Cemil KOÇAK
1 Mayıs geçti derken, ondan sadece 2 gün sonraki Türkçülük günü zamanla yanlış hatırlanır oldu. Nihat Atsız ve Sabahattin Ali’nin hakaret davasında, Atsız taraftarlarının alanlara çıktığı gündür 3 Mayıs. Ancak ne zaman ‘gün’ haline geldiği ise hala belirsiz.
İkinci Dünya Savaşı sürüyordu; fakat 1944 yılının bahar aylarında Alman ittifakının er geç yenileceği belli olmuştu. Türkiye’de bu sırada Alman yanlısı Türkçü, ırkçı ve Turancı grupla solcular arasında şiddetli bir ideolojik mücadele söz konusuydu. Turancılık konusu, basında ve kamuoyunda 1944 yılının ilkbahar aylarında daha da açık bir biçimde tartışılacaktır.
Atsız’ın ‘açık mektupları’
Nihal Atsız, 1 Mart 1944’de Orhun dergisinde “Başvekil Şükrü Saraçoğlu’na Açık Mektup”u yayınlar. Atsız, mektubunda “hem Başvekil, hem Türkçü olduğu için” Saraçoğlu’na sesleniyor ve son zamanlarda arttığını ileri sürdüğü sol eğilimli ve gizli nitelikteki yayın ve faaliyetlerden şikâyet ediyordu. Atsız’ın Başbakana hitaben yazılmış ikinci mektubu da, yine Orhun dergisinin 1 Nisan 1944 tarihli sayısında “Başvekil Saraçoğlu Şükrü’ye İkinci Mektup” başlığıyla yayınlanır. Atsız, bu mektubunda, sol faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürdüğü bazı kişilerin adlarını da veriyordu. Dergi, bu mektubun yayınlanmasından hemen sonra kapatılacaktır. Atsız’ın Başbakana seslenmesinin nedeni, Saraçoğlu’nun bundan yaklaşık bir yıl önce “Türküz, Türkçüyüz ve her gün biraz daha Türkçü olacağız” demiş olmasıydı.
Bir hakaret davası
Atsız’ın yayınladığı ikinci mektuptan sonra Sabahattin Âli, yazar aleyhine hakaret davası açar ve davaya 26 Nisan’da başlanır. Atsız, Sabahattin Âli’yi de komünist olarak itham etmişti. Duruşmada Atsız lehine yapılan gösteriler nedeniyle olaylar çıkması üzerine, duruşma öğleden sonraya ertelenir. Ertesi gün ise, Sabahattin Âli bir grubun saldırısına uğrar. Dava sonucunda, taraflara karşılıklı para cezası verilirken, Sabahattin Âli’ye saldıran Osman Yüksel adındaki bir gence de 3 gün hapis cezası verilir.
3 Mayıs Sabahattin Ali protestosu
3 Mayıs’ta yapılan ikinci duruşmada ise, alınan güvenlik önlemlerine karşın, kalabalık bir öğrenci grubu, adliye binasından marşlar söyleyerek Ulus meydanına ve oradan da yeniden adliye binasına kadar yürür ve bu arada Sabahattin Âli’nin bazı kitaplarını da yakar. Güvenlik güçlerinin müdahalesi üzerine olaylar daha da büyür. Duruşmalarda meydana gelen olaylar, basında da geniş biçimde yer alır ve sert biçimde eleştirilir. Atsız’ın avukatı Hamit Şevket İnce, 8 Mayıs’ta, yani davaya ilişkin karardan sadece bir gün önce, Ulus gazetesinde yayınlanan mektubunda, müvekkilinin Atatürk devrimlerine düşman olduğunun anlaşılması üzerine, davadan ve avukatlık görevinden çekildiğini açıklar. 9 Mayıs’taki son duruşmada ise, Atsız 4 ay hapis ve 66 lira para cezasına mahkum olur. Ancak cezası tecil edilir. İşte, 3 Mayıs, Türkçülüğün yeniden boy gösterdiği ilk eylem olarak anılacaktır. Ancak ne zaman ‘gün’ haline geldiği ve kutlanmaya başlandığı belirsizliğini koruyor.
Basında ve CHP’de şiddetli tepkiler
Duruşmalar sırasında meydana gelen olaylar nedeniyle ve Ulus gazetesinde yayınlanan yazılara paralel olarak tüm basında Turancılık karşıtı yazılar, 1944 yılı başlarından itibaren aynı anda ve hızla artacaktır. Örneğin, Ahmet Hamdi Başar, Barış Dünyası dergisinde yayınlanan bir yazısında şöyle diyordu: “Hiçbir tehlike milletimiz için kendi öz davalarını kendi kanının davalarını bayrak yaparak, maske yaparak, ortaya çıkacak bu hain, milletin düşmanı, emperyalist ve millet dışı Türkçülük davası kadar düşmanca ve canavarca olamaz.” Başar, bir başka yazısında ise, Turancılara şöyle sesleniyordu: “Eğer sizi harekete getiren ideal şahsî bir ihtiras ve menfaat ise, o zaman sizi susturmak hepimizin vazifesidir.”
Gelişmeler, CHP içinde de geniş ve ciddî yankılar uyandıracaktır. CHP Meclis Grubu’nda konuyla ilgili önemli tartışmalar olur. Falih Rıfkı Atay, “İlk hedef anayasayı yıkmaktır; partiyi kaldırmaktır. Fikir, basın hürriyetini silip süpürmektir. Bugünkü nizamın yerine Avrupa’da gördüğümüz örneklerine benzer bir diktatorya kurmaktır.” diyordu; ona göre, “ırkçılık, iç harp; Turancılık dış harp demekti.” Dahası, “ırkçılık ve Turancılığın herhangi bir hâller ile dışarıya bağlanan tarafı, düpedüz cinayetti.”
Atsız’a resmi tepki
Ulus gazetesinde Falih Rıfkı Atay şunları yazar: “Bu Türkiye’yi içinden dağıtıp tahrip etmek için gökten bir bela ısmarlansa, ırkçılıktan beteri inemez. Bu Türkiye’yi dışında can düşmanları ile çevirtmek için ikinci bir bela ısmarlansa, İslâm ittihatçılığı ham hayalinin yerine Turancılık ütopyasını geçirmekten âlâsı bulunamaz. Nihayet Türkiye’nin sınırları içindeki millet birliğine katılmak isteyen bütün Türklere yıllar yılı kapılarımızı açmış bulunuyoruz.
Bu sınırlar dışındakiler için de, kendi beğendikleri devlet içinde ve kendi diledikleri rejim altında, mesut yaşamalarını dilemekten gayri düşündüğümüz yoktur. Irkçılık ve Turancılık, anayasa prensiplerinin zıddıdırlar. Irkçı ve Turancı, Cumhuriyet Halk Partisi’nden olamaz. Irkçılar ve Turancılar, millî birliğin ve Türkiye emniyetinin tehlikesidirler. Biz Türkiye Türkçüsü ve Türkiye istiklâlcisiyiz.”
Irkçılık Turancılık Davası
Irkçılık-Turancılık davası, sıkıyönetim mahkemesinde görüldü. Dava, 29 Mart 1945 tarihinde sonuçlanacak ve on üç sanık beraat ederken, on sanık da on yıla kadar çeşitli hapis cezalarına mahkûm olacaktır. Ancak karar, 31 Ekim 1945 tarihinde Askerî Yargıtay tarafından bozulacak; dava ikinci kez görülecek ve
bu yargılama sonucunda 31 Mart 1947 tarihinde bütün sanıklar beraat edecektir. Mahkemenin beraat kararında, “suç olmayan bir fikrin cemiyet haline girmesinin de suç olamayacağı” belirtiliyor ve 3 Mayıs olayları da, “bu nümayiş, millî bir ideolojinin millî olmayan bir ideolojiye karşı ifadesinden ibarettir” şeklinde yorumlanıyordu. Bir zamanlar suç olarak görülen eylemler, bir başka siyasal konjonktürde suç olmaktan çıkmış, hatta alkışlanması gereken politik bir hareket halini almıştı bile! Meraklısı için yazayım: Benim “Türkiye’de Millî Şef Dönemi” adlı araştırmamda bu konuda geniş ve ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
Tutuklamalar başlıyor
Turancı akım tüm basın organlarında şiddetle yerilir ve kamuoyu bu konuda hazırlanırken, İstanbul’da Turancıların evleri aranıyor ve tutuklamalar başlıyordu. Atsız 9 Mayıs’ta, Reha Oğuz Türkkan’la birlikte tutuklanır. Tutuklamalar sürerken nihayet 19 Mayıs günü tüm gazetelerde gizli bir Turancı örgütün ortaya çıkarıldığı haberi yayınlanacaktır. İktidarca yayınlanan resmî tebliğde, şöyle deniliyordu: “Irkçılık ve Turancılık gayeleri güden ve son zamanlarda faaliyetlerini artırdıkları, bu yolda tertipler aldıkları ve anlaşmalar imzaladıkları bilhassa görülen bu kimselerin, Teşkilâtı Esâsîye Kânunu ile müesses bugünkü rejimimize ve vatandaşların hakiki milliyetçilik telâkkilerine aykırı umdeleri ve bu umdelere varmak için gizli cemiyetleri, faaliyet programları, teşkilât ve propaganda organları, hatta muhaberelerini gizli tutmaya mâtuf şifreleri ve paraları vardır.”
Turancı yayınlar da iktidarı destekliyor!
Şaşırtıcı olan, bazı Turancı yayınların da iktidarı desteklemesidir: Örneğin, Orhan Seyfi Orhon, Çınaraltı dergisinde İnönü’nün nutkundan sonra şöyle yazar: “Disiplinli bir cemiyet olan Türkler, çocukça taşkınlıklar yapanlardan utanarak, o gün, bir babanın oğluna verebileceği öğütlerin en doğrusunu ve en güzelini dinlediler. Millî bir devlete sahip olmak bahtiyarlığını tuttuğumuz şu sırada, millî birliğimizi bozacak şahsî bir politika takip edenlerin fikirlerini, ne şekilde olursa olsun, bir hıyanet sayarız. Ben zannediyorum ki, bu kıratta adamlar aramızda ciddî taraftar bulamazlar. Onlara kapılanlar da, bu şahsî fikirlere değil, anayasamızın prensiplerini hararetle müdafaa ediyor sandıkları sözlere kapılmışlardır. Bu nutkun ateşli ve ışıklı kelimeleri, artık hiç kimsenin zihninde tereddüde sevk edebilecek bir gölge bırakmamıştır. Açıklık ve kat’îyetin ifadesi olan bu hitabeden sonra hepimiz ne yapacağımızı her zamankinden daha iyi anlayarak, tam bir emniyet ve huzur içinde vazifelerimizle uğraşacağız. Birbirine karışacak fikirler ve prensipler kalmamıştır. Bu nutkun yeniden izah ve tefsire muhtaç cümleleri yoktur. Sınırlar kat’îyetle çizilmiş, hedefler gösterilmiştir. Bu nutkun dışında kalan taşkınlıklara artık sadece hıyanet adı verilebilir. Türk milliyetçiliğini birbirine uymayan birkaç türlü manada anlayanlar, tereddütlerini bununla giderdiler. Münakaşa mevzuları bitmiştir.” Orhon öyle sanıyordu; oysa Çınaraltı dergisinde yayınlanan ve derginin yeni durum ve politika karşısında gösterdiği anlayış ve esneklik, derginin kaderini değiştirmeyecek ve dergi, bu yazının yayınlandığı aynı sayıda kapatılacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2016
3.02.2016
26.03.2016
19.03.2016
13.03.2016
5.02.2016
28.02.2016
20.02.2016
13.02.2016
7.02.2016