Mehmet ALTAN
Başbakan, artan bir ivmeyle ortaya dökülen ‘hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet’ gerçeğini örtmek için Latin Amerika usulü bir faşizmden medet ummaya başladı.
Bu amaca ulaşmak için bir yandan ardı ardına çıkardığı akla ziyan yasalarla baskıcı, otoriter bir rejimin cehennem taşlarını döşüyor, bir yandan ‘darbecilerle’ iyice kol kola girmeye hazırlanıyor, bir yandan da gittikçe eridiği görünen kitlesel desteğini kaybetmemek için çırpınıyor.
Koalisyonuna önemli bir aktör olarak katmak istediği ‘Kürt siyaseti’ ise bu yeni oyunda rol almak istemediğini son günlerde daha yüksek tondan söylüyor.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
‘Küreselleşmenin agorası’ olan interneti denetimine almak isteyen siyasal iktidarın ürkütücü internet yasası Cumhurbaşkanı’nın önünde beklerken, yeryüzünden yükselen onca ikaza rağmen sıraya şimdi de ‘yargı bağımsızlığını’ tamamıyla katleden yeni HSYK yasası girdi.
Ayyuka çıkan hırsızlık iddiaları nelere kadir... Değiştirmeye uğraştığı mevcut HSYK kanununu bizzat AKP’nin kendisi hazırlamış, Venedik Komisyonu ve AB ölçütlerine göre düzenlenmiş, yasa, halk oyuyla kabul edilmişti.
17 Aralık, ‘yolsuzluk ve rüşvet’ gerçeğini gözler önüne serince, internet, HSYK, torba yasa, mevcut demokratik görüntüyü de tamamıyla kezzaplayarak sıraya girdi.
‘Latin Amerika Faşizmi’nin taşlarını döşemeye koyuldu.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Türkiye, faşizme de, diktatörlüğe de yabancı değil.
Bunları yıllarca yaşadı, bu ülkenin ceza yasası faşist İtalya’nın yasalarından aynen kopya edildi. Yasaklar, baskılar yıllarca sürdü.
Diktatörlüğü de tecrübelerimizin dağarcığında taşıyoruz, iktidar koltuklarına oturan boy boy generalleri gördük.
AKP’nin ‘Türk usulü’ faşist diktatörlük modeline ‘büyük katkısı’, İslami bir söylemle kitleyi arkasına alıp, bu kitleyle orduyu bir araya getirecek manevralara girişmesi oldu.
Erdoğan ve AKP, planlarında başarıya ulaşırsa Türkiye’de orduyla kitle ‘faşist bir diktatörlüğün’ arkasında ilk kez bir arada duracak... Sloganları da ‘önce vatan, inşallah’ olacak herhalde.
Darbecilerle bugünkü siyasi iktidarın en büyük ortaklıkları ise ‘soygunlar’ konusunda ikisinin de uzman olması ve soygunları çeşitli ‘kutsal’ sloganlar ardına saklamakta büyük beceri kazanmaları.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Bu planı uygulayabilmek için görülüyor ki Başbakan, ‘milli orduyla’ kol kola girerken darbecilerle Ergenekon’cuları salıverecek. Böylece ordunun bugünkü komutanlarına, ‘biz AKP’yle yanyana gözüküyoruz ama biz aslında hapisteki generallerin salıverilmesini sağlayan bir gücü ele geçiriyoruz’ mesajını astlarına verme imkanını bağışlayacak. Onların bu yolla sağlayacağı prestijle, kendi iktidarını daha sağlam bir payandaya dayayacak.
Yeni faşizmin çerçevesi oluşturulurken, askeri vesayetin geriletilmesinde demokrasi yanlılarının büyük bir teşekkür borcu olan Taraf Gazetesi’ne de medyadaki ‘görevliler’ aracılığıyla bir ‘kumpas’ düzenleme, ‘ben yapmadım, Taraf yaptı’ oyunu oynama peşine düştüler.
Anlaşılan Taraf Gazetesi, bu ‘kirli’ evliliğin ‘yüz görümlüğü’ olarak paşalara verilecek, ipliklerini pazara çıkaran gazeteden darbecilerin intikam almaları sağlanacak.
Hem de Taraf Gazetesini hedef alan suçlamalar üzerinden orduya, ‘biz ikimiz de ortak düşmanın mağduruyuz, gelin birlikte intikam alalım’ denilecek.
AKP’nin medyadaki ‘alo Fatih’lerinin son zamanlardaki yayınları, yazıları, konuşmaları, bu planın altyapısını oluşturma çabaları olarak piyasaya sürülüyor.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Bu plan tutar mı?
Orduyu ve kitleyi arkasında toplamış bir siyasetçiyle partisi, Latin Amerika usulü ‘yeni faşizmi’ hayata geçirebilir mi?
Partiyle ordu, ülkeyi ihalelerle soymayı amaçlayan bir baskı rejimini yaratabilir mi?
Kitle, ilânihaye bu soygun düzeninin arkasında durur mu?
Ben bu planın yürüyeceğini sanmıyorum.
Birincisi, bu tür faşist diktatörlüklere kitle desteğini sağlayan ‘ekonomik kazanımların’ bu yeni dönemde daralacak olması, Türkiye’nin ekonomide inişe geçmesi, dışarıdan para bulmanın zorlanması bu planın öyle uzun uzadıya sürmesine olanak vermez.
‘Senin önüne yatarım Rıza’ türünden arsızlıklarla birleşen ekonomik daralma iktidarı da, ortaklarını da ciddi biçimde sarsar.
İkincisi, bizzat AKP’nin daha önce izlediği özgürlükçü politikalarla zihin dünyası epeyce özgürleşmiş ve zenginleşmiş olan toplumu zincirlemeye kalkmak çok ciddi toplumsal olaylara yol açar. Devletin bu olayları şiddetle bastırmaya kalkışması çatışmaları derinleştirir. İktidarda bir süre daha kalsalar da bu faşist anlayışla ülkeyi yönetemezler.
Üçüncüsü, AKP’nin iktidar olmasına büyük destek veren dünya, Ortadoğu’yu da etkileyecek böyle bir faşizmi desteklemeyeceği gibi bütün desteğini çekerek karşısına çıkar ki bunun işaretleri de zaten açıkça görünüyor.
Bütün bunlar, onların hayallerindeki’ faşizme’ geçit vermez.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Peki, ne olur?
AKP, Birinci Cumhuriyetin temelini oluşturan Kemalizm’in bütün renklerini görmüş ve yaşamış olan Türkiye’ye şimdi ‘İslami Kemalizm’in’ ne olduğunu gösteriyor ve hep birlikte bu sistemin hangi biçime girerse girsin dönüp dolaşıp soyguna ve diktatörlüğe çıktığını görüyoruz.
Aslında AKP, Kemalizm’in ve Birinci Cumhuriyet’in sonuna gelindiğini kanıtlıyor. İster laikçi ol, ister İslami ol, ne olursan ol, bu sisteme eklemlendiğinde vardığın yer hep aynı. Bu gerçeği halka çok açık gösteriyor AKP tecrübesi.
Sadece AKP’nin değil, her rengi ve biçimi denenmiş bir ideolojinin çöküşünü izliyoruz.
Kışla da denendi, cami de denendi, sonunda hep yalan, kan, baskı, soygun çıktı ortaya.
Bu sistemden başka bir şey çıkmıyor.
Faşizmin her rengi ülkeyi çökertiyor, faşizmin yeni biçimlerini aramak da bir işe yaramıyor.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
AKP gibi ‘dinci’ bir partinin iktidara gelmesi ve Kemalist devlete eklemlenmesi belki de bu sistemin bitmesi için bir zorunluluktu, dindarlar da denendi ve çember kapandı.
Bu sistem içinde denenecek hiç kimse kalmadı.
Toplum kendi tecrübeleriyle, yaşadıklarıyla, gördükleriyle, ‘yeni bir şeye’ ihtiyacı olduğunu anlıyor, Gezi türü daha önce hiç denenmemiş çıkışlarla bu ‘yeniyi’ arıyor.
Medyaya talimatlar veren, memleketi soyan, hukuku hiçe sayan, halkını ezen bu sistemi sona erdirip, yeni bir sistem kurması gerektiğini, yeni bir cumhuriyetin temelinin atılmasının kaçınılmaz olduğunu seziyor.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Toplumun bu temeli bulacağı adres belli, evrensel hukuku ve insan haklarını kendine anayasa yapmış olan Avrupa Birliği üyeliği.
Bu üyeliğin gereklerini yerine getiren, demokrasiyi, hukuku, insan haklarını, eşitliği, özgürlüğü temel alan, bu değerlerle anayasasını oluşturan, ekonomisini yeniden biçimlendiren, üretimi ön plana çıkartan İkinci Cumhuriyet.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
AKP iktidarındaki İslam söylemli bir Latin Amerika faşizmi denemesi, bu sistemin sanırım son durağı.
Bütün duraklara uğrandı, bütün renkler denendi ve bir çıkmaza gelip dayandık.
Bu duraktan sonra ‘rotayı’ değiştirmemiz gerektiğini anladık.
Belki bu durakta biraz daha oyalanıp zedeleneceğiz ama buradan sonra bu ülke için yeni bir yol açılacak. O yolun ilk durakları da zorlu geçebilir ama bu çetrefil patikalardan kurtulup ana yola çıkacağız.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- “Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” …
16.01.2026 - MADURO 2014
7.01.2026 - Bir Yanım Venezuela Bir Yanım Silikon Vadisi
6.01.2026 - Gezi Olayları, 17-25 Aralık, Ahmet Kaya…
5.01.2026 - “Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” mü?
3.01.2026 - 100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu?
26.12.2025 - Basın Tarihi (7): Simit
27.11.2025 - Alev rengi hüznüyle sonbahar…
25.09.2025 - Basın Tarihi: “Al sana misilleme”…
17.09.2025 - Basın Tarihi: Çözüm sürecinin yargı bacağı
10.09.2025
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları











































































































faruk tuncay
Roger Cohen desteksiz atmış. 30 küsur yıldır Yda yaşayan ve Yunanistanda yaşayanların siyasal, kültürel, tarihi ve felsefi birikimini az çok gözlemiş biri olarak söylüyorum. Fazlaca basitleştirilmiş bir kriz tahlili yapmış hazret. Eskiden M. Belge böyle sade suya tirit laflara kanıp destek çıkmazdı. Hoca ya yaşlanıyor, ya da yorgun yorgun çok fazla yazmak kaliteyi düşürüyor.