Yıldıray OĞUR
Geçen ay neredeyse peş peşe yayınlanmış iki Atatürk biyografisi kitapçılarda çok satanlar listelerinde yerini aldı.
Kitaplardan biri, beyaz zemin üzerine Atatürk’ün meşhur imzasından ibaret sade kapağıyla sadece kitapçılarda değil neredeyse bütün süper marketlerde, üst üste dizilmiş kuleler halinde karşınıza çıkabilen gazeteci Yılmaz Özdil’in Mustafa Kemal kitabı.
İkinci kitap ise Latife Hanım ve Halide biyografilerinin yazarı İpek Çalışlar’ın “Mustafa Kemal Atatürk; Mücadelesi ve Hayatı” kitabı.
Yılmaz Özdil’in “10 yıl üzerine çalıştım, bütün kariyerimi koydum” dediği kitabı ise köşe yazılarını okuyanlar için tanıdık. Kitabı yazma gerekçesini köşesinde şöyle anlatmış:
“2008 yılıydı. Tuhaf işler olmaya başlamıştı. Peşpeşe Atatürk kitapları çıkarıyorlardı. “İnsani yönlerini anlatıyoruz” sloganıyla, güya kişisel özelliklerini yazıyorlardı ama, aslında düpedüz karalama kitaplarıydı. Alkolik, kalpsiz, dinsiz, megaloman, hatta korkak gibi, somut yalanlar vardı. Atatürk'ün insani yönlerini tanımaya çalışan gençler, zehirleniyordu.”
Kitap tam da bu “zehirlenme”lere karşı bir panzehir arayanların beklentilerini karşılıyor.
Karşımızda her şeyiyle dört dörtlük bir insan var; En hayırlı evlat, en mükemmel asker, en şık ve en yakışıklı lider, en merhametli, en cesur, en çocuk sever, en vefalı, en iyi ata binen, en iyi yüzen, en iyi dindar, en harika aşık...
Mustafa Kemal’in hayatında bu enleri tam karşılamayan ayrıntılar ise kitabın potansiyel okurlarında bir zehirlenme ya da hayal kırıklığı ihtimaline karşı 100 derecede kaynatılmış, güvenle tüketime hazır hale getirilmiş.
Örneğin “hayvanseverdi” diye okumaya başladığınız sayfalarda Atatürk’ün çok düşkün olduğu köpeği Foks’la olan hoş maceralarını okurken, bir anda macera “1933’te öldü” diye bitiveriyor.
Böylece Foks’un Atatürk’ü ısırdığı için, onun izniyle uyutulduğunu öğrenip hayal kırıklığına uğramanız engellenmiş.
Atatürk’ün dönemine göre iyi bir hayvansever olduğunu ama kendisine zarar veren bir köpeğin de yine o dönemin evcil hayvanlarla ilgili yaygın anlayışıyla öldürüldüğünü bile öğrenmeniz istenmemiş, çünkü bu gereksiz bilgi sizi zehirleyebilir.
Bu üzücü son Falih Rıfkı’nın Çankaya’sında karşınıza çıkarsa üzülmeyin diye de, köpekle ilgili hatıraların alıntılandığı kitaba da referans verilmemiş.
Aslında yazarın 10 yıl uğraştığını söylediği kitabın en büyük lüksü, tek bir referans ve dipnota yer verilmemiş olması.
Normal şartlarda böyle bir biyografi ancak Atatürk’ün yazarı Çankaya’da sofrasına çağırıp, bizzat hayat hikayesini anlatmasıyla yazılabilirdi.
Referans vermek, kaynak göstermek gibi bir zorunluluk ortadan kalkınca da bütün çiçeklerden en güzel ballar toplanmış.
Çiçeklerin plastik veya balın toz şekerden olup olmadığına da bakılmadan.
Örneğin Atatürk’ün Çanakkale Savaşı’nda zaten iyi tarihçilerin hakkını verdiği askeri başarılarına delil, herhalde düşman çatlatmak için Abdülhamit’in yıllar önce sahte olduğu ortaya çıkarılmış hatıratlarından gösterilmiş.
Atatürk, büyük hoşgörüsüne delil olsun, o hayattayken Türkiye’de Vatikan temsilciliği yapan, daha sonra Papa olacak Roncalli’ye dini kisve yasağına hoşgörüyle baktığı için takım elbise hediye ettirilmiş, aslında dini kıyafet yasağı ilgili hatıratında iyi şeyler yazmayan Roncalli de Atatürk’e hayran Batılılar listesine ekleniverniş.
Zaten çok şık bir insan olduğu her fotoğrafından belli olan Atatürk’ün bir ünlü modacı Coco Chanel’e Türk ordusunun subay kıyafetlerini tasarlattığı gibi lehte olan şehir efsaneleri de atlanmamış.
Aleyhte olabilecek tarihi hakikatlerin ise üzerinden zıplanarak geçilmiş.
İstiklal Mahkemesi’nde suikastçı hainlerin yargılandığını öğreniyorsunuz ama İstiklal Harbi’nin komutanlarının yargılandığı öğrenmeniz uygun bulunmamış. Birinci Meclis’in İstiklal Mahkemesi’nde yargılanmış demokrat muhalifi Hüseyin Avni (Ulaş) kürsüye odun fırlatan bir adam, Mustafa Kemal ise muhaliflerine bile hoşgörülüyle bakan bir devlet adamı. Tabii Ali Şükrü bey cinayeti gibi ayrıntılarla kafalar bulandırılmamış. 30’ların kafatası ölçümleri Atatürk’ün hayranı olduğu Mimar Sinan’ın heykelini yapmak içinken, Savorona yatı ise ömrü boyunca aldığı tek oyuncak olarak tatlıya bağlanmış. Atatürk’ün en azından deist fikirleri olduğunu ortaya koyan ABD Büyükelçisi Charles Sherill ile söyleşisinden seçilen paragrafla, Atatürk’ün Kadir geceleri oruç tutan bir mümine bağlanmasının büyük maharet olduğu ise açık.
Bütün tarihçilerin Atatürk’ün uşağı Cemal Granda’nın hatıratını yalanlamak için göreve çağrıldığı bölümde ise aynı maharet yerini inkara bırakmış.
Aslında Atatürk’ün siyasi hayatının ihtiyaca binaen böyle sterilizasyonunu bile anlaşılabilir.
Ama en azından hayat hikayesi yazılan bir insanın çocukluğunda ya da gençliğinde bir kere ayağının kayıp düştüğünü, birinden dayak yediğini, okulu astığını, bir yerde yanıldığını okuyabilmek istiyor insan.
Ama amaç baştan “insan Atatürk diye insanların zehirlenmesi”ni engellemek olunca, hayat hikayesi kaynatılırken o yararlı küçük bakteriler dahi öldürülmüş.
Böyle olunca da koskoca biyografide Mustafa Kemal ve ailesinin Selanik hikayesi hakkında okullarda okutulan tanıdık hikayenin bir miktar daha ayrıntılı bir versiyonunu buluyorsunuz.
Zübeyde Hanım, Ali Rıza Efendi ve onların Selanik’teki evleri ve şecereleri üzerine kitapta yer verilen daha az bilinen ayrıntılar ise, 80 yaşında Selanik’teki arşivleri didik didik edip “Bir Evin Hikayesi” adlı bir kitap yazmış Yunan arşivci ve tarihçi Vasilis Dimitriadis’in göz nurunun ürünü. Ama ona da en ufak bir referans verilmediği için okurlar bu yaşlı tarihçinin büyük emeğinin hakkını da veremiyor.
Atatürk’ün yaşarken bile babasına ait olmadığını söylediği bir fotoğraf üzerinden anlatılan bir kaç paragraflık Ali Rıza Bey hikayesini okurken gözünüz ister istemez Ali Rıza Bey’in ve Zübeyde Hanım’ın ilk evlerinin olduğu, Ali Rıza Bey’in gümrük görevlisi iken eşkiyalar tarafından kaçırıldığı Olympos Dağı’nın eteklerindeki Çayağızı’na kadar giden, Mustafa Kemal’in meşhur karga kovalama hikayesinin peşinden Langaza’daki dayısının çiftliğini arayan, 19. yüzyılın sonlarının Manastır’ında, Selanik’inde bize tur attıran, Atatürk’ün Latife Hanım’a verdiği evlilik yüzüğünü bulup, Anıtkabir’in tozlu kasalarından çıkartan İpek Çalışlar’ın büyük bir emek verdiği kitabına kayıyor.
Nedense Atatürk’ün hayat hikayesi yazılırken yok sayılmış Makbule Hanım’ın 1950’lerde verdiği uzun röportajlarında anlattığı Ali Rıza Bey, Zübeyde Hanım Selanik ve Mustafa Kemal hatıraları, o hatıraların izini itibarlı ve az bilinen kaynaklardan süren Çalışlar’ın ayrıntıcılığı, titizliği ve edebi diliyle birleşince ortaya hiç bilmediğimiz ve heyecanla okunan bir hayat hikayesi çıkmış.
Atatürk’ün biyografisini ilk kez bir kadının şahitliğinde (Makbule Hanım) ve ilk kez bir kadın yazarın kaleminden okumanın farkı hemen hissediliyor.
İnsani zaaflar, her insanın hayatındaki sıradanlıklar, başarısızlıklar en inanmış ve hassas Kemalist’i bile üzmeyecek bir incelikte anlatılmış. Bu hassasiyet, kitabın Cumhuriyet’in ilanı sonrası kısmında fazlaca frene basılmasına bile neden olmuş.
80 yıl önce hayatını kaybetmiş, üzerine söylenmedik söz kalmamış, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ilkokuldan üniversiteye kadar hayatını okuduğu bir liderin 57 yıllık kısa hikayesinin hala hiç bilinmeyen, heyecanla okunan tarafları olabilmesi aslında çok tuhaf.
Ama daha tuhafı bir ülkenin kurucusunun ömrü hayatında tuttuğu otuz iki not defterinden henüz ancak on ikisinin yayınlanmasına izin verilmiş olması, diğerlerinin arşivlerde kapalı kasalarda tutulması...
Yani 80 yıl sonra bugün Atatürk’ün biyografisini tam olarak yazmak bile aslında mümkün değil.
Yine de açık kaynaklardan ve az bakılmış arşivlerden bu çok bilindiği zannedilen bir hikayenin izini süren, özellikle çocuk ve genç Mustafa Kemal ve ailesi hakkında neredeyse hiç bilinmeyen bir hikaye ortaya koyan İpek Çalışlar’ın biyografisi dönemsel bir furya olarak değil, her devir okunacak bir kaynak kitap.
O yüzden kitap bugünlerde çok satan raflarının biraz daha alt sıralarında bulunabiliyor.
Türkiye’nin propaganda yerine serinkanlı ve doğru bilgiye, emeğe, ayrıntıya verdiği ortalama değer düşünülürse çok da sürpriz değil.
Belki de yayınevi kitabı “Mustafa Kemal’i hiç bu kadar yakından tanımadınız” sloganıyla tanıtmakla bir pazarlama hatası yapmıştır.
Belki de geniş kitlelerin, hayallerindeki Atatürk yerine, gerçek Mustafa Kemal’i yakından tanımak diye bir talebi yoktur veya henüz buna hazır değilizdir...
Yazarlar
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025