Namık ÇINAR
Ben de biliyorum, risk almayanların sıradan kalacaklarını.
Ben de unutmuyorum, üzerlerine ölü toprağı serpilmiş, iddiasız ve yoksul bir halk yaratarak, ufuksuz ve yavan politikalarla, bu toprakların “yetmiş cent”e muhtaç edildiği günleri...
Ortadoğu’ya, Afrika’ya, Balkanlar’a, yâni Osmanlı’nın hinterlandına yüz sene önce bıraktığı yerden, şimdi yeniden açılan Türkiye, Cumhuriyet döneminin misakı milli anlayışını değiştirebilecek yeni bir dış politikanın âdetâ yapı taşlarını örüyor.
Kendi yatağında uyumaya fırsat bulamayacak çalışkanlıktaki Başbakan, tutabilene aşkolsun, o ülke senin bu ülke benim, oralarda boyuna dolaşıp duruyor. Meydanlara çıkıp, kendi vilayetlerindeki gibi mitingler düzenliyor. Sanki onların da başbakanıymış gibi, kendi halkına neler söylüyorsa, onlara da aynı şeyleri söylüyor. Ve yöneticilerinin ihtiyatlı yaklaşımları bir yana, bütün o halklar, tıpkı buradakiler gibi, onu çok seviyorlar.
Bu coğrafyalara yardım ve yatırımlarıyla kesenin ağzını iyice açmış gibi görünen, kapitalizmin yeni yetme bir ülkesi olarak, acaba “ne oldum budalası bir noktaya doğru mu sürükleniyoruz?”diye düşünmeden edemiyorum.
Dünyası küçük olanlar, dünyada da küçüktürler; onu da biliyorum.
Başbakan’la birlikte seyahat eden gazeteciler tv’lere çıkıp, örneğin Türkiye’nin finanse ettiği Kuzey Irak’taki okul binalarının Marmara Üniversitesi’nin kampusundakilerden daha görkemli olduklarını söylüyorlar.
Rus topraklarında mülk edinsinler diye, Kırım Tatarları’na enikonu parasal yardımlar yapılıyor, deniyor. Benzer şeyler Balkanlar’da da, Bosna-Hersek’te, Makedonya’da, kimbilir bilmediğimiz daha nerelerde uygulama alanı bulmuşa benziyor.
Chicago’sunda tüm köprülerin demir putrelleri pas içindeyken, otomotiv sektörünün yıldızı olan bir zamanların Detroit’inde şimdi cinlerle periler cirit atıyorken, Afganistanlarda, Iraklarda ve başka yerlerde su gibi para harcayan ve tıkanan, Kapitalist Dünya Ekonomisi’nin küresel hegemonik gücü Amerika’nınkine paralel bir öykünme midir, yoksa bu?
Eğer henüz kendi temel sorunlarımız halledilmemişken, kendi çocuklarımızın eğitim meselelerinin altından kalkılmamışken, bölgesel bir hegemonikliğin hayallerine kapılıp, “insanlar ve halklar ölümlüdür, fakat devletler kalıcıdır” deniyor da, içerideki nesil gözden çıkarılıyorsa, işte o eski hastalıklı yer olan tam burada durup, düşünmemiz gerekmez mi?
Evet, ağalık vermekle olur; lâkin hani biz, ağalık kalkmalıdır, diyorduk? Hani, küresel emperyalist düzen tarafından yıllarca sömürüldük, diyorduk?
Dünya yeniden yapılanırken yer kapmanın tam zamanıdır; onu da görüyorum.
Ama şimdi sıra bizde de, yeni dünya düzeninde bu sefer biz mi emperyal güç olma yolunda olacağız? Yeni sömürgenliklerden birine şimdi de biz mi soyunacağız?
Sıra bizde mi?
Ya değilse? Ya Enver Paşa’nınki gibi, Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan da olmak varsa, sonunda?
Emperyal heveslerle, sanırsın ki, eskiden olduğu gibi, fütuhatın diliyle konuşuluyor, tekrardan:“Osmanlı’nın torunlarını selâmlıyoruz. Bundan sonra Türk Devleti sizleri asla yalnız komayacak!”
Yayılmacılığımızın hangi noktada olduğunu kavrayıp kontrol edebilmek için de, hinterlanttaki soydaşlara ve dindaşlara kimlik kartı verilmesi ve ortak bir veri bankasının oluşturulması dahi öneriliyor.
Türk-İslâm sentezinin özsuyuyla beslenmiş, daha geniş alana yayılan yeni bir vatan anlayışıyla, “yeni bir ekonomi- politikanın, yeni bir siyasal dinamiğin ve yeni bir geleceğin” eski tarzda adımları atılıyor.
Bütünüyle küflenmiş eskinin yerini, yeni şeylerin almasında hiç bir sakınca yok. Sakınca, bu projenin içinde varolduğu görülmeyen AB değerleri ve AB üyeliğidir. Sorun buradadır.
AKP, iktidar olduğu “çıraklık dönemi”nin o ilk yıllarında, akıllıca davranarak AB ilişkilerine sıkıca sarılmış ve ülkeye çok hızlı bir ivme kazandırmıştı. Sonraki süreçlerde de süren nispi başarılarını, hep bunun üzerine inşa ettiğini, şimdilerde ya kanıksamış, ya da unutmuş görünüyor. Hattâ, daha ileri giderek, AB’yi sanki hafife alıyor; başarısız ve neredeyse yarın dağılacak bir örgüt imiş sanısına kapıldığı izlenimini veriyor.
AB, 16. yüzyıldan beri sürüp gelen Modernite’nin beş yüz yıllık bir ürünüdür. O yüzden, “devrevi davranışları”ndan gidilerek değerlendirilirse, yanılgıya düşülür. Kimyasındaki biçimlenişlerine ve değişimlerine, en azından yüzyıllık trendler penceresinden bakılmalıdır.
Üstelik, tüm sorunlarına rağmen, insanlığın deneyimleyerek vardığı en verimli ve en erdemli yaşama biçimini sunan bir sistemdir.
Afrika’nın, Ortadoğu’nun ve Balkanlar’ın, yakın geleceğin devinim alanları oldukları doğrudur. Elbet buralarda da ilişkiler kurulmalı ve sürdürülmelidir. Ne ki, emperyal-territorial heveslerle ve AB rotalarından saparak değil.
Ekonomik büyümeyi üstlenmiş, toplumsal artı değeri havuduyla yutan ve fakat her an rantiye sınıfına kaymaya hem hevesli, hem de küresel sermaye içindeki yeri bakımından öyle olmaklığı kaçınılmaz görünen, bir avuç şark tipi müteşebbisin sırtlandığı, kitlelerin ise karakalabalıklaştırıldığı bir yapıyla, zaten bölgesel dahi olsa, hegemonik olunamaz.
En iyisi, aklı başa almaktır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları




































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016