Halil BERKTAY
[6 Kasım 2021] Türkiye’de yaşıyoruz. Yaşıyoruz diyelim. Bir şekilde yaşıyoruz işte. Plato’nun mağarası gibi. Güya yukarıda, dışarıda özgürlük varmış. İyilik, Güzellik, Hakikat, Aşk, Adalet varmış. Bunların idea’ları, ideal gerçeklikleri varmış. Biz sırtımızı girişe vermişiz. Yüzümüz arka duvara dönük. Oraya karışık görüntüler yansıyor. Dışarıda bir şeyler olduğunu hayal meyal seziyoruz. Bulanık halimizi izliyoruz. Trollerden süzülüp de izleyebildiğimiz kadar.
Merkez Bankası’nda bir türlü istikrar sağlanamıyor, örneğin. İktisat bilimine tümüyle aykırı emirleri sürekli ve hiç itirazsız uygulayacak kadro bir türlü oluşturulamıyor. İnsanlar bir gelip bir gidiyor gece yarıları. Faiz oranları habire düşürülüyor. Bu yüzden dolar neredeyse 10 lira. Enflasyon yüzde 20’ye dayandı. Doğal gaz fiyatlarına yüzde 48 zam geldi. Ama yok deniyor, yok öyle bir şey. Hayat pahalılığı söz konusu değil. Aslında tencere gayet iyi durumda. Bütün mesele market zincirlerinin fiyatları yapay olarak şişirmesi. Biraz ceza kesersek sorun hallolacak. Yani piyasa idarî ve cezaî müdahalelerle, emir-kumanda zinciriyle hizaya sokulacak. Ekonomiye Giriş derslerinin a-b-c’si hilâfına, böyle zannediliyor. Böyle bir söylem kuruluyor.
COVID salgınında, günlük vaka sayısı 28-29 bin dolayında salınıyor. Beri yandan, toplam vaka sayısı 8 Mayıs’ta 5 milyonu, 12 Ağustos’ta 6 milyonu, 25 Eylül’de 7 milyonu, 30 Ekim’de 8 milyonu geçti. Yani her bir milyonluk dilim giderek daha kısa zamanda aşılıyor. Hiçbir iniş trendi de gözlenmiyor, şu ana kadar. Sağlık Bakanlığı web sitesinde, her gün aşılanma oranındaki artışlar açıklanıyor küçük küçük. Fahrettin Koca iki yıldır hep aynı şeyleri söylüyor. Maske takalım, sosyal mesafeyi koruyalım. Ucuna geldik. Dereyi geçerken boğulmayalım. Elele verelim. Biz virüsten daha güçlüyüz. Biz kazanacağız.
İktidarın dünyada büyüklük iddiaları her yönde kayalara tosluyor. Libya, Doğu Akdeniz, Mavi Vatan. Hepsi sessizliğe terkedildi. Keza İdlib, Afrin, Barış Pınarı, pahalı ve sonuçsuz maceralar olarak kaldı. Oysa ne müthiş böbürlenmelerle başlatılmıştı! Çuvaldızı biraz da kendimize batıralım. “Orta Doğu bataklığı” diye bir şey, gerçekten varmış demek. Kemalist dış politika (ve CHP, ya da CHP tarzı düşünüş) tümüyle haksız değilmiş bu açıdan. Nitekim şimdi nasıl çıkacağımızı bilemiyoruz oralardan. Hem Amerika’nın hem Rusya’nın onayına daha az değil, daha çok muhtaç hale geldik. Üstelik, Suriye’den planlı ve kademeli bir şekilde çekilmeyi düşünecek yerde, çareyi hâlâ taarruzda, yeni bir harekâtta arıyoruz.
Neye yarayacak — uluslararası alanda saygınlığımız her geçen gün biraz daha erirken? Hukuk ve adalet bu erozyonda en önemli faktör. Yargının bağımsız olmadığını herkes biliyor. Osman Kavala yıllardır tutuklu. Niçin, belli değil. Hakkında, sadece siyasî makamların siyasî suçlamaları var. Hukuk ölçüleri içinde doğru dürüst hiçbir isnat yok. Gene de dâvâlar üstüste yığılıyor. Birinden beraat ediyor; tam salıverilecekken derhal diğeri açılıyor. Bu acelenin, ilgili savcıların kendi reflekslerinden kaynaklandığına inanmak zor. Daha çok, ne pahasına olursa olsun içerde tutup, mahkûmiyetsiz cezalandırma iradesini yansıtıyor. Osman Kavala bir sembol. Liberal (sayılan) bir aydın olduğu, liberal (sayılan) görüşler taşıdığı, “dışarısı” ile (gayet olağan) ilişkileri makbul olmayan bir örnek oluşturduğu, kısacası “yerli ve millî” kabul edilmediği için, bu muameleye uğruyor. Onun üzerinden hem sivil topluma, hem Avrupa’ya negatif, korkutucu mesajlar yayınlanıyor.
Hukuk açısından bir diğer garabet, tabii Suriyeli mültecilerin sosyal medyada muz yedikleri için sınırdışı edilmesi girişimi. Bir espriye karşı reva görülen zulmü herkes gördü. Kavala’ya göre daha “light,” yer yer komik, belki trajikomik sayılabilir. Ama sathın altındaki ırkçılığı da gözümüze soktu. Güvenlik güçlerinin tahammülsüzlüğü, huşuneti ve kanunlardan habersizliğini de. Yani şimdi hangi yasanın hangi maddesine giriyor, kamera karşısında muz yemenin, elleri tersten kelepçelenip gözaltına alınmayı ve sınırdışı edilmeyi gerektirecek bir davranış sayılması?
Kavala ve diğer, keza siyasî nitelikli bazı dâvâlar hakkında, Anayasa Mahkemesi olsun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi olsun, çeşitli hak ihlâli, yeniden yargılama, salıverme kararları aldı. Bunlar çoğunlukla uygulanmıyor. Daha alt derecedeki mahkemeler, “ben yaptım, oldu” dercesine uymama kararı alıyor. Oysa AYM için en ufak bir takdir hakkı söz konusu değil. Keza AİHM kararları, Türkiye’nin resmî imzasıyla kabullendiği, içine girdiği, tarafı olduğu uluslararası hukuk açısından mutlak surette bağlayıcı. Dolayısıyla on büyükelçinin mektubu, içişlerimize karışmıyor; hükümete dışişlerindeki bu bağlayıcılığı hatırlatıyordu. Ama buna gelen reaksiyonda, hem Osman Kavala bir kere daha siyaseten suçlanıp yargısız mahkûm edildi. Hem de onunun birden “istenmeyen şahıs” ilân edilmesi (talimatı) dünyadaki yerimizin üzerine bomba gibi düştü. Kolay unutulmayacak, zararı kısa vâdede onarılamayacak bir deprem yarattı.
Batı ile ilişkimizi geren başka faktörler de var kuşkusuz. En başta S-400’ler geliyor. Niye aldık Rusya’dan bu hava savunma sistemini? Neyi düşünerek aldık? NATO üyeliği ve Batı silâh sistemleriyle, faraza F-35’lerle bağdaşmaz sayılacağını hiç mi öngöremedik? Neye yaradı şimdi? Kullanılabilecek mi? Kime karşı kullanılabilecek? Bu da bir diğer diplomatik bozguna dönüştü. Soğuk Savaşın son demlerinde Bülent Ecevit “duvarın öte tarafına geçmek”le tehdit etmişti Batıyı. Benzer bir imâ olarak mı düşünüldü S-400’ler? Öyleyse, icabında “geçmeyi” ve sonuna kadar gitmeyi göze almak gerekir bu oyunda. Ama “geçme”nin de önünde muazzam engeller olduğu açık. Bırakın, iki yüzyıldır oluşmuş ekonomik ve kültürel ilişkilerin olanca ağırlığını. Rusya ile aramızda Suriye’nin yanısıra artık Ukrayna da var. Çin ile aramızda Uygurlar ve insan hakları var (en son Birleşmiş Milletler’de satha çıkıverdiği gibi). Avrasyacı-ulusalcı faşistlerin, bu yükselen emperyalistlere sarılan kâh Rus, kâh Çin işbirlikçisi çığırtkanlıklarının örtemiyeceği gerçekler söz konusu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD başkanı Biden ile Roma’da yaptığı görüşme hakkında Beyaz Saray’dan ve Türkiye’nin İletişim Başkanlığı’ndan iki ayrı açıklama yapıldı. Birinde S-400’lerin, hukukun, adaletin ve insan haklarının konuşulduğu belirtiliyor. Diğerinde ise sadece görüşmenin pozitif bir hava içinde geçtiği kaydediliyor. Başlıbaşına bu fark kuvvetle vuruyor mağaramızın arka duvarına. Hemen ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Glasgow’daki COP26 iklim zirvesine katılmayıp Roma’dan Türkiye’ye döneceği (ve döndüğü) açıklanıyor. Gerekçe olarak, güvenlik koşullarına dair bir şeyler söylenir gibi oldu. Daha sonra, Erdoğan’ın kendi zırhlı aracını götürmesinin kabul edilmediği kamuoyuna sızdı. Böylece Türkiye, bu çok önemli uluslararası buluşmada yer almadı, temsil edilmedi. Bu arada Nature dergisi, “Türkiye’nin de aralarında bulunduğu altı ülke, iklim krizine karşı ‘kritik derecede yetersiz’ noktada” değerlendirmesinde bulundu. Tabloyu, Biden’ın Demokrasi Zirvesi’ne dâvetli 106 ülke arasında Türkiye’nin yer almadığı haberi tamamladı.
Diyordum ki. Yani, tabloyu tamamladı, tablo bu kadar işte diyordum ki. Hayır, değilmiş. Ansızın bir başka heyûla düştü arka duvara.
Mehmet Eymür. 70’lerden, 80’lerden, 90’lardan canlanıp, yeni bir hayat bulup geldi günümüze. Konuştu. İyi kötü izliyorduk işte Türkiye’yi. Konuşmasıyla birlikte girişteki ateş de söndü. Her tarafı zifirî karanlık kapladı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024