İbrahim Karagül
Ortadoğu’da hesaplar bir gecede sıfırlanır, cepheler her gün değişir. Dostluklar da düşmanlıklar da baki değildir. İhanetlerin sınırı yoktur. Kalleşliğin de. Devam eden tek şey vesayettir, köleliktir. Talimatla, buyrukla, emirle ülkeler hizaya sokulur, cepheye sürülür. Bu cephe bazen yan komşunuz olur bazen kendi vatandaşınız.
İslam’la, Müslümanlarla savaşmayı bile size “Müslümanlık adına savaş” olarak yutturabilirler. Siyasi iktidar alınır karşılığında petrol verilir, doğalgaz verilir, ülkelerin zenginlikleri peşkeş çekilir. “Bizim sayemizde ayaktasınız” diyenlere her yıl haraçlar dağıtılır. Coğrafyanın namusu, kaynakları, onuru ayaklar altına alınır.
Değişmeyen tek şey işgaldir, alçaklıktır!
Bu coğrafyayı Amerika, İngiltere yönetir. Kararı onlar verir, yetki onlardadır, talimat oralardan gelir. Yöneticilerin çoğu “atanmış”tır. Bağımsız gibi görülen ülkeler aslında işgal altındadır. Ortadoğu dediğimiz bölge işgal altındadır. Ülkeler çatıştırılır, parçalanır, toplumlar ayrıştırılır, bütün kimlikler çatışma için kullanılır.
Değişmeyen tek şey, tek cephe vardır: Bütün ülkelerin, Irak gibi, Suriye gibi, Libya gibi, Yemen gibi dağıtılması, çözülmesi, birkaç parçaya bölünmesi. Soğuk Savaş bittiği günden bu yana oynanan tiyatro budur. Adım adım, sistematik biçimde ülkeler istikrarsızlaştırılmış, bazıları işgal edilmiş, bazıları iç savaşa sürüklenmiş, bazıları ise işgal ordularının öncü gücü olan terör örgütleri tarafından yaşanmaz hale getirilmiştir.
Katar krizi, İran-Suudi savaşının ayak sesleridir
Sırada bütün ülkeler vardır. Türkiye var, İran var, S. Arabistan var, Pakistan var, Endonezya var, Kuzey Afrika var. Onların, coğrafyamıza yönelik küresel istilayı planlayanların defterlerinde her ülke için bir plan var. Kim ABD dostu ya da kim düşmanı, anlamı yok, hepsi için bir ajanda var. ABD’nin müttefiki de kaybediyor, düşmanı da, artık hiçbir şey fark etmeyecek.
Onlara göre her ülke bir gün Suriye, Libya, Irak gibi çözülecek, dağıtılacak, parçalanacak, coğrafya şehir devletlerine dönüştürülecek.
Suriye meselesi bitmeden Katar krizi başlatıldı. ABD Başkanı Trump’ın ilk icraatı İran-Suudi Arabistan savaşı olacak. Trump’ın ilk ziyaretinde talimatlar verilmiş, cephe şekillenmişolacak ki, bir anda “Arap haini” ilan edildi. Karadan, denizden, havadan abluka altına alındı. Neredeyse işgal edilecek hava oluşturuldu.
Tahran saldırısı tam bir istihbarat operasyonu..
Daha ne olduğunu anlamadan DEAŞ Tahran’a saldırdı. İran halkı için iki sembol hedef seçilmişti; İran meclisi ve Humeyni’nin türbesi. İran karşıtı olup hiç İran’a ve İsrail’e saldırmayan, genelde Sünni katliamları yapan DEAŞ birden Tahran’da terör estiriyordu.
Tam bir istihbarat saldırısıdır Tahran’da olan. Birileri Katar krizinden sonra İran ayağı için harekete geçmiş, örtülü operasyonlar yamaya başlamış, İran’ı Arap dünyasına karşı kışkırtmak için tahriklere başlamıştı. DEAŞ’ı kimin yönettiği, terör örgütleri üzerinden hangi ülkelerin istihbarat operasyonları yürüttüğü Tahran saldırısıyla daha net ortaya çıkmıştır.
Büyük savaş için onlarca yeni örgüt sahaya sürülecek
Biz buna yabancı değiliz. ABD’nin FETÖ üzerinden, PKK üzerinden Türkiye’yi nasıl vurduğunu biliyoruz. PYD üzerinden Suriye’de ne haltlar karıştırdığını biliyoruz. DEAŞ ve PKK üzerinden Suriye’yi parçalayanlar Arap-İran savaşı için, bekleyin, on tane daha örgütü sahaya sürecekler.
Katar krizi ile Tahran’daki saldırılar aynı elin ürünüdür. Aynı operasyonun parçalarıdır. Hem Sünni Arap dünyası hem Şii İran dünyası tahrik edilecek, provoke edilecek ve her türlü operasyona hazır hale gelecek, amaçlanan budur. Öyle bir ortama gelecek ki, onların tercih ettiği, belirlediği doğru-yanlış kriterlerine teslim olma dışında kimsenin bir seçeneği kalmayacak. Bunu hep bu şekilde yaptılar çünkü. Onların doğru-yanlışlarına göre pozisyon belirlemek, taraf tutmak zorunda kaldık hep.
Aslında bunlar büyük mezhep savaşı için!
ABD, İran’a karşı operasyonun ilk çıkışını yaptı, ilk kurşunu attı. S. Arabistan öncülüğünde, Mısır’ı da içine alan bir Sünni Arap Cephesi’ni İran’la savaşa ikna etti. Katar, bu savaşa ikna edilememiş olacak ki, cepheden atıldı. Bugüne kadar İran’ın Şii yayılmasına yönelik saldırıları, şımarıklıkları, tahrikleri bütün coğrafyada büyük tepki toplamıştı. Şimdi aynı tepkiler S. Arabistan’a da yönelebilir.
Bu sefer tazyik İran’dan değil, S. Arabistan cephesinden geliyor. İran’la savaşmak için can atıyorlar. ABD onlara ne vadetti bilmiyoruz ama böyle bir savaş tam anlamıyla bölgesel bir savaş olacaktır. Batı’nın yıllardır hayalini kurduğu sonsuz mezhep savaşları olacaktır. Hiçbir devlet bu çatışmanın dışında kalamayacak, belki coğrafya elli yıl ayağa kalkamayacaktır.
Herkesi çıldırtacak terör saldırıları olur
Riyad cephesi Katar’ı istila ettiği an bu savaş başlar. O devasa doğalgaz zenginliğini kimse kimseye bırakmaz. Ardından başka körfez ülkelerinin işgalleri gündeme gelir. İran ve Irak’ın Kuveyt’i işgali işte o zaman kaçınılmaz olacaktır. Türkiye’nin İran ve S. Arabistan üzerinden ciddi bir baskı oluşturması, bu bölgesel kıyamet savaşına giden kapıların kapatılması gerekiyor.
Özellikle İran’ın, Türkiye’nin Suriye’deki güvenlik kaygılarına karşı duruşundan vazgeçmesi ve Türkiye’nin barış arayışlarına alan açması gerekiyor.
Yakında İran’ı, S. Arabistan’ı ve bölge ülkelerini çıldırtacak terör saldırıları başlar. Kamuoyunu savaşa hazırlamak için bölgesel düşmanlıklar üzerinden bir terör fırtınası başlatılabilir. Herkesin çok dikkatli olması gerekiyor.
S. Arabistan’a tuzak kuruldu
Şahsen S. Arabistan’ın İran’ı durdurmak için ABD ile başlattığı bu yeni durumun bir tuzak olduğunu, tuzağın en büyüğünün Riyad yönetimine kurulduğunu düşünüyorum. Burada asıl amaç S. Arabistan’ı parçalamak, birkaç devlete bölmektir. Tabi daha sonra İran ve Türkiye için de aynı hesaplar devreye alınacaktır. Arap iç savaşı, İslam iç savaşı, İran-Suud savaşı, ne derseniz deyin, Batı, bölgesel savaşın ön hazırlıklarını tezgâhlıyor! Bu işin sonu Mekke Savaşları’na kadar uzanabilir. Büyük hesap da budur.
Mekke Savaşı hazırlıkları var
Bu tehlikeyi çok tartıştık, çok uyarıda bulunduk. “Müslümanlar kendi içinde savaşacak” sözü, “Savaş İslam’ın kalbine yerleşecek” sözü, “İslam iç savaşı” işte bu büyük hesaplaşmanın ayak sesleriydi. “İki yıl içinde Körfez karışacak” demişim, iki yıl geçmedi, katar krizi patlak verdi, Trump bütün bölgeyi tehlikeye doğru sürüklemeye başladı.
“Suriye savaşı bittiği anda, o uğursuz dalgalar Basra Körfezi’ne yönelecek, Körfez ülkeleri çok ciddi bir İran tehdidiyle yüzleşmek zorunda kalacak. Savaşın Körfez’e yerleşmesi ise İran-S. Arabistan savaşı olacaktır” demişim. Suriye savaşı bitmeden başladı her şey. Tahran’ın nihai hesaplaşmasının Riyad yönetimiyle olacağına, belki İran tanklarının Kabe kapılarına dayanacağınainanıyorum. İşte size İslam iç savaşı dedikleri büyük felaket!
Tanklar Kabe’ye dayanmadan..
Son birkaç yıldır hep bu büyük hesap için alt hazırlıklar yapıldığına, büyük kapışmanın alt yapısının hazırlandığına dair endişelerimi paylaştım. Adım adım bir felaketin geldiğini görüyoruz çünkü. Acil bir müdahale yapılamazsa, S. Arabistan ve Körfez ülkelerinin de Suriyeleşeceğini, bütün kutsalların ayaklar altına alınacağını, Türkiye’nin de bu büyük felaketten ağır yaralar alacağını düşünüyorum. Tanklar Kabe’ye dayanmadan yapacağımız çok şey var. Yeter ki, işin vahametini kavrayalım…
O tanklar ya İran tankları ya da Amerikan tankları olacak. Kabe’yi vuran füzeler ya İran füzeleri, Husi füzeleri ya da Amerikan füzeleri olacak. İran-Suud savaşı ile bölgesel kıyamet savaşını hazırlayanlar, bu işin fitilini Katar krizi ile ateşleyenler, bütün bunların hazırlığını da yaptı emin olun.
Korkarım coğrafyanın imhasını coğrafyanın insanlarına yaptıracaklar…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları

















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021