Besim F. Dellaloğlu
Gazete Duvar’da geçen hafta yazdığım “Oyunun Teorisi” başlıklı yazıda basketbol ile futbol arasındaki geçişkenlikler ve bu geçişkenliklerin teorik boyutu üzerinde durmuş ve bu hafta için Anadolu Efes basketboluyla, Galatasaray futbolu arasında olası olası teorik ilişki üzerine bir yazı yazmaya söz vermiştim. Bunu baştan söylememin bir nedeni de, okura söz vererek kendimi bağlamak idi. Çünkü kafamda bazı fikirler olmasına rağmen, bunu bir yazı haline getirmek hiç de kolay değildi. Ayrıca bu sözden sonra Anadolu Efes’in Eurolig’de, Galatasaray’ın Süper Lig'de haftayı yenilgiyle kapamaları bu işi daha da zorlaştırıyordu.
Belki de yazıya öncelikle Ergin Ataman ile Fatih Terim’i karşılaştırarak başlamak anlamlı olabilir çünkü bu takımların oyun karakterlerini onlardan bağımsız olarak ele almak hiç de kolay değil. Her ikisi de nevi şahsına münhasır denebilecek bir kişilik yapısına sahipler. Ve bu özellik takımlarının oyununa da bir şekilde yansıyor. Hırslı, iddialı, aşırı özgüvenli ve kaybetmeye pek tahammülü olmayan kişilik yapıları büyük ölçüde takımlarının özelliği olarak da gözüküyor. Bu aşırı özgüven bazen önemli kayıplara da neden olabiliyor. Hatta bazı maçlarda asgari muhakeme yapmaya engel teşkil edebiliyor. Kontrolü kaybedebiliyorlar. Ancak genel toplamda oyunu kurmadaki iddiaları ve takımı yönetme becerileri bu tür eksiklikleri aşan artılar kazandırıyor. Ayrıca her ikisi de sadece birer koç ya da teknik direktör değiller, aynı zamanda dâhil oldukları oyunun kamuoyunda hegemonik figürleri. Bu yönleriyle de kolaylıkla ilgili kamuoyunu yönlendirmede ve takımlarına artılar kazandırmada oldukça başarılılar.
Ergin Ataman ile Fatih Terim’in takımlarında her zaman oyun planı özel yetenekli oyuncuları da gözeten bir yapı göstermiştir. Yani takımın genel bir oyun planı vardır ve bu plan genelde önde oynama, hücum, sahayı enine ve boyuna maksimum kullanma üzerine kuruludur. Ancak saha içinde bazı oyuncuların özel yetenekleri bu oyunun işlevselleşmesinde önemli rol oynar. Bu bazen bir oyuncu kurucudur, bazen bir 10 numaradır, bazen hızlı bir açıktır, bazen şutu olan bir uzundur. Ayrıca koçun ya da teknik direktörün oyun sahasında devamı olan bu tip oyuncular şefin karakterinin sahaya yansımasına vesile olurlar. Böylece şef sahadadır sanki, aslında kenarda olsa bile. Her iki şefin de saha kenarında fazla dinamik, hatta fazla agresif bir profil çizmeleri, sık sık ihtar almaları ve oyun dışına gönderilmelerinin nedeni budur. Çünkü bu da oyun stratejisine dâhildir.
Anadolu Efes’in son kadrosunun oyun çekirdeği 4 tane 1-2-3 numara oynayabilecek kısanın dinamizmine dayanır. Bunlar Larkin, Micic, Simon ve Beaubois’dır. Bu 4 oyuncudan her zaman en az ikisi, en fazla üçü sahadadır. Bu oyuncuların ortak özelliği, hepsinin dripling yeteneği yüksek, kolaylıkla adam eksiltebilen, direk potaya yönelebilen ve aynı zamanda üç sayı tehdidi yüksek oyuncular olmasıdır. Basketbol 5 oyuncuyla oynandığı için adam eksiltmenin marjinal faydası futbola göre daha yüksektir. Beşe dört hücum imkânı bir kez elde edildiğinde oyunun sayıyla tamamlanma olasılığı inanılmaz yüksektir. Direkt sayı, faul alma, asist ve elbette 2 veya 3 sayı mukadder hale gelir. Rakip savunma oyuncuları yardıma gelmezlerse, adam eksilten oyuncu şut veya turnikeyle sayısını alabilir. Rakip savunmacılar yardıma geldiklerinde ise top elinde olan oyuncuya inanılmaz asist imkânları doğar. Pota altındaki uzundan, üç sayı çizgisinin dışında bekleyen ve savunmacısı merkezi kapatmaya gitmiş şutöre kadar seçenekler boldur. Buradaki en önemli mesele, atış girişimlerinin mümkün olan en çoğunun boş atış şeklinde gerçekleşmesini sağlamaktır.
Futbol oyununda ise elbette mesele biraz farklıdır çünkü öncelikle saha çok daha geniştir, sahada 11 oyuncu vardır ve hücum 24 saniyeyle sınırlı değildir. Ancak örneğin adam eksiltmenin sağlayacağı imkânlar benzerdir. Dripling ve pas üzerinden boş oyuncuyu bulma ve mümkün olduğunca bunu rakip ceza alanına kadar taşıma oyunun genel ilkesidir. Bu açıdan bakıldığında Galatasaray’ın son maçlardaki 4-1-4-1 dizilişinin ortadaki 1-4’ünü oluşturan Taylan, Emre Kılınç, Feghouli, Emre Akbaba, Oğulcan’ın işlevlerini Anadolu Efes’in adlarını saydığım oyuncuların işlevleriyle karşılaştırılabilir buluyorum. Taylan sadece bir kesici değil, kısa ve uzun pas görüşü ve yeteneği iyi. Sol iç Emre Kılınç ve sağ iç Feghouli sol ve sağ açık bir kültürden geliyorlar. Hem adam eksiltme yetenekleri hem de uzun pas, orta ve şut kapasiteleri gayet iyi. Sol ve sağ açık gibi görünen Emre Akbaba ve Oğulcan ise kolaylıkla içe kat edebiliyorlar ve rakip ceza sahasında forveti çoğaltabiliyorlar. Aynı zamanda sol ve sağ içle yer değiştirebiliyorlar. Bu esnek oyun genel planla oyuncu inisiyatifinin iyi dengelenmesini içeriyor. Tıpkı Anadolu Efes’in oyun planında olduğu gibi. Bu noktada basketbolla futbol arasında pozisyonel birçok benzerlik görülebilir. Ben sadece birini hatırlatayım: Adam eksilten Anadolu Efes kısasının potaya yönelerek oluşturduğu tehdide karşı rakip savunma oyuncularının yardıma gelmesiyle boş olarak üç sayısı çizgisinde bekleyen şutöre yapılan pasla, defans arkasına sarkmış bir Galatasaray bekinin orta sahadan akıp gelen oyuncuların önüne rakip ceza sahası yayına doğru topu çıkarması birbirine benzemiyor mu?
Anadolu Efes ile Galatasaray’ın oyunlarının sadece ofansif artıları değil aynı zamanda defansif zaafları da birbirine benziyor. Anadolu Efes’in yaratıcı kısalarının defansif özellikleri zaten muhteşem değil. Ancak Ergin Ataman bu oyunun sürekliliği açısından onları bir şekilde ikna etmişti bu zarurete. Ancak Covid karantinası ya da sakatlık dönüşü fizik güç açısından düşüş yaşayınca ve aynı nedenlerle takım derinliği de azalınca bu oyuncuların hücum ve müdafaayı aynı performansla sürdürebilmeleri zorlaştı ve seri yenilgiler gelmeye başladı. Galatasaray ise adını saydığım beş oyuncudan örneğin son Karagümrük maçında istediği verimi alamadı. Karagümrük sert, dirençli orta saha oyuncularıyla Galatasaray’ın yukarıda ofansif artlarını sıraladığım oyuncuların özellikle de sol ve sağ iç için defansif eksileri açığa çıkardı. Taylan tek başına bu açıkları kapatamadı. Ayrıca Covid dönüşü fizik gücü yetersiz olan Saracchi ile ona yeterince desteğe gelmeyen Emre Akbaba’nın bulunduğu Galatasaray’ın sol kanadını Karagümrük çok iyi işledi.
Kısacası oyuna yeterince teorik ve işlevler üzerinden bakabildiğimizde basketbol ve futbol sandığımızda çok daha fazla birbirine benziyor olabilir. Bu nedenle, her iki oyunun aktörlerinin birbirlerinden öğrenecekleri çok şey var hâlâ. Örneğin, yakında basketbol koçlarının yanında staj yapan futbol yardımcı teknik direktörleri görürsek şaşırmayalım.
*Bu yazıdaki bazı fikirlere katkısı için değerli dostum Melih Şabanoğlu’na teşekkür ediyorum.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları










































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.11.2022
17.11.2022
7.11.2022
19.09.2022
26.08.2022
29.07.2022
12.06.2022
12.06.2022
6.05.2022
25.04.2022