Vahap COŞKUN
20’nci yüzyılın başlarında, Osmanlı İmparatorluğu’nda yeni bir sayfanın açılacağı bellidir. Herkes bu tarihsel dönemeçte kendine iyi bir yer aramakta, haklarının muhafazasını ve mevkilerinin tahkimini amaçlayan taleplerde bulunmaktadır. Etnik ve dini kimliklerde, gençlerde, kadınlarda ve diğer toplumsal katmanlarda siyasi hareketlilik had safhaya çıkmıştır. Mesela 1908-1923 yılları arasında İstanbul’da 40’a yakın kadın derneği faaliyet göstermektedir. Rohat Alakom, bunlardan biri olan Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti’nin öyküsünü anlatır. *
1919’da kurulan Cemiyet, uzun bir müddet unutulmaya terk edilir. Mehmet Emin Bozarslan, Jîn dergisinin 25 sayıdan oluşan koleksiyonunu 1985-1988 yılları arasında, beş cilt halinde yayınlayınca, Cemiyet hakkındaki ilk bilgiler gün ışığına çıkmış olur. Jîn’in bazı sayılarındaki Cemiyet’e dair sınırlı yazı ve şiirler, Cemiyet’e ilişkin araştırmaların artmasını sağlar. 1989’da Cemiyet’in tüzüğü de ortaya çıkar ve yayınlanır.
“Ayrıcalıklı sınıfın kadınları”
Tarihte kurulan ilk Kürt kadın derneği olarak kabul edilen Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti, Osmanlı’daki diğer kadın dernekleri gibi, aristokrat ailelerinden gelen kadınlar tarafından kurulur. Babanzadeler, Bedirhaniler ve Cemilpaşazadeler gibi saygın aileler, siyasi ve kültürel sahada Kürt toplumunu derinden etkilerler. Kürdistan’ın “ayrıcalıklı sınıfının kadınları” da, “kadınlık” ve “Kürtlük” kimliklerini birlikte ele alarak “ilk Kürt kadın örgütlenmesini” oluştururlar.
Elbette bu, Kürt kadınların kamusal alana ilk girişleri değildir. Cemiyet’in kurulmasından önce de Kürt kadınlar farklı mecralarda seslerini duyurmaya çalışırlar; kadın derneklerinde boy gösterir, dergilerde yazılar yazarlar. Mesela, Bedirhani ailesinin kadınlarının, 1913’ten itibaren İstanbul’da yayınlanan Kadınlar Dünyası dergisinde yazıları çıkar. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce kurulan Kürt Talebe – Hêvî Cemiyeti’nin yayın organları Rojî Kurd ve Hetawî Kurd dergilerinde Kürt kadınların yazılarına yer verilir.
Dönemin Kürt aydınlarından Abdullah Cevdet, birçok makalesinde toplumların gelişmesinde kadınların ve anaların büyük bir rol oynadığını vurgular. “Bizler manen babalarımızdan ziyade annelerimizin hayat uzantısıyız” diyen Cevdet, İshak Sukuti ile birlikte Elazığ’da erkeklerin ve kızların beraber gidebileceği bir okul açar. Kadın haklarını savunan Kürt aydınların yazılarında mesele iki yönlü olarak ele alınır:
Bir yandan kadınlar, ulusal mücadeleye seferber edilmek istenir. Ulusal uyanış için topumun her katmanının üzerine düşen yükümlülükler vardır. “Geleceğin ve ulusun öğretmenleri” kadınlardan beklenen de, ulusal kurtuluşun bir neferi olarak yaşam boyu sürecek bir mücadele vermeleridir. Diğer yandan da kadınların maruz kaldıkları baskılar gündeme taşınır ve çözüm yolları tartışılır.
“Kürdlük için şeref olan bu kutlu kuruluş”
1918’in sonlarında Jîn dergisinin çıkması ve Kürdistan Teâli Cemiyeti’nin kurulması, Kürtlerin taleplerinin kamuoyuna aktarılması noktasında tüm kesimleri hareketlendirir. Kadınlar da bu sürece dahil olurlar ve hazırlıklarını tamamlayıp Mayıs 1919’da kendi kuruluşlarıyla sahnedeki yerlerini alırlar. Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti’nin kuruluşunu ilk haber veren Memduh Selim’dir. Selim, 26 Mayıs’ta yazdığı ama 4 Haziran’da Jîn’in 20’nci sayısında yayınlanan yazısında, Cemiyet’in kuruluşundan duyduğu sevinci paylaşır:
“Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti adı altında bir dernek açan İstanbul’daki hanımlarımıza, Kürdlük için şeref olan bu kutlu kuruluşlarından dolayı ne kadar şükran borçlu olsak yeridir.” (s. 27)
Kürdistan Teâli Cemiyeti ile Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti arasında sıkı bağlar vardır. Hatta bazı kaynaklar, Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti’nin Kürdistan Teâli Cemiyeti’nin bir alt ya da yan kuruluşu olduğunu ve onun himayesinde kurulduğunu belirtirler. Tüzüğünde kurucuların kim olduğu bilgisi yer almaz ama eldeki bilgiler Cemiyet’in oluşumuna Yamulki, Handanzade, Babanzade, Bedirhani ve Zapsu ailelerinin kadınlarının öncülük ettiğini gösterir.
Cemiyet’in ana gayesi, Kürt kadınların entelektüel düzeylerini geliştirmek, maddi durumlarını ve toplumsal koşullarını iyileştirmek için onlara yardımcı olmaktır. Ayrıca, Birinci Dünya Savaşı nedeniyle Batı’ya sürgün edilen 600 bin Kürdün karşılaştığı zorluklar da Cemiyet’in ilgi alanındadır. Cemiyet, muhacir Kürt yetim çocuklarına sahip çıkılmasını acil bir vazife olarak addeder. Amaçları doğrultusunda Cemiyet; para toplamak, kitap ve broşür yayınlamak, okuma salonları ve kitaplıklar açmak gibi faaliyetlerde bulunur.
“Kürd sözünden dönmez”
Cemiyet’te iki kadının ismi öne çıkar: İlki, muarızlarınca “Nemrut Mustafa Paşa” olarak mimlenen Süleymaniyeli Mustafa Yamulki’nin kızı Encum Yamulki’dir. 1896’da Kars’ta Osmanlı Konsolosu olarak görev yapan Mustafa Paşa, 1922’de Şeyh Mahmud Berzenci’nin önderliğinde kurulan Kürt Hükümeti’nde Eğitim Bakanı olmuştur. 20 Haziran 1919’da Cemiyet’in açılışı vesilesiyle verilen mevlitte Yamulki bir konuşma yapar ve konuşma metni Jîn’de “Bir Hitabe” başlığıyla yayınlanır.
“Derneğin açılışına koşarak gelen saygıdeğer hanımlarımız ve kardeşlerimiz, her türlü yardımı yapacaklarına ve Kürdlüğün gelişmesi için ne yapılması gerekiyorsa tereddütsüz yapacaklarına Kürd sözü üzerine söz veriler. ‘Kürd sözünden dönmez’ cümlesi, öteden beri bir atasözü olmuştur. Ben kanılarımla inanıyorum ki, Kürd her şeye söz vermez, fakat vermiş olduğu sözden de kesinlikle dönmez.” (s.31-32)
Yamulki hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Kesin olan, 1924’te babasının isteği üzerine tıp tahsili yapmak üzere Fransa’ya gittiği, 1928’de bu ülkenin en eski tıp kurumu olan Paris Tıp Fakültesi’nde doktora çalışmasını tamamladığı, bir Fransız öğretim üyesi ile evlendiği ve bir oğlunun olduğudur.
“Türkiye’de biz sizden elli yıl gerideyiz”
Cemiyet’le birlikte ismi en çok anılan ikinci kadın ise Şerif Paşa’nın eşi Emine Hanım’dır. 1919’da İstanbul’da yayınlanan İstiklal gazetesinde, Şerif Paşa’nın Paris’te yaşayan eşi Emine Hanım’ın Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti’nin başkanlık önerisini kabul ettiğine dair bir haber çıkar.
Şerif Paşa’nın Kürd Teâli Cemiyeti’nce Paris’te sürdürülen barış görüşmelerine Kürt temsilcisi olarak seçilmesi, doğal olarak ailenin kadınlarını da etkiler, onların da kamusal alanda aktif bir pozisyon almalarına neden olur. Mamafih, Emine Hanım’ın Cemiyet’in başkanı olmasının altında, salt Şerif Paşa’nın eşi olması yatmaz. O, Fransa’dan önce yaşadığı İsveç’te yoksullara yardım, kadın hareketi ve barış çabaları gibi üç alanda bilinen ve çalışmaları İsveç gazetelerine konu olan bir isimdir.
Emine Hanım, 11 yıl yaşadığı İsveç’te en çok kadınların durumu üzerine kafa yorar; bu İskandinav ülkesi ile Osmanlı’daki kadınların durumunu karşılaştırır. İsveççe öğretmenine, hayıflanarak “Türkiye’de biz sizden elli yıl gerideyiz” der. Ona göre, bir toplumun gelişmesi için, kadınların o toplumda etkin bir konumda olmaları gerekir:
“İsveç yeryüzünde en gelişmiş ülke olmalı, o zaman kapalı yaşamdan kurtulmak ve erkeklere elimiz uzatarak, beraberce insanlığın soylu amaçları için mücadele etmek arzusu bizde daha da artmaktadır.” (s.54)
1908’de Paris’e yerleşen Emine Hanım, İttihat ve Terakki’nin baskı yönetime karşı verdiği demokratik mücadelede eşi Şerif Paşa’nın en büyük destekçisi ve yardımcısı olur. Tarık Zafer Tunaya, 1909’da Şerif Paşa tarafından kurulan Islahat-ı Esasiye-i Osmaniye Fırkası’nın (Osmanlı Anayasal Reformlar Partisi) ağır topları arasında Emine Hanım’ın adını da sayar.
“Biraz daha yukarıya bakarsak bir kadınlar saltanatı görürüz”
Kürt kadınların hak ve hukuk yürüyüşlerinde, birçok Kürt erkeği onlara eşlik eder. Şerif Paşa, bunların başında gelir. Daha 1908’de, kendisiyle yapılan söyleşide, Şerif Paşa kadınlar ve feminizm konusunda önemli açıklamalarda bulunur:
“Türkiye’de epeyce feminizm var. Eşim, en gayretli feministler arasında ve Türkiyeli kadınlar çok bilgili. Batı kültürü konusunda sanıldığından daha fazla şeyler biliyorlar. Kadın hareketinin önünde Türkiye’de büyük bir gelecek var. Kadınlar daha konuşmadı ama onlar bunu başaracak.” (s. 54)
Memduh Selim, Abdürrahim Rahmi, Aziz Yamulki ve Mevlanzade Rıfat gibi Kürt aydınları da, yazıları ve tavırlarıyla kadınların yanlarında olduklarını gösterir, Cemiyet’in kuruluşuna yürekten bir destek sunarlar. Memduh Selim, Jîn’in 14’üncü sayısında kadın meselesini tartışır. Kürt kadınların gerçekte özgür olduklarını savunan Selim “Biraz daha yukarıya bakarsak bir kadınlar saltanatı görürüz” der.
Serbesti’yi yöneten Mevlanzade Rıfat’ın eşi Ulviye Meylan 1913’ten 1921’e kadar Kadınlar Dünyası adlı gazeteyi çıkarır. Rıfat, Serbesti’de kadın çalışmalarına yer verirken; eşi Ulviye Hanım da gazetesinde Kürt aristokrat ailelerinin kadınlarına alan açar ve buradan edinilen tecrübeler sonraki yılarda Cemiyet’in kuruluşuna kaynak teşkil eder. Azizi Yamulki bir yazı, Abdurrahim Rahmi (Zapsu) de bir şiirle Cemiyet’in kuruluşunu kutlar.
“Aferin, yüzlerce kez aferin! Bizi onurlandırdınız”
Ne yazık ki Cemiyet’in ömrü uzun olmaz. 11 Haziran 1920 tarihli gazeteler, hükümetin bir çatı örgüt olan Kürd Teâli Cemiyeti’nin kapatılmasına karar verdiğini bildirirler. Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti’nin de kapatıldığı anlamına gelir bu haber. Derneğin kapatılmasının ardından İstanbul’u terk etmek zorunda kalan Yamulki Ailesi, Süleymaniye’ye döner. Süleymaniye, dernek çalışmalarının yeni merkezi olur.
Mustafa Yamulki liderliğinde bir grup Kürt aydını Kürdistan Cemiyeti adı altında Güney Kürdistan’daki ilk Kürt derneğini kurar. Yamulki’nin kızı Zehra ve gelini Güzide Hanım, Kürdistan’a döndüklerinde kadın ve kızların eğitimi için kollarını sıvarlar. Kızların eğitimi için açılan okulun müdürlüğünü önce Güzide Hanım, sonra Zehra Hanım yapar. Okulda öğretmenlik yapan ve ömrünü kızların eğitimine adayan Fatma Muhyettin, anılarında Dayîk (Anne) adlı bir oyun sergilediklerini anlatır.
“Okulu kapatıp perdeleri açtıklarını söyleyen Fatma Muhyettin, Süleymaniye şehrindeki kadınların bir hafta boyunca bu piyesi görmeye geldiklerini söyler. Kadınların bu başarısı, erkek kesimin de beğenisini alır. Bir gün yolda yürürken birisinin sırtına hafifçe vurduğunu belirten Fatma Muhyettin döndüğünde, zamanında İstanbul’da kalmış ünlü Kürt şairi Pîremerd’i görür ve onun kendisini ‘Aferin, yüzlerce kez aferin! Bizi onurlandırdınız’ biçiminde tebrik ettiğini söyler.” (s. 62)
İlk kadın örgütü olan Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti’nin açılmasından 27 yıl sonra, 13 Mart 1946’da İran Kürdistanı’nda Mahabad şehrinde Kürdistan Demokratik Kadınlar Birliği kurulur. Derneğin kuruluşundan bir hafta önce Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin başkanı Qazî Muhammed’in eşi Mine Hanım tarafından önemli bir konferans düzenlenir. Kürt-Sovyet Kültür Merkezi’nde yapılan ve üst düzey yöneticilerin eşlerinin yanı sıra çok sayıda kadın öğretmen ve öğrencinin katıldığı bu konferans, 8 Mart’a denk getirilir. Bu, Kürdistan’daki ilk Kadınlar Günü kutlaması sayılabilir.
İran’da 1946’da örgütlenen Kürt kadınlar, 1952’de Irak’ta Kürt Kadınlar Birliği ve 1977’de Türkiye’de Devrimci Demokrat Kadınlar Derneği adı altında bir araya gelir ve hakları için çaba gösterirler. Ezcümle, 1919’da Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti ile çalınan maya, Kürt toplumunda tutar. Zira İstanbul’da ilk adımın atıldığı günden itibaren, Kürt kadınların başlattığı modern ve örgütlü mücadele, kimi zamanlar kesintiye uğrasa da bir süreklilik kazanır, faaliyet sahaları çeşitlenir ve farklı coğrafyalara taşınarak yayılır.
İşaret fişeğini Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti’nin çaktığı o mücadele bugün de devam ediyor, kadınların hak ve özgürlük talepleri tatmin edilmedikçe de duracağa benzemiyor.
* Rohat Alakom, Kürd Kadınları Teâli Cemiyeti (1919), Avesta Yayınları, İstanbul, 2019.
Perspektif, 24.04.2020
https://www.perspektif.online/kurd-kadinlari-teali-cemiyeti-1919/
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025