Yıldıray OĞUR
AK Parti defterini açmadan önce biraz uzaklara gidelim. Paris’e.
Dün Paris’te tarihi bir olay yaşandı. 46 yaşında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 34 yaşındaki Gabriel Attal’ı Fransa’nın yeni Başbakan’ı olarak atadı.
Attal, Fransa tarihinin en genç Başbakan’ı. Bir ilki daha var; Fransa tarihinin ilk açık eşcinsel Başbakan’ı .
Attal, Macron’un partisinden Avrupa Parlamentosu’nda olan bir siyasetçiyle resmen evli.
Bazı yerlerde Fransa’nın İlk Yahudi başbakanı olduğu yazılsa da babası Tunus Yahudisi, annesi Yunan-Rus kökenli bir Ortodoks Hristiyan. Annesinin dini inancına sahip.
Magazin kısmını böylece kapatıp, profilinin bizi ilgilendiren kısımlarına bakalım.
Attal bir film yapımcısının oğlu. Elit bir okulda okumuş. Hatta o günlerden televizyon röportajları var. Üniversite öğrencisiyken sosyalist olmuş, 2006’daki öğrenci olaylarına katılmış. Sosyalist Parti’nin seçim kampanyalarında çalışmış, parlamenterlerin danışmanlığını, metin yazarlığını yapmış, yerel seçimlerde yerel meclislere aday olmuş, seçilmiş, bakanlıklarda çalışmış, bakanlara danışmanlık yapmış. Sonra da Macron’un partisine katılmış. Milletvekili olarak Meclis’e girmiş. Gençlik Bakanlığı, hükümet sözcülüğü yapmış.
Yani 34 yaşının yarısını siyasetin içinde adım adım yükselerek geçirmiş.
Yani siyasi kariyeriyle 34 yaşında Başbakan olmuş bir isim.
Peki neden bu kadar genç bir ismi seçti Macron?
Kendisinden genç bir Başbakanla çalışmayı tercih etmiş olabilir.
2024 Paris Olimpiyatları’nda ülkeyi genç bir isim yönetsin istemiş de olabilir.
Ama daha önemlisi, artık siyasette genç rakipleri var. Mesela 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en ciddi rakibi Marienne Le Pen, partisini 28 yaşındaki Jordan Bardella’ya teslim etti. Bardella, karizmasıyla yeni nesilleri, eski usül Le Pen ailesinin faşist Ulusal Cephesi’ne ısındırıyor.
O da siyaset tepeden inmedi. 16 yaşında girdiği Ulusal Cephe’de parti kademelerinde yükseldi, yerel siyasette görevler aldı, en son da Meclis’e girdi.
Yani o da siyaseten yetişmiş bir isim. Yoksa süper CV’si, müthiş yöneticilik, mühendislik yetenekleri yok. Sorbonne’dan terk.
Fransa siyasetinin iki genç ismi de siyasetin içinden geliyor.
Siyasi tartışmalarda yer almışlar, bir davaları olmuş, pozisyon almışlar, söz söylemişler, ülkedeki siyasi müktesebatın, kim kimdirin farkındalar.
Herhangi bir konuda partilerin pozisyonlarını, karşı pozisyonları çok iyi biliyorlar.
Tıpkı Tayyip Erdoğan gibi.
Erdoğan da RP’nin Beyoğlu İlçe Başkanı olduğunda 30, İstanbul İl Başkanı olduğunda 31 yaşındaydı. Ama siyasete 20’li yaşlarda Akıncılar’ın içinde girmişti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde 40 yaşındaydı. Başbakan seçildiğinde ise 49.
Bütün bu makamlara bürokrasideki ya da iş dünyasındaki başarıları, ekstra yetenekleri, müthiş CVsiyle değil, siyasi mücadeleyle gelmişi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni bıraktığı Kadir Topbaş da siyasetin içinden gelen bir isimdi. En son aday gösterdiği Binali Yıldırım, her ne kadar belediye kadrolarından yetişmiş olsa da aralarında Başbakanlık da olan 20 yıllık bir siyasi kariyeri arkasına bırakarak bu makama aday olmuştu.
Ama son İstanbul Büyükşehir Belediye başkan aday adayları listesinde aynı profilde insanlar yoktu.
Ali Yerlikaya, hiç siyaset yapmamış, kaymakamlık, valilikten İçişleri Bakanlığı’na atanmış bir bürokrattı. Menşei, ideolojisi, fikriyatı hakkında hiçbirşey bilmiyoruz.
Ergün Turhan, beş yıl önce Fatih Belediye Başkanı seçilene kadar bürokraside görevler almış, TOKİ başkanlığı yapmış bir isimdi. İslami çevrelerden gelse de o da siyasetten değil, bürokrasiden gelme ve bürokratik yetenekleriyle siyasete geçmiş bir isim.
Fahrettin Koca, doktor, hastane sahibi ve oradan Sağlık Bakanı. Rengini, fikrini daha fazla belli eden bir isim ama o da siyasetten değil, önemli siyasi tartışmalar hakkında ne düşündüğünü bilmiyoruz.
Ve listeden aday olarak seçilen Murat Kurum. Aralarında Ali Yerlikaya’dan sonraki en siyaseten renksiz, en bürokrat olanı. Hangi konuda ne düşündüğünü bilmediğimiz, bütün kariyerini bürokraside TOKİ’de, Emlak Konut’ta ve buralardaki yetenekleri yüzünden atandığı bakanlıkta geçirmiş. Daha önce ne yapmış, ne okumuş, ne demiş bilmiyoruz. Bakanlığı sırasında da siyasi tartışmalarda taraf olmamış, bakanlık yaparken bile renk vermemiş bir isim.
Aday adayları içinde siyasi kariyeri olan tek isim Tevfik Göksu’ydu. Milli Görüş’ten yetişmiş, eski fotoğraflarda olan, hep siyasetin içinde kalmış, siyasi tartışmalara girmiş, en son 2019 Yerel seçimlerinde de İmamoğlu ile polemikler yapmış, seçimin ardından belediye meclisinde AK Parti’nin sözcülüğünü yapmış bir isimdi.
Ama anketler onun aday olmasını sağlamadı. Çünkü siyasete girdikçe ve pozisyon aldıkça yara da almıştı. Kutuplaşmış bir ülkede siyasi tartışmalarda taraf olmak insanı yıpratıyor.
Peki, bizzat kendisi siyasetin çekirdeğinden gelmiş Erdoğan’ın İstanbul için aralarında tercih yaptığı adaylar neden siyaset değil de bürokrasi kökenliydi?
Çünkü AK Parti, uzun bir süredir artık devletle iç içe geçmiş bir parti.
Valiler, bürokratlar, emniyet müdürleri hatta Genelkurmay Başkanları siyasileşti. Parti kadrolarıyla, bürokrasi kadroları birbirine karıştı.
Özgürce siyaset yapma, konuşma tekeli sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olunca, diğer siyasilerin profilleri silikleşti.
Onlar istenenleri yapan, kendi iradeleri olmayan, yanlış şeyleri de savunmak zorunda kalan isimlere döndüler. Karizmaları sarsıldı.
Siyasi tartışmalarda taraf olmayan, sadece işlerini yapan siyaset dışı kadrolar içinse bu siyasi renksizlik bir avantaja dönüştü.
Sadece işlerini yaptılar, hiçbir tartışmaya girmeyerek itibarlarını, popülerliklerini korumaya çalıştılar. “Sadece işini yapan adam” olmak övgü aldı.
Böyle bir demokraside Belediye Başkanlığı da siyasi bir pozisyon olmaktan çıkıp, iş yapacak adamların arandığı teknik bir pozisyona dönüştü.
En azından AK Parti için.
Ama işte o teknik pozisyona ulaşmak için önde aşılması gereken küçük bir engel var: Seçimleri kazanmak….
O da siyaset yapmadan yapılamayacak bir iş. Polemiklere girmeli, her an size fikirleriniz sorulduğunda verecek cevaplarınız olmalı, bu cevapları verirken siyasi hata yapmamalı, referansları ve mesajları yerinde kullanmalısınız.
Sadece arada “kutlu dava”, “Kudüs, Saraybosna” diyerek kapatılamayacak bir açık bu.
Bakalım Murat Kurum, bu üç aylık siyasi sınavı nasıl geçecek?
Özellikle de karşısında da siyasetten gelmiş, her şeyiyle siyasetçi olan Ekrem İmamoğlu varken.
“Ben siyasetle ilgilenmiyorum, polemik yapmayacağım, ben proje adamıyım” diyerek siyaset yapılabilir mi? seçim kazanılabilir mi göreceğiz.
AK Parti’nin kendini hapsettiği siyasetsizlik kıskacında isim listeleri her seferinde daha kısalacak, devletleşme, bürokratlaşma sürdükçe de siyasi profilleri yüksek isimler yetişmeyecek, öne çıkmayacak ve geriye düşecek.
Bir siyasi parti için siyasetsizlikten daha büyük tehlike olabilir mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026