İbrahim Kahveci
Yusuf Ziya Cömert 17 Aralık 2023 günü “İslam’da rüşvet var mı?” başlıklı yazısında DİN ve AHLAK konusunu işlemişti.
Ve o yazıda şu cümleleri kurmuştu:
“Müslüman yalan söyler mi? Söylemez... Ama politikacılarımız, esnafımız, bürokratımız, herkes söylüyor. Müslüman rüşvet alır mı? Almaz. Verir mi? Vermez. Ama herkes alıyor, veriyor. Yolsuzluk yapar mı? Haksızlık yapar mı? Yapmaz. Ama yapıyoruz.”
***
Önceki gün Ali Babacan bir grup gazeteci ile ekonomi ağırlıklı sohbet etti. Sohbette elbette sorunlar konuşuldu. İşte o sorunlardan bazılarını küçük notlarla paylaşarak asıl konuya geleceğim.
-Türkiye bizden sonra dış borçlanmada PİYASA yerine ikili antlaşma ile ülke bazında borçlandı. Bu çok tehlikeli bir durum. “Borç alan- emir alır”
-Kimse kazandığı parayı açıklamak istemiyor. Herkes malıma çökerler korkusu içinde. “AK Parti çalıştı sen kazandın, parayı bizim sayemizde kazandın” anlayışı ile mala çökmeler her yerde.
-Türkiye ‘kurumsal çöküş’ içerisindedir. “Bu ülkede tek bir kişi ve tek bir makam önemlidir. Bunun dışında hiçbir şeyin önemi yoktur. Zaten bununla böyle önem yarışına giren her türlü kurumun da icabına bakılır.”
-Türkiye’de mutlak yoksulluk bitmişti. Ama bugün yeniden başladı ve değişik yoksulluk çeşitleri oluşuyor. Barınma yoksulluğu, öğrenci yoksulluğu, çocuk yoksulluğu gibi. Yoksulluk üzerinden beslenen bir siyaset oluştu. Parti üyelik kartın yoksa sosyal yardım alman çok zor Türkiye’de. (AK Parti’nin milyonları aşan üye sayısını en güzel açıklayan cümle)
***
Gelelim asıl meseleye.
Müslüman nasıl yalan söyler kısmına. Ali Babacan “seçimi nasıl kaybettik” analizini yaparken şunları anlattı:
“Balıkesir’de vatandaşlar şuna inanmış, eğer Millet İttifakı kazanırsa Çanakkale Köprüsü yıkılacak ve İzmir›e Yunan bayrağı dikilecek. Seçime birkaç hafta kala, bizim Burak Dalgın “Gittiğimiz her yerde bunu çıkardılar karşımıza. Ben anlamadım nasıl olduğunu” diyor.
Mesela bizim Afyon’da Hatice Hanım var, daha önce Afyon Milletvekilliğimizi yapmıştı. İlahiyat mezunu ve ilahiyat mezunlarından oluşan bir Whatsapp grubumuz var diyor, 400 kişilik. Bizim gruptaki arkadaşlar diyor, Afyon’da şuna inandılar. Eğer Millet İttifakı kazanırsa Sivas’tan öteye pasaportla gidebiliriz. Çünkü artık ülke bölünecek. Ve buna diyor, benim üniversite mezunu arkadaşlarım inandı diyor.
Son haftalarda biliyorsunuz Ali Babacan’ın Halasının Yahudi olduğu yalanı dolaştırılmıştı. Bu konuyu Ahmet Taşgetiren 04 Ocak günü “Bizim camiada ‘Köken üretimi’ fesadı” başlığı ile çok güzel yazmıştı.
O yazıdan kısa alıntı:
“Bizim gençlik yıllarımız. İlk başörtüsü olayı yaşanıyor Ankara’da… Hem de İlâhiyat’ta. Hatice Babacan isimli öğrenci, başörtüsü taktığı için okuldan atılıyor. Yıl 1968. O yıllar, bütün dindar – muhafazakâr camia, Hatice Babacan’la aynileşmiş durumda. Babacan nerede ise her dindar ailenin parçası…2000’li yıllara ulaştığınızda bir Whatsapp mesajı geliyor telefonunuza. “Ali Babacan’ın halası Hatice Babacan Yahudi kökenliymiş, o yüzden de öldükten sonra Yahudi kökenlilerin defnedildiği Bülbülderesi mezarlığına defnedilmiş…. Hımmm… Halası Yahudi olduğuna göre, halası babasının kardeşi olduğuna göre…. O zaman Ali Babacan ne oluyor?
Oysa Ali Babacan’ın halası hayatta ve yaşıyor. Ve Ali Babacan şunu diyor: “ Benim halam hayatta, şu anda Üsküdar’da yaşıyor. Hele hele kendini dindar-muhafazakâr olarak tanımlayanların bunları yapması çok üzüyor. Bu, Müslümanlık değil, insanlık da değil.”
TRAKTÖR YOKTU
BUZDOLABI YOKTU
Yalanlar yalanlar yalanalar....Bizden önce buzdolabı yoktu, traktör üretimi yoktu, elektrik neredeyse yoktu vs vs. 1970’lerde, 80’lerde yapılmış havalimanlarını biz yaptık demeler, o eski üniversiteleri biz açtık demeler.
Ne kadar ararsan ara her taraf yalan dolu.
“Ben iktidarda olduğum sürece faiz artmayacak, her hafta, hatta her ay düşmeye devam edecek” deyip seçimden sonra faizi 8,5’dan 42,5’a çıkartmalar.
Ama en büyük yalan KANDİL işiydi. Seçime giderken “ama montaj ama şu, ama bu” diye ifade edilen MONTAJLANMIŞ KANDİL KATİLLERİNİN yalanı ile meydanlarda yalanları yaymak.
Biz bu işi nereden biliyoruz? Yani büyük dava uğruna İslam’ın en büyük günahlarını bile sevap haline getirme işini. FETÖ’den...
Dava uğruna yalan konuşabilirsin, dava uğruna içki içebilirsin, dava uğruna bilumum günahları çok rahat yapabilirsin. Mesele dava olunca günahlar da sevap olabiliyor!
***
İşte bizler İslam’a yeni bir yorum ve yeni bir bakış getirdik.
Mesela faize karşıysan “Kuran’da Nass... var” diyorsun ama sonra faiz artırma işine gelince yine İslami bir terimle bunu da FAZİLET olarak tanımlayabiliyorsun.
Yani kafana göre İSLAM durumu. Her şeye uyduracağın bir İSLAMİ söylem.
Ne cübbelisinden ne cübbesizine bu ülkede İslam’ı bacak arasına sıkıştıran hoca görünümlülerden çıt yok. Belki de kamu malları ve kamu makamları çok tatlı gelmiştir. Makam ve malların gelmesi İslam’ın gitmesi gibi bir derdi ortadan kaldırabiliyormuş.
BABACAN: “BİZ O YOLLARA GİRMEYİZ”
Ali Babacan ile sohbet ilerlediğinde şunu sordum: “Ekonomide sorunlar artarken Erdoğan’ın oyu düşmüyor. Millet fakirlikten şikayet ediyor ama siyasi tercihi hep aynı. Sadece parti oylarında değişiklik var ve oylar daha radikal partilere gidiyor; kısaca toplum radikalleşiyor. Merkez-sağ bomboş ve akla-realiteye dayalı siyaset Türkiye’de rafa kalkmış durumda. Siz bu durumda sadece sorunları söyleyerek nereye varmayı düşünüyorsunuz?”
Babacan’dan hiç beklemediğim bir netlikte ve dik duruşta cevap geldi.
Önce 6’lı Masa dönemindeki yazılı ‘ortak politikalar’ ve ‘ortak anayasa’ değişiklik metinlerini gösterdi. (Aaaa hala akla-mantığa dayalı ve çok kabul görmüş bu politikaları savunan bir lider kalmış meğerse.. Çünkü Ortak Politikalar metni muhalefetçe seçimlerde adeta gizlenmiş ve saçma sapan vaatlerle seçime gidilmişti)
Ve Babacan dedi ki: “Öfke siyaseti, nefret siyaseti, bu sadece Türkiye’de değil, şu anda Avrupa’da da yaygınlaşan bir siyaset tarzı maalesef. Güney Amerika’ya bakıyorsunuz, dünyanın başka bölgelerine bakıyorsunuz. Güney Kore’de şu anda çok ciddi, sert bir siyasi iklim var. Yani muhalefet liderinin boğazını bıçaklıyorlar falan, böyle bir şeyler. Dolayısıyla bu sadece Türkiye’de değil, dünyada da olan bir gerçek. Şimdi burada bu genel eğilim, genel rüzgar böyle diye, hani uç olalım, kimlik siyaseti yapalım, bari öyle vatandaştan destek toplayalım, biz o yollara giremeyiz. Yani bizim siyasetteki varlık sebebimizi inkar etmiş oluruz. Dolayısıyla biz her zaman için bu özgürlükçü demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, sorunların çözümü için en önemli çıkış yolu olduğunu düşünüyoruz. Ve sonuna kadar da bunu savunan birileri lazım. Türkiye’de de lazım, başka ülkelerde de lazım. Bugün rüzgar böyle eser, yarın bir başka yönden esebilir. Dolayısıyla bugünün modası öfke, nefret. Ben modaya uygun bir şeyler söyleyeyim bari siyasette. Bu bizim işimiz değil, biz bunu yapamayız. Ama duruşumuzun, çizgimizin doğruluğundan eminsek ki eminiz, biz bu çizgimizi sonuna kadar koruyup, bu durduğumuz çizginin doğru olduğuyla ilgili de vatandaşlarımıza ulaşıp, bol bol anlatacağız, başka bir yol yok. İktidarın hataları neyse, o yapılan hatalar, bakıyorum muhalefette de o eğilimler var. Demek ki başarılı olmanın yolu buysa ben de yapayım bari. Bu da doğru değil ki.
“MALA MÜLKE ÇÖKME İŞİ”
BABACAN:
“Vergi rekortmenleri listesi açıklanıyor. 70 küsur kişi ismini gizliyor. Yani, 76 kişi mi? Şimdi, bunun birkaç sebebi var herhalde. Bu kadar gelir dağılımı bozulmuşken, param olduğu ortaya çıkarsa para isterler. Ondan korkuyor olabilirler. Ya da çökerler diye de korkuyor olabilirler. Taa ilçe teşkilatından başlıyor da talepler bakanlıklara ta nerelere kadar uzanıyor. Parası varsa, geliri varsa talep de geliyor. Ve öyle kibar talepler de değil. ‘Arkadaş, biz iktidarız. Sen bu parayı benim sayemde kazandın. Ben 20 yıldır iktidar olmasam, sana bu alanı açmasam, parayı kazanabilir miydin? Demek ki onda benim hakkım var. Demek ki birazını bana vereceksin’ yani. Gayet de güzel, böyle içselleştirilmiş, kendi iç dünyalarında meşrulaştırılmış şekilde bu çökmeler ve talepler gerçekleşiyor yani. Onun için acayip bir duruma geldi ülke. Ama çıkış, siyasetten başka bir çıkış yok. Yani çıkışı başka bir yerde aramamamız gerekiyor. Çıkış yine bu ülkede meşru, demokratik siyaset yoluyla olacak. Çünkü meşru yol bu. Bunun dışında meşru yol yok. Onun için biz çok şükür, korkmadan, çekinmeden, başımız dik alnımız ak çalışıyoruz.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026