İbrahim Karagül
16 Nisan'dan sonra Türkiye, yeni bir varoluş mücadelesine girmek zorunda.
Kurucu felsefesini, toplumsal dayanışmasını, coğrafya ile ilgili hesaplarını, Batı ile ilişkilerini, AB projesini, tarihsel kimliğini, siyasi önceliklerini, gelecek hesaplarını yeniden tanımlamak, köklü bir değişiklik yapmak zorunda.
Uluslararası ilişkilerini bütünüyle masaya yatırmak, tehdit tanımlamalarını tamamen yenilemek zorunda. İçinde bulunduğu ittifaklar ve ortaklıklarla ilgili, can yakıcı da olsa, derin bir sorgulama başlatmak zorunda.
Kendini yeniden kurmak, Türkiye'yi yeniden tanımlamak, esaslı bir gelecek hesabının yol haritasını en net haliyle çizmek zorunda.
Tarih geri döndü, o yük yeniden omuzlarımızda
Tarih geri döndü. O misyon, o cepheleşme, o hesaplaşma geri döndü. Biz istemesek de, hem coğrafya, hem medeniyet kimliğimiz, hem dünyanın yeniden biçimlenme hali bizi buna zorluyor. Tarihin dönüşüyle kader, o tarih yapıcı sorumluluğu, o ağır yükü yeniden milletimizin omuzlarına yükledi.
Bizim dışımızdakiler başka cepheler şekillendiriyor, başka ortaklıklarkuruyor, yeni düşmanlar tanımlıyor. Bize karşı, bizim coğrafyaya karşı, yüzlerce yıllık tarihsel hesabı bugüne taşıyor. Batı dünyası, Türkiye'nin Avrupa sınırında yeni bir hat kuruyor, bizi dışarıda bırakan kalın duvarlar örüyor.
Kurucu milletler sahneye yürüyor
Sadece biz değil, insanlık tarihini değiştiren aktörlerin, kurucu milletlerin tamamı kendi geçmişlerine dönüyor. Ulus üstü ortaklıkları bir kenara atıp, eski hesaplarını içeren dosyaları tozlu raflardan indiriyor.
Dünya sistemi dediğimiz ve artık kaosa dönüşen ilişkiler ağıyeniden şekillenirken, ortaklıklardan çok ayrılıklar, uzlaşmadan çok çatışmalar öne çıkıyor. Bu çatışmacı, hesaplaşmacı dünyadasadece biz değil, bütün ülkeler, bütün milletler oluşacak yeni merkezlere göre pozisyon belirlemeye çalışıyor.
Artık Batı dünyası yaşlandı, duraklama dönemine girdi. İki dünya savaşı sonrasında olduğu kadar güçlü, belirleyici değil. Yeni merkezler, güçler öne çıktı. Hesaplaşma, güç haritasının yeniden oluşumu işte bu yüzden çok daha zor. Çok daha tehlikeli. Atlantik ekseni, bir daha yeryüzünün geleceğini tek başına belirleyemeyecek.
Batı'nın yeni çılgın hali bütün dünya için tehdit
Bu da onlara korkunç bir hınç ve saldırganlık getirecek, tehlike bu. Sadece Türkiye değil, Atlantik'ten Pasifik kıyılarına uzanan bütün Müslüman coğrafya, Atlantik'in dışında kalan Rusya, Çin, Latin Amerika, Orta Afrika, Güney ve Güneydoğu Asya, işte bu yeni çılgınlıkla yüzleşmek zorunda kalabilir. Dünyanın geleceği bir Doğu-Batı ayrışması ile şekillenebilir.
Türkiye'nin mücadelesini konuşurken, Türkiye'ye yönelik yeni Batı saldırılarını tartışırken işte bu resmin tamamına bakmak zorunludur. Aksi takdirde, sadece Türkiye içi pozisyonlarla bu ülkeye konum belirlemek dehşet bir körlük göstergesidir.
16 Nisan neden onları telâşlandırdı, biliyoruz
Neden 16 Nisan Almanya'yı, Alman eksenindeki ülkeleri bu kadar telâşlandırdı? Neden düşmanlığın, kötülüğün en çirkin haline başvurur oldular? Neden Türkiye ile ilişkilerini açıktan terör örgütlerine ihale ettiler? Neden kitlesel kıyım yapmış azılı teröristleri ortak ilan ettiler?
Neden 15 Temmuz gibi ağır bir saldırıda rol alanları korumaya aldılar? Neden ardı ardına saldırılarla, operasyonlarla Türkiye'yi dize getirmeye çalışıyorlar? Ve neden bütün Avrupa Türkiye'ye karşı bir Haçlı Savaşı türü seferberlik başlattı?
Çünkü Türkiye ayakta kaldığı müddetçe coğrafyayı rahatlıkla istilâ edemeyecekler! Parçalayıp paylaşamayacaklar! Türkiye daha da güçlendikçe, etrafını güçlendirdikçe, coğrafyaya bir şeyler söyledikçe elleri zayıflayacak, ülkelerimizde, şehirlerimizde rahatça at koşturamayacaklar? Bu yüzden hep birlikte Türkiye'ye saldırı başlattılar.
Anadolu, bu tek kale direnecek, biliyorlar!
Haçlı savaşları döneminde olduğu gibi Anadolu'nun direneceğini biliyorlar. Çanakkale'de olduğu gibi bu ülkenin direneceğini biliyorlar. En sağlam, en güçlü kaleyi zayıflatmak için bütün cephelerden vuruyorlar. Bunu yaparken kendilerine Haçlı denmesini, ırkçı denmesini önemsemiyorlar. Terör örgütleriyle aleni ortaklıktan çekinmiyorlar.
Türkiye, 16 Nisan eşiğini geçmeli, geçmek zorunda. Bu bir iç politik mesele değil, yüzyıllardır devam eden bir tarih yürüyüşü ile ilgili meseledir. Kendini yeniden kurması için, esaslı bir yeni başlangıç için, 21. Yüzyılın heba olmaması için bu eşiği atlatmak zorundayız. Onlar bunu çok iyi biliyor, engellemeye çalışıyor ama bizdeki siyasi körler hâlâ anlayabilmiş değil.
Onların düşmanlarıyla savaşmayı bırakmalıyız
Almanya'da, Avusturya'da, Hollanda'da, İsviçre'de kısaca hemen bütün Avrupa'da gördüğümüz o alçakça saldırıların arkasında çok büyük bir tarih hesabı yatıyor. İslam düşmanlığından sonra başlattıkları Türkiye düşmanlığı sadece seçimlerle sınırlı değil. Seçimler sonrasında düzelecek de değil. İşte biz bu yeni duruma göre hazırlık yapmak zorundayız.
16 Nisan'dan sonra iki konuda daha radikal bir karar verme durumundayız. Öncelikle Batı'nın tehdit ilan ettiği ne varsa, ister örgüt olsun ister başka bir şey, onlarla savaşı bir kenara bırakmalıyız.
Coğrafyayı harekete geçirip direnç adaları kurmalıyız..
Bu terör finansörleri, terör örgütleri üzerinden ülkelerimizi, şehirlerimizi işgal ederken, biz gücümüzü onların düşmanlarıyla harcamak zorunda değiliz. Kendi önceliklerimiz, kendi tehdit tanımlarımız neyse ona odaklanmalıyız. Avrupa'nın sınır bekçisi, terörle mücadele timi, mülteci önleme gücü değiliz ve artık olmamalıyız.
Türkiye, kendi coğrafyasında ulaşabildiği kim varsa, ne kadar ülke, topluluk ya da birey varsa, müthiş bir seferberlik halinde onları harekete geçirmek, direnç adacıkları oluşturmak zorunda. Bunları yaparken, nükleer silah dahil, savunmanın her türlüsünde yeterli hale gelmek için bir olağanüstü hale geçmek zorunda.
Bekleyin, büyük kıyamet kendi aralarında kopacak
Tabi biz bunları yaparken, Haçlı cephesi kuranların kendi içlerindeki kavgaları da, dünyanın başka merkez güçleriyle yaşadıkları büyük krizleri de dikkatle izleyeceğiz. Çünkü asıl kıyamet oralarda kopacaktır.
Belki Türkiye'ye vurmaya devam edecekler. Belki Haçlı ruhu ile bütün Batı'yı Türkiye'ye karşı harekete geçirmeye devam edecekler. Yeni bir düşman, yeni bir korku inşa etmeye çalışacaklar. Ama biz biliyoruz ki, büyük patlama, yine Batı'nın kendi iç savaşı olacaktır. Atlantik merkezin diğer merkez güçlerle kapışması olarak gelişecektir.
Tarih döndüyse, herkes için, her ülke ve millet için döndü. Biz ne ile yüzleşiyorsak, onlar da aynısıyla yüzleşecek.
Bu büyük mücadelede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerini sertbulanlara, o esaslı duruşu tehlikeli gösterenlere de bir söz söyleyelim: Yüz yıl sonra bu ülkede ilk kez söz söyleniyor. Yeni çok cepheli küresel hesaplaşmada zayıflara hiçbir zaman yer olmayacak.
Bundan sonra ellerinizi ovuşturarak ancak ve ancak köleliğe razı olursunuz. Onu da lutfederlerse!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları





















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021