Yıldıray OĞUR
Bundan 59 yıl önce Bandırma’daki mütevazi bir evin bahçesinde yapılan geri sayımla Türkiye’den uzaya doğru ilk füze fırlatıldı. Boyu bir metre, çapı 10 santimetre olan üç kilo ağırlığındaki füze 40 metre uçtuktan sonra denize düştü. Füzeyi fırlatanlar mahallelinin alay ettiği 19 yaşlarındaki dört gençti.
Bandırma Füze Kulübü’nün kurucuları; Artuğ Sayıner, Adnan Zambak, Güngör Gezer, Osman Caran ve Atilla Yedikardeşler.
Dört arkadaş kulübü 1957 yılında 17 yaşında Bandırma Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nde öğrenciyken kurmuşlardı. Tabii ki kulübün Sovyetler Birliği’nin uzaya Sputnik’i göndermesinden sonra kurulması tesadüf değildi.
Bandırmalı dört lise öğrencisini insanlığın bu başarısı çok heyecanlandırmıştı. Füzeler ve uzayla ilgili ellerine geçen her şeyi okumaya başlamışlar, dünyadaki füze ve uzay cemiyetleriyle yazışmışlar, Güney Afrika Seyyareler Arası Cemiyeti, Chicago Roket Cemiyeti ve Türk Astronomi Derneğine de üye olmuşlardı.
Topladıkları hurdalardan yaptıkları füzelerle önce evlerinin bahçesinden sonra jandarma arazisinden füze fırlatma denemelerine başladılar. Birinci, ikinci denemeleri başarısızlıkla sonuçlandı. Liseden mezun olduktan sonra da kulübü devam ettirdiler.
Etraflarındakiler gençlerin bu beyhude ve tehlikeli uğraşısında şikayet etmeye başlamıştı.
Ama 10 Şubat 1960 günü bir füze daha fırlattılar. Bu kez füze 750 metre yükseğe çıkmıştı. Başarıları Türkiye’de “Aferin çocuklar” temalı küçük haberlere konu olmuştu ama onları ilk ciddiye alıp haber yapan Amerikan’ın Sesi Radyosu oldu. ABD elçiliği basın ataşesinin girişimiyle Bandırma’ya giden radyo gençlerle görüşmüş, uzun bir röportaj yapmıştı. Denemeleri ABD, Hollanda’daki uzay dergilerinde yayınlandı.
Bu arada çalışmalarına Bandırma’daki Türk Hava Kurumu ve 6. Hava Üssü de destek vermeye başladı. 20 füze denediler. Sonunda 1962 yılında Marmara-1 adlı füzeyi imal ettiler. Büyük bir kalabalığın önünde fırlatılan füze 800 metre yükseldikten sonra havada infilak etti ve füzenin parçaları yere düşerek yangın çıkmasına neden oldu. Yine alaycı, eleştirel haberler ve yorumlarla karşılaştılar.
Ama pes etmeyip bir kaç ay sonra bu kez Marmara-2’yi fırlattılar. Füze hızla yol alıp bulutların arasından gözden kaybolmuştu. Tahmini olarak 12 kilometre yukarı çıktığı hesaplandı. Bu dünyada o yılki amatör füze denemeleri arasında üçüncü en iyi sonuçtu.
Aynı yıl Üsküdarlı amatör füzeci Kirkor Divarcı’yı Bandırma’ya davet edip onun füzesiyle yarışırlar. Divarcı’nın füzesi fırlatıldıktan bir süre sonra parçalandı. Bandırmalı gençlerin ilk füzesi aynı akıbete uğradı. Sonra fırlattıkları Marmara-4 adlı füze ise 5415 metreye kadar çıktı, paraşütle yere iniş yaptı.
Her seferinde biraz daha ileriye doğru giden çalışmalarına Genelkurmay’dan destek geldi. Genelkurmay Başkanı, Hava Kuvvetleri Komutanı gençlere malzeme ve ekipman desteği verdi. Genelkurmay için bir füze projesi hazırladılar. Bu arada onlara ilgili gösterenlerden biri de NASA’ydı. NASA da çalışmalarına teknik destek sözü verdi.
Ama artık Türkiye’de gençlerin uzaydan çok siyasetle, sokaklarla, devrimle ilgilenmeye başladığı yıllar gelmişti.
1966 yılında çalışmalarını halka göstermek için açtıkları havacılık sergisinde Amerikan Haberler Merkezi’nin hediye ettiği x-35 uçağının maketine de yer verince bu yeni atmosferle karşılaştılar.
Gazetelerde Amerikancı oldukları ve Amerikan propagandası yaptıkları yorumları çıktı.
Kulübün artık Hukuk Fakültesi öğrencisi olan başkanı Artuğ Saygıner bir açıklama yapmak zorunda kaldı:
“Bazı çevrelerce açtığımız sergi dolayısıyla Amerikan propagandası yapmak isnadını şiddetle reddederiz. Sergiden gayemiz, en kültürlü kişilerce bile bilinmeyen, modern feza çalışmalarını halkımıza göstermekten ibarettir. Biz ne Amerikan emperyalizmini ne de Sovyet sosyalizmini tanıyoruz...”
Daha sonraki yıllar Bandırmalı füzeci gençlerin adları unutuldu. Gençlerin 17 yaşında heves ederek girdikleri yol bir yere bağlanmadı. Hepsi başka iş alanlarına yöneldiler.
Fakat 12 Eylül’de bir dönem kapalı kalan dernek hala faal.
1960’dan beri var olan Türkiye’nin en eski derneklerinden biri Bandırma Havacılık ve Uzay Araştırma Derneği’nin başkanı hala Artuğ Saygıner. Artık 77 yaşında.
Bandırma Havacılık ve Uzay Derneği ile ilgili çıkmış son üç haberin birinden dernek genel kurulunda Artuğ beyin listesinin seçimi yeniden kazandığını öğreniyoruz.
İkinci haberden ise 60 yıl önce uzaya gitmeye çalışan gençlerin kurduğu derneğin belediyeden yer talep ettiğini.
Son haber ise en yenisi. En büyüğü 22 yaşında olan füzelere meraklı Bandırmalı 70 gencin kurduğu Hezarfen Grubu üyeleri kendilerine ilham kaynağı olan Bandırma Havacılık Derneği ve Artuğ Bey’i ziyaret etmiş.
Yeni Bandırmalı füzeci gençlerinkine sadece merak demek de haksızlık olur. Grup, alçak irtifa savunma sistemlerinde kullanılan 25 bin ila 30 bin arasında değişen bir füze üretmiş En son geçen hafta İstanbul’da yapılan Teknofest’te de yerlerini almışlar.
Muhtemelen festivalde düzenlenen füze fırlatma yarışmasında Kirkor Divarcı’nın adının çokça anılıp, hikayenin esas kahramanları Bandırmalı dört gençten bahsedilmemesine üzülmüşlerdir.
Yeni nesle ilham ve cesaret verecek festivalde yapılan konuşmalarda ve çıkan bazı yazılarda Türkiye’de havacılık tarihinin öncü isimleri Nuri Demirağ’ın, Vecihi Hürkuş’un, Kirkor Divarcı’nın adları anılırken, “karanlık eller” ve “dış güçler”in onların çalışmalarını baltaladığı, bu yüzden Türkiye’nin havacılıkta geri kaldığı hikayesine ise bir şerh düşmekte fayda var.
Kulaktan kulağa, copy paste haberlerle kaynaksız referansız dolaşıma girmiş hikayeye göre Kirkor Divarcı’nın evinde şüpheli bir yangın çıkmış ve bütün çizimleri, çalışmaları yok edilmişti. Kulağa heyecanlı gelen, peki sonra neden bir kere daha çizmemiş sorusunu da kimsenin sormadığı bu efsanelerin Türkiye’nin bu alanlarda ilerlemesine bir katkısı olmayacağı açık.
Çünkü Nuri Demirağ’ı, Vecihi Hürkuş’u, Kirkor Divarcı’yı ve Bandırmalı gençleri durduran dış güçler ve karanlık güçler değildi.
Bütün bu isimlerin önüne hepimizin bildiği tanıdığı, milli bürokrasi ve böyle “havai işlere” para ve emek yatırmaya aklı yatmayan yerli zihniyet çıkmıştı.
Onların yaptıkları hatalar, başarısız denemeler, kazalar da çıtayı yükseltmelerinden, başlarına iş açmalarından rahatsız olan idare-i maslahalatçı kifayetsiz muhterisler için takoz koyma vesilesi olmuştu. Yoksa ortada ne dış güç ne de siyasi bir engelleme çabası vardı.
Savaş kahramanı Vecihi Hürkuş’u 1925’de yasa dışı uçuş yapmaktan gözaltına aldıran ve Hava Kuvvetleri’nden istifasına neden olan bir Türk Albaydı. 1937’de onu sürgüne gönderen THK’ydı. 1954’de kurduğu Hürkuş Havayolları’nı yaşadığı kazalar ve uçak kaçırmalar yüzünden kapattıran dönemin DP iktidarıydı. 27 Mayıs 1960’dan sonra üretim tesislerini girip parçalayan darbecilerdi. 1967’de pilotluk lisansını iptal ettiren dönemin Adalet Partili ulaştırma bakanıydı. Hepsi farklı fikirlerden, görüşlerden ama yeniliğe, gelişmeye açıklık konusunda ortak statükocu devlet reflekslerini gösteren, risk almak istemeyen, ilk hatada fişi çeken ortak bir zihniyetin devamlarıydılar.
Vecihi Hürkuş, hatıralarında bu ‘acı hakikate’ dikkat çekmişti:
“Ne acı bir hakikat. Bizden gayri milletlerde bu gibi teşebbüsler ve meydana getirilen eserler yok edilmek tehlikesiyle değil, müteşebbisi takdir etmek, meydana getirilen eseri övmek, eksik tarafları varsa el birliğiyle onu telafi edecek imkanları yaratmak ve her türlü yarım ile yaşatmak gibi milli ve insani duygularla karşılanır...Tıpkı imparatorluk devrinde olduğu gibi meskenet ve atalet rejimleri ve perde gerisi oyunlar maalesef kanuni mevzuat ve amme emniyeti kisvesine sarılıyordu.”
(Vecihi Hürkuş’un hatıratı 29 Ekim 1936’daki Cumhuriyet bayramı törenlerinde paraşütle atlayan ama paraşütü geç açıldığı için yere sert iniş yapan kızı Eribe’nin vefatını anlatmasıyla biter. Kısa bir süre sonra beyin kanaması geçiren Hürkuş, Apollo 11’in Ay’a fırlatıldığı 16 Temmuz 1969 günü vefat etmiştir.)
Yani aslında bugün Türkiye’de hala güçlü olan bürokratik refleksler, şahsi ikbal için ayak oyunları, ehliyet ve liyakatsız kadroların yetenekli insanların ayağına çelme takarak ortalamanın yükselmesini engelleme anlayışı o günlerde de vardı.
O yüzden “neden yapamadık” sorusuna bugün yanlış cevaplar vermek, suçu dışarıya, karanlık güçlere atmak bizi bir yere götürmez.
60 yıl önce insanlığın uzaya roket gönderdiği görüp, Bandırma’da Füze Kulübü kuran gençlerin yaşadığı bir ülke çok daha iyisini hak ediyor çünkü...
Yazarlar
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları



















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025