Yıldıray OĞUR
“Baron Rothschild ve kerimesi dün Talya vapuruyla Dersaadet’i terk eylemişlerdir... Baron Rothchild’in geçen Cuma selamlığından sonra (27 Temmuz 1888) Yıldız Sarayı Humayunu’nda gördüğü iltifat, Hazret-i Cihanbani ve huzur-i Hümayun’unda kabulden fevkalgaye mahzuz olduğu tahmin ediliyor. Zat-i Hazreti Padişahi, Baron ile bir saat kadar müddet mülakat ederek... Anadolu şimendiferlerinin Baron tarafından teşkil edilecek bir heyet-i sarrafiye tarafından inşa arzusunu dermiyan buyurmuşlardır....Baron’un mazhar olduğu envai iltifatlardan başka avdeti esnasında Zat-ı Hazreti Padişahi kendisine bilhassa imal ettirilmiş on bin adet sigara hediye buyurmuşlardır.”
30 Temmuz 1888’de Beyoğlu’nda çıkan Moniteur Europeen gazetesinin bu haberinde bahsedilen Baron Rothschild, Frankfurt’ta bir Yahudi gettosunda doğup, 19. Yüzyılda Frankfurt, Paris, Londra, Viyana, Napoli’ye dağılarak meşhur banker Rothschild ailesine dönüşen, beş kardeşten Edmond Edmund James de Rothschild’di.
İstanbul’a gelmeden önce Odessa’daki Siyonist liderlerle bir araya gelmişti. Çünkü Yahudiler için Filistin’de toprak satın alıp, koloniler kurmaya kendisini vakfetmiş ve bu yüzden sık sık Filistin’e gidip gelmekteydi.
1834’de ilk defa kardeşi Nathaniel de Rothschild yine bir Cuma selamlığı sonrası 2. Mahmut tarafından kabul edilmiş, Osmanlı 1852’den itibaren de diğer pek çok Avrupa devletinin yaptığı gibi Rothschild ailesinden borç almıştı. Kırım Savaşı sırasında onlardan alınan borçla silah alınabilmişti. Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz ailenin diğer üyelerine nişanlar vermişti.
1888’de Cuma selamlığından sonra Baron Rothschild ile görüşen ve kendisine hediye olarak on bin adet el yapımı sigara hediye eden Padişah ise Sultan 2. Abdülhamit’ti.
Abdülhamit döneminde de devlet Rothschild ailesinden borç almış ve aile üyelerine çeşitli zamanlarda nişanlar verilmişti.
Abdülhamit’le görüşen Edmund Rothchild, 1893, 1897 ve 1899’da tekrar İstanbul’a ve Filistin’e gelmiş, hatta 1903’de bir kere daha İstanbul’a geldiğinde Topkapı Sarayı’nda saklanan 400 yıllık Şehname’yi tuhaf bir şekilde satın almıştı.
Prof. Dr. Mustafa Balcıoğlu ve Doç. Dr. Sezai Balcı’nın “Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu” adlı kitaplarında anlattıkları, Rothschild’lere nişan verip el yapımı sigara hediye eden II. Abdülhamit, televizyon dizisindeki Abdülhamit’e pek benzemiyor.
Prof. Dr. Vahdettin Engin’in arşiv belgeleriyle kaleme aldığı “Pazarlık” adlı kitabında anlattığı Abdülhamit de öyle. Tabii dizideki Theodore Herzl’le diyalogları da...
Dünya Siyonist Kongresi’nin lideri Herzl, 1896 ve 1898 yıllarında İstanbul’a gelerek Abdülhamit’in yakın çevresiyle görüşmelere başlamış, 1902’de de bizzat Abdülhamit tarafından kabul edilmişti. Kitaba göre o görüşmede Abdülhamit, Herzl’e “Devlet-i Âliye'min satılık tek bir karış toprağı yoktur" da dememişti.
Herzl sonrasında yazdığı mektupta görüşmenin sonucunu şöyle anlattı: "Majesteleri, memleketinde yaşayan Yahudiler'e gösterdiği âlicenaplığı mazlum ve mağdur durumda bulunan diğer Yahudiler'e de göstermekte, onları bir peder gibi himaye altına almakta ama toplu olarak bir yerde yaşamaları yerine, değişik bölgelerde bulunmalarına izin vermektedirler."
Abdülhamit, Herzl’in borçları sildirme, yardım tekliflerini, Fransızlarla yürüttüğü kredi pazarlıkları için koz olarak kullanmış, kendisine de Yahudilerin yerleşmesi için Filistin dışında Mezopotamya’da özellikle de Yahudi kabilelerin yaşadığı Irak Kuzey’inde yerleşme önermişti.
Abdülhamit, genel olarak şüpheci, evhamlı ve tedbirli bir padişahtı ama muhaliflerini Müslüman, Yahudi ya da Hristiyan olarak ayırmıyordu. Kendi hayatının anlatıldığı bir dizide kötü adamların ekalliyet ağzıyla Türkçe konuşturulmasından da, sık sık bağırırken gösterilmekten de herhalde rahatsız olurdu.
Çünkü Yıldız Sarayı, zamanın Avrupa ülkeleri sarayları ve hükümet merkezleri içinde belki en çokkültürlü olanıydı.
Çocukluk arkadaşı Artin Dadyan’ı paşa yapıp, Hariciye Bakanı yapmıştı. Vefat ettiğinde de Beşiktaş Ermeni Kilisesi’ndeki cenaze ve mezarlık masraflarını bizzat ödemişti.
Özel hekimi Fenerli Rumlardan Spiridion Mavroyeni’ydi. Yabancı dişçilere suikast endişesiyle pek güvenmiyordu ama dişlerini, annesi Yıldız’ın hareminde bohçacılık yapan bir Polonya Yahudisi’nin oğlu olan Sami Günzberg’e emanet etmişti.
Her sabah yabancı gazeteleri okuyup, onun için tercüme eden Nişan Efendi Ermeni’ydi. Saray’ın kütüphanesini ise kendisini eleştiren bir karikatürden dolayı önce hapse attırdığı, sonra da Paris’teki sürgünden çağırdığı Diyojen dergisini çıkaran Teodor Kasap’a emanet etmişti.
İmparatorluğun her yerinden onun için emlak alan, petrol arazileri tespit eden, parasını emanet emlakçısı Agop Paşa’ydı. Onun için camiler, saraylar inşa eden başmimarı ise Sarkis Balyan.
Bayındırlık Bakanı yaptığı Fenerli Rumlardan Aleksandros Karatodori Paşa’ya, onu Ayastefenos ve Berlin anlaşmaları müzakerelerinde görevlendirecek kadar güveniyordu. En yakını İzzet Paşa, Şam doğumlu bir Arap’tı. Bulgar Prensi Ferdinand’ı bile mareşal rütbesi verip şahsi yaveri yapmıştı.
İngiliz Elçisi’ne tokat atmayı bırakın, yaptığı hizmetler için Şevkat Nişanı taktığı İngiliz elçisinin eşi Lady Dufferin onun için “Sultan çok güler yüzlü ve nazikti. Misafirlerine bizzat elleriyle sigara ikram ederdi” diye yazmıştı. İmparatorluğu bir arada tutmak için ince bir denge politikası güdüyordu, o yüzden elçilere karşı her zaman diplomatik nezaketle davranıyordu. Hatta kaynayan Makedonya’da bir Türk zabitin kızıp vurduğu Rus Elçi için hem o zabiti hem de yanında görevli arkadaşını idam ettirecek kadar gözetilmesi gereken dengelerin farkındaydı.
Hayatı da günümüzün yerli ve milli kriterlerinin sınırlarını zorlardı. 16 yıl boyunca saray mimarlığını Sanremo’lu Art Nouveau tarzının önemli isimlerinden Raimondo D’Aranco yapmıştı. Saray ressamı yine bir İtalyan olan Fausto Zonaro’ydu. Yıldız Sarayı içinde porselen fabrikası açtırıp, Fransız ve İsviçreli uzmanlar getirmişti.
Baylan’a yaptırdığı Yıldız’daki sahnenin başına gezici İtalyan tiyatrocu Arturo Stravolo’yu getirmişti. Misafirleri ve saray eşrafıyla birlikte orada operalar ve operetler dinlemeyi severdi. Belki bu zevki 1872’de Nurnberg’deyken Bayreuth Richard-Wagner Operası’ndan, kendisi ve yeğeni Abdülhamit için 300 Thaler (altın para) verip 329, 330 ve 331 numaralı koltukları satın almış amcası Sultan Abdülaziz’den geliyordu.
Yıldız Tiyatrosu’nda Stravolo ailesi onun için Due Ciabattini, L'arrivo Dello Sposo, Napoli di carnevale, I Tre Gobbi, Il Travatore ve La Traviata’yı sahnelemişti. Ama La Traviata’nın acıklı sonu onu üzdüğü için, sonunda genç Violetta’nın doktor tarafından iyileştirildiği yeni bir mutlu son bulunmuştu. Belki de aklına Saray’da kibritle oynarken kendini yakan altı yaşındaki kızı Ülviye’yi kurtaramamasını getiriyordu.
Abdülhamid'in sevdiği kitaplardan dahi operetler bestelenmişti. Örneğin Giovanni Boccaccio'nun bir eseri padişah için bestelenmişti. Ama en sevdiği kitap Sherlock Holmes’du. İngilizce’de yeni çıkan Sherlock Holmes kitaplarını hemen çevirtirip kendisine okuttururdu. Bir rivayete göre serinin yazarı Arthur Conan Doyle’u da Yıldız’da ağırlamıştı.
Misafirlerini en güzel sofralarda ağırlardı. Kendisi içki içmezdi ama sofrasına misafir olmuş elçilerin ve gezginlerin anılarına bakılırsa misafirlerine Fransız şarabı ve punch gibi özel içkiler ikram ettirirdi.
(Constantinople: City of the World's Desire, 1453-1924/ Philip Mansel)
Şimdi, en büyük düşmanı gibi gösterilen Emanuel Karasu da, bir zamanlar onun İttihatçılar içindeki jurnalcilerinden biriydi. Altında “Selanik Dava Vekillerinden Emanuel Karasu Kulları” yazan üç jurnalden birinde Yıldız’a, “Avrupa’da yayınlanan ve Selanik’teki genel kahvehanelerde, halkın “fikrini ifsâd” edecek bazı makaleleri ihtiva eden gazetelerin serbestçe okunduğunu ve bunların polis dairesi tarafından kat’i olarak engellenmediğini” ihbar etmişti. http://dergipark.gov.tr/download/article-file/32093
Daha sonra onun karşısına da Yahudi olduğu için değil, İttihatçı olduğu için çıkmıştı. Yoksa Osmanlı’yı parçalamak isteyen bir Yahudi komplosunun başaktörü değil, Balkan Harbi sırasında Sultanahmet’teki mitinglerde konuşmalar yapmış, İstiklal Harbi’ne silah bulmuş bir Osmanlı olarak yaşamıştı.
Abdülhamit’i devirmek konusundaki fikirleri de Kut-ül Amare kahramanı Halil Kut Paşa’dan farklı değildi. Ama Kut Paşa’nın yaptığına benzer planlar da yapmamıştı:
“...Makedonya’da işin böylece ve hayırlı sona erişi benim Cemiyet’e teklif ettiğim bir planı da artık lüzumsuz kılmıştı. Plan şuydu: Makedonya’da gizlice İstanbul’a gelecektim. Beşiktaş’a ve Yıldız Sarayı’nın Selamlık yolu üzerinde bulunan evimde gizlenecek ve oradan 5-6 metre mesafeden geçecek Abdülhamit’i öldürecektim. Sonra da Hürriyet’i ilan edecektik”(Halil Kut Paşa’nın Hatıraları)
Belki aynı kanalda yayınlanan dizileri sayesinde 110 yıl sonra Abdülhamit’le ona suikast planları yapan İttihatçı Halil Kut Paşa da barışır.
Böylece, tarihte serbest atış, tarihi bugünün ihtiyaçları için kesip biçmek sporu, hamaset ve ayrımcılık dışında da bir işe yaramış olur.
Yazarlar
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları














































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025