M.Şükrü HANİOĞLU
Yeniden içine girdiğimiz ve tırmanma eğilimi gösteren şiddet sarmalı "çözüm süreci" adı verilen girişimin bir kez daha tıkanmasına yol açtı. Kökleri derinlere inen ve değişik aşamalarında şiddetin yoğun biçimde yaşandığı bir sorunu siyasal çözüme ulaştırma çabalarının kısa sürede ve tıkanıklarla karşılaşmadan neticelenmesini beklemek şüphesiz gerçekçi değildir.
Ancak yaşanan tıkanıklığın arızî değil yapısal nedenleri olabileceği gözönüne alındığında konunun tarihî örnekler yardımıyla değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Tasavvurların çöküşü
Tarihimiz çok sayıda benzer "süreç"e sahne olmuştur. Bunlar aynı zamanda "biz" yaratma alanında karşılaşılan başarısızlıkların neticesidir. "Farklılıklara rağmen" ortak paydalar etrafında birleşilememesi, merkezin, özgürleşmeyi yeterli görmeyerek, yükselen milliyetçiliklerin etkisiyle "toplumsal tanınma, kolektif haklar ve adem-i merkeziyet temelli yönetim" talep eden yapılarla pazarlık masasına oturması neticesini doğurmuştur.
Osmanlıcılık siyasetlerinin görece başarısızlığı ve milliyetçi hareketlerin güçlenmesi "biz" tasavvurlarının çöküşünün zımnen kabûlü anlamına gelen süreçlerin kapısını aralamıştır. Günümüzde "çözüm süreci" olarak adlandırılan "pazarlık" da benzer özelliklere sahiptir. Yarattığı kapsayıcı ama herkesin "kendisi" olarak giremeyeceği "biz" tasavvurunu uzun süre zor kullanarak hayata geçirmeye çalışan Türkiye, bundan vazgeçmiş; ama yükselen milliyetçiliğin de etkisiyle "toplumsal tanınma ve kolektif haklar" talebinden taviz vermeyen bir yapı ile pazarlığa oturma zorunda kalmıştır.
Muhatabın niteliği
On dokuzuncu yüzyılda sosyalist hareketlerin ivme kazanması sonrasında değişik toplumların sözcüsü olma iddiası ile ortaya çıkan milliyetçi-sosyalist örgütlenmeler Bulgar, Makedon ve Ermeniler adına Osmanlı merkezi ile "çözüm süreçleri" yönetmişlerdir. Bu süreçler "çatışmanın durdurulduğu" fâsılalar dışında "çözüm"ler üretememiş, tümü başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Bunun yanı sıra farklı mezhepler adına konuşan yerel liderler de İstanbul ile değişik pazarlıklar içine girmişler ve anlaşmalar aracılığıyla özerklik elde etmişlerdir. Yemen'in Cibal bölgesinde Zeydîler adına İmam Yahya, Necd ve el- Hasa'da Vahhabilerin lideri Abdülaziz ibn Sa'ud ile anlaşılmış, Asir'de bir sufî devleti kuran Seyyid İdrisî ise Osmanlı önerilerini reddetmiştir. Dolayısıyla bu tür liderlerle uzlaşma alanında ciddî başarılar sağlanabilmiştir.
Bunlara ek olarak Arnavut milliyetçiliği ile Suriye merkezli Arap hareketi de sosyalist tonları bulunmayan girişimler örgütlemişler ve bunlar geleneksel yapıların desteğini arkalarına alarak Osmanlı hükûmetleri ile masaya oturmuşlardır. Bu aktörlerle gerçekleştirilen pazarlıklarda uzlaşma zeminleri yaratılabilmiş ve değişik "çözüm" projeleri üretilebilmiştir. Ancak uluslararası gelişmeler bunların hayata geçirilmesini engellemiştir.
Bu örneklerin de ortaya koyduğu gibi "muhatabın niteliği" söz konusu süreçleri derinden etkilemiştir.
Güncel muhatap ve talepler
Türkiye'de merkezin uyguladığı siyasetler ile kendisine yöneltilen talepleri anlama ve cevaplama konusunda gösterdiği ağırlık benzer tarihî örneklerde olduğu gibi maksimalist taleplerle ortaya çıkan sosyalist-milliyetçi bir örgütlenmenin "temsil" tekeli oluşturması ve onunla masaya oturulması neticesini doğurmuştur. Bu ise "çözüm süreci"nin uzlaşma açısından en katı muhatapla sürdürülmesi anlamına gelmektedir.
Örneğimizde on dokuzuncu asır sosyalist- milliyetçi partilerini andıran ve yirminci yüzyıl tecrübelerinden de ciddî biçimde etkilenen bir örgütlenme önce toplumu içinde rakip gördüğü yapılarla çatışarak "sözcülük" ve "temsil" tekeli kurma girişimini başlatmıştır.
Amira sınıfı ve dinî yapılanma ile çatışan Daşnaktsutyun ve "Çorbacılar" sıfatıyla aşağıladığı, Osmanlı düzeninin devamını arzu eden üst sınıf mensuplarına savaş açan Balkan örgütlenmeleri gibi PKK da siyasal temsilcilik ve sözcülük iddiasını hem toplumuna hem de merkeze kabûl ettirmiştir.
Tarihî örnekler yardımıyla günümüzün "çözüm süreci" ele alınırken bu "hoşa gitmeyen" olgu gözden kaçırılmamalıdır. Bu aşamada sürecin başarıya ulaşabilmesi için demokratikleşme ve yeni bir "biz" kavramsallaştırması yaratılması yeterli olamayacaktır (bu tespit bu alanlarda atılacak adımların anlamsız olduğu anlamına gelmez). Yeni bir muhatabın kısa vâdede muhatap durumuna geçmesini beklemek ise gerçekçi değildir. Bu nedenle sürecin devamının sürdürülebilmesi "muhatabın değişimi"nde düğümlenmektedir.
"Biz" yaratmanın zorluğu
Bu aşamada yeni bir "biz" tasavvuru yaratarak bunu topluma benimsetmenin ne derece zor olduğu tarihî örnekler aracılığıyla görülebilir. On dokuzuncu asırdan günümüze dünyada yaşanan büyük değişim bu alanda daha ümitvâr olunmasına neden olabilir. Buna karşılık günümüz Türkiye'sinde hem merkezin hem de masanın karşı tarafında oturanların bir asır öncesi reflekslerle siyaset üretmesi ancak uzun vâdede etkili olabilecek bu neticeye ulaşılmasını imkânsız kılmaktadır.
Kolektif olmayan haklar
Pazarlıkların anılan nitelikteki muhataplarla sürdürülmesi durumunda demokratikleşme ve toplumun genelinde özgürlüklerin artışının "çözüm süreci"ne sınırlı etkide bulunabildiği unutulmamalıdır. 1908 sonrasında Meb'usan'da temsil edilen Daşnaktsutyun "hürriyet"in varolduğu görece çoğulcu ortamda taleplerinde niteliksel değişiklikler yapmamıştır. Dolayısıyla toplumsal liberalleşme yoluyla pazarlığın sonlandırılmasını, çözüme ulaşılmasını ümit etmek gerçekçi değildir.
Muhatap değişimi/ muhatabın değişimi
Türkiye büyük ölçüde kendi siyasetlerinin neticesinde "çözüm"e ulaşma alanında en katı muhatapla pazarlık durumunda kalmıştır. Tarihî örneklerin de ortaya koyduğu gibi "şiddet" kartını elinde tutan temsil tekellerinin kırılması son derece zordur.
Bu alandaki tek anlamlı beklenti "muhatap değişimi" değil "muhatabın değişimi" olmalıdır. Resmî siyaset yapımının "dağ Türkleri" söyleminden günümüzdeki yaklaşımına gelebildiği bir süreçte muhatabın geçirdiği değişim fazlasıyla sınırlı kalmıştır.
Ancak tarihî örnekler "muhatabın değişimi"nin zorluğunu, "şiddet" kartı ile siyaset yapan örgütlerde "sertlik, çatışma ve maksimalist talepler ileri sürme" yanlılarının egemen olduklarını ortaya koymaktadır. 1908 sonrasında dahi VMORO'nun Yane Sandanski öncülüğündeki uzlaşmacı kanadı değil Hristo Matov liderliğindeki sertlik yanlısı hizbi örgüt siyasetlerini şekillendirmiştir. Benzer bir gelişme Daşnaktsutyun yönetiminde de görülmüştür.
Günümüz örneğinin bu genel eğilimin dışına çıkması sürece yeni ve güçlü bir ivme kazandırabilir. Ancak bu zor değişim farklı toplumsal dinamiklerin devreye girmesini zorunlu kılmaktadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2018
12.11.2018
5.01.2018
29.10.2018
22.10.2018
15.10.2018
24.09.2018
16.09.2018