İbrahim Karagül
Mesut Barzani’nin akılsızca oyununun kurbanı olmasını, Irak ordusunun Türkiye’nin tezleriyle de örtüşür biçimde Kuzey’e ilerlemesini, Barzani’nin işgal ettiği bölgeleri geri almasını, Türkiye’ninİdlib’e girmesini, Akdeniz’den İran sınırına uzatılan terör koridoru projesinin çökmesini hazmedemeyenler, şimdi de “İran kazandı Türkiye kaybetti” söylemiyle kamuoyunu zehirliyor.
Türkiye’nin kararlı duruşuna direnemeyenler, açıktan muhalefet edemeyenler, o çokuluslu senaryonun gizli destekçiliğini yapanlar yürütüyor bu kampanyayı. Onlara dikkat edin. Barzani istihbaratına, PYD kriptolarına dikkat edin. Çünkü bu söylemin, kampanyanın kaynağı o çevrelerdir, bu yeni bir muhalefet dilidir, Türkiye’yi körleştirme amacı taşımaktadır.
Kürtçülükle coştur, Şiilikle korkut planı
Bugüne kadar etnik milliyetçiliği onlar kullandı. Şimdi Şii’liği öne çıkararak mezhepçilik üzerinden aynı oyunu devam ettiriyorlar. Etnik kimliği de mezhep kimliğini de o çokuluslu hesaplar için kullanıyorlar. Arkadaki gerçek niyeti gizleyerek yeri geldiğinde Kürtçülük coşkusunu servis ediyor, yeri gelince Şiilik korkusunu pazarlıyorlar.
Bu söylemin arkasında terör koridoru aklı vardır. Bütün bölgeyi etnik ve mezhep çatışmalarına boğmaya dönük irade vardır. Coğrafyayı paramparça eden, şehirlerimizi harabeye çeviren, insanlarımıza birbirine boğazlatan Batılı istila projeleri vardır.
O büyük projeler altına gizlenen yerel arayışlar nasıl bütün ülkeleri, coğrafyayı tehdit ediyorsa, medya ve siyasiler üzerinden pazarlanan bu söylemler de bizi o kadar tehdit etmektedir. Dolayısıyla bu dil, etnik ve mezhep kimliğine dayalı ayrıştırma, kamplaştırma tamamen istila projeleriyle paralel yürütülmektedir.
Barzani kaybedince “Türkiye kaybetti” diye ortalığı ateşe verenler, bu istila projelerinin gizli pazarlamacılarıdır.
Erbil’de İsrail bayrağı değil,Türkiye bayrağı mı sallandı?
Neymiş İran gelmiş, Haşd-i Şabi gelmiş… Ne yani Türkiye’yi İran tehdidinden Barzani mi koruyordu? Şii tehdidinden Barzani mi koruyordu? Ortada bir tehdit olup olmadığına Barzani mi, PYD mi karar veriyor? Sınırlarımızın güvenliğini onlar mı sağlıyor?Referandumdan sonra Erbil sokaklarında İsrail bayrağı değil de Türkiye bayrağı mı dalgalandırıldı?
Bunlar ne zamandır Türkiye’nin güvenliğini, ülke bütünlüğünü, dış tehditlerini tanımlıyor? Ne zamandır Türkiye’yi savunuyor? Ne zamandır İran cephesinde yer alıyor? Yani bugüne kadar Türkiye’yi Barzani mi koruyordu? Adam kendini koruyamadı, birkaç saatte her şeyini kaybetti.. Onu bugüne kadar Türkiye korumadı mı? Türkiye elini çektiği anda ne hale geldi göremiyor musunuz?
ABD ve İsrail ile birlikte Türkiye’yi kuşatan kim?
Ne demek istiyorsunuz siz? Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinden Türkiye’yi çevreleyenler kimler? ABD ve İsrail ile Türkiye’yi kuşatma altına alacak koridor için çalışan kimler? Parçalanmış Türkiye haritaları yayınlayanlar kimler? Bütün bunları etnik milliyetçilik söylemleriyle pazarlayan kimler?
Ne olacaktı? Türkiye hepsini seyredecek, kendine yönelen silahları görmeyecek, sınırlarının sıfır noktasında savaşa hazırlananlara bir şey demeyecek, Irak ve Suriye parçalandıktan sonra “Türkiye cephesi”açılmasını bekleyecekti, öyle mi? Bunu yapacak bir devlet var mı bu dünyada? Bu kadar hoşgörülü bir millet var mı? Bu kadar savunmasını ihmal edecek bir ülke var mı? Birileri Batılı orduları yardıma, istilaya çağırırken suskun duracak kimse var mı?
PYD’yi açıktan savunamadığınız için, Barzani’nin kaybedişinin bedelini Türkiye’ye ödetmeye çalışıyorsunuz, “Sünni Barzani’ye karşı Şii Haşd-i Şabi” tezi ile kamuoyunu zehirliyorsunuz şimdi. Kirli bir propaganda yürütüyor, Türkiye kamuoyunu İran’a karşı kışkırtıyorsunuz.. Herkes bilsin, bu ülke bu oyunu yemez, yemeyecektir.
Büyük bir hesaplaşma bu: Etnik kimlikle alakası yok!
Şimdi açık konuşalım:
Kuzey Irak referandumu, ardından Irak ordusunun Türkiye sınırına doğru harekete geçmesi, Kerkük işgalini sona erdirmesi, Sincar’ı denetim altına alması, Barzani birliklerinin Erbil’e doğru çekilmesi, Haşd-i Şabi’nin Irak ordusuyla hareket etmesi, DEAŞ’ın ABD işgaline alan açması, PKK/PYD’nin Suriye’nin kuzeyini işgal etmesi, Barzani’nin ABD ve İsrail’in gazına gelmesi…
Bunların etnik kimlikle, mezhep kimliği ile alakası yoktur! Sadece bize böyle pazarlıyorlar. Bazılarımıza etnik milliyetçilikle, bazılarımıza Sünnilikle, bazılarımıza Şiilik’le savaşla pazarlıyorlar. Bizler, etnik ve mezhep kimliğine sıkıştırılmış bir bakış açısına mahkum ediliyoruz ve orada tuzağa düşüyoruz, orada kaybediyoruz.
Çok büyük bir devletler oyunu bu. Güçler hesaplaşması, harita savaşları...
İstilacı safındaysan düşmansın: İşte gerçek ayrışma burasıdır..
Birinci Dünya Savaşı sonrası en ağır istila projeleri uygulanıyor. Ülkeler tehdit altında, coğrafyanın tamamına yönelik saldırılar dalga dalga geliyor. Bu büyük hesaplaşmada bazıları istilacıların safında yer alıyor bazıları ona direniyor. Gerçek ayrışma buradadır.
Gerekçeniz ne olursa olsun, söyleminiz ister etnik milliyetçilik ister mezhepçilik olsun, o safta yer alıyorsanız coğrafyanın düşmanısınız, istilacılardansınız, dış tehditsiniz. Batılı istilaya, bölgesel parçalanmaya, bölge için savaşlara ve ayrışmalara karşı duruyorsanız, coğrafyanın yerlilerisiniz. Bu haldeyken kimse etnik kimliğinize, mezhep kimliğinize bakmaz, bakmamalı.
Dünya Savaşı ile bütün Batılı ordularla yüzleşmiş bir milletiz. Dört kıtada bedel ödemiş bir milletiz. Selçuklu’dan beri Anadolu’da bir milletin devamlılığını, devletler silsilesini sağlamış, tarih yapıcı rol üslenmiş bir milletiz. Bu bir siyasi kültürdür, bir birikimdir. En zor tarih aralıklarından sıyrılabilmenin yollarını bulabilmiş milletler, bu küçük, dar boğazlarda sıkışmaz, orada teslim olmaz. Tehlikenin ne olduğunu, nereden geldiğini, zor zamanlarda nasıl kararlar alınacağını bilir.
PKK/PYD’yi gizlice savun, Türkmenleri düşman ilan et!
Şimdi, tarihin keskin dönüşlerinden birini daha yaşarken, Türkiye olarak, dar anlamda etnik tezlerle, sorunlu bir mezhep kamplaşmasıyla hareket etmeyeceğiz, edemeyiz. Bize Barzani “Sünni’dir, destekle” diyenler, bu desteğin kendileri tarafından kötüye kullanılmasından sonra söz hakkı yoktur.
Hiçbir dini, mezhep kimliği olmayan PKK ve PYD’ye tek söz söylemeyenlerin, Irak’ta mezhebi Şii olan Türkmenleri “düşman” göstermelerine kanacak kadar aklımızı kaybetmedik. Onlar Kerkük’te Türkiye bayraklarıyla yürürken, bu kampanyayı yürütenler sınırlarımıza ABD, İsrail silahlarını, askerlerini yığıyorlar.
Biz bu olaylara Türk-Kürt, Şii-Sünni kimliği ile bakamayız. Biz coğrafyaya ve kendimize yönelen tehditlere, saldırılara karşı direnç belirlerken daha büyük güç hesaplaşmasını, tarih hesaplaşmasını öne alırız. Tarihi sorumluluklarımızı, tarih yapıcı rolümüzü öne çıkarırız.
Barzani küçük bir figürandır
Barzani’nin bir günde bozguna uğramasının, ellerindekini büyük oranda kaybetmesinin, kendini kışkırtan ABD ve İsrail tarafından yüzüstü bırakılmasının, Talabani çevresiyle ayrışmasının da etnik kimlikle alakası yoktur.
O, küçük bir figüran olarak büyük oyunların içinde yer almaya, devletler oyununda rol kapmaya, dostlarının uyarılarını hiçe sayarak fırsatçılıklakonjonktür hesaplarından medet ummaya çalıştı ve kaybetti.
İşin vahametini ve ciddiyetini kavrayamadı, milliyetçi söylemlerle her şeyin üstesinden gelebileceğini zannetti. Onu kışkırtan ABD ve İsrail de, işte o etnik milliyetçi söylemleri kullandı. Irak ve Suriye’nin kuzeyinde yabancı bir coğrafya, bir garnizonlar kuşağı oluşturmaya çalıştı.
Etnik milliyetçiliğin yetmediği yerde mezhepçilik pazarla!
Bu amaçla PKK’yı besledi, bu amaçla PYD’yi her yere taşıdı, bu amaçla Irak’ın kuzeyini Bağdat’tan koparmaya çalıştı. Bütün bunlar için en elverişli söylem Kürt milliyetçiliği idi ve bütün coğrafyayı Kürt milliyetçiliği ile tehdit etti.
Aynı ABD, coğrafyayı yeniden dizayn etmeye girişen güçler, etnik milliyetçilik yetmediği durumlarda mezhep kimliğini devreye aldı, bu amaçla DEAŞ’ı kurdu, Akdeniz’den İran sınırına kadar PKK/PYD ve DEAŞ üzerinden bir koordinasyon oluşturdu, birbirini tamamlayan iki örgütü bütün bölge ülkelerine karşı kullandı, Suriye ve Irak’ı parçalamak için bir silaha dönüştürdü.
“Türkiye Kalkanı” ciddi bir projedir
Mesele nettir: Irak ve Suriye’nin kuzeyine yabancı ordular yerleşmekte, bir garnizon kuşağı oluşturulmaktadır. Türkiye de, İran da, Irak da aynı tehditle yüz yüzedir. Bu yüzden üç ülke yakınlaşmış, ilk kez ciddi bir tavır ortaya koymuştur. Bu tarihi bir adımdır.
Türkiye için yapılacak şey bellidir. Fırat Kalkanı ve İdlib operasyonuyla başlattığı projeyi devam ettirmeli, Suriye’nin kuzeyindeki tehdidi yok etmek için birkaç bölgeye daha müdahil olmalıdır. Irak’la işbirliği içinde Musul/Kerkük’ten Türkiye sınırına olan bölgeyi denetim altına almalı, yabancı güçlerin hareket alanını daraltmalıdır. Türkiye, Akdeniz’den İran sınırına kadar bir “Türkiye Kalkanı” inşa etmelidir.
Türkiye, 1991 Körfez savaşından bu yana ilk kez güçlü adımlar atmakta, ilk kez güvenlik stratejisini millileştirmektedir. Mesele Türk-Kürt meselesi değil, jeopolitik meseledir, adımlar buna göre atılmalıdır. Ve hiçbir gücün, hiçbir yaygaranın, hiçbir ajitasyonun Türkiye’nin siyasi aklını, devlet aklını sulandırmasına izin verilmemelidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021