İbrahim Kiras
Ekonomi, dış politika, eğitim, sağlık… Neredeyse hiçbir alanda dünden daha iyi durumda değiliz. Daha iyi olmayı bırakın, her şey giderek daha kötüye gidiyor. Sorunlar çözülemiyor, aksine yeni sorunlar üretiliyor. En kötüsü, ümitler de tükeniyor.
Peki, iktidar neden bu kadar başarısız oldu? Ya da şöyle sorayım, siyasi gücünü alabildiğine arttırırken neden yönetme kabiliyetini iyice kaybetti? Bu sorunun bir dolu cevabının yanısıra galiba en başta geleni şu: Belirli bir süredir ülkenin nasıl yönetileceğine değil, nasıl siyaset yapılacağına odaklanmış olması… Siyaset yapma tarzının yönetme tarzını da belirlemesi… Çünkü iktidarda kalmanın tek amaç haline gelmesi.
Oysa her siyasi parti ülkenin halihazırdaki sorunlarının çözümü ve gelecek tasarımını içeren bir öneri setiyle halkın önüne çıkar. Bugünkü iktidar partisi de böyle yapmıştı 2001’de. Sorunların çözümüne yönelik politikalarını ortaya koymuş, yönetme anlayışını seçmenin onayına sunmuş, nasıl bir Türkiye fotoğrafına ulaşmak istediğini açıklamıştı. Seçim yoluyla iktidara gelen her siyasi hareket gibi, belirli toplum kesimlerinin ihtiyaçlarına ve beklentilerine cevap veren bir programı uygulamayı vaat ederek o kesimlerden oy almış, iş başına gelince de bu vaatleri doğrultusunda iyi kötü bir icraat yapmıştı.
Ne var ki bilahare işler başka bir mecraya girdi. Seçmenin salt icraatla memnun edilmesinin zor olduğu, buna mukabil geniş sağ kesimin kültürel/ideolojik zeminde konsolide edilmesinin siyaseten daha kullanışlı, daha garantili, daha az maliyetli bir yol olduğu keşfedildi daha ilk dönemin sonunda.
2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimi arifesinde kurulu düzenin eski patronlarının çıkardığı mızıkçılık karşısında toplumun gösterdiği tepki iktidarın gücünü hiç beklemediği oranda artırmıştı. Oylarının yüzde 34’ten yüzde 47’ye çıkması icraatı sayesinde olmamıştı. İktidar partisi açısından “siyaset yapmak” epeyce kolaylaşmış görünüyordu artık.
Ergenekon operasyonları ve darbe tartışmaları hengamında iyiden iyiye gerilmiş olan toplumsal atmosfer içinde gerçekleşen 2011 seçimlerinde iktidar partisinin yüzde elliye yakın oy alması izlenen siyaset yolunun isabetli olduğu kanaatini pekiştirdi.
Bunun üzerine, “vites yükseltildi”.
***
İlk dönemdeki “Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz” sözlerinin yerini alan “Çatlasanız da patlasanız da yapacağız” ve “Bunlar...” retoriğiyle giderek büyüyen kutuplaşma ikliminin sebep olduğu Gezi Parkı olaylarında geniş sağ seçmen tabanı kendi varoluşlarına ve kimliklerine yönelik bir tehdit algılamasıyla yeniden konsolide oldu. Bu konuda hükümete sağduyu çağrısı yapan iktidar partisi mensupları ise bu dönemde oluşturulmaya başlanan “Reis kültü” taraftarlarınca gaflet ve hatta ihanet içerinde olmakla suçlanarak parti içinde ve çevresinde adı konulmamış bir tasfiye başlatıldı. Otokrasinin rayları döşeniyordu artık…
Bu dönemde eski düzenin aktörlerini tasfiye etmek yolunda işbirliği yapılan Fetullahçı örgütle sonradan aranın açılması da son tahlilde tabandaki konsolidasyonu güçlendirdi. Partinin ve liderin kötü niyetli operasyonlara karşı savunulması zorunluğu iyi yönetim, kötü yönetim, ekonomi, yolsuzluklar vs. gibi sorunları yeniden tartışılmaz hale getirmişti.
Bu şartlarda ilerleyen süreçte artık bugünkü şeklini almaya başlamış olan tek adam yönetiminin ülkenin bütün sorunlarını hamasetle geçiştirmeye yönelik tutumunun tabanda ciddi hoşnutsuzluklara yol açması ve büyüyen tepkilerin Haziran 2015 seçiminde somutlaşarak verdiği çok güçlü mesaj kısmi bir düzelmeye yol açmış ama Kasım 2015 seçiminin ardından gidişat kaldığı yerden devam etmişti.
Bu arada Fetullahçı örgütün kanlı darbe girişiminin toplumda oluşturduğu nefret ve öfke normal şartlarda sürdürülemez olan siyasetin yeniden geçici bir destek bulmasını sağladı.
***
Aynı günlerde liderlik makamı kendi içindeki muhalefetin tehdidine maruz kalan bir başka parti o güne kadar şiddetle sürdürdüğü hasmane tutumunu bir anda terk edip Erdoğan’ın başkanlık rejimine geçme arzusunu desteklediğini açıkladı. O günkü atmosfer itibarıyla iki partinin oyları bu geçişi sağlamaya yetti.
Ancak şöyle bir sorun çıktı Cumhur İttifakı’nın teşekkülü sonrasında: Her iki hareket de aslında zorunluktan kaynaklanan mevcut pozisyonlarını izah etmek ve tabanlarını bu yönde mobilize edebilmek uğruna “mevcut iktidarın ayakta kalmasının devletin ve milletin bekası demek olduğu” iddiasına sarıldılar. Geniş seçmen tabanı açısından dün söylenenlerin bugün unutulmuş olmasının fazlaca bir önemi yoktu; Türk siyasetinde alışık olduğumuz vakalardı bunlar. Mamafih belirli toplum kesimlerinin kültürel/ideolojik değerler etrafında kolayca konsolide olma eğilimini eksik değerlendirmişti iktidar ortakları.
Türk seçmeninin salt ideolojik saiklerle oy vermeyeceğini, gelecekle ilgili gerçekçi bir vizyonu veya programı olan, sorun çözen veya çözme iradesi taşıyan bir siyaset söz konusu ise o zaman kültürel/ideolojik faktörlerin de yardımcı rollerde devreye girdiğini unuttular. Değerler siyasetinin her daim sürdürülebilir bir yol olmadığını göremediler.
Dolayısıyla henüz her şey bozulmamışken kıl payı atlatabildikleri 2018 seçiminden bugüne kadar kurumları etkisizleştiren, denetim denge mekanizmalarını ortadan kaldıran, önemli önemsiz bütün konularda kararı tek bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak lafa bırakan yeni yönetim modelinin ülkenin sorunlarının çözülmesinde ve devlet çarkının döndürülmesinde yetersiz kaldığının anlaşılması tabanın desteğini yavaş yavaş eritti. Ekonomide yaşanan sorunların son aylarda kriz boyutuna ulaşması ise hamaset siyasetini iyice çıkmaz yol haline getirdi.
Buna rağmen, bütün ümitlerin -daha önce başarılı olmuş olan- taban konsolidasyonu siyasetine bağlanmış olması ve bu siyaset yapma tarzının yönetme tarzını da belirlemesi, neticede yönetemeyen bir iktidar ve yönetilemeyen bir devlet çarkı tablosu çıkardı ortaya. Bu kötü yönetim tablosundan siyasi başarı çıkmasını ummak da artık hayalcilik olur.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları


















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026