Ahmet TAKAN
Siyaset gündeminin cevabını beklediği en önemli sorulardan biri;
Tezkeresi Meclis’e gönderilen HDP milletvekillerinin dokunulmazlıkların kaldırılması oylamasında İYİ Parti ne yapar?..
Sözcülerinin basına yansıyan açıklamalarına bakılırsa, İYİ Parti’de kafalar karışık. “Kaldırılsın” mı yoksa “kaldırılmasın“ mı diyecekler!.. Sözcüler farklı farklı tellerden çalıyorlar!.. Bir tarafta CHP ile yürütülen Millet İttifakı… Diğer tarafta HDP’ye bakışı çok net olan kemik milliyetçi taban… Doğrusu, işleri pek de kolay sayılmaz…
★★★
İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi, emekli Mülki İdare Amiri Bilal Karaca’dan uzun sayılacak bir mektup aldım. Bilal Karaca’nın yaptığı değerlendirmeler İYİ Parti tabanının hassasiyetlerini yansıtması açısından önemli. Analizler, siyasetin geneli üzerine gibi görünse de, İYİ Parti tabanın HDP reflekslerine de ışık tutacak türden. Yerimin imkan verdiği ölçüde aktarmaya çalışacağım;
“1 Kasım 2015 tarihinde yapılan genel seçimler sonucunda AKP tek başına iktidarı elde edemedi ve yeniden koalisyonlar döneminin eşiğine gelindiği görüldü. Belki Türkiye koalisyonlarla yönetilmeye alışkındı ama alışkın olmadığı bir şey vardı. Bölücü Kürt siyasetini temsil eden HDP, bağımsız adaylarla katıldığı 2011 seçimlerinde aldığı % 5.5’lik oyunu parti olarak katıldığı 2015 seçimlerinde neredeyse üç kat artırarak % 13.5’e çıkarmış ve bölmek (!) istediği Türkiye’yi yönetecek iktidarın bir parçası olabileceği sinyallerini açık ve net biçimde vermişti.
Bu durum devletin sinir uçlarını harekete geçirmeye yeterli bir gelişmeydi. Derin (!) güvenlik bürokrasisi hızla kırmızı alarm durumuna geçti. Devlet aklı (!), hiçbir zaman çoğunluk oluşturamayacağını varsaydığı bölücü Kürt siyasetini iktidar denkleminden çıkaracak bir formül geliştirdi. Koalisyonlara açık olan Parlamenter Sistemi terk edip % 50+1’i zorunlu kılan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş yapmak. Bu sistemde marjinal siyasi hareketlerin, yani küçük partilerin alandaki siyasi varlığı ve devamı kerhen kabul edilecek, ama bunların oyun alanı parlamento ile sınırlı kalacak, ülke yönetiminden uzak kalacaktır. Yasama ile yürütme erkleri birbirinden tamamen koparılacak ve ülkeyi yönetme işi ana akım siyasi partilerin belirleyeceği cumhurbaşkanlarına bırakılacaktır. Yasamada iktidar partisi değil, Çoğunluk Partisi; Yürütmede ise, parti ve hükümet değil, bir ‘kişi’ olacaktır.
Bu formül siyasi bir projeye dönüştürülerek, adeta güvenlik bürokrasisinin siyasi iz düşümü/sözcüsü konumunda olan Devlet Bahçeli üzerinden siyasi gündeme taşınmıştır. Sözde Kürt Açılımı ile Kürt kökenli seçmenden beklediği desteği bulamayan ve 1 Kasım 2015 seçimlerinde tek başına iktidarı kaybeden ancak, 7 Hazirana kadar terör-Bölücü Kürt siyasetiyle yürüttüğü sert mücadele sonucunda tekrar tek başına iktidar çoğunluğuna ulaşabilen AKP ve Erdoğan için bu proje ilaç gibi gelmiştir. Bir yandan ülkedeki % 70’e 30 olan sağ-sol seçmen sosyolojisinin AKP’yi ilanihaye iktidarda tutacağını hesap ederken, diğer yandan Parti Genel Başkanlığı’nı da uhdesinde tutarak Cumhurbaşkanlığı’na devam etmek adeta Erdoğan için bonus olmuştur.
15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişimiyle oluşan sosyo-psikolojik ortam, AKP-MHP, Bahçeli-Erdoğan ittifakına artık politik aleniyet kazandırmak için gereken siyasi zemini hazırlamaya yetmiştir. İttifak 2017 Anayasa değişiklikleri ile hukukileşmiş ve 2018 seçimleri ile kuvveden fiile dönüşmüştür.
★★★
Ancak toplum mühendisliğine soyunan vesayetçi güvenlik bürokrasisinin hesap edemediği küçük (!) bir sosyo-politik ayrıntı bu büyük hesabı bozmaya yetmiştir. 1 Kasım seçim gecesi yaptığı yeniden seçime gidilmesini çağrıştıran açıklamalarıyla belli belirsiz hissedilen ve 15 Temmuz sonrası iyiden iyiye görünür hale gelen Bahçeli-Erdoğan işbirliğinin MHP’de harekete geçirdiği seküler milliyetçi fay hatları MHP’de büyük bir depreme neden olmuştur.
Atatürk ve Cumhuriyetin kurucu ideolojisini kendileri için siyasi pusula olarak kabul eden Türk milliyetçisi-ülkücü taban, Bahçeli’nin, Siyasal İslam’dan beslenen Erdoğan ile geliştirdiği siyasi işbirliğini milliyetçi düşünceden ideolojik bir sapma olarak değerlendirmiş ve itirazlar karşılık bulmayınca Bahçeli’yi devre dışı bırakmak üzere harekete geçmiştir.
Vesayetçi güvenlik bürokrasisinin Türk Milliyetçileri’nin cumhuriyet değerleri söz konusu olduğunda gösterebilecekleri milli refleksleri görmezden gelerek, Türk Milliyetçileri’nin sadakatinin liderden önce Milli Devlete ve Cumhuriyete olduğunu ihmal ederek geliştirdikleri politik paradigma bir anda çöküş sürecine girmiştir. Süreçte bir yandan Bahçeli ‘Türk milliyetçilerinin ağabeyi’ sıfatıyla seküler milliyetçi tabanını ‘Türk Milliyetçilerinin Ablası’ sıfatıyla Akşener’e kaptırmaya başlamış ve giderek etkisizleşmiş, diğer yandan AKP’deki Siyasal İslamcı-Ümmetçi kesimlerin Türk milliyetçileriyle yapılan ittifaktan duydukları rahatsızlıklar iyice su yüzüne çıkmış ve bunların alternatif siyasi hareketlere yönelmelerine neden olmuştur.
★★★
Bunlarla birlikte Bahçeli-Erdoğan ittifak projesinin reel-politik bağlamda etkili diğer sonuçlarını da eklemeliyiz:
-Erdoğan ile HDP seçmeninin arası bir daha bir araya gelemeyecek şekilde açılmış, bölücü Kürt siyasetinin yeniden sözde Kürt açılımı başlatma beklentisi ittifak bozulmadıkça hayal olmuştur.
-AKP muhafazakar Kürt tabanını DEVA ve Gelecek Partisi’ne kaptırmaya başlamıştır.
-HDP seçmeni ile CHP arasında sempati gelişmiştir.
-Bahçeli’nin Akşener’i FETÖ ile ilişkilendirme çabası, ‘İP’ diyerek İYİ Parti tabanını küçümsemesi nedeniyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çerçevesinde İYİ Parti’nin AKP ile muhtemel ittifakının önü tamamen tıkanmıştır.
-AKP iktidarının asıl kalıcılığını sağlayan ve ‘yerelin merkezi belirlediği, ele geçirilen merkezin de yereli belirlediği’ fasit daireye dönüşen iktidar zincirinin yerel iktidar halkası kırılmış, AKP’nin ‘iktidar koruma sistemi’ tümden bozulmuştur.
Bütün bu sonuçlar göstermektedir ki; ‘güvenlikçi devlet’ anlayışının ürettiği ‘sonsuza kadar ittifak, sonsuza kadar iktidar’ projesi çökmüş, Erdoğan iktidarının sonunun gelmesi mukadder olmuştur. Düşünün bir kere, eğer AKP, %13-15’lik bir HDP yada İYİ Parti ile ittifak yapmış olsaydı bu iktidardan kurtulma umudumuz hiç olur muydu?”
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları





















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021
4.08.2021
13.07.2021
6.07.2021