Yıldıray OĞUR
İlk cumhurbaşkanı bir hükümet krizi sonunda seçildi. Muhalif liderlerin Ankara dışında olduğu bir akşam Atatürk önce Cumhuriyet’i ilan etti, sonra da 270 vekilden 158’inin oyunu alarak cumhurbaşkanı seçildi... 2’inci seçim daha sancılı oldu. Atatürk vefat ettiğinde İnönü ile arası açıktı. Atatürk’ün yakın çevresi İnönü’nün cumhurbaşkanlığına şiddetle karşıydı. Asker ilk o seçimde devreye girdi. Birinci Ordu Komutanı Fahrettin Altay ve generaller toplandı, İnönü seçilmeli diye muhtıra yayınladı, seçim günü de Meclis balkonuna gelip seçime göz kulak oldu.
1950’de Bayar’ın ilk sivil cumhurbaşkanı seçilmesi de kolay olmadı. DP’nin seçimleri kazanmasından sonra darbe hazırlığı içindeki ordunun üst yönetiminin tasfiye edilmesi gerekmişti.
En sancılı seçim 27 Mayıs darbesinden sonrakiydi. Seçimler yapılmış DP’nin devamı olan AP ve YTP Meclis’te CHP’den çok koltuk kazanmıştı. Darbenin tasfiye ettiği hukuk profesörü Ali Fuad Başgil aday olarak İsviçre’den getirildi. Ankara yolunda her istasyonda coşkuyla karşılandı Cemal Gürsel’in Çankaya hayalleri suya düşmek üzereyken Başgil, Başbakanlığa çağrıldı, iki general ona silahlarını gösterdi. Mezar yerinden bahsetti. Darbe olur yoksa dedi. Rengi benzi atmış olarak oradan çıktı, Ankara’yı terk etti. Seçim günü Meclis’i askerler sardı, kapılar kapatıldı, liderler göstere göstere Gürsel’e oy verdirildi.
66’da Gürsel komaya girdi. Demirel istediği kişiyi Çankaya’ya gönderecek çoğunluğa sahipken Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay’ı aday gösterdi ve böylece Çankaya’nın yolu Genelkurmay’dan geçer geleneğini başlattı.
Doğal olarak 73’te Genelkurmay Başkanı Faruk Gürler sıranın kendisine geldiğini düşünüyordu. Görevinden istifa edip, senatoya seçildi. Gazeteler, radyo günlük programlarını veriyordu. Eşiyle 40. evlilik yıldönümlerini bile Köşk’te kutlayacakları yazılmıştı. Seçim günü Meclis’in etrafını ve içini askerler doldurmuştu. Gürler’in adaylığına direnen Ecevit’e subaylar koridorlarda omuz atmış, vekillere tehdit telefonları gelmişti. Gürler’e direnen sivil siyaset 27 Mayıs’ın emekli ettiği Deniz Kuvvetleri Komutanı Fahri Korutürk’ü 15. Turda Köşk’e göndermeyi başardı.
1980’de Köşk seçimi için Meclis’te 115 tur yapıldı. Darbeden sonra Diyarbakır işkencehanesine gönderilecek ilk Kürt cumhurbaşkanı adayı Nurettin Yılmaz 80 oy aldı. Ajda Pekkan’a bile oy çıktı. 12 Eylül’ün gerekçelerinden biri de cumhurbaşkanının bile seçilememesiydi. 82 Anayasa referandumunda halkın önünde iki seçenek kondu: Milli Güvenlik Konseyi’nin Başkanı, her şeyin iki dudağı arasında olduğu Devlet Başkanı Kenan Evren ya da anayasanın kabulüyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren. Yüzde 92 Evren’e ve onun darbe anayasasına değil, demokrasiye geçişe evet dedi.
89’da Özal ilk sivil ve dindar cumhurbaşkanı olarak Çankaya'ya çıkarken muhalefet indireceğiz diye bağırmakta, adından “Çankaya’daki şişman” diye bahsetmekteydi. Askeri şortla denetleyen, Öcalan’la temas kurup Kürt sorununu çözmeye çalışan, Çankaya’da Cuma namazı kılıp, iftar veren ilk sivil ve dindar cumhurbaşkanının ömrü uzun olmadı.
93’te vefat edince yerine Demirel geçti. Sorunsuz bir seçimle. Sonra içinden bir emekli orgeneral çıkıverdi. Çankaya’dan 28 Şubat’ın orkestra şefliğini yaptı. 1000 yıl sürecek denen askerî darbe Erbakan’ı Başbakanlık’tan indirdi Merve Kavakçı’yı Meclis’ten, başörtülü kızları üniversiteden attırdı, Erdoğan’ı belediye başkanlığından hapse gönderdi.
24 Eylül 1998 günkü Hürriyet, o unutulmaz “Tayyip’in bitişi” başlığıyla çıktı: “Erdoğan'ın siyasi yaşamı, bu kararla bitmiş oldu. Siyasetten yasaklı hale gelen Erdoğan, bir daha hiçbir partiye üye olamayacak. Milletvekili, belediye başkanı, muhtar bile seçilemeyecek.”
2000’de Demirel’in beş yıl daha Çankaya’da oturma hayalleri Meclis’teki oylamadan şok bir hayırla suya düştü. Ecevit, bir gece yarısı Çiller’i aradı, sonra sabaha karşı bir daha. Aklına birden bir isim gelmişti: Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer. Çiller “İyi saatte olsunlar mı yine devrede” diye sordu. Ecevit’in cevabı manidardı: “Kim bilir, belki de rüyamda görüşümdür.” Yaptığı "liberal” bir konuşma yüzünden Fazilet Partisi’nin de desteğiyle Devlet Mahallesi’nden Çankaya’ya çıktı Sezer. Saat 5 oldu mu Köşk'ün internetini kapattı, askerî törenler dışında pek ortalıkta gözükmedi, halka bir yeşil ışıkta beklerken yakın durdur. “Laik olamayan adam olamaz” derkenki sesini bile hatırlayan yok. Darbe günlüklerinde askerlerle darbe muhabbetleri, eşi başörtülü diye atamadığı bürokratları ise herkes hatırlıyor.
Ve 2007. Danıştay basıldı, Hrant Dink öldürüldü. Bir Çankaya seçimi öncesi ülke yine karıştı. Ülke TSK’sından, muhalefetine, DİSK’inden, Cumhuriyet’ine Erdoğan’ın adaylığına karşı büyük bir kampanya başlatıldı. Sonra Cumhuriyet mitingleriyle laikler meydanlara indi. Sol entelektüeller başörtülü diye bir kadının eşiyle Köşk’e çıkmasına karşı meydanları dolduranları “Kadınlar korkuyorlar, onları anlamalıyız” diye destekledi. Erdoğan için “Fetihçi zihniyet, uzlaşmazlık, kutuplaşma” lafları ilk o zaman piyasaya çıktı. Erdoğan adaylıktan feragat edip , kardeşim dediği Abdullah Gül’ü aday göstermesi de onları yatıştırmadı... Ordu muhtıra yayınladı, Anayasa Mahkemesi 367 kararını çıkardı. Ve Gordion düğümünü yine seçim çözdü..
Sonrası malum. Bir nevi sessiz devrim.
Erdoğan, önce askeri kışlaya geri gönderdi, AB sürecini hızlandırdı, milli geliri üç katına çıkardı, enflasyonu tek haneye düşürdü, 30 yıllık savaşı bitirip, 100 yıllık Kürt sorununun çözümü için düğmeye bastı, dış politikada “Aman Ali Rıza Bey ağzımızın tadı kaçmasın” siyasetine son verip, ABD’ye bakmadan darbeye darbe, katliama katliam dedi. Dersim için özür diledi, azınlıkların mallarını iade etti. Rejimin andımızı, resmi törenlerini kaldırıp, başörtülülere aparthaid rejimini bitirdi. 1915 için taziye yayınladı… En son dindarları oyunu alan bir parti olmasına rağmen devlet içinde paralel devlet kurmuş bir dinî cemaatle mücadele etmeye cesaret etti, laikliği de kurtardı…
Bütün bunları yaparken üç darbe girişimi, suikast girişimleri atlattı, partisi kapatılmaya çalışıldı, Müsteşarı, çocukları ve tabii kendisi tutuklanmaya, ofisi, evi basılmaya çalışıldı. 24 saat telefonlarının ofisinin dinlendiği ortaya çıktı. Torunlarının bebek telsizi konuşmaları dışında bütün ailenin konuşmaları internete düştü. Batı’da kontrol edilemez bulunup ipi çekildi. Kaçtı kaçacak, helikoptere bindi, Malezya’dan sığınma aldı, işi bitti derken yargı darbelerinden, ayaklanmalardan, ülkeyi seçimlere götürüp her iki kişiden birinin oyunu alıp meşruiyetini pekiştirdi, ayakta kalmayı başardı…
Evet Erdoğan, işine bisikletle gidip gelen bir Danimarka Başbakanı değildi. Evet, titrleri yoktu, iyi bir entelektüel de sayılmazdı. Dil de bilmiyordu. Hoşgörü abidesi de değildi. Ama Türkiye’nin 100 yıllık parantezini kapatacak doğru kişi tam olarak oydu.
Her devrimin olduğu gibi zaferleri, kazanımları ve tahribatlarıyla gerçekleşen bu sessiz devrimin lideri o oldu. Erdoğan bir siyasi partinin, bir fikrin liderinden çok, bir toplumsal sınıfın, 150 yıldır ötekileştirileni aşağılanan, mağdur edilen dindarların kamusal alanda, siyasetteki gür sesi, sağlam iradeli temsilcisi, put kırıcısı oldu. Onlar adına bir tank gibi bataklığa girip yolu açtı. İstanbul’dan sonra Türkiye’nin de en temel fiziki, ekonomik ve politik altyapı sorunlarını çözdü. Siyaset zeminini siyasete müsait hale getirdi, ölümleri bitirdi, mahalleyi kabadayılardan temizledi.
Söyleyin şimdi; bu bir film olsaydı baş karakteri kim olurdu? O baş karakter ne yaparsa katarsis duygusu salonu kaplardı?.. Hakkaniyet, adalet neyi gerektirirdi?
Biz mutlu sonları seven bir milletiz.
10 Ağustos’ta bu film o yüzden mutlu sonla bitecek…
Yazarlar
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları





















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025