İbrahim Karagül
Katalonya’nın bağımsızlık ilanı sadece İspanya’yı bölmekle kalmadı, Avrupa’nın etnik fay hatlarını harekete geçirdi. Artık hiç kimse, hiçbir güç Avrupa içi çözülmeyi, ayrışmayı hatta ülkelerin ardı ardına parçalanmasını durduramaz. Bence Avrupa’nın 20. Yüzyıl'ı yeni bitmiş, 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen dağılmış, siyasi hesaplar sıfırlanmış, eski haritalar raflardan indirilmiş, etnik ayrışmanın belirleyeceği yeni bir siyasi tarih başlamıştır.
Bundan sonra Güney Avrupa’dan en Kuzey’e kadar, Avrupa siyasi tarihinde ne kadar devletçik varsa, ne kadar etnik mesele varsa, ne kadar tarihi anlaşmazlık varsa, ne kadar derebeylik geleneği varsa hepsi günyüzüne çıkacak, o hafıza canlanacak, tarihi iddialar yeniden uyanacak, masaya gelecektir.
Bırakın AB’yi, Avrupa’da birçok ülke bölünecek..
2. Dünya Savaşı sonrası ürettiği, kurumsallaştırdığı bütün değerleri, kurumları birkaç yılda terör ve güvenlik politikalarına kurban eden, dünyaya söylenebilecek bütün sözlerini tüketen Avrupa, kendi içine, iç hesaplaşmasına dönmüştür. Bu değerlerle, üst kurumlar ve söylemlerle iç sorunlarını bugüne kadar örtmeyi başarabiliyordu ama artık o örtü de ortadan kalkmış, bunun sonucu olarak da jeopolitik çözülme dönemi bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır.
Bu aşamadan sonra Avrupa Birliği tartışmaları anlamsızdır. Çünkü böyle bir birlik artık olmayacaktır. Güney, Kuzey, Doğu ve Merkez Avrupa ayrışacak, birlik içinde daha küçük bölgesel yakınlaşmalar denenecek, çözülme bu şekilde engellenmek istenecek ancak küresel ölçekte güç haritasındaki sarsıcı değişimler buna bile izin vermeyecektir.
Artık “Ortak Avrupa” hayalleri tarihe gömülmüştür. Baltık'lardan Suriye sınırına uzanan “21. Yüzyıl Roma’sı” projesi bitmiştir. Bundan sonra tek tek ülkelerin bütünlüğü tartışması büyüyecektir. AB’yi ayakta tutmak bir kenara, ülkelerin kendi bütünlüğünü sağlama konusunda bile ne kadar zayıf duruma düştüğü gizlenemez hale gelecektir.
Bize etnik çatışma dayatanlar kendi evlerinde avlandılar..
Sadece İspanya için değil, bütün Avrupa için yeni bir siyasi karmaşa dönemi, kaotik çalkantılar dönemi işaretlerini vermiştir. Sırasıyla bütün özerk yapılar, etnik olarak ayrılma hayalleri kuran bütün topluluklar Katalonya örneğini izleyecektir.
Katalonya’nın bağımsızlığını Korsika’nın ve İskoçya’nın gayri resmi olarak tanıması, AB ülkelerinin tamamının karşı çıkması, çatışma çizgisini belirlemiştir. Bu çizgi daha da kalınlaşacak, cephe daha da genişleyecek, bir süre sonra özerk bölgeler değil, AB içinde bazı ülkeler bile birbirine karşı ayrışma tezlerine destek verecektir. Bu da, etnik ayrışmadan daha büyük çatışmaların habercisi olacaktır.
Fransa’dan İspanya’ya, Belçika’dan İngiltere’ye daha birçok Avrupa ülkesi bütün enerjisini etnik ayrılık hayallerini durdurmaya ayırmak zorunda kalacaktır. Katalonya’nın bağımsızlığına hep birlikte karşı çıkmaları aslında bir korkunun göstergesidir.
Bizim coğrafyamıza mikro milliyetçilik, etnik çatışma, şehir devletleri projesi ihraç edenler kendi evlerinde avlanmıştır!
Avrupa’nın intiharı: Faşizm onları paramparça edecek
Avrupa’nın intiharı Katalonya değil aşırı sağın, faşizmin yükselişidir. Küresel ölçekte güç kaymalarıyla mücadele edemeyen, yeni söylem ve güç üretemeyen, yaşlanan Avrupa, büyük bir hata yaparak faşizmi yeni bir güç biriktirme yöntemi olarak benimsedi.
Özellikle Almanya ve nüfuz çevresindeki bu tehlikeli dalga, Katalonya’nın bağımsızlığından çok daha yıkıcı olacak, kısa vadede bazı ülkelere güç sağlasa da uzun vadede Avrupa’nın parçalanmasının en büyük sebebi olacaktır.
Türkiye için Avrupa vesayeti bitti, bırakın birbirleriyle uğraşsınlar
Türkiye için de AB meselesi bitmiştir. AB’nin, kendi varlığını bile koruyamazken, Türkiye’ye vereceği hiçbir şey kalmamıştır. Bundan sonra Türkiye ile Avrupa ilişkileri
tek tek ülkeler düzeyinde seyredecek, ikili ilişkilere göre yeniden dizayn edilecektir. Dostluklar, ortaklıklar ya da düşmanlıklar bu yeni duruma göre biçim alacaktır.
Bu gerçek çerçevesinde AB’nin ya da Avrupa ülkelerinin Türkiye üzerinden vesayet kurma hayalleri kalmamıştır. Son müdahaleleri Gezi terörüydü, 17-25 Aralık müdahalesine destekti ve 15 Temmuz saldırısıydı. Artık kendi iç bölünmeleriyle, çatışmalarıyla uğraşmaktan, krizlerini bizim ülkelerimize ihraç etme imkanı bile bulamayacaklardır.
Hiçbir Avrupa ülkesi Türkiye’ye baskı uygulama, bir şeyler dayatma ya da Türkiye ile krizi uzun süre yürütme gibi bir seçeneğe, lükse sahip olamayacaktır. Türkiye-Almanya arasındaki krizin seyrini de buna göre düşünmekte fayda var. Çünkü Avrupa içinde çok ciddi sorunlarla yüzleşecek olan Almanya, Türkiye ile krizini yumuşatmak zorundakalacaktır.
Türkiye büyüyor, kavgaları ve iddiaları da büyüyecektir
Dünyada sadece Türkiye’nin sorunları var, sanki bütün dünyanın meselesi Irak ve Suriye’de yoğunlaşmış sanılmasın. Türkiye büyüdükçe kavgaları da büyümekte, maruz kaldığı saldırılar da güçlenmektedir. Bu, güçlenmenin, büyümenin göstergesidir, merkez ülke olmanın sonucudur. İddianız varsa güçlüsünüz, iddianız varsa büyük kavgaların içindesiniz demektir.
Birileri bunları sadece Türkiye’nin yanlışları olarak pazarlayadursun, Avrupa içi sorunlara, Çin’deki yükseliş ve meydan okumaya, ABD ile Asya ülkeleri arasında yeryüzünün birçok köşesinde devam eden büyük hesaplaşmaya bakanlar gerçeği görecektir. Artık uluslararası sistem yoktur. Artık güç ve nüfuz mücadelesi vardır. Elini nereye uzatabiliyorsan o kadar güçlüsün dönemi yaşanmaktadır.
Bizdeki krizler dış müdahale, onlarınki kendi iç sorunları
2008 küresel ekonomik krizi aslında bir jeopolitik krizdi. ABD ve özellikle Avrupa kendi krizlerini bizim coğrafyaya ihraç edip örtmeye çalıştı. Bütün kimlikleri çatışmaya döndürdü, coğrafyamızda büyük bir talan başlattı. Müslümanları dünyanın başındaki en büyük sorun olarak gösterdiler.
Oysa bizim coğrafyadaki bütün çözülmeler, iç çatışma ve ayrışmalar dışarıdan dayatılan projelerdi. Birer saldırıydı, müdahaleydi, işgal ürünüydü. Müdahale bittiği anda bitecek türdendi.
Ama Avrupa içi bölünme ve çözülmeler tamamen Avrupa’nın kendi içinden kaynaklanmaktadır. Dışarıdan dayatılmamakta, desteklenmemektedir. Münhasıran Avrupa siyasi tarihinin bir parçası olarak ortaya çıkmaktadır. Tehlikeli olan budur. Bizim coğrafyamıza dış müdahale bittiği anda ayrışma ve çatışmalar da biter. Ama Avrupa’da bu bitmeyecektir.
Yeni ‘derebeylik’ dönemi ve “Avrupa İç Savaşı”..
Sadece AB’nin dağılması değil, bir Avrupa bölünmesi, parçalanması hatta bir “Avrupa İç Savaşı” tartışmalarına şimdiden başlamanızı öneririm. İki dünya savaşı başlatmış bir coğrafya, iki dünya savaşı başlatan siyasi atmosferine geri dönüyor.
Derebeylik dönemine geri dönüyor.
Biz büyüyeceğiz, bu sancıları aşıp birleşeceğiz, onlar gerileyecek, daha da çözülecek. Biz yükseliş dönemine girerken onlar gerileme döneminegirmiş oldular.
Tarih böyle değişiyor işte…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021