Ümit KIVANÇ
Ülkesi dışından da kitleler halinde hayran edinebilen nadir Alman pop şarkıcılarından Nena (“99 Uçanbalon”u belki hatırlayan vardır), şarkısı “Irgendwie, Irgendwo, Irgendwann”ın (“Bir şekilde, bir yerde, bir zaman”) klibini çekip yayımladığında yıl 1984’tü. Bir şekilde dünyadaki her şeyin rezil edildiği “80’ler”in rengine, tarzına, “klip” denen yeni icadın bir zamanki emekleme aşamasına uygun, bugünün imkânları ve bütçeleriyle kıyaslandığında pek mütevazı görünen klibi izlemek isterseniz, buyurun, link burada.
Klip sanayii alıp başını yürüdükten sonra, Nena’nın, dönemdaşı İngiliz popçu Kim Wilde (“Kids in America”, The Supremes şarkısı “You Keep Me Hangin’ On”) ile neredeyse “samimi pozlar”ın az öncesinde göründüğü bir başka “Irgendwie, Irgendwo, Irgendwann” versiyonu içinse şu linke başvurabilirsiniz.
Şarkıda Nena, ışığa üşüşen böcekler gibi, “zamanın mekânın içinde sonsuza doğru düşüyoruz” diye söze giriyor, “Gelecek, herhangi bir zamanda herhangi bir şekilde herhangi bir yerde başlar,” diye devam ediyordu. Müzikal hiçbir numarası olmayan, ama bir şekilde dilimize dolanan, hattâ bazen bize basbayağı iyi gelen, başarılı pop şarkılarından biriydi bu.
Zamanındaki hayranlarının çoğu bugün, Gabriele Susanne Kerner, yani “Nena” gibi ellilerinde, atmışlarındaydı, zaten Nena hâlâ ortalıktaydı, kısa süre önce ikizleri Sakias ile Larissa vokalist olarak sahnede ona eşlik etmişler, küçük oğlu Simeon da 2015’te klavyesiyle annesinin konserinde yeralmıştı; yani parçanın hatırlayanı çoktu.
NDR’in (Nord-Deutscher Rundfunk / Kuzey Almanya Radyo-Televizyonu) gırgır programı “Extra 3”ün editörleri, hem müziğin popülerliğinden hem sözlerin imkân verdiği çağrışım kolaylığından yararlanmak için, Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı hicvetme amacıyla bu parçayı seçtiler. Ve parçaya adını da veren nakarattaki sözleri, “Erdowie, Erdowo, Erdoğan (Erdowahn)” olarak değiştirdiler. Saray’ın kaçak inşaatından muhalif gazetecilerin içeri atılmasına, Kürtlerin katledilmesine bir dizi vahim mevzuyu araya sıkıştırarak, ironi ve abartının gücünden yararlanarak, “hiciv” denen şeyin sözlük tanımına uygun bir klip kurguladılar.
Ve yayımladılar. Doğal olarak. (Türkçe altyazıyı sonradan, inadına yaptılar.)
“Haftanın kaçıklığı” gibi bir lejandla sunulan Extra 3, yaklaşık kırk yıldır yayımlanan bir program. Bir şekilde bir yerde bir zaman mevzu yapılmaya değer bir rol oynayıp da bu programda hicvedilmeyen politikacı muhtemelen pek azdır. Erdoğan klibinin yayımlandığı programda, meselâ, Almanya Sosyal Demokrat Partisi Genel Başkanı Sigmar Gabriel ile epey bir kafa buldular. Erdoğan yayınından bir hafta sonra, ABD başkanının Küba ziyareti dolayısıyla, Obama ve Raul Castro ile uğraştılar.
Ancak “Yeni Türkiye”nin, büyük oyun kurucu, lider ülke şu bu olarak ekseninde yeraldığı hayalî dünyada böyle bir rezaletin kabul edilmesi şüphesiz imkânsızdı. Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann TC Dışişleri Bakanlığı’na çağırıldı ve, kelime kelime ne konuşulduğunu elbette bilmiyoruz ama, muhtemelen, “cumhurbaşkanına hakaret! ne münasebet!” falan dendi, sözkonusu programın –artık yayımlanmıştı bir kere!– internetten kaldırılması istendi. Bununla yetinilmedi, iki ülkenin dışişleri müsteşarları-yardımcıları, sonra da bakanları arasında da ayrıca görüşmeler oldu.
Büyükelçi Erdmann’dan başlayarak Almanya dışişleri sözcülerinden biri, sonra bizzat bakan Frank-Walter Steinmeier, sonra Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Ankara’ya, kabaca “bizde basın özgürlüğü diye bişey var, biliyon mu” tarzında özetlenebilecek cevaplar verdiler. Cevaplarda sıralananlar, bizim belki bir şekilde, bir yerde, bir zaman karşımıza çıkabilecek, şimdilik alâkamız olmayan şeylerdi: hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, basın ve ifade özgürlüğü.
Otoriter-baskıcı yönetimlerin ülkelerindeki her türlü muhalif sesi kesmek istemesi, basını denetim altına alması, gazetecileri cezalandırması bilinmedik görülmedik şeyler değildi şüphesiz. Hele Türkiye ve Erdoğan sözkonusu olunca, bu tür girişimlerin haber değeri taşıyıp taşımadığı bile tartışılabilirdi. Zira yaklaşık iki yıl önce, Frankfurter Allgemeine gazetesinin çizerleri Achim Greser ve Heribert Lenz, gazetenin pazar versiyonuna çizdikleri Erdoğan karikatürüyle benzer bir diplomatik krize yolaçmışlar, yine Almanya büyükelçisi TC Dışişleri’ne çağırılmıştı.
Yine de bir cumhurbaşkanının başka bir ülkedeki televizyon programını, üstelik internetten kaldırtmaya hamle etmesi, her şeye rağmen, herhangi bir yerde herhangi bir zaman da tuhaf karşılanacak bir haldi. Frankfurter Allgemeine’de Klaus-Dieter Frankenberger, “Öyle görünüyor ki,” diye yazdı, “başkan [Erdoğan], Almanya dışişleri bakanının Alman medya kuruluşlarını sansür edebileceğini sanıyor.”
Fakat bu mümkün değildi!.. Almanya basınının Ankara’dan denetlenebileceği bir mekanizma kurma gereği ortadaydı ve bunu silahlı cihatçı örgütleri sınırdan Almanya’ya sokarak yapmak imkânsızdı. Extra 3’çülerin vatan hainliğiyle suçlanması, terör örgütü propagandasından içeri atılması… bu seçeneklerin hiçbiri geçerli değildi. Bu yüzden meydan boş kaldı, haçlılar gemi azıya aldılar.
Extra 3’çülerin olan bitene tepkilerini aktarmak istiyorum. Türkiye’de hukukun muktedir keyfine göre uygulanışının en büyük simgesi “cumhurbaşkanına hakaret” davalarından bir yenisine –daha buradaki ilk yazıdan– kurban gitmemek için temkinli olayım, neme lâzım.
Programın editörü Andreas Lange, Erdoğan klibi yüzünden yaşanan garabet hakkında konuşurken, “Bütün bunları sadece komik olalım diye yapmıyoruz,” dedi. “Yapıyoruz, çünkü mesele edilmesi gerektiğine inandığımız mevzular var.”
Lange bu sözleriyle belki de Türk Dışişleri’ne kullanabilecekleri motifler konusunda tüyo veriyor sayılır: Yapmayın! Çünkü mesele edilmemesi gerektiğine inandığımız mevzular var; üstelik bunların komik de olmaması gerekiyor!
Lange, Erdoğan klibine Ankara’nın tepkisi sayesinde programın uluslararası alanda şimdiye kadar kendisine nasip olmamış bir ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti gizleyemeyeceğini de sözlerine ekledi. Klibin tıklanma sayısı olan üç milyon, programın izleyici sayısının on katı.
17 Mart’ta yayımlanan klip üzerine Ankara’nın koparttığı yaygaraya Extra 3’çülerin esas tepkisi, 30 Mart’taki programda geldi. Sunucu Christian Ehring, muktedirlerin tek sözüyle içeri atılma tehlikesi nedir bilmeyen televizyoncunun bizim tanımadığımız rahatlığıyla, “ortalık çok gerildi, biz valla yumuşatmak istiyoruz” yollu ironik bir motif eşliğinde, önce, “Biz de Türkiye büyükelçisini buraya çağırdık,” dedi, “ama gelmedi.”
Sunucu sonra, “internetten video sildirmeye kalkma” garabetiyle dalga geçti: “Ne yazık ki, bu mümkün değil,” dedi. “Orası internet, oradan silinemiyor.”
Ehring, “yumuşama adına” diyerek, Türkiye’ye güya bir teklif sundu – o arada mülteciler konusundaki kirli anlaşmaya laf çaktı: Türkiye’de mizahçıların başlarına iş gelmeden yapabilecekleri her espriye karşılık, biz de Erdoğan hakkındaki bir esprimizi silelim.
Ve yine “yumuşama için, iyi niyetle” kalkıştıkları işten sözetti. Şöyle düşünmüşlerdi: Belki klip Almanca olduğu için Cumhurbaşkanı Erdoğan yanlış anlamış, bu yüzden kızmıştı; Extra 3, şimdi olumsuzluk yaratmış olabilecek bu ihtimali ortadan kaldıracak ve klibi Türkçe altyazılı olarak tekrar yayımlayacaktı. Yayımladılar.
Christian Ehring, “uzun lafın kısası” bâbında da şunları dedi: “Almanya’da bu iş bayağı basit: Eleştiri duymak istiyorsanız Extra 3’ü seyredin. Eleştiri duymak istemiyorsanız bayan şansölye ile buluşun.”
Extra 3 ekibindekilerin Facebook sayfalarını, Türkiye’de açılan cumhurbaşkanına hakaret davalarının sayısını “iki binlere çıkarma” vaadi eşliğinde, Erdoğan’a dair karikatürler, caps’ler (esprili sözle donatılmış görsel malzeme) vs. ile doldurduğu günlerde, Urfa’da oto elektrikçisi İsmail B., tutuklanıp cezaevine kondu. Hapsedilmesine yolaçan suçu, “devlet büyüklerine hakaret”ti. İsmail B., söylendiğine göre, içmiş içmiş, niyeyse tepesi atmış, niyeyse 155’i arayıp, karşısına çıkan polise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu hakkında atıp tutmuştu. Bunu niye yaptı, bilemiyoruz, muhtemelen anlayamayız da. Telefona çıkan polisin, “sarhoştur, saçmalıyor” demeyip, hattâ yemeyip içmeyip işlenmekte olan korkunç suçu arkadaşlarına bildirmesi, devletin güvenlik kuvvetlerinin bu tehlikeli suçluyu yakalamak üzere harekete geçmesi, İsmail B.’nin yakalanıp savcı önüne getirilmesi, mahkemeye çıkarılması, tutuklanması, hapse konması… Bunları ise ne kadar güzel, ne kadar rahat anlayabiliyoruz.
Kimbilir, biz değil ama, belki çocuklarımız, torunlarımız, bir şekilde, bir yerde, bir zaman insan gibi yaşarlar.
* *
İlk gün notu: P24 sayesinde hayatımın en kısa işsizlik dönemini yaşadım. Müteşekkirim. Burada, hikmeti kendinden menkûl köşe yazarlığı müessesesinden de, ille o gün, o saat anlamına gelen güncellik baskısından uzaklaşabilmeyi umuyorum. Böylece “enlemesine boylamasına derinlemesine” gazetecilik yapabileceğimi sanıyorum. Olayları anlama, yorumlama, yerli yerine oturtmaya elverecek, bilgi-olgu-bağlantı içeren yazılar yazmamın, memleket siyaseti hakkında mütemadiyen aynı fikirleri serdetmekten, hukuksuzlara hukukî, kalpsizlere kalbî, ahlâksızlara ahlâkî tepkiler ifade etmeye çabalamaktan çok daha faydalı olacağına inanıyorum. Sur’dan götürülüp çukura dökülen molozlar, canımızdan, içimizden kopan parçalardır. Koparılmalarına, dökülmelerine engel olamıyorum, yerlerine de koyamıyorum. Bari elimden geleni yapayım.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024