Murat AKSOY
Üç dönem üst üste seçim kazanan AK Parti 2015'te yapılacak seçimlerin de şimdiden en büyük favorisi. 12 Haziran seçimlerinden sonra yapılan anketlerde AK Parti yüzde 55'e kadar çıktı. Buna karşı ana muhalefet partisi CHP yüzde 20'lerde.
Üç dönem üst üste oylarını arttırarak seçim kazanan AK Parti -iktidar yorgunluğuna rağmen- dördüncü dönem hükümet olma olasılığı çok uzak değil.
Bu durumu nasıl açıklayacağız?
Nasıl oluyor da iktidar partisi iktidar yorgunluğuna rağmen bunu başarabiliyor?
AK Parti'nin bunu başarmasının ana sebebi, Türkiye'de ilk defa toplumu referans alan siyasetin kurumsallaşmasıdır. Bu süreçte AK Parti'ye yönelik bütün açık ve örtük darbe planları esas hedefi iktidar olsa da siyasetin kendisidir, toplumdur.
2002'de başlayan iktidar dönemi Türkiye açısından sadece siyasetin keşfedilmesi değil aynı zamanda 2009'dan itibaren de "Yeni Türkiye"nin adım adım kurulmaya başladığı dönemdir. 12 Eylül 2010'da yapılan Anayasa değişikliği referandumu büyük önem taşıyor. Şu anda devam eden yeni anayasa süreci aynı zamanda toplumsal mutabakat metni olacağı için bu sürecin katılımcı yürümesi önemlidir.
Türkiye'nin siyasetin keşfi ile başlayan süreçte sıkça duyduğumuz bir tekrar var; "bundan önce olmadı", "ilk defa oluyor". Bu sözleri çeşitli durumlarda duymak mümkün; muvazzaf askerlerin tutuklanmasından, dokunulmaz olanın dokunulmasına kadar. Bunların hepsi doğru. Çünkü, yaşananların geçmişte neredeyse örneği yok ve ilk defa oluyor.
Bu yüzden bugünden sonra yaşanacak bazı gelişmelerde geçmişin referans alınması hakkaniyetli olmaz.
Bugün AK Parti ve Başbakan Erdoğan hakkında sıkça dile getirilen partinin ANAP'laşması ve Erdoğan'ın da Özal'laşması bu açıdan gerçekçi değil. Ne AK Parti'nin ANAP'laşma olasılığı ne de Erdoğan'ın Özal'laşması.
Son dönemde AK Parti ekseninde sıkça dile getirilen "otoriterleşme" eğilimleri ya da "güvenlik" eksenli siyasal okuma parti açısından da Türkiye açısından da sıkıntılıdır. Özellikle hukuk alanında ortaya çıkan ve neredeyse keyfiliğe varan kararlar gerçekten sorundur. Faili meçhullerle ilgili onca delile rağmen zanlılar şartsız serbest bırakılırken; boynundaki puşi yüzünden üniversite öğrencisi Cihan Kırmızıgül'ün tutuklu yargılanması hukuk devleti açısından vicdan yaralayıcıdır. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Bu durumun ortaya çıkmasında iktidar olmanın doğası kadar, muhalefetin de siyasetsizliğinin payı büyüktür. İçinde bulunduğumuz kuruluş süreci tek bacaklı yürüyor.
AK Parti'nin siyasal yalnızlığı, iktidarın otoriter özünün kendini göstermesine fırsat veriyor. Bu otoriter öz, partiden değil bürokrasiden kaynaklanmaktadır. Siyasetin inisiyatif almadığı noktada devreye giren bürokrasi boşlukları doldurarak inisiyatif alıyor. Özellikle yargı alanında ortaya çıkan sorunların artması yargı bürokrasinin siyasetin atamadığı adımlardan doğan boşlukları doldurmasından ibarettir. Bürokrasinin bu kadar öne çıkması siyaset için ölümcüldür. Elbette AK Parti için de.
Bu durumun önüne geçecek olan AK Parti kadar demokratik muhalefetin kendisidir. CHP ne yazık ki ne yaşandığının farkında değil. Anketlerdeki oy oranları bunu açık biçimde gösteriyor. BDP ve kendine sol demeyi tercih edenlerin büyük bir kısmı "AK Parti karşıtlığı" hastalığına tutulmuşlar. Bunların toplamı muhalefetsizlik ve karşıtlık siyasetidir ki, ülkenin demokratikleşmesine katkısı yoktur.
Wallerstein ve Hopkins'in modern dünya sistemi için Geçiş Çağı (1945-2025) diye tanımladıkları dönemin küçük ölçekli bir benzerini şu anda Türkiye yaşamaktadır. Yaşanan süreç şu anda eski Türkiye'den yeni Türkiye'ye geçiştir. Ve bu geçiş süreci en az bir-iki dönem daha devam edecektir.
Siyasi muhalefetin olmadığı bir geçiş sürecinin en büyük sigortası toplumsal meşruiyeti güçlü bir siyasal iktidardır. Şike yasası sırasında Başbakan Erdoğan'ın sessizliğinde ortaya çıkan çok seslilik ne kadar kritik bir dönemde olduğumuzu gösterdi. Çünkü gördük ki yaşanan süreci kendi lehlerine çevirmek isteyen birden çok toplumsal grup var.
Bu gözlemden dolayı geçtiğimiz gün AK Parti tüzüğünde var olan "üç dönem" şartının esnetilmesini önerdim. Hemen ifade etmek gerekiyor ki, böyle bir değişiklik yapılması üç dönem milletvekili olanların dördüncü dönem seçileceği anlamına gelmiyor. Üç dönem milletvekilliği seçilmiş olmak pekala seçilmeme gerekçesi de olabilir. Çünkü kimlerin aday olacağına çeşitli kademelerden sonra Başbakan Erdoğan karar veriyor.
AK Parti ilçe kongrelerinde yapılan uygulama ve parti çevresinden gelen açıklamalar tüzüğün değişmeyeceği yönünde. Bu durumda hemen akla gelen 2015 sonrası için B Planı'nın varlığıdır.
Bu planın ne olduğunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018