Abdurrahman Dilipak
Şimdiki “zıpırlar”ın dedeleri tırnakları ile kazıyarak bir yerlere geldiler. Onların oğulları ilk yarıda sırtlarında yük taşıdılar. Eşleri kapıcılık yapanların kimileri açgözlü ve açıkgözlü idiler. “Az zamanda birçok iş başarıp”, emeksiz kazancın sırrını keşfettiler. İhtirasları akıllarından büyüktü. “Devletin malı deniz yemeyen domuz” mantığı ile hareket ettiler. Namusu ile çalışanlardan da başarılı olanlar oldu, kimi kazandığı ile yetinip kanaat etti, harama uçkur çözmediler, devlet malını “yetim malı” bildiler, yemediler, yedirtmediler. Bunlar sağda da var, solda da. Liberal geçineni de var, milliyetçi geçineni de, dindar geçineni de. Akıllarınca Hacca gider defteri sildirtirler, yolun sonuna varınca tevbe ederler. Hem zaten Allah affedicidir ve affetmeyi sever!
Kaşığı belinde dolaşan birileri helal - haram demediler. Rüşvet, torpil demediler. “Gayeye giden her yol meşru idi” bunlar için. Vurgunlarını gizlemek için, haram malın zekatı olmayacağını, haram malla hayır yapılmayacağını bilmezden gelerek, yediklerinin zekatı etmez bir parayla cami, okul, yurt yaptılar. Oralara adlarını verdiler. Hem Allah’ı, hem de insanları kandırmaya çalıştılar akıllarınca.
Şimdi ne mi yapıyorlar. Korkuyorlar. Paniklediler. Uykuları kaçıyor. Kimileri azgın ihtiraslarının peşinde koşuyor, mafyalaşıyor, tehditler savuruyor. Öfkeleri korkuları kadar büyük bunların.
Ne demişler: “Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste”. “Zulm ile abad olunmaz”.. Elbet bir gün mutlaka haram yiyenler kusarlar. Din gününde cehenneme doğru giderken, çaldıkları malları sırtlarında taşırlar.
Harun-u Reşid, yolda Behlüldane’ye rastlamış. “Nereden Behlül” demiş. O da “Ocağı yakacaktım, ateş bulamadım, Ceheneme gidip ateş alayım dedim, cehennemden geliyorum” demiş. Harun, “Peki ateş nerede?” diye sormuş. Behlül de; “Zebaniler dedi ki, cehennemde ateş yoktur. İnsanlar dünyada yapıp ettikleri ile elleri, dilleri, gözleri, kulaklarını ile kazandıkları sonucu ya kendi cennetlerine tuğla üretirler ya da kendi cehennemlerine odun. Herkes kendi cehennemine kendini yakacak ateşi kendi taşır” dediler. O varılacak yer onlar için ne kötü bir yerdir. Keşke akletseler. Şimdi bunlar öyle bir haldeler ki, kimi işrete daldı. Residance’lerde metresleri var. Kimi bu haltı yurtdışında, Balkanlar’da, Kafkaslar’da, Asya’da, Uzakdoğu’da yiyor. Kimi dini kullanıp kılıfına uyduruyor. Asri aile oldular ya: Necip Fazıl, “Çile” isimli şiir kitabında, “Muhasebe” şiirinde şöyle der: “Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem! / Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem / Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları, / Alt kat: Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları. / Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim; / Buyurun ve maktaından seyredin, işte evim! / Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş, / Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş!..”
Yine Osman Yüksel’den bir başka şiir: “Asri Aile”: Oğlan züppe, kız hoppa, ana sürtük, baba kaz / Bundan daha ahenkli bir aile olamaz.-Asriliğin mânası edep irfan demektir / Bizdekine gelince düpedüz b.. yemektir!” Çağdaş ya da muhafazakar artık farkı fark edemiyorsunuz. Din vicdanlara hapsedilmiş. Bir de seremonilerle, ritüellerle, ayinlerle süslenip mabetlere hapsedilmiş sanki! Hani çıkıp bağırası geliyor insanın “Durun kalabalıklar, bu sokak çıkmaz sokak”! Fe eyne tezhebun?.. İşadamı, politikacı, bürokrat kılıklı bir sürü akıl, iman ve vicdan fakiri zenginler türedi. Bir kısmı bu “fırsat”ı geç yakaladı ve yaşlandı. Artık ellerinden gelen fazla bir şey yok. Oğulları desen kimi kumarbaz, kimi uyuşturucu kullanıyor. Herkes uçkur sevdasında, gezsin, tozsun, yesin, içsin, eğlensin, helal-haram demesin, vur patlasın, çal oynasın. Kimi kafayı yemiş, kimi ekran başından ayrılmıyor, oyun bağımlısı, ya da “müzik” dinliyor, intiharın kıyısında..
Şarap şişede durduğu gibi durmaz, haram para da cüzdanda durduğu gibi durmaz.. Bu gidişe kendini kaptırmış olanların gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar, kalpleri var hissetmezler. Yokuş aşağı koşar gibi giderler. Eleştiriye, farklı bir sese tahammülleri yoktur. Kendi dar çevreleri dışında fazla kimseyle görüşmezler.
Bir zenginden söz ediyorlar. Oğullarından kızlarından, kardeşlerinden ve yeğenlerinden, gelinlerinden ve damatlarından ümidi kesmişler. Herkes ihtiyar kurdun elinden kasanın anahtarı çalma derdinde. O da çalmış serveti zaten, çalanın servetini çalarlar. O da hepsinden korkuyor. Dağıtsa iki gün sonra har vurup harman savuracaklar. Nisbeten güvendikleri birine emanet edip paralarını, bir de vakıf kurup, çocuklarına ihtiyacı kadar vermelerinin pazarlığını yapıyor. Bu çocukların hepsi de dil bilir, Avrupa görmüş kişiler ha! Hâlâ da bayramlarda seçilmiş camilerin ön saflarında görürsünüz onları. Çünkü o tür “hayır” işleri de vardır, yarın lazım olacağını düşündükleri. Bunların hali yaman! Bakın Türkiye’de ABD, İngiltere, Rusya, İsrail, Almanya, Fransa, İtalya, İsviçre ve Vatikan’ın çok sayıda istihbarat elemanı vardır. Aslında yok yok. Türkiye ajanların cirit attığı bir ülke. İçeride de o kadar çok kiralık adam var ki, işadamı, politikacı, bürokrat, gazeteci ve STK’cı kılıklı! Zarrab falan geç onları. “Bizim yamyamlar”ın hepsi izlenir ve fişlenir. Bunların paraları nerede bilinir. Nakitlerin kimi BAE’dedir, kimi İsviçre’de. Kaçırdıkları parayı kimi o bankalardan alınmış kredi gibi geri getirir ki, yarın kaçırmak gerekirse garantili olsun diye. Bu milletin paralarını çalarlar, sonra da götürüp “kapitalist gavura” emanet ederler. E ne demişler “Haram para haram parayı çeker”! Bunlar birlikte haşrolunacak onlarla! Tencere yuvarlanacak kapağını bulacak.
Bu, FED, Dünya Bankası, IMF, BM Terörle Mücadele Komisyonu zaman zaman rapor yayınlar, kara para ve teröre yardım ve yataklık edenlerle ilgili. Mesela hepsi Sisi’ye yardım eder, ona danışmanlık ederler, BAE, Suudiler Hafter’e yardım ederler, PYD’ye, PDY’ye de, onlara kimse bir şey demez. Özellikle de “Bizimkiler” hani onlar zekat-mekan diye, ya da belli çevreler nezdinde itibar kazanmak için, ya da birilerini kıramadıklarından bir yerlere 3-5 kuruş verirler ya, o birileri, işte o paraları bir şekilde batılıların terör örgütü dedikleri birtakım kişi ve kuruluşlarla ilişkilendirir ve bunun faturasını da size ödetir, hesabınıza el koyarlar. O paralar gider ve bir daha da geri gelmez. İtiraz edecek, hakkınızı arayacak olursanız, başınıza gelecekler bellidir.
Usame b. Laden’i hatırlayın. Laden’in Suudi Arabistan’dan topladığı zekat paraları Baba Bush’a gitti, oradan Stringer aldılar, Ruslara karşı direnişte öne geçtiler. CIA, Usame üzerinden cihadın arşivinin bulunduğu Peşaver’deki merkezi kontrolüne geçirdi. Laden üzerinden Taliban’ı örgütleyip, geleneksel cihad hareketini kontrollerine aldılar, sonra da El Kaide’yi terör örgütü ilan ettiler. ABD’deki ikiz kulelere yönelik saldırının faturasını Suudilere çıkarıp, Suudilerin milyarlarca dolarına el koydular. Bunların dostu yok! Çıkarları var. Yasin el Kadı’yı biliyorsunuz, BİM’in ortağı idi. Sanırım Price Waterhouse da ortaktı. Bunlar kimlerle ortak olduklarını bilmeden ortaklık kurmazlar, ama Yasin el Kadı olayından hemen sonra çekildiler. Yasin El Kadı11 Eylül’den sonra BM Güvenlik Konseyi’nin “Terörü Finanse Edenler” listesine girdi. Kadı’nın tüm dünyadaki mal varlığına el konuldu. Daha sonra açtığı davaları kazandı ve Kadı’nın adı terör listelerinden çıkarıldı. Bu işler böyledir. Bu defa da FED bir kara para, kayıtdışı para, teröre yardım ve yataklık eden örgütler, kişiler ve kuruluşlar diye bir rapor hazırlamış. Yakında kokusu çıkar. Anlaşılan yine birilerinin parasına çökecekler. Ve o birilerinin de GIK’ı çıkmayacak. Kaçırdıkları paralara el koyacaklar. Bu vesile ile “Kurunun yanında yaş da yanar” hesabı bir sürü masum kişi ve kuruluşun da canı yanacak. Bütün bu olanlardan neden ders almaz insanoğlu, gider yine aynı delikten ısırılır. Bizim de sormamız gerek: “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allahım!” Bu işlere yardımcı olanlar, aracılık yapanlar yok mu! Denmiştir ki, “Zalimlere yardım etmeyin sonra ateş size de dokunur. Onlar başınıza musallat edilir!”
Bayram öncesi bir özeleştiri yapayım dedim. Tevbe’nin kabul olması için bu nefs muhasebesi şart. Çalanlar, çaldıklarını bir şekilde geri vermeden, “evlerinin temelindeki komşusundan çaldığı taşı söküp geri vermeden”, helalleşmeden bağışlanmayacaklar. Bu kamburdan, bu kanserli urdan kurtulmak istiyorsanız, elimizi çabuk tutalım. Başka türlü, Kurban kavramının tahtında müstetir olan Allah’a yakınlaşmak zor! Bunu yapmadan Hacca gitmiş olmakla, namaz kılıp, dua etmekle günahlarımız affedilmeyecek. Yetim malı yiyenlerin namazları boşa gitmiştir, duaları da Allah’a ulaşmaz! Benden söylemesi, selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024