Yıldıray OĞUR
''Pazar Mahallesi'nde yaşayan ve ‘ismimi yazmayın, korkuyorum’ diyen yaşlı bir kadın gece boyunca yaşananları şöyle anlattı.''
“Yüzü
maskeliler kapımı çaldılar. Ödüm koptu, ben tek başıma yaşıyorum,
hastayım. Ömrümün bu son günlerinde başımıza gelenlere bakın”
“Aynı mahallede emekli olduğunu söyleyen başka bir kişi olayları anlatırken gözyaşlarını tutamıyor
“İki
polisi kapımın önünde öldürdüler. Ciğerim yanıyor, bu vatanın evlatları
birer birer yere düşüyor. Yazıktır günahtır, bu çatışmalar dursun,
artık ne bizim ciğerimiz yansın ne başkalarının”
“Kürt milliyetçisi olmakla birlikte HDP çizgisinde olmayan biri de şu tespiti yapmıştı”
“Eski bir bölge milletvekili, devletin de henüz bütün gücüyle yüklenmediğine işaret etmişti”
“Kürt siyasetinde etkin görevlerde bulunmuş kişi durumu şöyle özetledi”
“Seçimlerin bölgeye ne getirebileceğini analiz eden sivil toplum örgütlerinden birinin başkanı, şu hesabı yaptı”
“Sohbet ettiğim bir esnaf, 'ne olacak' diye sorduğumda, 'bilmem, iyi olmayacak herhalde' dedi”
Cümleler
geçen haftalarda Al Jazeera Türkçe sitesinde Ayşe Karabat ve Kadir
Konuksever’in meşhur ifadeyle bölgeden yaptıkları haberlerden…
Cümlelerin
devamlarında ne tesadüf ki isimlerini vermek istemeyenler ya HDP ve
PKK’yı eleştiriyor ya da HDP ve PKK hakkında tarafsız analizler
yapıyorlar…
Kürtler için “adını vermek istemeden” görüş bildirmek yeni bir âdet değil.
Küçük çaplı bir gazete taramasında karşınıza yüzlerce örnek çıkıyor. Neredeyse yarısı o meşhur 90’lı yıllardan.
1993’te
Çiller’le Hakkari’ye giden Milliyet’ten Taha Akyol, kendisine yaklaşıp
adını vermek istemeden Kürt kimliğini istediğini söyleyen bir gencin
cümlelerini yazmış mesela.
1998’de Genelkurmay’ın bir kısmına
üniforma giydirerek bölgeyi gezdirdikleri gazeteciler, bir sokağın
kuytusunda kendilerini çekip askerleri şikayet eden adını vermek
istemeyen insanlardan bahsetmişler yine.
Adını vermek istemeyen Kürtler değişmemiş. Ama Kürtlerin adını vermek istememe nedenleri değişmiş bu yıllar boyunca.
Aslında merkez medya da pek değişmiş sayılmaz. Sadece tepelerinde yazan Türkiye Türklerindir logosundan bahsetmiyoruz.
90’larda
merkez medya JİTEM’den bahsetmiyor, onu yok sayıyor, onun günahlarını
örtüyordu. Şimdi de aynı merkez medya o muameleyi yine PKK’nın
JİTEM’i YDG-H’ye yapıyor. Onu görmüyor, onun silahlarını saklıyor,
günahlarını örtüyor.
Tuhaftır.
Temmuzdan bu yana
özyönetim ilanlarının ardından silahlarıyla, bombalarıyla şehir
merkezlerinde görünen, hendekler kazan, çatışmalara giren, şehirleri
esir alan, PKK’nın silahlı gençlik yapılanması YDG-H, Hürriyet
yazarlarının gündemine sadece 7 kez girebilmiş. (2 kez Oral Çalışlar,
birer kez Taha Akyol, Akif Beki, Verda Özer ve bir kez de mizah
malzemesi olarak Ahmet Hakan yazmış)
Aynı dönemde Hürriyet yazarları AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Abdürrahim Boynukalın üzerine ise 15 yazı yazmışlar.
Son bir ayda Hürriyet’te içinde YDG-H çıkan 41 haber, tek başına Boynukalın geçen 28 haber çıkmış.
Ak Parti gençlik kolları, PKK gençlik kollarından daha tehlikeli, daha ciddi bir sorun demek ki…
Bu bilançoya Türkiye medyasında bir tane adamakıllı YDG-H dosyası yapılmadığını eklemeye gerek yok herhalde.
Halbuki, tutuklanmalarına haklı olarak karşı çıkılan Vice News’tan gazeteciler YDG-H’yi çekmek için Diyarbakır’daydılar.
Wall Street Journal, Cizre’ye Silvan’a kadar gelip silahlı şehir milisleriyle röportajlar yapıp gitmişti.
En
son France 24 Cizre’ye gidip yüzü kapalı, “Arkadaşlarda tabanca falan
vardı, ağır silah yoktu, bombalarla eylemleri yaptık” diyen bir
YDG-H’liyle röportaj yaptı.
Cizre’ye giden epey AKP-fobik bir BBC muhabiri de oradan barikatların, silahlı milislerin fotoğraflarını çekip paylaştı.
Aynı
günlerde Cizre’ye giden içinde ünlü kadın yazarların, gazetecilerin
siyasetçilerin, sivil toplumcuların olduğu Barış için Kadın Dayanışma
Grubu’nun HDP’li bir vekil ve baro yetkilisi eşliğinde katıldıkları
şehir turunda ise yazdıklarına bakılırsa bütün dünyanın görmeye geldiği
bu esas “turistik” kısımlar atlanmıştı.
Dünyaya Türkiye’den
direniş hikayeleri pazarlayan örgüt, AKP, Erdoğan, İslam nefretinden
gözü silahlı milis falan göremeyecek haldeki ekibe, hazır PKK propaganda
makinesinin karşısında gönüllü aptallığa razılarken fazlasını
göstermedi demek.
“Vijdan kuaförleri” lafının isim babası
yazar örneğin şöyle yazmış: “Gazze'ye ağlayanlar, gidip orda ağbi ahkamı
kesenler; Cizze'yi Gazze'ye çevirmişler”
Hadi ölen 22
insanın nasıl öldüğü gibi çetin sorularla başlarını ağrıtmamış, ne
denirse inanmış, örgütün onlar için organize ettiği karşılama
törenleriyle idare etmişler ama sahiden yetenekli yazarlarmış ki içinde
tek kelime YDG-H, silahlı milis, özyönetim, özsavunma geçmeden Cizre’ye
gidip Cizre yazısı yazmak gibi propaganda da en üst seviyeye varmış bir
ANF muhabirine bile nasip olmayacak bir şeyi becermişler.
Diğer yazıların sadece başlıklarını verelim: “Cizre, düşman orduları tarafından işgal edilmiş gibi”
“Normal ölümü bilemeyen çocukların memleketi Cizre'de bugün ve Türkiye'de yarın!”
Barikatların,
çatışma için evleri duvarlarından birbirine bağlayan şehir gerilla
savaşı yöntemlerinin fotoğraflarını çekip bir de üzerine démodé bir
katil devlet tiradı geçmek herkese nasip olmaz. Buzdolabında bebeğinin
cesedini saklayan anneye ambulansın gelmesine kim engel oldu, İHD’nin
bile failini tespit edemediği kurşunlarla yakınlarını kaybedenlere
“kimin kurşunlarıydı” diye münasebetsiz sorular sormanın da zaten yeri
ve zamanı değildi.
Modası geçmiş aşırı dozda bir
hamasetin, vicdan patlamasının, 90’lar edebiyatının Cizrelilere bir
faydası olmadığı gibi bugünkü 90’ların, bugünkü JİTEM'lerin üzerini
örttüğünün fark etmelerini de beklemiyoruz herhalde.
PKK’yı
kırmamak, HDP’ye zarar vermemek için bir zamanlar JİTEM’e yapıldığı
gibi YDG-H’ye yokmuş muamelesi çekerlerken Kandil bile onlar kadar
kayıtsız kalamadı meseleye.
HPG’nin başındaki Murat Karayılan örneğin son röportajında şöyle dedi:
“Benim
bildiğim örgüt yönetimimiz 2 kez YDG-H’nin silahtan uzak durması ve
silahlanmaması için karar aldı. Her karar alındığında da o genç
arkadaşlar uymaya çalıştılar. Fakat sürekli bir biçimde gelişen polis
baskıları karşısında ciddi bir zorlanmayı da yaşıyorlardı. Sonuç olarak
içinde bir ayrışma yaşandı. Geniş kitlesel gençlik kesimi yeni bir
yapılanmaya giderken, YDG-H olarak kalanlar da illegal bir biçimde
mücadelesini sürdürmeye başladı.”
Hatta, bir Kürt dostu HDP’li
Türk solcusu için faşist, içindeki milliyetçi uyanmış, AKP’li ilan
edilmeye yetecek şu eleştiriler de Karayılan’dan:
“Tabii ki,
'Bu toplumsal çıkış, yani özyönetimlerin ilanı silahlarla
olmamalıydı' denilebilir. Bu doğrudur… Yani bu özyönetim ilanı çok doğru
ve toplumun kendi demokratik çözüm biçimini ortaya koymasıdır; meşru
bir haktır, fakat silah bu kadar öne çıkmayabilirdi.”
35
günlük bebeğin vurularak öldürüldüğünü iddia edecek kadar meseleye
dağdan bakan örgüt komutanı kadar bile eleştirel olamayınca, turun
Mardin ayağında Ahmet Türk’ten şu teklifi duymak da tuhaf gelmemiştir:
"Sizler de savaşın önüne geçmek için canlı kalkan eylemi gibi iki tarafı da caydıracak eylemler düzenleyebilirsiniz"
Kürtlerden
özyönetim, komün fantezisine canlı kalkan çıkmadı herhalde YDG-H’li
özgürlük savaşçılarını Gazze’deki İsrail ordusuna benzettikleri devletle
bir dahaki sefere baş başa bırakmazlar. Her şey T24’e yazı yazmakla
bitmiyor.
Motivasyon için Dicle Haber Ajansı’ndan “Hendeklerin
arkasında komünal yaşam örülüyor”, “Kadının üretici gücü komünlerle
ortaya çıkıyor” yazıları şiddetle tasfiye edilir.
Tabii Kuzey Korece biliyorlarsa.
Tabii kırk yılda bir toplanıp gittikleri Cizre’deki Kuzey Kore fantezilerinden onlara ne ki.
Kürtleri
layık gördükleri, JİTEM gibi yok muamelesi çektikleri eli silahlı
çetelere, arkaik komün fantezilerine, askerî vesayet sistemine itiraz
edip AKP karşısındaki cepheyi dağıtmanın kime ne faydası var. Hem de
seçime giderken…
Bu arada 90’lara dönen devlet değil de siz olmayasınız?
Yazarlar
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları

















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025