Aydın Selcen
Prof. Dr. Serhat Güvenç, konuğum olarak katıldığı çarşamba günü ArtıTV’de yayınlanan Dünya ve Biz programımda S-400 alımının Türkiye’nin ABD ve NATO nezdinde “mavi kuvvetten kırmızıya olmasa da, sarıya geçtiği” anlamına geldiğini belirtti. Yine Serhat Hoca programın sonunda “siz olsanız nereden başlamayı önerirdiniz?” yollu varsayımsal soruma “Suriye siyasetini değiştirmekten” yanıtını verdi. Yalnızca İstanbul değil ülkemiz için önemli bir siyasal dönemeç olacağı anlaşılan 23 Haziran seçimlerine odaklanmışken bana öyle geliyor ki sanki perde açılacak ve korkarım, biz kendimizi bambaşka bir sahnede bulacağız. Bu bakımdan ben de, saygıdeğer Serhat Hoca’ya koşut biçimde, S-400 alımı ve Suriye konularının ülkemiz tarihi için merkezi önemi haiz olduklarını düşünüyorum.
Luis Bunuel – Burjuvazinin Gizemli Çekiciliği (1972)
Teknik açıdan S-400 alırsak neler olacak? Hava kuvvetlerimizin belkemiği olan F-16’lar yavaş yavaş uçamaz duruma düşecek. NATO’ya entegre hava savunma ve erken uyarı sistemimiz işlemez hale gelecek. CAATSA yaptırımları zaten had safhada kırılganlaşmış ulusal ekonomimizi doğrudan yıkım aşamasına hızla yaklaştıracak. Özellikle hava ve deniz kuvvetlerimizde peyderpey ama mutlaka ve artan ivmeyle ortaya çıkacak zafiyetin önünü almak için Rusya’dan SU-57 uçakları ve daha fazla sayıda S-400 sipariş etmemiz gerekecek. Bunların bakımı, mühimmatı, eğitimi için de Rusya’ya bağımlı hale geleceğiz.
Siyasal açıdan, tüm bunlar, aslen profesyonel istihbaratçı Putin’in tek bir hamleyle, NATO üyesi, NATO’nun kanat ülkesi Türkiye’ye iki S-400 bataryası iteleyerek belki 2007’den bu yana Rusya’nın Batı’ya karşı başlattığı yeni sürüm “melez savaşın” ilk zaferini getirmiş olacak. İslâmcılar, solcular, milliyetçiler, ulusalcılar aynı cephede saf tutmuş, Türkiye’nin onlara göre nihayet işin özünde “bağlantısızlığa” adım attığını sanarlar ve kamuoyuna S-400 alımını o yönde pazarlarken, Ankara hamaset şırıngasına abanıp “altın vuruşu” yapmış olacak.
Tiziano – Avrupa’nın Kaçırılması (1560-62)
S-400 alımı Türkiye Cumhuriyeti’ne zoraki eksen değiştirtecek. Bu ülkeyi iki yüzyıllık Batı’ya yönelen hattından ayıracak. Buna karşılık S-400 hangi ülkeden, nereden kaynaklanan hangi tehdide karşı bizi savunacak ve alımı neden zorunlu bilemiyoruz. Bataryaların nereye konuşlanacağı sorulduğunda, bizzat Milli Savunma Bakanı “İstanbul olur, belki Ankara olur, belki bir sanayi bölgesi olabilir” gibi muğlak yanıtlar veriyor. Kimileri “Mersin’e kuralım, Kıbrıs’a hakimiyet tesis edelim” gibi ilkokul çocuklarını güldürecek akla zarar önerilerde bulunurken, başkaları Fırat’ın doğusunun tarassut altına alınacağından söz ediyor.
Beni boş verin, hadi ben Kürtçü, hain vs. aklınıza ne küfür geliyorsa oyum. Önerim, Arda Mevlütoğlu, Can Kasapoğlu, Sıtkı Egeli, Serhat Güvenç, Aydın Sezer, Mitat Çelikpala gibi ilk batında akla gelen uzmanlardan bazıları, hepsi veya herhangi biriyle ister kapalı oturum, ister kamuya açık panel düzenleyip tartışsın MSB, Genelkurmay, Beştepe, havuz medyası temsilcileri S-400 alımını. Bakalım ikna edebilecekler mi, yahut ikna olmayacaklar mı, bu adımın zorunlu olmayışı ve sakıncaları hakkında.
Pekiyi 31 Temmuz’a kadarki şu son düzlükte dahi, S-400 alımından vazgeçmenin bedeli ne olabilir? Askeri açıdan bakarsak ilk başlık Idlip. Nitekim alım süreci işlerken dahi bir TSK gözlem noktası 35 adet havan mermisiyle hedef alındı, Suriye ordusunun harekatı da sürüyor. İki milyona yakın sivil Suriyelinin sınırımıza doğru süpürülmesi gündemde. Başka? Moskova için, liman imtiyazıyla birlikte Akkuyu, Türk Akımı doğal gaz petrol hattı zaten cepte. İlave bedel, ikili ticaret ilişkilerinde gelebilir. Öyleyse, vazgeçmeme ısrarı Rusya’nın ödettireceği bedelden değil, ABD’nin istenilenleri yapmamasından kaynaklanıyor. Nerede? Doğu Akdeniz ve Fırat’ın doğusu ilk akla gelenler.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin – Ekim 2017
Ekonomik açıdan çöküş anına yaklaşıyoruz. Tedavi yerine teselli, dönüp müdahale yerine öne kaçış, nedenlerle ilgilenme, tanı koymak yerine algı yönetimi, semptomları saklama yöntemiyle gidilecek yolun sonuna geldik. Ulusal ekonomiye ABD’nin bindireceği yük mü daha ağır olur, Rusya’nınki mi? “Kırk katır mı, kırk satır mı” demeyin, doğru yanıt ABD’ninki. Zira, batınca gideceğimiz kapı da IMF, IMF Vaşington’da. F-35 tedarik zincirinden dışlanacak, hatta aralarından bazıları belki iflasa dahi sürüklenebilecek savunma sanayi şirketlerimizin toplam kaybı on beş milyar ABD Doları düzeyinde. Süreç içinde edineceğimiz potansiyel teknik birikim kaybını saymıyorum dahi.
Diplomatik açıdan, sahi diplomasi diye bir şey vardı ya, olması gereken bu seçeneklerde bulunmaktan kurtulmak, kendimizi köşeye doğru boyamamaktı. ABD ile Rusya arasında, F-35 ile S-400 arasında seçim yapmaya zorlanmamış olmamız gerekirdi. Bu içine sürüklendiğimiz anın çevresinden şimdiye dolaşabilmiş olmalıydık. Hiç Moskova yahut Vaşington Büyükelçilerimizden, Dışişleri Siyasi Bakan Yardımcısından, girişimlerden, temaslardan, perde gerisinde yürüyen görüşme trafiğinden söz edildiğini duyuyor muyuz? Hayır.
Adını koyalım, S-400 alımı, örtülü bir Rusya darbesidir. Kremlin’de Rus Devlet Başkanı Putin’in kıs kıs güldüğüne emin olun. Putin için (de) 15 Temmuz askeri darbe girişimi adeta “Tanrı’nın bir lütfu” oldu. Rus uçağını düşürmek ve paraşütle atlamış pilotun havada katledilmesi, Rus Büyükelçi Karlov’un başkentimizin göbeğinde hem de bir polis memuru tarafından vahşice öldürülmesi nasıl ahiren hayallere dahi sığdırılamayacak karanlık olaylarsa, S-400 alımının da mantıkla, stratejiyle, teknolojiyle, diplomasiyle açıklaması yok. S-400 almak, içinde bulunduğumuz güç durumun koşullarını daha da zorlaştıracak. S-400 bataryalarının ülkemiz savunmasına dişe dokunur bir katkısı da olmayacak.
Buraya kadar üşenmeyip okuduysanız, maalesef boşa zaman harcadınız. Zira, bu yazının da S-400 alımı konusunda hiç bir etkisi olmayacak. Sayın Cumhurbaşkanı “alınacak demiyorum, alındı” dedi bile. Öyleyse, NATO ittifak üyeliğimizin sorgulanması TSK’nın yapısının köklerinden sarsılması demek olacak. Batı’yla olan mutsuz evliliğimiz de karşılıklı şiddetli geçimsizlik nedeniyle böylece sona erecek. Eh memlekette elhamdülillah herkes Amerikan düşmanı olduğuna göre, artık mitili arzu edildiği gibi Avrasya bozkırlarına atar, ebedi huzur ve mutluluğa kavuşuruz.
Nicedir iki sözde müttefik ABD ile Türkiye arasında bir ortak tehdit aranıyor, bulunamıyordu. Onun yerine süper ağır sıklet küresel güç ile orta sıklet bölgesel güç birbirlerinden tehdit algılamayı önceledi. Şimdi açık denizlere çıpasız sürüklenecek dış siyasetin maliyeti ne olacak, yaşayarak göreceğiz. Deneyimimiz, her daim mağdur tek adamın bu defa madurolaşarak kendini sağlama alma girişimi midir esasen, onu da yaşayarak belki anlayacağız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları

























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024