Ümit KIVANÇ
Siyaset tuhaf iş. "Oyunun kuralı" kavramının pek yerleşmediği, bütün tarafların şu ya da bu şekilde ve ölçüde hile peşinde olduğu, bizimki gibi ülkelerde, siyasetin incelikleri de kolay kavranmıyor. İncelikten geçtim, yapılan işe siyaset denebilmesi için, attığın adımın ya kısa vadede birşeyleri değiştirmesi ya da uzun vade için farklı yönelişlerin temelini atması, birtakım birikimler yaratması gerekir. Oysa bizde siyaset, genel olarak, tarafını belli etmek, kimliğini haykırmak, konumunu korumak demek - tabiî rant üretme ve bunu dağıtma mekanizması anlamına gelmediği hallerde.
Basitçe: Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde "boykot yapıyorum" diyen, sadece kendisinin hepimizden ne kadar farklı, özgün, radikal ve şüphesiz daha değerli olduğunu göstermek dışında hiçbir halt etmeyecektir. Çünkü sandığa gitmeyen her seçmen, daha fazla oy alacağı belli olan adaya hizmet eder. Tayyip Erdoğan'ı cumhurbaşkanı görmek isteyen hiç kimse sandığı boykot etmez. Etmeyi düşünenler, Erdoğan'a şiddetle karşı olanlardır. Boykot yoluyla kendisine en büyük hizmeti yapacaklar. Tabiî muhtemelen, boykotçuların oy toplamı yüzde 0.1'i zor bulacağından, bu hizmetin büyüklüğünden sözetmek de abartılı. (Bizim sol içi seçim tartışmalarında, adı anılmayan, hesaba katılmayan tek etken, tartışanların toplam oy oranıdır; zira konu buraya uzansa, tartışma... nasıl desem... azıcık anlamsız kalabilir.)
Endişeli CHP'liler, Ekmeleddin İhsanoğlu ulusalcı değil diye gidip oy atmazlarsa, yine Erdoğan'a oy atmış gibi olacaklar. Milliyetçi ve devletçi takıntılarından ötürü Demirtaş'ı da seçmeyecekleri bilindiğinden, oylama öncesi dengeyi zaten bütünüyle Erdoğan'dan yana bozmakla meşguller.
Bir kısım Erdoğan-sevmez, Demirtaş'a sempati duymasına rağmen, "oylar bölünmesin" mantığıyla gidip İhsanoğlu'na oy atacak muhtemelen. Çünkü bizim gibi ülkelerde siyasetin öbür yüzü, alışkanlıklar, sorumsuzluk ve cehalettir. Giderelim. (Evet, ukalalık ediyorum, çünkü büyükşehirde yaşayan, üniversite bitirmiş insanın "oylar bölünmesin" safsatasına kapılması sinir bozucu.) İki turlu seçimde, gönlünüzün çektiği adaya oy atabilirsiniz. Çünkü sonuçta en çok oyu alan iki aday ikinci tura kalacak. Eğer amacınız Erdoğan'ın ilk turda seçilmemesi ise, İhsanoğlu veya Demirtaş'a oy atmak arasında en ufak fark yok.
"Ama ben ikinci tura, Erdoğan'ın karşısına Demirtaş değil İhsanoğlu kalsın istiyorum!" Bunu diyene "neden?" diye sorulur haliyle. Cevap, 'ama BDP, Kürtler, vatan, çakıl taşı' vs. ise, buyur kardeşim, İhsanoğlu'na at oyunu. Ama derdin daha geniş özgürlükler, daha derin insan hakları, daha çok demokrasi ise, başka bir siyaseti geliştirmek zorundasın.
İhsanoğlu veya Demirtaş'a oy atmak arasında, büyük siyasî fark var: Eğer Demirtaş yüzde onu geçerse, bu Türkiye siyasetinde köklü bir değişim anlamına gelecek. (Muhtemelen Kürt siyasetinde de.) Türkiye'nin en temel sorununun çözümüne giden yolda müthiş bir adım olacak. Üstelik, sonuçları sadece Kürt meselesini değil, genel olarak memleketteki demokrasi meselesini ilgilendirecek.
Şu anda fantezi görünen ihtimali daha ileri götürelim: Demirtaş'ın cumhurbaşkanı seçildiğini düşünelim. AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan varken bile Türkiye kaçınılmaz olarak daha demokratikleşecek, çünkü hükümeti -demokrasi ölçütleri açısından- denetleyecek bir cumhurbaşkanı Çankaya'da oturuyor olacak. Devlet kurumlarının Kürt kompleksi kaçınılmaz olarak geri plana itilecek. Buna karşılık Kürt siyasetçilerin Türkiye'ye ilişkin "global" bir sorumluluk duygusuyla hareket etmeleri gerekecek. Sırf Demirtaş'ın adaylığı bile bu iki yönde de gelişme sağladı çaktırmadan.
Peki, tamam, bu kadar ileri gitmeyelim; sadece Demirtaş'ın çok yüksek bir oy alması ihtimalini hayal edelim. Bu, doğrudan doğruya, ilk genel seçimlerde, bu defa yalıtılmış bir "Kürt siyaseti"nin değil, bütün Türkiye'den güç ve destek alan, birleşik bir demokrasi gücünün Meclis'e taşınması anlamına gelecek. Türklerle Kürtlerin birbirine yaklaşmasının kaçınılmaz sonucu demokrasidir, insan haklarının gelişmesidir, daha fazla özgürlüktür. Aksi halde yaklaşamazlar zaten. Gerçek "sıcak temas" budur.
Bunlara karşılık, İhsanoğlu'nun az ya da çok oy almasının değiştireceği hiçbir şey yok. Cumhurbaşkanı seçilirse, Çankaya'dan azarlar, küfürler, hakaretler işitmeyeceğiz, tek fark bu olacak. Erdoğan'ın performansı elbette insana, buna da şükür, dedirtebilir; ancak bu açıdan da Demirtaş daha avantajlı: gülüyor, güldürüyor, bir dostunuz, ahbabınız gibi, samimi konuşuyor, kimseye hakaret etmiyor, kimseyi azarlamıyor; güç sahibi olursa Erdoğan gibi bir şeye dönüşeceğine dair hiçbir tehlike belirtisi yok. İhsanoğlu'nun bütün nezaketinin arkasında, devletin sadece soğukkanlı olmayıp gayet soğuk da olan bütün gelenekleri kendilerini her an hissettiriyor, ezber dışına çıkılan her durumda, İhsanoğlu bir tür "kırmızı çizgiler" temsilcisi gibi kalıyor.
Türkiye'de daha fazla insan hakları ve özgürlük, demokrasi isteyen insanların bu seçimin ilk turunda Demirtaş'a oy atmaması için bu tavrın gerisinde ancak "borç aldı, ödemedi" vs. türünden kişisel bir kızgınlık falan olması lazım. Demokratım, solcuyum diyen için başka hiçbir mâkûl gerekçesi olamaz Demirtaş'a oy atmamanın. Tekrar edeyim: Eğer Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını istemiyorsanız ilk turda mutlaka oy kullanmanız şart, bu bir. "Oylar bölünmesin"in hiçbir mantığı yok; Erdoğan yüzde elliyi geçemezse her hâlükârda ikinci tur yapılacak, bu iki.
Demirtaş ve arkasındaki demokrasi ve özgürlük ihtimalinden korkuyorsanız, aracıya lüzum yok, sizi direkman Başkan Erdoğan yönetsin.
http://riyatabirleri.blogspot.com.tr/2014/08/nicin-demirtas-secmeli.html?m=1
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024