Yıldıray OĞUR
Yılbaşı gecesi Reina’daki katliam haberi duyulur duyulmaz önce saldırganın Noel Baba kıyafetiyle içeriye girdiği bilgisi yayıldı. Muhtemelen güvenlik kamerası görüntülerini yanlış yorumlayan biri başlattı, aynı anda 2015 yılında Samanyolu TV’de yayınlanan “Nizama Adanmış Ruhlar” dizisinde Noel Baba kostümlü saldırgan videosu yayılmaya başlandı.
Evet 2017 yılının ilk saatinde gerçekleşen bir katliam, iki yıl önce bir dizide anlatılmıştı. Fail de FETÖ’ydü.
Gözümüzün önünde darbe yapmaya çalışmış, 250 insanı öldürmüş, elinin altında cumhurbaşkanını öldürmek için yola çıkabilen MAK, SAT komandoları, Meclis bombalayan jet pilotları olan bir örgütün katliam yapması tuhaf değildi de iki yıl önce herkesin izlediği bir dizide bunu anlatmış, iki yıl sonra da bunu uygulamaya geçirmiş olmaları, buna bu kadar kolay inanmak epey tuhaftı.
Ama inananı çok çıktı. Haberleri yapıldı, siyasetçiler, gazeteciler, sosyal medyada, TV’lerde üzerine FETÖ’nün bu saldırıyla aslında neyi amaçladığı üzerine ciddi yorumlar yaptılar. İlk dört saatte olay çözülmüştü; katil FETÖ’cü bir Noel Baba’ydı…
Yalanlama ertesi gün bir gazeteciden, polisten değil, herhâlde bütün gece bu yalanın tekrarlanmasından bıkmış, biraz da bu yalanların bu kadar rahat dolaşıma girmesine sinirlenmiş gibi konuşan Başbakan Binali Yıldırım’dan geldi.
https://www.youtube.com/watch?v=2CAiIk8eZ1U
Aynı gece bu kez öfkeli laikler sahne aldı. Katliamı Diyanet’in cuma hutbesine, Noel Baba kovalamış birkaç manyağa, gazete haberine onların üstünden de bu ortamı hazırlayan AK Parti’ye bağladılar ve hakkında hiçbir şey bilmedikleri bir katliamı nefret cinayeti, yaşam tarzına saldırı ilan ettiler. Yataklarına da; bir olayı daha nefret ettikleri düşmanlarının üzerine yıkmış olmanın huzuruyla girdiler. Gaziantep’teki sokak düğününe hangi yaşam tarzı yüzünden saldırıldığı gibi sorularla da hiç ilgilenmediler. Yabancı medya da bu tezi çok sevdi, katliam haberlerini bölünmüş, İslamcı Türkiye, otoriter Erdoğan analizlerine meze yaptı.
Sonra ertesi gün bizzat İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından saldırganın tek kişi olduğu açıklandı, saldırganın içeriyi otomatik silahla tarayarak giriş görüntüleri yayınlandı. Fotoğrafları basına dağıtıldı.
Ardından bu kez FETÖ’cüler sahneye çıktılar. Sosyal medyadaki HDP’li, Amerikalı gazeteci görünümlü hesaplarından, başka bir Kırgız’ın pasaport bilgilerini katil diye açıkladılar, ABD’ye kaçmış emniyet müdürü görünümlü adamlarıyla İngilizce bunu yaydılar. Uluslararası ve ulusal medya yine sorgusuz sualsiz bu haberin üzerine atladı. Sonra o adam da ortaya çıktı, katilin kendisi olmadığını açıkladı...
Sonra sahne sırası Amerikalı Youtube müfettişlerine geldi. Alt-right denen Amerikan aşırı sağcılarının ve aşırı solcuları, millî sporları olan bu komplocu ev videolarıyla, benzer saldırı, patlama, terör olaylarını nefret ettikleri Beyaz Saray’a, CIA’ye, kartellere, Pentagon’a bağlamak konusunda mahirdiler. Bu kez kurbanları saldırıdan yaralı kurtulmuş bir Amerikalıydı. 9 arkadaşıyla o gece Reina’ya doğum gününü kutlamaya gelmiş genç Amerikalı iş adamının askerî lise mezunu olduğu, şirketinin silah sanayi üzerinde çalıştığı büyük bir sır ortaya çıkarılmış gibi videolarda ifşa edildi. Bunları Türkiye’den görenler de alıp “Katili elimizden kaçırmışız” vahlanmalarına başladılar.
Hâlbuki adamın internette herkese açık olan CV’sinde zaten askerî liseden mezun olduğu, şirketinin silah sanayinde çalıştığı yazmaktaydı. Peki iddia neydi? Bu adam mı taramıştı, yardım mı etmişti, tabii ki kimse başka bir ayrıntıya girmedi. Demek Amerika, yılbaşı gecesi İstanbul’da kulüp tarattırmak için biriyle anlaşmış, bunu da 5 dakika sonra CV’si internette bulunup askerî lise mezunu bir silah tüccarı olan genç bir ajana organize ettirmişti. Bütün bunlar da evinde oturan sivilceli bir Amerikalı youtuber tarafından deşifre edilmişti. Üst aklın hâli perişan demek bu...
Sonra Reina’nın İspanyolca kraliçe demek olduğu, aslında mesajın İngiltere Kraliçesi’ne verildiğini söyleyen de oldu (Neden İspanyol kraliçesi değil peki?), katliamın arkasında Memoli’yi bulan, saldırının “Sayın Putin’e ve Sayın Erdoğan’a” yönelik olduğunu söyleyen de...
Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı, polisin dediklerine inanmayıp, “iki kişi gördüm”, “üç kişi gördüm” diye o karanlıkta ve kaosta ne gördüğü tartışmalı birkaç tanığın bazıları Türkiye ile ilgili yalan haberlerin kaynaklarından Dubai menşeli sitelerdeki ifadelerine inananlar, içeriye nasıl girdiğini videodan net gördüğümüz saldırganın bu işi tek başına yapmış olmasına bir türlü inanamayanlar...
Sonuç itibarıyla bu katliamı DEAŞ üstlenmiş olmasına rağmen DEAŞ’ın yaptığına pek inanan yok. DEAŞ bile yapmış olsa peki DEAŞ’ın arkasındaki güç bize ne demeye çalıştı diye bitiyor cümleler. Paris, Brüksel, Berlin katliamlarından sonra Fransızların, Belçikalıların, Almanların aramadığı, bulamadığı cevapları biz buluverdik işte. Onların sormaya çekindiği soruları biz soruyoruz. Bizim gazetecilerimiz, uzmanlarımız DEAŞ’ın arkasında ABD’yi tespit ediverdiler, Fransız, Alman bunu yapamazdı, eli kolu bağlıydı ya da işbirlikçiydi.
DEAŞ’ın arkasında birileri olabilir, yönlendiriliyor olabilir, ama şu anda bunun hakkında kimse somut olarak hiçbir şey bilmiyor. Ama somut olarak bildiklerimiz var.
AK Parti iktidarıyla Türkiye’de değil, 2003 işgaliyle Irak’ta ortaya çıkmış, Musul’u, Rakka’yı 2 yıldır elinde tutan, ABD-Rus ordusunun cephaneliklerini ele geçirmiş, Suriye’den Irak’tan daha büyük bir toprak parçasına hükmeden, dünyanın her yerinden propagandayla adam toplayan, bütün dünyanın birleşip 3 yıldır onla savaştığını ama hâlâ ayakta olan bir örgüt DEAŞ.
En önemlisi de o DEAŞ’ın bu aralar tekfir etmeye doyamadığı, başta iktidarı, bütün vatandaşlarını laik, dindar demeden ayrımsız mürted olarak gördüğü şu anda en büyük düşmanı Fırat Kalkanı’nda savaştığı Türkiye.
Türkiye ve ÖSO’nun DEAŞ için çok mühim El-Bab önünde durduğunu, her gün El-Bab’ı jetlerimizin bombaladığını; bunun son iki yılda Türkiye’deki 7. DEAŞ saldırısı olduğunu da biliyoruz.
Ama bütün bunlara rağmen, DEAŞ’la değil, sevdiğimiz komplolarla, onun arkasındaki esas güçlerle ilgileniyoruz. Haklarında hiçbir şey bilmediğimiz, elimizde hiçbir delil olmayan; olması için de hiçbir gayret göstermediğimiz gölge güçlerle boks yapıp duruyoruz.
Tıpkı 84’ten sonra yıllarca “üç beş çapulcu” deyip PKK’yla ilgilenmediğimiz gibi, tıpkı 17/25 Aralık’tan sonra üç yıl MOSSAD’ın CIA’nin taşeronu deyip FETÖ’yü küçümsediğimiz gibi sonu acı biten aynı hatayı bir kere daha yapıyoruz.
O yüzden DEAŞ üzerine kitap yazan yok, “AKP bunlara silah verdi” yalanları dışında kim bunlar diye merak eden gazeteci de yok, üç beş akademisyen dışında Türkiye’deki yapılanmasıyla ilgilenen de yok.
Din adamlarımız her fetvasını dinden çıkardığını iddia eden bu örgütün akidelerine karşı sert bir mücadeleye girmektense satrancın haram olup olmadığını tartışmayı tercih ediyor!..
Devletimiz de bu komplolardan memnun gözüküyor.
Böylece güvenlik bürokrasisi sorgulanmıyor, yeni bir şey yapmaları da gerekmiyor. Dünyanın en iyi istihbarat örgütlenmesine sahip ABD 11 Eylül’den sonra bütün istihbarat ve güvenlik organizasyonunu gözden geçirdi, açıkları buldu, biz bunca saldırıya rağmen hâlâ oturup nerede hata yapıyor olabiliriz sorusunu yüksek sesle tartışma gereği dahi duymadık. Tartışmak istesek, bunu yapacak uzman sayısı bile az.
Bütün bunlardan sonra yine de insanın içinde bir şüphe kalmıyor değil; bu saldırıyı DEAŞ yapmış olabilir mi?..
Yazarlar
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları



















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025