Merve Şebnem Oruç
Cumhurbaşkanı Erdoğan 8-10 Eylül tarihlerinde Kazakistan’a resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. 14-15 Eylül’deyse Astana’da Türkiye, İran ve Rusya arasında gerçekleştirilen Suriye konulu görüşmelerin altıncısı düzenlenecek. Kazakistan Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, bu görüşmede Suriye’deki “çatışmasızlık bölgelerindeki kontrol güçlerinin” faaliyetleri, İdlib, Humus veDoğu Guta’da tesis edilecek çatışmasızlık bölgeleri ve “mahkûmların/esirlerin” takası değerlendirilecek.
Kuşkusuz, İdlib konusu bu toplantının en önemli gündem maddesi olacak ve Suriye’deki oyun kurucularla aktörler Astana sonrası yakın zaman içinde buranın kaderini belirleyecek bir hamleye girişecek. Mesele ilk kimin harekete geçeceği...
Amerikan dış politika analistleri, Ahrar’la yaşanan çatışmalar sonrası kent merkezini ele geçiren Heyet Tahrir el Şam grubunun içindeki Nusra varlığı nedeniyle, gün geçmiyor ki yeni bir “İdlib Rakka olmasın”, “Çok geç olmadan İdlib’e müdahale edin” yazısı yazmasın. Zaten ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Michael Ratney ve Daeş’le Mücadele Özel Temsilcisi Brett Mc Gurk’un daha evvelinde yaptığı açıklamalar da ABD yerleşik nizamının İdlib konusunda elini korkak alıştırmaya pek de niyetinin olmadığını gösteriyordu. İdlib üzerinde uçan savaş uçaklarından atılan “şehri terk edin” yazılı kağıtlara bakılırsa, ABD bulduğu ilk fırsat deliğinden içeri girecek. Malum, medyamızın ABD sevgisi ve PKK ilgisiyle tanınan isimleri bunun heyecanıyla bugünlerde bol bol kalem oynatıyor. Nitekim İdlib, PYD’nin domine ettiği ve sayıları sahada muhalifler aleyhine değişen koşullar nedeniyle sürekli artan SDG’nin eline geçtiğinde, Fırat Kalkanı Harekatı’yla darbe alan PKK’nın kantonları birleştirme düşüncesi yeniden yeşerecek.
ABD’nin İdlib’e girmeye hazırlandığı yönündeki iddialar kulislerde de yoğunlaşırken bir başka iddia da, Türkiye, Rusya ve İran’ın ‘buna izin vermeyecek’ şekilde ortak bir operasyon hazırlığı içinde olduğu. Denen o ki, Türkiye kuzeyden, Rusya ve desteklediği güçler, yani Şii milisler ve rejim güneyden İdlib’e girecek. Bu da savaşın başından beri Şam rejimine Ankara’dan daha yakın duranların hevesle beklediği bir olasılık, “eli kulağında” diyerek yaymaktan çekinmediği bir iddia. Oysa Rusya ve İran’ın İdlib’in rejim güçlerine bırakılmasını istediği herkes tarafından bilinen ama Rusya tarafından henüz yüksek sesle dile getirilmemiş bir gerçek; Türkiye ise buna karşı çıkıyor. İdlib’e Rusya ve rejimle ortak operasyon gibi iddialardan yola çıkarak “Türkiye Esad’la masaya oturmalı” diyenler de medyada bu tez için kalem sallıyor.
Sadece buradan yola çıksalar iyi. Mesela Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök dünkü köşesinde Dünya Kupası Asya elemelerinde İran’la 2-2 berabere kalan Suriye milli takımının play-off’lara kalmasından yola çıkarak Şam rejimine uluslararası bir meşruiyet atfetmiş. Keşke Özkök İran’ın Dünya Kupası’na doğrudan katılmaya hak kazandığı belli olarak çıktığı maçı izleseymiş de öyle yorum yapsaymış. Yedi yıldır Esad rejimi açıktan kollayan Tahran’ın Esad’ın elini nasıl tuttuğunun 90 dakikalık kısa bir özetiydi İran’ın Suriye milli takımına eliyle hediye ettiği maç.
“Keşke” dedim ama Özkök’ün oturup maçı izlese de gördüğü şeyi yazacağından çok da emin olamıyorum; zira BM’nin savaş suçları izleme heyetinin 2011’den bu yana Suriye konusunda 14.’sünü yayınladığı raporu da köşesine taşırken çok önemli bir detayı ya anlamamış ya da çarpıtmış. Özkök İdlib’de Han Şeyhun bölgesindeçoğu kadın ve çocuk düzinelerce insanın öldürüldüğü sarin gazı saldırısını Esad’ın gerçekleştirdiğinin belirtildiği raporda belirtilen, Suriye’deki iç savaşta bugüne kadar 33 kimyasal silah saldırısı yapıldığı, bunlardan 7’sinin 1 Mart-7 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştiği bilgisini alıp “Demek ki iç savaşta Esad karşıtı gruplardan da kimyasal silah kullananlar var,” diyerek kalan tüm kimyasal saldırıların Esad muhalifi güçler tarafından yapıldığını ima etmiş. Oysa söz konusu rapor, 33 kimyasal saldırının 27’sinin Esad rejimince yapıldığının kesin bilgisini verirken altı kimyasal saldırının faillerinin ise henüz tespit edilemediğini açıkça belirtiyor.
İnsan tabii, böylesi çarpık iki veriden yola çıkarak bir insanın “Dünya barışı açısından en iyi çözümün, Suriye’de Esad rejiminin tekrar ülkenin kontrolünü ele alması” olduğu sonucuna fütursuzca varabilmesine hayret ediyor. Esad’ın Türkiye’de bile bu kadar çok günah aklayıcısı ve gönüllü avukatı olunca resmin tamamını hayal edip bu savaşın bu noktaya gelmesine şaşıramıyor.
İdlib meselesine geri dönersek, dün medyada fazlasıyla alan kaplayan Rusya tarafından Afrin’le ilgili yapılan bir açıklamayı da değerlendirmek gerek. Zira İdlib’de yaşanan son çatışmaların tam da Türkiye Afrin’e yönelik bir operasyon hazırlığında iken gerçekleşmiş olması, herkese ‘zamanlama manidar’ dedirterek Suriye’nin kuzeyindeki oyunun kirliliğini gösteren son perde olmuştu. Biraz daha somutlaştırırsak, Tel Rıfat’a yönelik bir operasyon için bölgeye Türk ordusu destekli ÖSO unsurlarının gönderilmesi ve İdlib’in Heyet Tahrir el Şam’ın eline geçmesi neredeyse birkaç saat arayla olmuştu ve dar alandaki dengeler aniden değişmişti. Şimdi Rusya Genelkurmay Başkanlığı Ana Harekat Dairesi Başkanı Orgeneral Sergey Rudskoy diyor ki “PYD Tel Rıfat’tan çekildi, bölgeyi rejim güçlerine bıraktı”. Tabii dün gerçekleştirdiği basın toplantısında Rudskoy’un PKK/PYD’yi Tel Rıfat’ı terk etmeleri için “ikna ettiklerini” söylemesi hemen akıllara, yine kendisinin 3 Mart’ta Menbiç’le ilgili yaptığı açıklamayı getiriyor. El Bab operasyonu sona yaklaşırken Türkiye’nin bir sonraki hedefinin Menbiç olduğunu dile getirdiği günlerde Rudskoy çıkıp PYD’nin buradan çekildiğini, Menbiç’i rejim güçlerine bıraktığını söylemişti. Bu resmi açıklamanın ardından diyecek pek bir şey yoktu ancak herkes biliyor ki PKK/PYD Menbiç’ten çıkmadı; bu gerçek Türk resmi makamlarınca da aradan geçen zaman içinde birkaç kez dile getirildi.
Hal böyleyken, yani Rusya önceden Menbiç’e yönelik bir operasyonun önünü nasıl kestiyse bugün de öyle Afrin’e yönelik bir operasyonu engellerken, ABD’nin PKK/PYD’ye verdiği desteğe karşı Rusya’ya güvenmemizi söyleyenlere nasıl güveneceğiz? Ruslar zaten hepimizin bildiği gibi çok uzun süredir PKK/PYD’nin elindeki Afrin’de değil mi? Onları silahlandırıp koruyup kollamıyor mu?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları













































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
29.12.2019
8.02.2019
29.07.2018
22.07.2018
15.07.2018
12.07.2018
5.02.2018