Murat BELGE
İlk seçimin normal zamanına bir hayli zaman var. Zaman olabilir ama epeydir bu ülkede "normal" diye bir şey kalmadı. Neyin "normal" olabileceğinin bir tek ölçütü var: Tayyip Erdoğan'ın iktidarda kalmasına yardımcı olacak şey. Seçim tarihi de böyle: Öylesi uygun olacaksa yarın da seçim olabilir, baştan saptanmış tarihinde de olabilir. Ya da o tarih geldiğinde koşullar beklenen kıvama gelmemişse, ertelenebilir de. "Normal" kavramı böyle tarumar olunca "şaşma" duygusu da köreliyor. Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör seçme yöntemine birkaç yıl önce şaşırabilirdik. Kapıya kelepçe vurulmasına da şaşırabilirdik. Kızmak, isyan etmek falan gibi tepkiler de gösterirdik ve gene gösteriyoruz. Ama "şaşırma"? Ben kendi hesabıma şaşırmaz oldum. "Demek bunu da yaptılar" diyorum, o kadar.
Bizim buralarda böyle de başka yerlerde çok mu farklı? İşte tam bu günlerin olayı: Amerika! Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri'nin Cumhurbaşkanı! "Bunu da yaptı."
Dönelim kendi işimize. Amerika hakkında daha çok yazacağız, hele veriler biraz daha biriksin ve saydamlaşsın.
Seçimin yapılmasının "normal" zamanına daha çok var. Ama gün geçmiyor ki birilerimiz seçim lafı açmasın; gün geçmiyor ki, seçim olursa kimin ne alacağı konuşulmasın. Burada birbiriyle çelişen iki etkene dikkat ediliyor: Zamanlamaya Tayyip Erdoğan karar verecek, bundan kimsenin şüphesi yok. Peki, neyi hesaplayarak karar verecek? Bir koşul, genel havanın kendi lehinde olduğunu düşünecek, "Şimdi sırasıdır" diyecek. Bunun için bir "başarı" gerekiyor ki, ufukta böyle bir başarı ihtimali görünmüyor. Erdoğan ve AKP inişe geçmiş durumda. Bu "iniş", beklendiği ya da umulduğu kadar hızlı değil; ama var. İktidarın kendisinin de bunun farkında olduğu "gayrınizami" davranışlarından belli. Dolayısıyla, Erdoğan belirli bir süreden beri uygulamaya koyduğu "gerilim" politikası içinde bir elverişli an kollamayı da seçebilir. İktidarı bırakmamak en büyük amaç olduğuna göre, gerilimi ateşlemekten çekineceğini sanmıyorum.
Öteki ihtimal de kötü gidişin katlanarak devam etmesi ve seçimin bir kaçınılmazlık olarak ortaya çıkması. Bu da belirli koşullarda olmayacak bir şey değil: Ekonomi kötü gidiyor ve bunu düzeltmek üzere Erdoğan'ın yapabileceği bir şey olduğunu sanmıyorum. Dış politikada yapabileceği çok şey var ama yapmamaya kararlı. Bunun giderek bir cendereye dönüşeceğini tahmin ediyorum. Ne var ki, bu gibi gelişmeler sonucunda Erdoğan'ın "çaresizlik"ten ötürü "seçime gidelim" diyeceğini sanmıyorum. Kendini böyle bir noktada bulacağını anladığı anda gerilim alternatifine sarılacaktır. Bugünkü politikalarıyla seçimin "normal" kabul edilen tarihine kadar dayanamayacağını tahmin eden çok kişi var. Haklı olma ihtimalleri de yüksek.
Çeşitli muhalefet partilerinin sözcüleri bu soru sorulduğunda "Biz her an seçime hazırız" diyerek cevap veriyorlar. Özetlemeye çalıştığım koşullarda öyle olmaları gerekiyor zaten. Ama gerçekten hazırlar mı? Bundan emin değilim. Yani, herhalde seçim olursa kimin nerede olacağı, sandıkların başında kimlerin görev yapacağı gibi konularda hazırlıkları vardır, muhtemelen tamamdır. Ama seçimi kazanmaya hazırlar mı? Emin olmadığım konu bu.
Durmadan anketler yapılıyor. En fazla oy alan parti AKP. Cumhurbaşkanlığına kim adaylığını koyar ve kim en çok oyu alır? Geçenlerde bir anket şirketi Mansur Yavaş ile Ekrem İmamoğlu'nun en azından ciddi rakip olabileceğini gösterdi ama Erdoğan'ın birinci çıkacağını gösteren anketler de var. Yakın zamana kadar açık ara birinci gidiyordu.
Demokrasi konusunda, bütün siyasi alanlarda tipik bir faşist politika izliyor. Dış politikada devam eden kavgacı tavır herkesi endişelendirmeli -tehlikeli. Ekonomi günden güne sarpa sarıyor. Bu arada inanılmaz zengin edilenlerle yoksulluğa itilenler arasındaki kontrast ve tepede kalanların "itibar"ı göz çıkarıyor. Pandeminin başındaki "Galiba iyi gidiyorlar" izlenimi iyice silikleşti. Bütün bunlar oldu, oluyor, olmakta.
Bütün bunların AKP'ye oy vermeye devam eden kitle üzerinde etkileri yok değil; ama oldukça sınırlı. Neden?
Aykırı bir örnek vereceğim: Amerika'daki garip olaydan sonra özellikle siyahlardan bir soru geldi: "Bu kadar kişi nasıl böyle bir binadan içeri girebildi?" Ve şunu eklediler: "Girmeye çalışanlar siyah olsaydı böyle bir sonuç imkansız, olmazdı." Bence de doğru bir tespit.
Ben de şunu soracağım: Yukarıda "AKP'nin performansı" olarak özetlediğim durumu CHP yaratmış olsaydı, CHP şimdi nerelerde olurdu? Baykal'ın barajı geçemeyen CHP'si, Ecevit'in DSP'sinin uğradığı (ondan önce CHP'sinin de) kayıplar... Neden bu, Türkiye halkı anasından "sağcı" olarak mı doğuyor? Bu mantıken mümkün olmadığı gibi ampirik düzeyde de böyle olmadığı görüldü. Çünkü CHP en yüksek oyu alan parti olmayı da başardı. Bunu yaptığında tek-parti rejiminin anıları bugünküne göre çok daha tazeydi. Demek ki halk, Halk Partisi'ne, "kurtarıcı" gözüyle bakmıyor. AKP oy kaybediyor. Bu durumda CHP'nin oy kazanmasını beklersiniz. Ama böyle de olmuyor.
Neden?
Türkiye'nin girdiği şu son derece kritik ve hayati dönemeçte bu sorunun cevabı da hayati bir önem taşıyor.
Bu yazıda soruya cevap vermeye kalkışmayacağım. Herkes gibi benim de kafamda eksik - tamam, doğru - yanlış birtakım açıklamalar var. Bundan sonra yazdıkça bunlara aklım erdiğince birtakım açıklamalar getirmeye, tartışmaya çalışacağım. Ama bu seferlik, bu konulara girmeden, bu soruyla bitirmek istiyorum.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları





































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025