Yıldıray OĞUR
Genelkurmay’ın 27 Nisan gecesi sitesine AK Parti’nin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı adayı olarak göstermesine karşı yayınladığı e-muhtıranın üç gün sonrası.
27 nisan gecesi Abdullah Gül, Ali Babacan, Cemil Çiçek, Ömer Çelik gibi bakanlar bir araya gelerek e-muhtıraya karşı sert bir karşı bildiri kaleme almış, aynı günlerde bu muhtıraya karşı aralarında dün önce beraat ettirilip, sonra absürt bir suçlamayla yeniden gözaltına alınan Osman Kavala’nın, bugün haklarında mahkemenin karar vereceği fantastik Büyükada davası sanıklarının da olduğu sivil toplum aktivistleri açıklamalar yapmış, hala hapiste olan Ahmet Altan gibi yazarlar muhtırayı eleştiren yazılar yazmışlardı.
30 Nisan 2007 günü ise Radikal gazetesinde ekonomi yazan ulusalcı bir yazar “Yaşadıklarımızın Ciddiyetini Fark Etmeyenlere” başlıklı bir yazı kaleme aldı. O yazıdan biraz uzunca bir alıntı okuyalım:
“Genelkurmay açıkça şunu söylüyor: Türkiye istediği yere gidebilecek bir gemi veya uçak değildir. Türkiye Cumhuriyeti ileri gidecektir ama bu gidiş sırasında takip edeceği bir ray vardır. Daha açıkçası Türkiye rayı belli olan bir trendir, bu ray dışına taşırılmaya çalışılırsa ana lokomotif üzerindeki haklarımızı kullanır ve treni yeniden raya döndürürüz, biz sistemin sigortasıyız.
Bu noktada soralım, bu mesaj piyasaları rahatsız etmeli mi? Kesinlikle etmemeli. Hükümet daha doğrusu “5 yıl önce aldığı yüzde 34 oy ile hala hükümet olmakta ısrar edenler ve cumhurbaşkanı da bizden olacak diyenler” mesajı alırlarsa sistem “yeniden başlatılmadan” normal sınırlar içinde dönecek ve tren rayına oturacak.
Değerli dostlar, bu noktada “olanları” tarif etmek istiyorum.
Geçtiğimiz hafta başına kadar AKP’nin “herkesin varolanlar içinde en iyisidir” diyerek uzlaşacağı” bir aday çıkaracağı beklentisi vardı. Erdoğan da yakın çevresine böyle olacağına dair net mesajlar verdi ve “öyle bir aday çıkaracağız ki; bunlar gerçekten iş yapmaya gelmiş” diyeceksiniz açıklamasını yaptı.
Daha sonra işin rengi değişti ve Erdoğan, Arınç’ın “ipoteğini” aşamayarak Arınç’a teslim oldu. Aralarında yapılan görüşmede Arınç’ın mutlaka “milli görüşten biri cumhurbaşkanı olacak” dayatması sonucu, “kendi aday olmak istemeyen” Erdoğan ile Arınç “ne sen, ne ben öyleyse Gül” formülü üzerinde anlaştılar.
Gül aday oldu ve seçim süreci başladı
O gün TBMM’de yaşananlar Türk halkı gibi Silahlı Kuvvetleri de rahatsız etti ve yaşananları Anayasal düzene karşı bir girişim gibi algılayan TSK, Genelkurmay Başkanlığı vasıtasıyla “kendi görev ve sorumluluklarını” Türk kamuoyuna hatırlattı.
Edindiğim bilgilerden de yola çıkarak net olarak söylüyorum; internet sitesine konan o paragraflar aslında rejimi koruma adına atılan bir adımdı, zaman kazandırmaydı. “Makinistlere treni kendiliğinden raya döndürme yolunda” zaman tanındı, rejime “kendini koru” mesajı verildi.
Geldiğimiz noktada durum çok açık, meydanlara toplanan kalabalıklar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, Türk Silahlı Kuvvetleri kısacası “Türkiye Cumhuriyeti” bir bütün olarak mesajını veriyor ama hükümet direnmekte ısrar ediyor. Bu noktada kendine gelince “demokrasi” diyen hükümete bir çağrım var; bu ülkeyi seviyorsanız “yıpranmış bu yapının seçimsiz cumhurbaşkanı seçmesi için” direnmeyin. Son söz: Türk Silahlı Kuvvetleri “milli görüşten gelen birinin” Atatürk’ün koltuğuna oturmasını, “iç hizmet kanununda kendi verilen koruma ve kollama görevi gereği” engellenmesi gereken bir girişim olarak “algılıyor”. Lütfen bunu algılayın ve Türkiye’yi koruma adına, rejimi koruma adına gereğini yapın.”
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/yasadiklarimizin-ciddiyetini-fark-etmeyenlere-6431825
Berbat bir Türkçe’yle yazılmış, tahammül fersa bu uzun alıntıyı okumak zorunda bıraktığım için kusura bakmayın.
Yazar yazıda apaçık bir muhtırayı savunmakta ve hükümeti eğer Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nda ısrar ederseniz, darbe olur diyerek de tehdit etmekteydi.
Normal bir hukuk devletinde bir muhtırayı ve darbeyi savunmak suçtur.
Ama burası ne hukuken ne de siyaseten hiçbir zaman normal bir ülke olamadı.
Bu anormallikte Türkiye’yi her zaman herhangi bir ilkesi olmayan fırsatçılar için bir fırsatlar ülkesi yaptı.
Nitekim aynı yazar bir yıl sonra 2008’de bu kez bir yargı darbesi olan AK Parti kapatma davası için yine içinde darbe tehditleri olan şöyle bir yazı yazabildi:
“Son dönemde hükümet eden siyasi partinin 'artan kendine güveni' ve 'biz her şeyi yaparız, nasıl olsa ses çıkaran yok' tavrı, dün akşam itibariyle devletin çarklarından sadece birinin attığı bir adımla son bulmuş oldu. Devlet, hükümete, 'yeter, yol bitti' dedi... Eğer biraz uğraşıp bizler gibi gidişatı ''sorgulamayı'' deneseydiniz, açılan bu davanın Meclis’in açık kalmasının sigortası olduğunu anlardınız! Anlayana bu cümle de çok şey var! ”
https://forum.memurlar.net/konu/447720/ (Yazılarını her yerden sildirdiği için linkler yazıları alıntılamış sitelerden)
Ama işte dediğimiz gibi Türkiye fırsatlar ülkesi ve bir türlü o fırsat kapıları kapanmıyor.
İşte o fırsat anı Gezi olaylarında geldi. Bu ekonomi yazan ulusalcı yazar Gezi olaylarının arkasında “dış güçler ve faiz lobisi var” gibi analizlerle, “telekineziyle suikast girişimi” gibi fantastik açıklamalarla bir anda kendisini iktidar cephesine attı.
Atmakla kalmadı. Başbakan’ın başdanışmanı bile oldu. Hala da ‘Atatürk’ün koltuğunda oturan Milli Görüş’ten bir Cumhurbaşkanı’nın başdanışmanı.
Hadi insanların fikirleri değişebilir diyelim. Fikirlerinin değiştiğine dair bir beyanı olmasa da...
Ama insan 2007’deki bu muhtıracı sicilini düşünüp, o gün hedef aldığı Cumhurbaşkanı adayına en azından darbeci demez, değil mi?
Ama işte bu fırsatçıların böyle bir lüksü var. Onları bağlayan hiçbir ahlaki, fikri standart yok.
O yüzden Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’na karşı 2007’de muhtırayı böyle hararetle savunmuş bu başdanışman, dün Karar’da çıkan Abdullah Gül röportajını ‘darbe’ye bağlayıverdi.
Yine kötü Türkçe ve düşük mantık seviyesi için okurlardan özürle tam olarak şöyle yazdı:
“Durum ciddi sevgili dostlar. Çok açık ve net lafı dolandırmadan yazıyorum; Amaç çok açık ve RAND CORP raporunda açıkça yazıyor. Politik sistemin gerekirse askeri bir dokunuş ile düzeltilmesi, Erdoğan'ın sistem dışına itilmesi ve Türkiye'nin emperyalizme güller içinde eskisi gibi teslim edilmesi! Bu sabah aniden bahçemizde açan kraliçenin Gül'ü, bahçede emperyalist planını tamamladığını ve harekete geçeceklerini gösteriyor... kraliçenin Gül’ünün (Gezi kararı açıklanacağı gün yargıya baskı var diyerek ama altından sopa göstererek) katılması kervanın yola çıktığını gösteriyor!”
Eşinin başörtüsü yüzünden Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığına karşı yayınlanmış bir e-muhtırayı, darbeyi hararetle savunmaktan, Gül’ü parlamenter demokrasiye dönülmeli sözleri yüzünden darbecilikle suçlamaya kadar varmak...
Bunu yaparken de bir sürü yalanı, komplo teorisini peş peşe ekleyip, insanları korkutacak bir darbe fasaryasına bağlamak...
Normal bir akla ve ahlaka sahip insanları bıktıracak bir fikri ve ahlaki düzeyle karşı karşıyayız. Bu kadar iyi yetişmiş insanları, imkanları olan bir ülkenin birikimi, kendisinden başka derdi olmayan böyle insanlara emanet.
Yazmaya değmez diyorsunuz ama maalesef bu akıl, başdanışman olarak yıllardır Türkiye’nin ekonomi yönetiminde etkin konumlarda oturuyor. Sonuç malum...
İktidarın bu karakter tercihlerindeki ısrarı, neden Gül, Davutoğlu, Babacan gibi isimlerin yeni siyasi arayışlara girdiği sorusunun da aslında net bir cevabı...
Türkiye bu kadar medeniyet, karakter, mantık, ahlak erozyonunu gerçekten de hak etmiyor.
Siz ne dersiniz ‘sevgili dostlar’!
Yazarlar
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları

















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025