • Ahmet Faruk Ünsal
    Ahmet Faruk Ünsal
    Konjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
  • Cihan Tuğal
    Cihan Tuğal
    Amerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mustafa PAÇAL
    Mustafa PAÇAL
    Kürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
  • Haşmet BABAOĞLU
    Haşmet BABAOĞLU
    Korkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
  • Eser KARAKAŞ
    Eser KARAKAŞ
    Gümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
  • Mesut YEĞEN
    Mesut YEĞEN
    Yanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
  • Cemile Bayraktar
    Cemile Bayraktar
    Kürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
  • Abdurrahman Dilipak
    Abdurrahman Dilipak
    Çirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
  • Mehmet ALTAN
    Mehmet ALTAN
    Toplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
  • Bahadır ÖZGÜR
    Bahadır ÖZGÜR
    İmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
  • Vahap COŞKUN
    Vahap COŞKUN
    Üç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
  • Erol KATIRCIOĞLU
    Erol KATIRCIOĞLU
    Kürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
  • Ahmet İNSEL
    Ahmet İNSEL
    Yitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
  • Baskın ORAN
    Baskın ORAN
    Suriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
  • DOĞAN ÖZGÜDEN
    DOĞAN ÖZGÜDEN
    Tam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
  • Melih ALTINOK
    Melih ALTINOK
    Barzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
  • Taner AKÇAM
    Taner AKÇAM
    Hrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
  • Kemal CAN
    Kemal CAN
    Suriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
  • Mümtazer TÜRKÖNE
    Mümtazer TÜRKÖNE
    Şara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
  • Hakan Albayrak
    Hakan Albayrak
    Sadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
  • Doğu Ergil
    Doğu Ergil
    İnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
  • Sedat KAYA
    Sedat KAYA
    Barbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
  • Berrin Sönmez
    Berrin Sönmez
    Şalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
  • KEMAL GÖKTAŞ
    KEMAL GÖKTAŞ
    Barış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
  • Abdulmenaf KIRAN
    Abdulmenaf KIRAN
    11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
  • Ahmet İlhan
    Ahmet İlhan
    Kararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
  • Nuray MERT
    Nuray MERT
    İslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
  • Murat BELGE
    Murat BELGE
    Yüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
  • Ali BULAÇ
    Ali BULAÇ
    Hakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
  • SİBEL HÜRTAŞ
    SİBEL HÜRTAŞ
    CHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
  • Galip DALAY
    Galip DALAY
    Orta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
  • Sezin ÖNEY
    Sezin ÖNEY
    Şu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
  • Zekeriya Kurşun
    Zekeriya Kurşun
    Dağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
  • Fikret Bila
    Fikret Bila
    AK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
  • Necati KUR
    Necati KUR
    ÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
  • Zeki ALPTEKİN
    Zeki ALPTEKİN
    Emeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
  • Mehveş EVİN
    Mehveş EVİN
    Yerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
  • M.Latif YILDIZ
    M.Latif YILDIZ
    ÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
  • Zülfü DİCLELİ
    Zülfü DİCLELİ
    Keşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
  • Etyen MAHÇUPYAN
    Etyen MAHÇUPYAN
    Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
  • Hasan Bülent KAHRAMAN
    Hasan Bülent KAHRAMAN
    ‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
  • Metin Karabaşoğlu
    Metin Karabaşoğlu
    İnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
  • İlnur ÇEVİK
    İlnur ÇEVİK
    Trump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
  • Mehmet Ata UÇUM
    Mehmet Ata UÇUM
    TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
  • Hakan AKSAY
    Hakan AKSAY
    Putin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
  • Gülçin AVŞAR
    Gülçin AVŞAR
    Sorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
  • Alper GÖRMÜŞ
    Alper GÖRMÜŞ
    Zora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
  • Abdullah Kıran
    Abdullah Kıran
    Yeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
  • Cihan AKTAŞ
    Cihan AKTAŞ
    Tahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
  • Aydın Selcen
    Aydın Selcen
    Demokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
  • Ahmet ÖZTÜRK
    Ahmet ÖZTÜRK
    Çetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
  • Yüksel TAŞKIN
    Yüksel TAŞKIN
    İktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
  • Ayhan ONGUN
    Ayhan ONGUN
    DEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
  • Pelin CENGİZ
    Pelin CENGİZ
    Trump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
  • Cennet USLU
    Cennet USLU
    İktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
  • Hayko BAĞDAT
    Hayko BAĞDAT
    Sokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
  • Halil BERKTAY
    Halil BERKTAY
    PKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
  • Haluk Yurtsever
    Haluk Yurtsever
    Kaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
  • Arzu YILMAZ
    Arzu YILMAZ
    Hodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
  • Aydın Ünal
    Aydın Ünal
    Parti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
  • Ümit KIVANÇ
    Ümit KIVANÇ
    İç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
  • İhsan DAĞI
    İhsan DAĞI
    İmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
  • Kemal ÖZTÜRK
    Kemal ÖZTÜRK
    Kürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
  • Münir AKTOLGA
    Münir AKTOLGA
    BATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
  • Cenk Doğan
    Cenk Doğan
    ÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
© Copyright 2026. Marmara Yerel Haber
Yazılım: Kod8 | Haber8 Sistemi Versiyon 1.12.17