Berrin Sönmez
Komplo teorileri, içerdiği çelişkilerle hem eğlenceli hem ufuk açıcı ve bazen dosdoğru anlatmakta zorlanılan kimi konuları kolayca söyleyebilme yönünden yardımcı oluyor. Mesela Murat Bahadır Akkoyunlu Kanal A'daki politika programına ait izlediğim bir videoda komedi ölçüsünde çelişkiler sunmuş.
Korku dağları yaratılarak seçmeni paralize etme çabası bitmiş değil. Her şeyi aynı çuvala doldurarak tapınakçı, Anglo-Sakson, neo-con çetelerden kolayca söz edilip geniş çaplı ve yakın tehdit algısı yaratılıyor. İnsanların gönülleri ve zihinleri bu tür korkunç komplo teorileriyle çoraklaştırılıyor. Dost kuvvetlerle düşman kuvvetlerden başka bir politik ayrıma yer bırakmayan yakın tehdit algısı, yüzde 51.4’e şaibeyle yetmiş olunca geleceği düzenlemeye de yeter sanılıyor muhtemelen.
Ak Parti camiasının korkudan sıyrılıp hayatı ve yaratılış gayesini yeniden sorgulaması gerek. Bir devlet için oluşturulan muhayyel beka sorunu mu sorulacak kendi hayatlarının hesabını verirken, yoksa geçici ve tek bir defaya mahsus ömürlerinde, haksızlıklara karşı duruşları mı yüzlerini ak edecek din gününde, düşünülmeli. Ortaçağ hilal-haç çatışmasının bugünün politik karşıtlıklarını izaha yeterli olmadığı görülür o zaman. Biz insanların, geçmiş ve gelecek yüz yılların belirsizliklerine cevap üretmekle değil; yaşarken yapıp ettiklerimizle sorumlu olduğumuz hatırlanır, o zaman. O zaman şahit oldukları haksızlıkları önlemekle, reddetmekle, hiç değilse uzaklaşmakla hesaba çekileceğini idrak eder insanlar.
Bilinmeli ki, tarihi insanlar yapar. Çeteler, ordular, kahramanlar değil. Birer birer tıpkı din gününde hesabımızı vereceğimiz şekilde birey olarak belirliyoruz, zamanın ruhunu. Bireyler olarak davranışlarımız hakkaniyette ortaklaşmak olduğu takdirde iyi dönemler yaşıyor insanlık. Zorbalıkta, adaletsizlikte kul hakkı yemekte yani insan haklarını ve haysiyetini çiğnemekte ortaklaşılırsa da zillet dönemleri çıkıyor tarihte karşımıza. Komplo teorilerine itibar edip yanlışa göz yummak yerine inanan insanlar kendi üstüne düşeni emrolunduğu gibi yerine getirdikten sonra gerisini tevekkülle Allah’a bırakmayı bilir. Hak şerleri hayreyler demeyi bilir. Kur’an’daki “vait” de budur zaten: “Bununla birlikte hileye başvurdular. Allah da onların hilelerini boşa çıkardı. Allah hileyi boşa çıkaranların en hayırlısıdır.” (Âli İmrân-54)
Diğer yandan komplo teorileri, içerdiği çelişkilerle hem eğlenceli hem ufuk açıcı ve bazen dosdoğru anlatmakta zorlanılan kimi konuları kolayca söyleyebilme yönünden yardımcı oluyor. Mesela Murat Bahadır Akkoyunlu Kanal A’daki politika programına ait izlediğim bir videoda komedi ölçüsünde çelişkiler sunmuş. 27 Nisan e-muhtırasına karşı ciddi bir öfke ve özgüvenle darbeye dönüşemeyişini kazanım olarak vurguluyor. Birkaç cümle sonra da o muhtırayı kendisinin yazdığını söyleyen Yaşar Büyükanıt’la o dönem Başbakan olan Erdoğan arasındaki Dolmabahçe görüşmesini olumluyor. Hem ne olumlama. 2008 öncesindeki Erdoğan ile sonrasındaki Erdoğan hedef ve söylemiyle aynı kişi değildir, diyor. Hani “mezara gidecek” olan konuşmanın içeriği hakkındaki tahminleri ilginç. Ona göre dünyayı dizayn eden çetelere karşı Erdoğan’ı başarılı buldukları için Türkiye üzerinde oynanacak oyunları engelleyeceğine inandıkları için “size bundan böyle darbe yok” diyesiymiş, Büyükanıt. Devletin geleceği için mutabakata varıldığını iddia ediyor. Ve iddiasına dayanak olarak Sayın Cumhurbaşkanının “rabiasını” gösteriyor.
Muhtırayı yazan bir yıl içinde yüz seksen derece mi dönmüş, yoksa üzerine muhtıra salınan mı gerçekleşmedi denilen darbeye teslim olmuş, muğlak. “Şapkasını alıp” gidenlerin de zaman içinde her darbeyle dönüştüğünü gördük bu ülkede. Analizcimizin söylediği doğruysa, gitmeyerek dönüşme ihtimali de mümkünmüş.
Her ne kadar komplo teorisi olarak görüp itibar etmesem de düşündürücü bu korku senaryoları. Ak Parti camiasını düşündürmeli. Bu teoriden bağımsız olarak kendi hayır gerekçem, hazırlanan değişiklik paketinin içerik itibariyle eski vesayet demokrasisiyle daha da eski parti devleti sistemini bir arada yeniden karşımıza getireceği yönündeki kanaatim idi. Verdiği örnek bana kanaatimi bir kere daha ifade etme ve daha izah etme fırsatı sunduğu için teşekkür borçluyum aslında. Teşekkür ederken de geniş kesimleri bu konuda tefekküre davet kaçınılmaz elbet. Hazır komplolardan söz etmişken doğruluğunu bilemeyeceğim bir söylentiyi de aktarmak faydalı.
Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan! Bu slogan hakkındaki söylentilerden birisi de 28 Şubat sürecinde TSK brifinglerinin final cümlesi oluşu. O brifinglere katılanlardan doğrulayan ya da yanlışlayan çıkar umarım aksi takdirde bu söylenti çok uzayacak ve karşıt komplo teorilerine yol açacak nitelikte.
Dava adı altında bir siyasi ideoloji yanında saf tutanların büyük resimle oyalanması belki de resmin asıl büyük olanı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025