Yıldıray OĞUR
Tora Bora Dağları Afganistan’ın Pakistan sınırlarında sarp dağlar. Hâlâ öyle mi bilmiyorum ama El Kaide’nin Kandil’iydi bu dağlar. Peki, bir Arap genç neden rahatını bozup Afganistan’a kadar gidip bu sarp dağlarda ölümü göze alır hiç düşündünüz mü? Öyle “El Kaide’yi kına” diye baskı yapmak kolay. Ülkesi işgal altında bir Filistinli gence haklarını verdiniz de mi keyfinden El Kaide’ye katılıp dağa çıktı? Ya ülkesi ABD işgali altındaki Iraklı gençler, Suudi gençler, onlar ne yapsın? Okumuş mühendis olmuş o Arap gençler sizce boşuna mı uçak kaçırıp İkiz Kulelere çarpıtarak hayatlarına son verdiler?
Empatinin sonu yok. Dünyada herhalde hiçbir genç bugüne kadar sapık bir seri katil olduğu için, dağ havasını çok sevdiği için ya da adrenalin tutkunu olduğu için eline silah alıp dağa çıkmadı.
Hatta biraz zorlarsanız dünyada anlaşılamayacak tek bir cinayet bile kalmaz. Seri katillerin bile çocukluğuna inseniz onların örselenmiş ruhlarıyla empati kuracak bir sürü hikâye bulursunuz.
Ama “İkiz Kulelere uçakları çarpıp hayatlarına son veren okumuş mağdur Tora Bora Dağlarının Arap çocuklarıyla empatiyi biraz daha ileri götürürseniz, ileri bir demokraside şiddeti övmekten, nefret suçundan kendinizi içeride bulabilirsiniz. En azından bu hiper duyarlılığınız sizi demokrat, insan hakları aktivisti, barışsever yapmaz.
Heveskâr bir gerillacılıkla karışık, adam öldürmeyi meşru gören bir anlama çabasının, “ama dağa çıkmayıp da ne yapsınlar”cı bir fikrî sefalatin, siyaset karşıtlığının insan hakları aktivistliği, barışseverlik, solculuk, demokratlıkla yan yana durabildiği Türkiye’de bile bu görüntüler anlaşılamaz ama.
Sırtlarında taşıdıkları Kalaşnikoflar, Kanaslar belki biraz önce yine bir can almış, can almaya devam eden savaştan çıkıp gelmiş gerillalara özlemle sarılıp, sevinçle kutlamanın Türkiye’deki adı bile “vicdansızlıktan” başka bir şey olamaz.
“Şemdinli’de çok asker öldürdük, medya bunu yazmıyor” diye dertlenip yol kesen eli silahlıların attığı nutuğu buğulu gözlerle hipnotize olmuş gibi izleyen siyasetçilerin hâli de bir zamanlar Genelkurmay brifinglerini ağzı açık izleyenlerden daha az utanç verici değildir.
Medyaya bağırıp duran Başbakan’a haklı olarak öfkelenenlerin, elinde silah konvoydaki gazeteciye racon kesen PKK’lıları can kulağıyla dinlemesinin utancı bile yeter.
Türk militarizmiyle aşık atan Kürt militarizminin bu “en büyük gerilla bizim gerilla” ruh hâliyle dağa asker uğurlama görüntülerini Habur’a benzetenler herhalde hafızalarımızla dalga geçiyor. Habur’da barış için silahını bırakıp gelmiş gerillaları karşılamıştı halk. Kutlanan barıştı, çözümdü. Kutlamakta da haklıydılar. Bu kez ise kucaklanan o savaşın namlusu dumanlı askerleri, kutlanan şey savaş, alkışlarla dağa gönderilen gerillalar yeni canlar almaya gidiyorlar.
İlle de bu görüntüler bir şeye benzetilecekse mesela Korkut Eken’in cezaevinden omuzlarda çıkış görüntülerine benzetilebilir. Ve emin olun Kürtlerin katillerinden birinin omuzlara alınmasını izlerken bir Kürt ne hissettiyse, askerleri öldürmeye devam eden gerillaların Mekke’den gelmiş hacı kafilesi gibi karşılanmasını izleyen Türkler de onu hissettiler.
Bu görüntülerde gerillalarla sarılıp fotoğraf çektirme heveskârlığı ille de bir şeye benzetilecekse Ogün Samast’la fotoğraf çektirmek için yarışan polislerin, askerlerin heveskârlığına benzetilebilir.
Katille fotoğraf görüntülerini izlerken Rakel Dink ne hissettiyse, birkaç gün önce deprem prefabriklerini beklerken öldürülen polisin annesi de bu kucaklaşma sahnelerini izlerken onu hissetmiştir.
Esasen bu görüntülerin muadili ancak Şemdinli’de dağa çıkıp çatışmadan dönen özel timleri alkışlarla karşılayıp, bağıra basan MHP’li vekillerin görüntüsü olabilirdi.
Ama iyi ki MHP’liler bile bu kadar milliyetçi, militarist ve provokatif değil. Aradaki “bile”nin de son kullanma tarihi çoktan geçti aslında.
Şemdinli baskınının yıldönümünü halay çekip kutlayan BDP’li vekilleri, en fazla Malazgirt Zaferi’ni kutlamak için halay çekmiş MHP’lilerden daha az şoven, militarist yapan ne kaldı ki? Dokuz insanı parçalamış bir canlı bomba için “Zilan yoldaş sadece sisteme karşı kendi bedeninde bomba patlatmamış, aynı zamanda erkek egemen sisteme karşı kadın mücadelesine önemli bir çıkış yapmıştır” diyen Sebahat Tuncel’in, İdris Naim Şahin’den daha az saçmaladığını kim iddia edebilir?
Bu en az güneşin her sabah doğması kadar tesadüfi olan kucaklaşmanın ardından “Orada buram buram bir özgürlük havası vardı” diyen BDP Bitlis milletvekili peki özgürlük dağlardaysa kendisinin Ankara’da Meclis’te niye vakit kaybettiği kime, nasıl açıklayabilir?
Nedir Kürt hakları için en ileri talepleri, istediği anda merkez medyada bile dillendirme popülerliğine sahip Aysel Tuğluk’u, her hafta ülkenin Meclis’inden devletin televizyonunun canlı yayınında istediğini söyleyebilen Gültan Kışanak’ı, yolunu kesen eli silahlı gerillalara hâlâ halaskâran-ı zabitana bakar gibi baktıran, Kurtuluş Savaşı’nda cepheden dönen askerlere mataralarıyla su veren hemşire ruh hâline sokan?
40 yıl önce gerillacılık uğruna insanları öldüren ve sonunda genç yaşlarında ölüme giden bir kuşağın içinden tesadüfen kurtulmuş Ertuğrul Kürkçü’nün, yolunu kesmiş, kendisini nutuk atan bugünün öldüren ve ölen gençlerine bir “aferin çocuklar” gülümseyişinden, “gelin biz sizi misafir edelim” şakasından başka söyleyecek bir sözü yok mu?
PKK’nın o silahları bugüne kadar Kürtlere ne yapılmasını engelledi?
Köylerin yakılmasını, boşaltılmasını engelleyebildi mi? Faili meçhulleri engelleyebildi mi? Uludere’yi engelleyebildi mi? PKK’nın 30 yıllık silahlı mücadelesi Kürtleri hangi felaketten korudu, yoksa başlarına daha büyük felaketler açılmasına mı neden oldu? PKK’nın silahlı mücadelesi olmasaydı, JITEM olur muydu? Faili meçhuller olur muydu, köyler yakılır mıydı, olağanüstü hâl için gerekçe bulunur muydu? Peki, Uludere olur muydu? Ceylan o top mermisini evinin yanında bulur muydu?
Türkiye kamuoyunu Kürtlerin mağdur edildiğine Şemdinli baskını mı, Mavi Çarşı’nın yakılması mı ikna etti yoksa şimdi önceki gün kardeşi PKK’nın baş şüpheli olduğu bir saldırıda öldürülen Selim Dindar’ın Neşe Düzel’e anlattığı Diyarbakır Cezaevi anıları mı?
Hangi mayın, hangi araba dolusu bomba, 32. Gün’e çıkan Ahmet Türk kadar ses çıkarabildi?
Çukurca’da patlatılıp videoya çekilen askerlerin görüntüleri mi yoksa Sırrı Süreyya’nın, Demirtaş’ın Siyaset Meydanı görüntüleri mi? Siirt’te, Batman’da, Bingöl’de Kürt kadınları paramparça etmek mi, Kayseri’nin bir kasabasındaki bir Emniyet Müdürlüğü’nü havaya uçurmak için kadın gerillaları ölüme göndermek mi yoksa eli kalem tutan Aysel Tuğluk’un bir yazısı mı? Hangisinin Kürtlere faydası daha çok?
Kumrular’da patlayan bomba yüzünden sarsılınca mı hükümet devlet okullarında Kürtçeyi seçmeli ders yaptı? Ancak PKK Genelkurmay’ı patlatırsa, anadilde eğitim başlayacak, yerel yönetim reform mu yapılacak sanıyorsunuz?
Eğer bu kucaklaşma görüntüleri size barış mesajı gibi geliyorsa, o barışı yapmak için geriye tek bir eksik kalmış demektir: Barışacak Türkler. Böyle bir barışa da ancak dağlarda gezerken tark turk sesleri çıkardıkları için Türk denen “Dağ Kürtleri” ikna olur.
30 yılın sonunda Türklerin sanal birlik beraberlik âleminden, Kürtlerin sanal barış âlemine geçiyoruz. Bir de bütün dünya gerillaların barış için adam öldürdüğüne bir inansa, bir inansa, hayat bayram olsa...
Yazarlar
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları

















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025