Yıldıray OĞUR
“-Bir akşam Köşk'teki sofrasında konuşurken, o dost Selanik şivesiyle 'Bak çocuk, ne yapalım seninle' dedi. 'İstanbul'da, Babıâli'nin göbeğinde, bütün bu cumhuriyet düşmanı ve hilafet yanlılarına karşı mücadele verecek bir gazete çıkaralım. Benim Hakimiyet-i Milliye ve senin Anadolu'da Yeni Gün aşağı yukarı şimdiye kadarki görevlerini hakkıyla yerine getirdiler. Gazetenin adı da yeni rejimimiz cumhuriyetle özdeş olsun. 'Cumhuriyet' koyalım adını. İstanbul'daki İttihat ve Terakki'nin eski Merkezi Umumi binası Kırmızı Konak'ı gazetenin merkezi yapalım. Var mısın? Ne dersin başarabilir miyiz bu işi' dedi.
-Evet Paşam' dedim. Hiç vakit geçirmeyelim. Ben bu işe hemen girişeyim...”
Cumhuriyet Gazetesi’nin kuruluş hikayesini Emin Karaca “Cumhuriyet Olayı” kitabında anılardan hareketle böyle hikayeleştirmiş.
Hikayede en dikkat çekici şey tabii, Kırmızı Konak ya da rengi solduktan sonra daha çok bilinen adıyla Pembe Konak. Resmî adıyla Merkezi Umumi.
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Selanik’te 23 Temmuz 1908 Devrimi’ni yapıp İstanbul’a yerleştikten sonra Cağaloğlu’ndaki merkezi oldu. Enver Paşa 1913’te beyaz atına binip Babıali’yi basmaya bu konaktan uğurlandı. Birinci Dünya Savaşı’nın kararları burada alındı. Teşkilat-ı Mahsusa’nın merkezi bu binaydı.
1915 tehcirinin merkez üssünün de bu konak olduğunu tahmin etmek zor değil.
1924 Ankara’dan İstanbul’a gazete kurmaya gönderilen Yunus Nadi’ye bu binanın tahsis edilmesi (ya da diğer rivayet doğruysa kiralamak için bula bula bu binayı bulması) tuhaf bir tesadüften ibaret olmasa gerek. O binada İttihatçıların dergilerini çıkarmış Ziya Gökalp’in, ateşli İttihatçılardan Aka Gündüz’ün gazetenin ilk yazarlarından olması da…
Yeni gazetenin binası İttihat ve Terakki’den. Peki ya matbaası?
24 Mart 1924 günkü Meclis oturumuna kulak verelim:
“Halit Bey (Kastamonu) — Efendim! Bendeniz Maliye Vekili beyden sual sormak istiyorum. İstanbul gazetelerinden Tanin ve Tevhidiefkâr'da gördüm. Emvali Metruke meyanında bulunan, İstanbul'da Mercan Yokuşunda kâin Manok Matosyan Matbaası alât ve edevatı bilâmüzayede satılmıştır ve gazeteler bundan uzun boylu bahsettiler ve hattâ gazete muharriri matbaaya gitmiş, oradaki alât ve edevatın ambalaj edildiğini görmüş ve oradaki Faruk Efendi ismindeki memurla görüşmüş ve bâzı sualler sormuş. Faruk Efendi demiş: Ankara'dan bir telgraf aldım. Matosyan Matbaasına takdiri kıymet edilmiştir ve bunu Fahrettin Beye teslim ediniz diye ve Fahreddin Bey de oraya gitmiş ve bunu tesellüme başlamıştır. Binaenaleyh; Emvali Metruke, Emvali Devletten demektir ve bu gibi satışların bilâmüzayede, satılması doğru değildir. Çünkü; ihtimalki bu matbaanın hakiki kıymeti böyle takdiri kıymet usulü ile bilinemez. Hariçten, şuradan buradan şifahen işittiğime göre de elli, altmış bin liralık bir matbaa olduğu söyleniyor. Halbuki, bunun bir takdiri kıymet suretiyle, iki üç bin liraya vermişlerdir, ki Maliye Vekili Beyefendi lütfen bizi tenvir etsinler. Bu matbaa ne suretle satılmıştır, satın alan kim ve bu
Fahreddin Bey kimdir?
Maliye Vekili Abdülhalik Bey (Çankırı) — Matosyan Matbaası Emvali Menkûle-i Metrûkiyedendir. Satılmamıştır. Yalnız icar edilmiştir.
Halit Bey (Kastamonu) — Kime icar edilmiştir efendim?
Maliye Vekili Abdülhalik Bey (Çankırı) — Yunus Nadi Beye;
(Handeler, Hoho sedaları, bravo sesleri. Alkışlar.)
Not: Handeler; gülüşmeler demek, Emvali metruke, terk edilmiş mallar. O yıllarda bu kavram eşittir 1915 ve sonrasında Ermenilerin terk ettiği mallar.
Matosyan Ailesi birkaç yıl önce üzerlerinde artan baskılardan bunalıp İsviçre’ye gitmiş, “kaçmışlar” gibi devlet mallarına el koyup satışa çıkarmış. Zamanın en modern makinelerinin olduğu Matosyan Matbaası ve içindeki bütün eşyalar da müzayedesiz Yunus Nadi’ye satılmıştı.
Hasan Cemal’in 1915 Ermeni Soykırımı kitabında oğlu Nadir Nadi anlatıyor: “Nadir Nadi şöyle anlatırdı: Matosyan'ın sahibi yurt dışına kaçtıktan sonra babama satıldı matbaa. Atatürk gazete için çok acele ediyordu. Avrupa'dan bir makine getirtmeye kalkışsanız uzun zamana gereksinme duyulacaktı. Oysa el altında ve boş duran bir makine vardı."
Matbaanın malzemelerinin teslim edilmesinden kısa bir süre sonra çıkan yangında her şeyin yanmasının, yangın ekspertizlerinin tuhaf raporları, sigorta poliçelerinin yıllarca Rize milletvekili Fahri Kurtuluş peşini bırakmadı. Bir sonuç çıkmadı.
Yunus Nadi, en az matbaa kadar kıymetli Matosyan Kütüphanesi’nin kitaplarını da Milli Eğitim Bakanlığı’na satmış, sonra da Almanya’dan son model matbaa makineleri getirmişti.
Gazetenin temelleri böyle atıldı. Birkaç yıl sonra Latin alfabesine geçilirken paraya sıkışınca yine imdatlarına Atatürk yetişti. Gazeteyi 1934 yılına kadar da kağıt tüccarı Artin Tanilyan Efendi dağıttı.
Pembe Köşk’ten içeri 1962 yılında 37 yaşında genç bir yazar girdi; İlhan Selçuk. Öldükten sonra heykelleri dikilecek bu yazarın kimseye söylemediği bir sırrı vardı. 70’li yıllarda bu sırrı ifşa edildi, davalar açtı. Sonra mesele unutuldu.
11 Mayıs 2006’ya kadar. O gün Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın hedefinde İlhan Selçuk vardı. Yazının bir yerinde de ırkçı bir ima:
“Siz birini Cumhuriyet düşmanı ilan ettiğinizde, cumhur da size bazı çetin sorular sorar: Siz ne zamandan beri cumhurdan biri oldunuz da Cumhuriyet?in koruyucusu rollerine soyundunuz?? Böyle sorular yöneltildiğinde, siz de kızarır; Şişli mezarlığında bulunan teyzenizin kabri başına yığılır kalırsınız. Hiç kimsenin etnik kimliği beni ilgilendirmiyor; ancak bu kadar anlamsız düşmanlık ?acaba husumetin arkasında cibilli öfke mi var?? sorusunu akla getiriyor.”
Dumanlı’nın nereden bildiği meçhul bu sırrı, uzun yıllar Cumhuriyet’te İlhan Selçuk’la çalışmış Hasan Cemal ise ancak 2010 yılında Selçuk’un ölümünden önce öğrendiğini yazacaktı:
“İlhan Selçuk yazılarımı (Asala’nın Orly Katliamı sonrası Ermeni meselesi üzerine yazdığı yazılar Y.O.) okumuş, düzeltmeler yapmış, bazı nüansların altını çizmişti. Bunu yaparken de devletin resmî bakışının yerli yerinde ifade edilmesine özen gösterdiğini hatırlıyorum. İlhan Selçuk’un annesi Ermeni idi. Ama nedense bunu bizden, herkesten saklamıştı. İlhan Abi’nin annesinin Ermeni olduğunu 2010 yılındaki ölümüne yakın öğrenecektim.”
(2007’de eski Cumhuriyet çalışanı Necdet Şen tüm hikayeyi bir internet sitesinde yazmıştır. http://derkenar.com/necdet-sen+hepimiz-ermeniyiz-o-degil” En acı hikayeyse Venedik Üniversitesi Ermeni Dili ve Edebiyatı emekli Bölüm Başkanı Prof. Boğos Levon Zekiyan’ın Agos’a yazdığı Selçukların 70’lerde dayıları Dominik Nuryan’ın cenazesindeki ricaları olmalı: “O sırada iki kardeş Selçuklar, hayata veda etmek üzere olan dayılarını ziyarete gelirler. Peder Boğos’un eski Ermenice okuduğu duaları saygı ve sukutla izlerler. Dualar bitince, Peder Boğos’tan rica ederek gazetelere verilecek vefat duyurusunda merhumun akrabaları arasında kendi adlarının geçmemesini dilerler. Henüz genç ve isimleri yeni duyulmaya başlamış kişilermiş o yıllarda. Peder Boğos, kendilerine ‘Müsterih olun, endişenizi anlarım, merak etmeyin, isminiz gazetelerde çıkmaz’ demiş.” http://www.agos.com.tr/tr/yazi/2831/ilhan-selcukun-dayisi-nuryanin-oykusu)
Dedesi Cemal Paşa’nın çizmeleriyle dolaştığı Pembe Köşk’ün koridorlarında gazeteci olarak dolaşmış, Cumhuriyet’te uzun yıllar Genel Yayın Yönetmenliği yapmış Hasan Cemal’in ailesine de 1927 yılında Atatürk tarafından Ermeni bir suikastçı tarafından öldürülen dedesinin kan parası olarak İstanbul Feriköy’de Viçen Hokuçyan’dan kalmış bir köşk verilmişti...
Bütün bunlar geçen hafta Cumhuriyet’te çıkan bir yazının başlığına en iyi cevap herhalde: “Bu İttihatçı tayfası bizim neyimiz oluyor?”
Tehcir kararının verildiği Pembe Köşk’te doğan, en ünlü yazarı, koridorlarında annesinin Ermeni olduğunu en yakın arkadaşlarından bile gizleyen, eski Genel Yayın Yönetmeni’nin ailesine Ermeni malları kan parası verilmiş Cumhuriyet, 24 Nisan 1915’in 100. Yılında Ermenice “Bir Daha Asla” manşetiyle çıktı.
Nereden nereye geldiğimizin ispatı olarak arşivlerdeki yerini aldı o manşet. Ama geç kalmış bir manşetti. “İttihatçıların hiçbir şeyi olmayan” bir iktidarın, azınlıkların el konulmuş mallarını iade etmeye başlamasından 2 yıl sonra, 1915 için taziye yayınlamasından bir yıl sonra, İstanbul’da 1915’te ölenler için 1919’dan sonra ilk kez yapılan Ayin-i Ruhani’ye Cumhurbaşkanı’nın tarihî bir mesaj göndermesi, hükümetin bir bakanla temsil edilmesiyle aynı gün.
Geç kalmış da olsa Cumhuriyet bu kez haklı: Bir daha asla…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026