Fehim TAŞTEKİN
Zeytin Dalı’nda olduğu gibi muhalefet, Türkiye sınırlarının altında Kürtlerin liderliğinde bir özerklik oluşumunu önlemeye endeksli ‘ulusal dava’nın arkasında sıralanmak durumunda kalacak ve siyasal gündem ipotek altına alınacak. Mart seçimlerine seferberlik ve ‘fatihan’ havasında giren iktidar korktuğu tabloyu tersine çevirebilecek. En önemli hesap bu. 2015’ten beri maalesef sandığın yönünü ‘barut’ belirliyor!
Fırat’ın doğusuna müdahale niyetleri, birkaç ay içinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ifadeleriyle, “Bir gece ansızın gireriz” uyarısından, “Hazırlıklarımızı tamamladık” kararlılığına, oradan da “Harekâta birkaç gün içinde başlayacağız” sinyaline ulaştı.
Sahadaki askeri konuşlanma düzeni ve arz ettiği büyük riskler dikkate alındığında YPG ile ortaklığı ilerleten ABD ile zımnen de olsa mutabakat sağlanmadan bir kara harekâtına başlanması beklenmez. Normal mantık bunu buyurur. Lakin ne normalin ne de mantığın hüküm sürdüğü koşullardayız. “Nasıl ki Fırat Kalkanı ile Cerablus’a ya da Zeytin Dalı ile Afrin’i girdiysek pekâlâ Fırat’ın doğusuna da gireriz” çıkarımı kamuoyunda yok satıyor.
2016’da Cerablus-Çobanbey-El Bab üçgenine müdahale özünde YPG’nin Kobani’den Afrin’e yol almasının önünü kesmeye yönelik olsa da “IŞİD’e karşı” diye çerçevelendiğinden ABD’nin itirazı yoktu, Rusya’nın da yeşil ışığı vardı. Afrin’de ise Astana’da şekillenen ortaklığın getirileri üzerine hesaplar yapan Rusya’nın onayı alınmıştı. En basitinden operasyonu mümkün kılan Rusya’nın hava savunma kalkanını kapatmasıydı. ABD’nin Kürtlere taahhüdü IŞİD’den kurtarılan bölgelerle sınırlı olduğu için Afrin’le ilgili pozisyon alma gereği duymadı.
BASKI MEKANİZMASI OLARAK TEHDİT
Erdoğan epey zamandır ABD üzerinde baskıyı artıracak çıkışlar yapıyor. Kullanışlı tarafları olan bir baskı. Gerilim bu dönemin en büyük sermayesi.
Evvela sınır ötesi harekatın iç siyasette iktidar lehine getirisi başat motivasyon. Zeytin Dalı’nda olduğu gibi muhalefet, Türkiye sınırlarının altında Kürtlerin liderliğinde bir özerklik oluşumunu önlemeye endeksli ‘ulusal dava’nın arkasında sıralanmak durumunda kalacak ve siyasal gündem ipotek altına alınacak. Mart seçimlerine seferberlik ve ‘fatihan’ havasında giren iktidar korktuğu tabloyu tersine çevirebilecek. En önemli hesap bu. 2015’ten beri maalesef sandığın yönünü ‘barut’ belirliyor!
İkincisi, operasyon baskısı Washington’da Halkbank davası ve S-400’ler dahil Türkiye ile ilgili diğer dosyalar üzerinde Ankara’nın pazarlık gücünü artırıyor ve manevra alanı kazandırıyor.
Üçüncüsü, Erdoğan, ABD’yi “NATO’daki müttefikinle mi yoksa terör örgütüyle mi birliktesin” sorusu karşısında seçim yapmaya mecbur edeceği bir noktaya itiyor. ABD ise o noktaya gitmemek için teskin politikaları güdüyor. Menbic’te ortak devriye mekanizması bu politikanın bir uzantısı.
Ayrıca Erdoğan operasyon tehdidiyle Başkan Donald Trump’ı “Önümüzdeki 30 gün içinde IŞİD kalmayacak” sözü üzerinde sabitlemeye çalışıyor. Yani IŞİD’le savaşın bir ayda tamamlanacağına dair perspektifi YPG ile ilişkilerin kesileceği yönünde bir taahhüde dönüştürmek istiyor.
Trump’ın bu sözlerinden Suriye’den çekilme niyeti olduğu sonucunu çıkarmak zor. Amerikan askeri varlığı artık üç hedefle ilişkilendiriliyor: IŞİD’le savaş, İran’ı bölgeden tasfiye ve Suriye’de siyasi geçiş. Yani plan uzun vadeli. Nitekim 6 Aralık’ta Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Suriye’nin kuzeyinde 40 bin kişiyi eğitip donatacaklarını ve daha programın yüzde 20’lik kısmını tamamladıklarını söyledi. 30 bin kişilik ordu planı geçen ocakta deklare edilmişti.
KISMİ BİR OPERASYON MU?
Şimdi Erdoğan neredeyse operasyon için tarih verdiğine göre ABD, Ankara’yı teskin etme adına Fırat’ın doğusunda kısmi ve noktasal bir operasyona yeşil ışık yakar mı?
Hiç kimse olur ya da asla olmaz diyecek durumda değil. Konuştuğum Kürt kaynakların da bu konuda şüpheleri var. Kısmi operasyon ihtimali üzerinde duruluyor.
Eğer kısmi operasyon olacaksa hedef olarak öne çıkan yerler Kobani gibi ‘Kürt kaleleri’ değil Arap yoğunluklu ya da Kürtlerle Arapların aynı oranlarda bulunduğu bölgeler. Özellikle Tel Ebyad (Girê Spî) ve Ras el Ayn (Serekaniye) üzerinde duruluyor. Son aylarda Türk medyasına sızdırılan operasyon planlarında da bu yerlere özel vurgu yapılıyordu. Bu iki yerle ilgili Erdoğan’ın boğazında düğümlenen bir şeyler var.
Serekaniye, Temmuz 2012-Şubat 2013 arasında Türkiye topraklarından geçirilerek sınırdan sokulan Özgür Suriye Ordusu şapkasını kullanan İslamcı örgütlerin YPG tarafından defalarca püskürtüldüğü yerdi. Tel Ebyad da 2014-2015’te IŞİD’in Türkiye sınırlarından beslendiği ana hatlardan biriyken YPG ve Arap ortakları tarafından kurtarılırken Erdoğan’ın “Arap ve Türkmenlere yönelik etnik temizlik yapılıyor” diye uluslararası toplumu ayağı kaldırdığı bir yerdi.
Epey zamandır her fırsatta Fırat’ın doğusuna operasyon dillendirilirken bu iki yerin Arap kimliğine vurgu yapılıyor. Tabii yedek gündem olarak Türkiye’deki mültecilerin bir kısmını buraya gönderme planları da var. Burada Afrin’de olduğu gibi Arapları yerleştirerek sınır hatlarında ‘sakıncalı’ Kürt yoğunluğunu seyreltme amacı güdülüyor.
ABD NE YAPAR?
Yine de kısmi operasyona yeşil ışık yakılıp yakılmadığı belirsiz. MİT Başkanı Hakan Fidan geçen hafta Washington’a giderken ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey de 7 Aralık’ta Ankara’ya geldi. Fırat’ın doğusu kuşkusuz ana gündemdi. Jeffrey daha sonra Gaziantep’te Menbic devriyesinin eğitim kampını ziyaret edip Suriye’ye geçti. Bu temaslardan ABD’nin tutumunu değiştirecek bir şey çıktı mı, bilmiyoruz. Ama ortada olan tutum az çok biliniyor:
Normal koşullarda, ABD operasyona karşı olduğunu, geçen ay TSK’nin Tel Ebyad, Kobani ve Zor Muğar’a sınırdan top atışları yapmasının ardından Türkiye-Suriye sınır hattına 12 gözlem noktası kuracağını ilan ederek göstermişti. Bu tür bir müdahalenin Deyr el Zor’un kuzeyindeki Hacin, Şaafa ve Susa bölgelerinde IŞİD’e karşı devam eden operasyonu sekteye uğratacağını belirterek bu karanlık gücün yeniden güç kazanmasından Türkiye’yi sorumlu tutabileceğinin işaretlerini verdi. Ayrıca ABD, Suriye’deki askeri varlığını önemli ölçüde İran unsurlarının varlığını bitirme hedefine endekslemiş durumda. Haliyle İran politikasının başarısızlığında Türkiye’ye de bir fatura çıkartabilir.
Amerikalılar daha önce TSK’nin havadan YPG’nin Karaçok’taki medya binasını vurması ve sınır ötesi top atışlarında bulunması üzerine sınırda devriye gezip bayrak gösterse de bunları ilişkileri rayından çıkartacak bir meseleye dönüştürmedi. Fakat bu sefer masaya konulan plan bir kara harekâtı.
Erdoğan’ın dünkü çıkışının arifesinde Pentagon sınırdaki gözlem noktalarının tamamlandığını açıkladı. Bu bir önceki tutumun tekrarı sayılır.
Konuştuğum Kürt kaynaklar da halihazırdaki yapıların hızlıca gözetim noktasına dönüştürüldüğünü ve bu noktalarda Amerikan ve Fransız askerleriyle birlikte YPG’lilerin de bulunduğunu söylüyor. Pentagon’un YPG ile ortaklığın sürmesi gerektiği yönündeki görüşü Trump döneminde de Suriye politikasının tayininde etkili oldu. Şimdi yanıt bulması gereken bir sürü soru var:
Trump, Pentagon’a rağmen Türkiye’yi memnun eden karar alır mı?
ABD’nin rızası yoksa Türkiye sınır hatlarında Amerikan ve Fransız askeri varlığına rağmen bir kara harekâtına kalkışır mı?
Bir papaz gerilimiyle ekonomisi alabora olan Türkiye, ABD ile yeni ve daha ciddi bir restleşmeyi göze alır mı? Yoksa hedef Fırat’ın doğusunu gösterip Menbic’te istenilen sonucu almak mı?
ABD operasyonun önünü almak için Menbic’te Erdoğan’ın iç kamuoyuna “İkinci Afrin zaferi” sunmasına imkân verir mi?
Her iki tarafı da kestirmek güç. Savaş gibi olabilecek en ciddi meselede bile ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ parolasıyla tabanını sarhoş edenlerin rotasını kestirmek artık kâhinlerin bile yanaşmayacağı bir iddia.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025