Aydın Selcen
Erdoğan, Putin’e üç ülke liderini taşıyacak aracı parmağıyla gösterip “zırhlı mı?” diye sordu. Muhatabı “araç değil, ama bölge zırhlı” diye yanıt verdi. Aksakallı Ruhani’nin de arka planda gevrek kahkahaları duyuldu. Herhalde araç zırhını S-400 hava savunma sistemi, bölge zırhını 1952’de zorla üye olduğumuz NATO ittifakı diye canlandırabiliriz gözümüzde.
Her yıl Münih’te düzenlenen uluslararası güvenlik konferansında ABD ve Avrupa (ile Kanada ve Japonya gibi diğer müttefikler) arasındaki küresel düzen vizyonu ayrımındaki kaygı verici derinlik iyice açığa çıktı. Siyasi hayatının sonundaki Almanya Şansölyesi Merkel ortaklığı hayatta tutacak vizyona sahip ama bunu hayata geçirecek mecali olmayan; onun karşısında ABD Başkan Yardımcısı Pence ise ortaklığın fişini çekmeye niyetli ve bunu yapabilecek erkin sahibi aktörler olarak sahne aldılar.
Sanki genç ABD, yaşlı Avrupa’ya epeydir yerleştiği huzurevinde daha fazla bakılamayacağını, aktif yaşantıya geri dönmesi gerektiğini vurgular gibi. Avrupa ise “eyvallah ama bari başlangıç sermayesini sen koy yahut yine aile işletmesinde ben kasaya geçeyim” der gibi. Müttefikler arasındaki bu tepişmeden, bu tepişmenin yansıttığı yeni düzensizlikten, Rusya ve Çin’in ancak memnuniyet duyacaklarını belirtmek sanırım gereksiz.
Suriye bağlamında da Merkel, tam (ve bence bu defa haklı) bir mantıklı Alman şaşkınlığıyla, Fırat’ın doğusu bu denli önemliyse, çekilme acelesindeki ABD yaklaşımını (mealen) “madem bizi kendi yerinize davet ediyorsunuz, siz neden çekiliyorsunuz?” diyerek sorguladı. Pence’in ilk günkü özellikle İran’a ambargo odaklı azarlarının ardından, ikinci gün podyuma çıkan ABD Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey ise, ABD çekildikten sonra söz konusu bölgenin yeniden Şam’ın egemenliğine girmesine karşı olduklarını belirterek mantıksızlıkta (“üçüncü halin olmazlığı”) yeni bir zirveye erişti. Zaten, Fransa Cumhurbaşkanı Macron da daha sonra, ABD çekilirse Suriye’de kalmaya niyeti olmadıklarını açıkladı.
Bu arada, ülkemizi temsilen Münih’te bulunan Milli Savunma Bakanı Akar bu platformu, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna ilişkin ulusal güvenlik tehdit algısını paylaşmadığı gerekçesiyle (önümüzdeki günlerdeki Vaşington ziyareti arifesinde) ABD’yi diğer müttefiklere şikayet için kullandı. Akar, müstakbel Irak Kürdistan Bölgesi (IKB) Başbakanı Mesrur Barzani’yle de konferans marjında heyetler arası bir görüşme yaptı. Kendi konuşmalarını da beklendiği üzere “PKK ve terörle mücadele” ile “güvenli bölgeyi Türkiye tek taraflı kurmalı” anlatılarına odakladı. Her yıl katıldığınız uluslararası mimarlar konferansında hep evinizin akan çatısından yakındığınızı düşünün, akan çatıdan yakınacaksanız dahi onun yerine çatı yapımındaki gelişimden, yeni yaklaşımlardan vs. söz edersiniz ki dinlensin. Ama neyse, bunlar hep monşerlik işte…
Akar, IKBY Başbakan adayı Barzani ile görüştü
Mesrur Barzani de Münih’te peş peşe üst düzey temaslarda bulunup, her birini sosyal medyadan görselli paylaşarak “PR yaptı.” Görseller hep aynı (yukarıdaki) toplantı odasından. Oysa AA haberi “Akar Barzani’yi kabul etti” kaydıyla ve fotoğrafsız verdi. Görüşme İngilizce cereyan ettiğine göre, “Kürdistan Bölgesi” “Irak Kuzeyi” ve “Rojava” da “Fırat doğusu” olarak çevrilememiştir. Korkmayın, “Türkiye IKB’yi tanıdı mı yoksa ???”, “Atatürk sağ olaydı bu görüşmeye ne derdi ???”, “o bayrağın o masada işi ne ???” diye sorular zinhar sormayacağım. Diplomasinin her türlüsü acizane makbulümdür.
Soçi’ye dönersek, saygın dış politika analisti Soli Özel’in altını çizdiği üzere orada da “İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Kürtlerin Suriye’nin geleceğinin tanımlanmasının ayrılmaz bir parçası olduklarını söyledi. Kürtler ile PYD arasında bir ayrımı vurgulamadı.” Ortak bildirgenin ilgili maddeleri üzerinde geçen yazımda durduğum için bu defa geri dönmüyorum.
Soçi’de de toplantıdan çıkan liderler arasında, Münih’teki ABD-Avrupa dünya kavrayışı farkının dışa vurulmasını anıştıran kısa bir diyalog yaşandı: Erdoğan, Putin’e üç ülke liderini taşıyacak aracı parmağıyla gösterip “zırhlı mı?” diye sordu. Muhatabı “araç değil, ama bölge zırhlı” diye yanıt verdi. Aksakallı Ruhani’nin de arka planda gevrek kahkahaları duyuldu. Herhalde araç zırhını S-400 hava savunma sistemi, bölge zırhını 1952’de zorla üye olduğumuz NATO ittifakı diye canlandırabiliriz gözümüzde.
IMF’ye gitmez, kendi yağımızda kavruluruz. Varlık Fonu’na Çin’den bir milyar avro tutarında sendikasyon kredisi buluruz. S-400’ü ucuza alır, üzerine nakliye masrafı artı kârımızı koyar Hindistan’a satarız. ABD Nisan’da çekilince, Fırat’ın doğusuna yalnızca ABD’yi değil Astana ortakları Rusya ve İran’ı da karşımıza almak pahasına tek yanlı gireriz. Münih’te rahat edemezsek, Soçi’ye gideriz. AB ile anlaşamadık Afrika’yla, Latin Amerika’yla ticaret yaparız. Sanmam ki öyle bir dünya olsun.
Deneyimli siyasetçi Nesrin Nas geçen çarşamba konuğum olduğu “Dünya Ve Biz” programımda, daha sonra AKP hükümetince uygulaması sürdürülecek 2001 IMF anlaşmasını anlatırken, eş zamanlı olarak AB’yle üyelik müzakerelerinin canlandırılmasının ülkemiz üzerindeki olumlu etkilerini vurguladı. İktisadi, siyasi ve hukuki adımların birbirlerini tamamladığının, eşgüdümlü yürütüldüğünün altını çizdi. Devlette “ıslahat” nedense hep paracıklar suyunu çekince akla gelir zaten.
“Boşa kostaklanma, kostak değilsin” der ya bizim türküde, yahut pek çok kez kullanılan “sırça köşkte oturuyorsan, komşunun evine taş atma” öğüdü vardır bilinen, işte derme-çatma önlemlerle bu yaşlı tekne açık denizlerde yol alamaz ancak kıyı kıyı belirli bir limana kadar yüzer. Orada da kalafata çekmek gerekir. Yetmez, yelkenleri de onarmak gerekir. Yelken basmayıp, forsaların kol kuvvetine abanmak da çözüm olamaz. Üstelik, en zoru ama bir o kadar hayati olan da deneyimsiz mürettebatın zihniyet dönüşümüdür.
Bakınız bizim şenlikli kalafat yerinde neler oluyor: Cizrespor takımı, Antalya Serik Belediyespor deplasmanında darp ediliyor. İçişleri Bakanı Soylu, HDP’li TBMM üyelerini milletin vekili saymadığını söylüyor. Değerli akademisyen Murat Sevinç muhalefete, “HDP’li vekillere ne yapıldığında rahatsız olacaksınız?” diye haklı olarak soruyor. Pekiyi, İçişleri Bakanı Soylu yarın öbür gün, “muhalifleri yurttaştan saymıyorum; onlar illet, ben sadece millete hizmetle mükellefim” derse ne olur? Öyle ya, şiddet tekeli devlette olmak zorunda çünkü.
Şunda anlaşalım: Mesele, “ama ABD’nin/AB’nin hiç mi günahı yok?”, “ama Kandil’i neden eleştirmedin, neden ‘terörist’ demiyorsun?” meselesi değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin hasbelkader yirmi yıl hariciye hizmetinde bulunmuş bir yurttaşı olarak sözümüz herhalde Ankara’ya olmak durumunda. Nereden bakarsanız bakın bütün yollar tamtakır kasaya, siyasal çözüm bekleyen Kürt meselesine, tarihin imbiğinden geçen siyasi düzenimize yön ayarına ve güçlükle parçası olduğumuz uluslararası güvenlik mimarilerinin işlevsel kılınmasına çıkıyor.
O kapılara çıkacak aklı yine değerli Sevinç’in anımsattığı gibi “1909’dan, 2017 yılındaki anayasa halkoylamasına dek toprağımızda güçlü olan, her zaman ‘meclis’ olmuşken” şimdi nerede arayabileceğiz, nasıl egemen kılacağız, tartışmayı nasıl oraya çekebileceğiz, kestiremiyorum. Muhtemelen o viraj, neredeyse kıtlığa varan bir gıda krizi, borçların çevrilememesi, Suriye’de çakılı kalmak ve çakılı kalınan zeminin de çamura dönüşmesi gibi pek çok gelişmenin kısa vadede üst üste gelmesiyle alınacak. Öyle olmasa, hiç değilse bu defa, bir defa olsun, yapısal sorunlarımızın üzerinden kendi aklımızı kullanarak, düşüp kalkmadan karşılıklı konuşarak gelebilsek daha hayırlı olacak. Zira, yerkürenin sağlık raporu da parlak değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024