Hasan CEMAL

Çekiliyoruz, ama yaralar kapanacak mı?
Fuat 14 yıldır dağda. Anlatıyor: “Devletin bıraktığı yaralar duruyor. İster istemez soruyorsun; çekiliyoruz, ama bu yaralar, izler kapanacak mı? Neden çıktık dağa, şimdi neden iniyoruz? Kafalar öylesine kin ve nefret dolmuş ki… Biliyorum bunlar iki taraflı… Ve devlete olan güvensizliğimiz o kadar derine gidiyor ki…"
1999'da yeniydik, bu çekilme farklı
Devam ediyor: "Bu sefer çekilmeyle ilgili olarak 1999’a kıyasla daha ciddi bir durum var. 1999 çekilmesinde operasyon yemeyen grup kalmamıştı. Yeniydik, bilmiyorduk. Önderlik esaret altında, nasıl olacak bu iş, diyorduk. Bu sefer farklı. Çünkü çekilme sürecini bizzat önderlik yönlendiriyor.”
Kadın gerillalar bölgeyi etkiledi
Dağdaki kadınları soruyorum, anlatıyor: "Bölgenin etkilenmesi en çok kadın gerillalarla başladı. Bizim köyde, evde kalan kadınlar da, anneler de bundan etkilendi. Özgüven kazanmaya başladılar. Kadının özgürleşme meselesi yani… Gösteri oldu mu, serhildan oldu mu, kadınlarımız ön plana çıkmaya başladılar."
Asker 'terörist' de demez 'kokarca' derdi
Dağdan önce bir okul ve memleket hatırası: “Okula başladığımda, 'Kürt değil de keşke Türk çocuğu, öğretmen çocuğu olsaydım' dediğim zamanlar olmuştu… Kürtleri insandan saymazlardı. İlle de Türkleştireceklerdi. 'Türksün' ya da ‘Sen Kıro’sun’ derlerdi. Kürtlük hep alçaltılırdı. 1990'larda asker 'terörist' de demez 'kokarca' derdi…"

Irak Kürdistanı, Metina
bölgesinde bir PKK kampı
Çıkabildiğim en yüksek noktaya, Saddam diktası döneminden kalma bir karakol yıkıntısının üstüne çıkıyorum. Sıra sıra Kürdistan dağlarında, bu harika manzaranın önünde bir hatıra fotoğrafı çektiriyorum.
En arkada karlı doruklarıyla Tanin Dağları uzanıyor.
Orası sınırın ötesi, Türkiye.
Uludere, Beytüşşebap ve Çukurca’sıyla Şırnak ve Hakkari tarafları. Ya da PKK’nın, Kürtlerin deyişiyle Kuzey.
“Oraları, Türk sınır tepeleri” diyor beni gezdiren gerilla, “Tanin’in ön tarafında katliama uğrayan Roboski Köyü var. Normalde hızlı bir gerilla grubu bir gecede ulaşır oralara… Türk askeri, Türk sınırının dışında, Güney (Kuzey Irak) topraklarındadır. Çünkü eğer orayı tutmazsa, Şırnak-Hakkari anayolu denetimsiz kalır.”
Aşağıdaki yemyeşil vadinin içinden, dağların arasından Habur Suyu akıyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, 2008 yılı Şubat ayında, pek de başarılı geçmediği bilinen büyük kara operasyonu sırasında buralara kadar geldiğini söylüyor. Yerdeki tek tük konserve kutularını gösteriyor, “Bunlar Türk askerine ait” diyerek…
'Çekilmeyi hazmedebilmiş değiliz, ama…'
Geçen günlerde de duyduğum şu sözünün altını çiziyorum:
“Çekilmeyi hazmedebilmiş değiliz.”
Hemen arkasından da, “Ama önderliğin iradesine inandığımız için…” diye devam ediyor.
Sınır dışına ‘çekilme’yle ilgili olarak, 40-45 yaşlarında komutan konumundaki bir gerillanın şu sözlerini de not ediyorum:
“Yıllar yılı dağla kurulan bir duygudaşlık vardır. Silahla kurulan bir duygudaşlık vardır. Gerilla açısından dağ, zamanla onun evi, yurdu haline gelir. Gerilla kendi kimliğini bu coğrafyada kazanıyor. Onu besleyen bir kaynak haline geliyor dağ… O yüzden bir gün, ‘Hadi toparlanın, çekiliyoruz!’ deyince, yuvadan, evden ayrılma duygusu tomurcuklanıyor. Gözyaşı dökenler oluyor. Kolay değil.”
Bu zorlanma olayını, PKK silahlı unsurlarının en önemli komutanı olarak çekilmenin sorumluluğunu üstlenmiş olan Bahoz Erdal’ın ağzından da duymuştum, şöyle demişti:
“Dağdaki gerilla için kolay bir tercih değil. 1999’daki sınır dışına çekilmede de bunu yaşamıştık. Hem gerilla, hem halk gözyaşı dökmüştü. Dağ, bir sınırın ötesinde hayat tarzı haline geliyor gerilla için… Birçok unsur dağa bağlanıyor. Ayrıca Kürtlerle, köylülerle içiçe kurulan ilişkiler var. 1999’da çekilirken, sadece gerilla değil, ‘Bizi bu zalim devletin eline mi bırakıp gidiyorsunuz’ diyen Kürt köylüleri de gözyaşı dökmüştü."
'Asker bize 'terörist' de demez 'kokarca' derdi'
‘Gerilla noktası’nda ya da benim deyişle ‘PKK kampı’ndaki ceviz ağacının altında sabah vakti bir gerillayla sohbet ediyorum.
Adı Fuat. 43 yaşında. “Amed’den (Diyarbakır), Kulp’tanım” diyor. 1999’da çekilme başlarken dağa çıkıyor. Çekilmeyle birlikte kendi gerilla grubu Hakurk, Kandil taraflarına gidiyor.
Babası hayvan tüccarıymış, kendisi de işsiz güçsüz takılanlardan. 29 yaşındaymış dağa çıktığında. Annesi çok üzülmüş…
Fotoğraf çektirmek istemiyor.
Ortaokuldan terk, diyor tahsil durumunu sorunca. Şöyle anlatıyor okulla ilişkisini de:
“Kulp’ta yatılı bölge okuluna gittim. Bir Kürt olarak asimilasyon, Türkleştirme nedir o zaman anlamaya başladım. 12 Eylül darbesi olduğunda çocuktum. Askeri idare, 1982 yılında hocalarımızı içeri attı, görevden aldı, onları yumuşak buldukları için… Yeni gelen hocalar sertti bize karşı, özellikle Kürtçe konusunda…”
Şöyle devam ediyor Fuat:
“1982, 1983’tü. Okulu aynı zamanda kışla yaptılar. Komando piyade gelip yerleşti. BölgeKırmanç’tır. Ben Zaza olduğum için çocuklar arasında da bir dışlanmayı zaten yaşıyordum. Okula başlayınca, bu sefer ‘Türkleştirme’yle karşılaştım. Kürtçe konuşana ceza veriliyordu okulda…”
Altı yıl sonra okulu terk etmiş Fuat.
O yılları şöyle anlatıyor:
“Kürt Solu, DDK, Özgürlük Yolu, KUK vardı. Sonra Apocular adı öğrenciler arasında yayılmaya başladı. Talebeler de denirdi onlar için… Önce şehirde onlara yardımcı olmaya başladım, 1999’da da katıldım PKK’ye…”
Katılma sürecini şöyle anlatıyor:
“1990’ların başıydı. Lice-Kulp-Hani üçgeninde köyler zorla boşaltılmaya başlandı. Siirt,Pervari, Botan’dan itibaren bölgenin insansızlaştırılması… Köy operasyonlarında yaşadıklarımız… Gerilla cenazelerine yapılan saygısızlıklar… O zamanlar asker bize, Kürt köylülerine terörist de demezdi, kokarca derdi. Diyarbakır’dan Kulp’a giderken adım başı olan kontrol noktalarında asker tarafından, polis tarafından devamlı sorgulanırdık, illallah derdik, insanlığımızdan utanırdık.”
Ailesinden söz ediyor:
“Dağa çıkanlar arasında amca oğullarım vardı. Biri dağda şehit oldu, diğeri faili meçhul cinayete kurban gitti.”
'Bu seferki çekilme 1999'dan farklı'
Fuat, çekilme konusunda şunları söylüyor:
“Bu sefer çekilmeyle ilgili olarak 1999’a kıyasla daha ciddi bir durum var. 1999 yılı çekilmesinde operasyon yemeyen grup kalmamıştı. 500’ün üstünde şehit, esir vermiştik. Yeniydik, bilmiyorduk. Önderlik esaret altında, nasıl olacak bu iş diyorduk. Bu sefer farklı. Çünkü çekilme sürecini bizzatönderlik yönlendiriyor.”
Hemen arkasından ekliyor Fuat:
“Ama burası Ortadoğu. Dengeler her an değişebilir, her an her şey olabilir.”
Klasik soru onun da ağzında:
“Neden çıktık dağa, şimdi neden iniyoruz?”
Ailesinden söz ediyor:
“14 yıldır bir defa, o da abimle telefonda konuştum, hepsi o kadar… Annem, eski klasik Kürt kadınıydı. Bizimle bile konuşmazdı. Üç kız, beş erkek kardeştik. Evin hakimi nenemdi, otoriter olan oydu.”
'Bölgenin etkilenmesi
en çok kadın gerillalarla başladı'
Ben konuyu kadın gerillalara getiriyorum. Kadınların dağa çıkmaya başlamasının PKK açısından önemini soruyorum.
Yanıtın özeti şöyle:
“Bölgenin etkilenmesi en çok kadın gerillalarla başladı. Bizim köyde, evde kalan kadınlar da, anneler de bundan etkilendi. Özgüven kazanmaya başladılar. Kadının özgürleşme meselesi yani… Gösteri oldu mu, serhildan oldu mu, kadınlarımız ön plana çıkmaya başladılar.”
Tekrar çocukluğuna dönüyor Fuat:
“Okula başladığım zaman, anımsıyorum, Kürt değil de keşke Türk çocuğu olsaydım, keşke öğretmen çocuğu olsaydım, dediğim zamanlar olmuştu kendi kendime… Kürtleri insandan saymazlardı. İlle de Türkleştireceklerdi. ‘Ben Kürdüm, hayır Türksün!’ ya da ‘Sen Kıro’sun!’ derlerdi. Kürtlük hep alçaltılırdı.”
Devam ediyor Fuat:
“Devletin bırakmış olduğu yaralar, izler duruyor. Bütün bunları yaşadıktan sonra, şimdi ister istemez kendi kendine soruyorsun: Ne olacak şimdi? Bütün bu yaralar, izler kapanacak mı? Düzelecek mi bütün bunlar?”
Şu sözler de Fuat’ın:
“Kafalar öylesine kin ve nefret dolmuş ki… Biliyorum bunlar iki taraflı, karşılıklı… Ve devlete olan güvensizliğimiz o kadar derine gidiyor ki…”
Yaşı 40’ı devirmiş, 14 yıldır dağda olan Fuat’ın duygu ve düşünceleri böyle. Barış konusunda ciddi olanlar ister Ankara’da, ister Kandil’de, ister İmralı’da olsunlar, barış sürecini çok boyutlu düşünüp taşınmak zorundalar.
Kürtçe konuşma korkusu

Dağların arasında, ıssız yollarda nöbet yerine gitmekte olan iki gerillaya rastlıyoruz. Yan yana, konuşa konuşa yürüyorlar.
Sakallı olanı Elazığ’dan.
Önce Atatürk Üniversitesi’ne, sonra Mustafa Kemal Üniversitesi’ne gitmiş, ama bitirmemiş.
Neden dağ, sorusuna yanıtı:
“Anamın babamın Kürtçe konuşma korkusunu hatırlıyorum. Ve babamın o hiç bitmeyen işini kaybetme korkusunu… İşte bunlar ve kimliğimin inkarı nedeniye dağa çıktım bir gün…”
Diğeri, Siirt’ten.
Harran Üniversitesi’nde okumuş bir süre. Üniversitedeyken PKK ile temas gelmiş, hapse atılmış, çıkınca da doğru dağa gitmiş…
Çekilme süreci konusunda ne olup bittiğini de daha çok radyodan dinliyorlarmış…
Daha fazla konuşmak istemiyorlar, yoldan sapıp ağaçların, yeşilliklerin arasından yitip gidiyorlar.
Çekilme Günlüğü’nün altıncısı yarın…
Twitter: @HSNCML
________________________
Yazarlar
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024